Kifayetsiz Muhterisler
İnci Emirzeoğlu

İnci Emirzeoğlu

Kifayetsiz Muhterisler

22 Nisan 2022 - 11:52

Cornell Üniversitesinden iki psikologJustinKruger ve David Dunning, 2000 yılında Nobel ödülü kazandılar. Bilim dünyasına kazandırdıkları DunningKruger Sendromu ile bu ödüle layık görüldüler. JustinKruger ve David Dunning ortaya attıkları teoride özetle; “Cehalet gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.” dediler.

Bu teoriye göre niteliksiz insanlar, ne derece niteliksiz olduklarını algılayamazlar ve sahip oldukları niteliklerini de abartma eğilimleri vardır. Gerçek anlamda nitelik sahibi olan insanların niteliklerini fark edip anlayamazlar. Eğer ki bu kişilerin nitelikleri belli bir eğitimle artırılsa, bu insanlar o zaman kendi niteliksizliklerini fark etmeye başlarlar.

Aslındabiz bu sendroma yabancı değiliz.Bunlar için dilimizde “kifayetsiz muhterisler”kalıbını kullanırken, atalarımızdan gelen bir deyim olan “cahil cesareti”nide kullanıyoruz.  Kifayetsiz muhteris kelimesi; bir işi yapabilmek için gerekli bilgi ve yeterliliğe sahip olmadığı halde o işi yapabilmek için her yolu deneyebilecek kişi olarak tanımlanabilir.Başka bir değişle, bilmemekten kaynaklı bir özgüvenle ortaya atılmak da denilebilir.

Cahil cesareti, yetenekle ve bilgi ile örtüşmeyen bir özgüvendir ve bazı durumlarda çok tehlikeli olabilir. Hele de bu kişileryüksek mevkilere gelirlersedurum daha da vahim olabilir. Bu kişiler kendilerini olduğundan daha çok bilir gibi gösterirlerve ataklıkları ile çevrelerini etkileyebilirler. Konuya vakıf olmayanların olduğu ortamlarda bir nevi kral olurlar.

Bu kişiler, zaman zaman kendilerini oldukları mevkilerden ve toplumsal statülerden çok yüksekteymiş gibi sunar, kendilerince değerli gördüğü mevkilerdeki kişilerle temas halindeymiş gibi gösterirler. Örneğin; kendilerini, yardımcı personel olarak çalıştığı kurumda, yönetim kadrosunda imiş gibi tanıtabilirler. Bu davranış açık bir yalan olmasına rağmen, bir süre sonra beyinleri bu yalanı benimser, buna inanır, kendini öyle görüp öyle davranmaya başlarlar.  Biraz da ego ve kompleks sözkonusu ise çevresindekilere emirler yağdırır, kendini diğerlerinden üstün göstermek için telefon işlerini ve çanta taşıma işlerini çevresindekilere yıkarlar.

Aslında garip olan, her halleri ile “ben tın tın”ım diye bas bas bağırmalarına rağmen, bu anlaşılamaz.Anlaşılamadıkça da biraz daha yükselirler, özgüvenleri artar. Toplumsal sorun bu noktada başlar. Neden anlaşılamazlar? Neden “tın tın” seslerini kimse duymaz?  Sorunlu olan bu kişiler midir, toplum mudur?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar