Yüreği Yolculuk Çekenlere
YASEMİN BAŞ

YASEMİN BAŞ

Yüreği Yolculuk Çekenlere

18 Mayıs 2015 - 18:50 - Güncelleme: 18 Mayıs 2015 - 18:51

Her zaman söylerim ‘’rastlantılara inanmıyorum’’ diye… Bazen bir kararın o en derin, en acabalı aşamasında, düşünmekten yorulduğunuz anda; bir ses bir nefes bir cümle uzanır uzaklardan ve derki… " Her şey yolunda giderken herkes cesur olabilir. Ama karanlıkta ilerlerken ışığı görmeden zorluklarla savaşabilmek cesaret ister. Asla vazgeçmeyin! Hiç bir zaman vazgeçmeyen bir insanın, zorluklara yenik düşmesi mümkün değildir…’’ İşte bu cümledir beni martı telaşından alıp sakin bir kıyıya bırakan! Ah kitaplar… Sizinle olan yarenliğimi nasıl anlatabilirim ki? Bu haftaki kitabımız ‘’Yürek Yolculuğu’’ ve konuğum; kitabın kıymetli kalemi Fatma Küçükkabadayı…

 

-Bu kitabı yazarken neyi amaç edindiniz?

İnsanlar yaşadıkları olumsuz deneyimlerin sonucunda hayallerinden vazgeçip tekrar denesem de bir şey değişmeyecek inancına takılıp kalıyorlar ve onlara dayatılan hayata teslimiyet gösterip sürekli gergin mutsuz amaçsız sadece günü kurtarmak adına çaresizliğe teslim oluyorlar…

Esasında buna mecbur değiller sadece yaşadıkları acı deneyimlere bakış açılarını yorumlara şekillerini değiştirip geçmişin olumsuz deneyimlerinden sıyrılıp yeniden deneme cesaretini bulabilirseler aslında hayalleri çok da uzak değil amacım elbette birçok insana zihinlerinde ki kör noktaları gösterip ondan nasıl sıyrılabileceklerini bunun mümkün olduğunu göstermekti… Çünkü insanın varlığı geçmiş deneyimlerinden ibaret değil her ne kadar düşünce ve duygu kalıpları yaşamlarını yönlendirip şekillendiriyor olsa da bu kalıplardan sıyrılıp hayatlarını yeniden istedikleri gibi yazmaları mümkün… Belki bu yolda sihirli bir değnek olmasak da onlara en azından yeniden başlarken belki ışık tutabilmek adına yazılmış bir kitap bu, her bir cümlesi deneyimlenmiş tecrübe edilmiş! Ayrıca kitabın asıl amacı ise cam tavanınızı yükselterek hayatınızı bir kaç beden büyütmek, içinizdeki öğrenilmiş çaresizlik enkazını yıkmak, ataletinizi yenip hayallerinizi gerçekleştirmek için harekete geçmenizi sağlamaktır…

 

‘’BÜYÜK BAŞARILAR GENELLİKLE EN ZOR ZAMANLARI TAKİP EDER KAZANMAK İÇİN BU OYUNDA KALMAYA DEVAM ETMELİSİNİZ. SERT BİR DARBE YİYİP YERE ÇAKILDIĞINIZDA İKİ YOL ÇIKAR KARŞINIZA YA TEKRAR AYAĞA KALKACAKSIN YÜREĞİNİ ORTAYA KOYUP DAHA SIKI BİR ÇALIŞMA, AZİM, SABIRLA HEDEFİNE YOL ALACAKSIN YA DA KARAMSARLIĞA TESLİM OLUP ÇAKILDIĞIN YERDE KALACAKSIN!

 

-Peki geçmişin izleri dediniz… Ne yapıyor bu izler bize?

Evet yaşadığımız olumsuz deneyimler sayesinde başarısızlık korkusunu yeniden yaşamamak adına tekrar deneme cesaretimizi yitiriyoruz gençlik yıllarında cesaretimiz oluyor imkanımız olmuyor 40’lı yaşlarda imkan oluyor cesaret olmuyor meydan bulsak at bulamıyor at bulsak meydan bulamıyoruz kısacası. Acı tecrübelerimiz bizim hayallerimizi hadım ediyor İnsanlar ne der korkusuyla içimize yerleşmiş başarıyorum yapamıyorum inancıyla kendimizi baltalıyoruz ve ataletin pençesine takılıp ölümle yaşam arasında bezginlikle yaşamıyor sadece nefes alıyoruz bir de bunu ne yapacağım çaresizim kalıbıyla öğrenilmiş çaresizliğe teslim oluyoruz.

 

AFFEDİN!

ELEŞTİRİLMEK, BAŞARISIZLIK KORKUSU, GEÇMİŞİMİZDE BAŞARAMADIKLARIMIZDAN DOLAYI KENDİMİZİ SUÇLAMAMIZ, YAPTIĞIMIZ HATALARDAN KAYNAKLANAN PİŞMANLIK VE UTANÇ DUYGUSU BİZİ EN ÇOK ESARET ALTINA ALAN DUYGULARDIR… BUNLARIN YANI SIRA ÖZELLİKLE YAŞAMIMIZIN EN ZOR ANLARINDA BEKLENMEDİK YERLERDEN ALDIĞIMIZ DARBELER AFFETME ÖZELLİĞİMİZİ DEVRE DIŞI BIRAKIYOR. YAPILAN ARAŞTIRMALAR SONUCU GÖSTERİYOR Kİ; KENDİLERİNE KÖTÜLÜK YAPANLARI AFFETMEYEN İNSANLARIN DİĞER İNSANLARA ORANLA DAHA ÖFKELİ BİR YAKLAŞIM SERGİLEDİĞİ YÖNÜNDE. ÇÜNKÜ AFFETMEMEKTEN KAYNAKLANAN ÖFKE, NEFRET DUYGUSU BİLİNÇALTINDA BLOKAJLAR OLUŞTURUYOR. BÖYLECE İNSAN KENDİNİ TÜM ÇEVREDEN SOYUTLAYIP KENDİ DÜNYASINDA MUTSUZ BİR HAYAT SÜRMEYE MAHKUM OLUYOR.

 

-Öğrenilmiş çaresizlik… Biraz açar mısınız?

Öğrenilmiş çaresizlik, bir nevi içinde bulunduğunuz duruma teslim olup, suyun akış yönünü değiştiremeyeceğimizi düşünüp akıntıya kendimizi bırakma halidir. Bizi böyle düşünüp esaretin içine mahkum eden ise bir çok kez denediğimiz halde başarısızlıkla sonuçlanan deneyimlerinizin(başarısızım, yapamam) inanç kalıplarına ve başarısızlık korkusuna dönüşmesidir. Ön yargılarımız ve korkularımız bizim tekrar deneyip başarılı olma ihtimalimizi ipotek altına alıp kendi kafesimizde müebbet hapse mahkum etmiştir. Sonrasında ise günden güne kendimize olan öz güvenimizi kaybedip hayatımızın her geçen gün biraz daha içinden çıkılmaz hale gelen kaosa, cehenneme dönüşünü izleyip rüzgar ne yöne savurursa, o yöne savruluruz. Özgürlüğümüz tamamen elimizden alınıp, yaşamak istediğimiz hayatın aksine bize dayatılan yaşamamak istediklerimizi yaşarken buluruz kendimizi. Öğrenilmiş çaresizlikle başa çıkmanın yolu, kişinin istemese de, başaramayacağına inansa da denemeye devam etmesidir.

-Dünyada kadınlar mı yoksa erkekler mi daha çok yaşıyor bu durumu?

Zihnin kadın-erkek ayrımı yoktur aynı sistemle işler... Zihne düşen bilgi yani yaşadığımız deneyimden ne kadar olumsuz etkilenmişsek o kadar hayatımız şekillendiriyor yüzeyde görünmese de bilinç altı otomatikman sürekli devre de iç ses olarak yeni bir atılım yapmaya çalışsak da arka plandan yapamazsın başaramazsın sesleri yükseliyor Etrafımızda ki insanların olumsuz söylemleri de bizi çok etkiliyor çünkü siz neye inanırsanız onu yaşıyorsunuz… Başarısızlık nasıl yaşadığımız olumsuz deneyimlerle öğrenilebiliyorsa başarı da öğrenilebilir... İşte bu nokta da biz devreye giriyoruz ya da mutlaka insanlar yapmak istedikleri şeyler de bu konuda önde gidenleri örnek alıp gözlemleyip başarılı olmanın yollarını öğrenebilirler.

 

BİR HAYAT YENİDEN NASIL YAZILIR?

HAYATIN YASASI BU, DÜŞTÜKTEN SONRA KALKARSIN! BU YOLCULUĞUN BAŞLANGICI, YÜREKTE HİSSEDİLEN KÜÇÜCÜK BİR ÇOŞKU KIRINTISIYLA BAŞLADI VE TEK SERMAYESİ İSE İÇİMDE BİR YERLERDE SAKLI BULUNAN ÇOCUKSU, ASİ, MUCİZELERE İNANAN VE YENİLGİYİ ASLA KABUL ETMEYEN BİR TOMURCUK OLDUĞUNA OLAN İNANCIMI HİÇ BİR ZAMAN YİTİRMEMİŞ OLMAMDI. HER NE KADAR TOZUN TOPRAĞIN ALTINDA GÖRÜNMESE DE BİR GÜN FİLİZLENİP TEKRAR ÇİÇEK AÇMASI İÇİN EKSİK OLAN TEK ŞEY KAYBETTİĞİM CESARETİMDİ YAPILMASI GEREKEN TEK ŞEYDE DEFALARCA BAŞARISIZLIKLARLA SONUÇLANAN DENEYİMLERİM SONUCUNDA İÇİMDE BİRİKTİRDİĞİM, BESLEYİP BÜYÜTTÜĞM KAYGI, ENDİŞE İLE KORKU TÜNELİNDEN NASIL GEÇECEĞİMİ ÖĞRENMEKTİ.

 

-Çocuklarımız... O zaman onları bu konuda bilinçlendirerek büyütebiliriz?

İnsan zihni herhangi bir problem durumunda bildiği gibi çözüm seçenekleri içerisinden en iyisini seçer bu da aynı sonuçların doğmasına yol açar elbette ama maalesef doğduğumuzdan bu yana okullar da aileden aldığımız edinimlerin bir çoğunda da kendi için büyük yanlışlıklar yapılıyor ve bu yanlışlıklar bizim yargılarımıza inanç kalıplarımıza varlıklarını tanımadıklarımıza dönüşüyor sürekli yaptığı yanlışlanan, yargılanan çocuklarda yapamam inancıyla öz güvenden eksik büyüyor sadece genetik geçişler yoktur, psikolojik hayatlarda maalesef transfer oluyor bizden çocuklarımıza… Bilinç altı işleyişi böyle neyi nasıl yapamayacağımız nasıl öğreniyorsak nasıl yapabileceğimizi de öğrenebiliriz…

 

-Bu işleyişi bu düzeni kaleme almak ne zaman ve nasıl aklınıza geldi?

Ben 3 yıl önce artık yeter dediğim bir nokta da çözüm ararken tasavvufa yöneldim orası öyle bir akış ki insanı sürüklüyor ve beni kendi varlığımı tanımama yol açan bir başlangıçtı bu yolculuk… İnsanın kendi varlığının benlik kavramından ibaret olmadığını anladığı an değişmeye başladığı an oluyor ve hayatın sizi yıprattığı şeylerin aslında çözümsüz olmadığını görünce bunu herkesle paylaşmak istedim… Herkes şu ana kadar var olan yargıların onları nasıl engellediğini görmelerini istedim.

 

SİZİN CAM TAVANINIZ NE KADAR YÜKSEK?

CAM TAVANINIZIN YÜKSEKLİĞİNİ TESPİT ETMEYE NE DERSİNİZ? SORU BASİT? HAYATTA YÜKSELEBİLECEĞİNİZİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ EN ÜST NOKTA NERESİ?

FARZ EDELİM BİR ŞİRKETTE SATIŞ TEMSİLCİSİSİNİZ. HAYATTA GELEBİLECEĞİNİZ EN ÜST KARİYER NOKTASI NERESİDİR? BORCU OLMAYIP İHTİYACI KADAR KAZANAN BİR SATICI OLMAK MI? O EKİBİN YÖNETİCİSİ OLMAK MI? ÜLKEDEKİ EN BÜYÜK ŞİRKETİN CEOSU OLMAK MI? SEKTÖRDEKİ EN BÜYÜK ŞİRKETİN SAHİBİ OLMAK MI? ÜLKENİN EN İYİ İŞ ADAMI OLMAK MI? DÜNYANIN EN ZENGİN YÜZ İŞ ADAMINDAN BİRİ OLMAK MI? HAYATTA GELEBİLECEĞİNİZ EN İYİ YERİN NERESİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSANIZ ORASI SİZİN CAM TAVANINIZDIR…

NE İLGİNÇTİR Kİ PİRELERİN İLK BAŞTA KAÇABİLECEKLERİNE İNANÇLARI VARDI AMA İMKANLARI YOKTU. SONRA İMKANLARI OLDU AMA BU DEFA KAÇABİLECEKLERİNE İNANÇLARI YOKTU. HAYATTA DA BÖYLE DEĞİL MİDİR? GENÇLİK YILLARINDA HAYALLERİMİZ VARDIR İMKAN YOKTUR, ORTA YAŞLARDA İMKANIMIZ VARDIR AMA HAYALLERİMİZİ UNUTURUZ. GENÇKEN İÇ ENGELİMİZİ AŞAR; DIŞ ENGELE TAKILIRIZ ZAMANLA DIŞ ENGEL KALKAR BU DEFA İÇ ENGELİMİZE TAKILIRIZ. MEYDAN BULUR AT BULAMAYIZ; AT BULUR MEYDAN BULAMAYIZ… ÖZETLE BAŞARISIZLIK DENEYİMLERİMİZ HAYAL GÜCÜMÜZÜ HADIM EDİYOR!

 

-‘’Yürek Yolcuğu’’ beklenen ilgiyi gördü mü?

ilk kitabım olmasına rağmen çok kısa sürede ilk baskısı tükenmek üzere bu anlamda bütün dostlarıma, arkadaşlarıma ve okurlara teşekkür ediyorum bu kitap bana çok şey kazandırdı en önemlisi de çok güzel insanları tanımama aracı oldu ve çok güzel dönüşler aldım okuyucudan geliştirerek üretmeye devam edeceğiz çünkü gelişim de sonsuz… Ayrıca Trabzon 4 ayda yapacağım 4. imza günü olacak (21 MAYIS 2015 / PERŞEMBE SAAT:16:00 / HÜSEYİN KAZAZ KÜLTÜR MERKEZİ) J Yürek Yolculuğu’nun ulaşmadığı nokta kalmayacağı düşüncesindeyim…

 

-Yazarken belirli bir teknik gözetiyor musunuz?

Hayır esasında sadece yüreğimden akanları tecrübelerimle birleştirdim notlar halinde… Doğaçlama her zaman iyidir… Samimiyet, içtenlik okurun yüreğine basmakalıp şeylerden daha çok dokunur…

 

-Ciddi bir birikim… Kaleme alırken zorluk çektiniz mi?

Elbette çektim kim karşısına engeller çıkmadan ilerleyebilir ki hele ki yabancı olduğu bir alana girerken yaşam deneyimi aslında yasemin hanımcım sadece tanık konumuna geçtiğiniz zaman kendi hayatınıza bir göz atıp karşıdan bakınca daha net görebiliyorsunuz birçok şeyi…

Biraz da deneyimlediklerinize araştırıp, bilgiyle besleyip kendi yargınız dışında yorumlayınca böyle bir kitap çıktı ortaya. Binlerce insana sunacaktınız farklı bilinç seviyesinde olan birçok insandan konuya yönelik sorular alacaktınız kendime bu nokta da şu soruyu sordum hazır mısın? Gelen cevap şuydu; konuya vakıftım zihnin işleyişine vakıftım ve söylemlerimin hepsini de kendim deneyimlediğim için cevap evetti! Okurlarımdan aldığım dönüşlerle de hep şu cevabı aldım ‘’evet kendi kör noktalarımı gördüm…’’

 

 

-Yazmak isteyenlere buradan neler söylemek istersiniz?

Bir emniyet müdürü arkadaşım kitabımı çıkardığım da bana şöyle dedi -Fatma nasıl başardın bu kadar insanın önüne çıkmayı? Ben de yazmak istiyorum ama cesaret edemiyorum…

Dedim ki; -Herkes eşit yaratılmış kimsenin kimseden üstünlüğü yok neden çekinesin ki en fazla eleştirilirsin ama bir de hayalini gerçekleştirdiğini ve olumlu sonuçlar aldığını düşün! Denemezsen hiç başaramazsın J

Başarısızlık korkusu en büyük engel aslında korkunun tek silahı kendisidir dikkate alınmazsa sizi etkileyemez.

Bence varsa öyle bir hayalleri mutlaka yazmalılar başlangıç için mükemmel olmaya gerek yok ama bir yerden mutlaka başlamalılar…

Son Yazılar