Ankara, Yanma, Yıkılma, Ağlama...
YASEMİN BAŞ

YASEMİN BAŞ

Ankara, Yanma, Yıkılma, Ağlama...

19 Şubat 2016 - 13:22

Yeni umutlar taşıyarak yol alırız.Yol alırken yolda bıraktıklarımız ve yolumuza taş koyanlara yalnızca gönül koyduklarımız vardı.Bir şehrin kalabalığında kaybolma niyetinde ve ümitlerimiz çantamızda yürüyorduk.Kimisi sevdiğine kimisi annesine kimisi bir çay içmeye kimisi yalnızlığına yürüyordu.Yürüyordu, o kadar!

Hangi bedeli kime biçtiniz?

Bu mesnettiz, aklıevvel ama kimliği belirli acıya neydi neden?

Neyin öfkesini neye denk getirdiniz?

İnandığınız her neyse sonuna bir katli nasıl eklediniz?

Sizin sevdikleriniz,görmeseniz de orada olduğunu bildikleriniz,bilip gülümsedikleriniz yok mu?

Kederin çemberini neden bu kadar genişlettiniz?

Yıkıntıların,ateşlerin içinden  bu kadar telaşlı ve ürkek geçerken,uçmayı bu kadar çok isteyen yüreğe siz de en az onlar kadar acizken  neden gökyüzünü bu kadar  dar edebildiniz?

Sorularımın içinde azalıyorum...

Tükenmemek için yazıyorum.

Ayakta dik durabilmek için kelimeleri kalkan yapıyorum..

Her karışında kardeşlik,her karesinde insanlık ve her sofrasında ekmeğini bölüşen,yokluğunu katık yapan insanlarla dolu ülkem.

Ah güzel ülkem.

Kalbinde yaşamaya,yeşermeye gelmiştim başka yüzlere bakmaya.

Çocuklara ve karanfil'inde şiirler okumaya belki. Tüm hayat kaygımı kenarlara taşıyarak...

Oysa, en çok adımlarımızı titreten patlamalarına,gökyüzünde yayılan kara dumanına,ağlayanına ve etrafa uzuvlar saçılmış kanlı merasimlerine denk geldim.

Şimdi;

Kalpler yaralı,

Gönüller kırgın,

Bacaklar dermansız,

Öfkeli...

Ankara;senin bahtın benimkinden de kara.Ne olur bu kadar gürültülü yanma,ağlama,yıkılma!

Son Yazılar