Benim Hiç Bisikletim Olmadı
Turhan Eyüboğlu

Turhan Eyüboğlu

Benim Hiç Bisikletim Olmadı

23 Kasım 2017 - 11:16

İnsan çocukken hayat kendisine daha güzel gelirdi. Hayallerinin, aşklarının ve olması gereken her neyse bunlarda sınır tanımıyordu; daha doğrusu hiçbir şeyin sınırı yoktu. Ben çocukken dünya, yeryüzü ve gökyüzü daha büyük gelirdi bana. Onun için hemen büyümek isterdim; çünkü büyüdüğümde bir bisiklet alacağımı hayal ederdim ve onunla dünyayı gezerek dünyanın büyüklüğünü gözlerimle görmek isterdim. 'Büyüyünce sana da bisiklet alacağız.' denmişti bana. Akşam yatıp sabah bisiklet alacağım yaşta olmak isterdim uykumda!

Hayallerim sınırsız olduğu halde bunu hiç başaramadım. Ama ben her akşam yattığımda o akşamın sabahında farkında olmadan büyüyordum. O büyümeler bana bir türlü bisiklet getirmedi; inanın tam olarak nedenini de bilemiyorum. Ancak şimdi düşündüm de 'Babamın memur oluşundan, çok yer gezdiğimizden olmuş olabilir!' diyorum kendi kendime. Yoksa maddi bir sıkıntıdan değildi. Kimi yıllar bu yurdun -50 dereceyi gören ilçelerinde olduk. Donan göllerin üstünde kızakla kaydık. Kimi yıllar en güzel sahile sahip olan ilçesinde olduk, denize ailece girdik.

Bir ara çok yaklaştım bisikletim olacağı anlara. Ancak oradaki çocukların çok yoksul olmaları ve benim adaletli davranamayacağımı düşünmüş olacak ki babam vazgeçti bisiklet almaktan. 'Bisiklete çocukların binmesine müsaade etmeyeceğimi ve huzursuzluk çıkmasından dolayı arkadaşlarımı kaybetmemi istememişti.' diye düşünüyorum şimdiki aklımla. Ve 'Çok doğru düşünmüş.' diyorum babam. O yerlerde arkadaşsız kalmak şimdiki çocuğuna aldığın akıllı telefonu elinden aldığındaki haliyle eşdeğerdi.

Yazın okul tatillerinde Trabzon'a geldiğimizde kaçırırdım teyzemin oğlunun bisikletini. Onda öğrenmiştim bisiklet sürmeyi. Size bir sır vereyim: O zaman oturma selesinde oturup süremezdim bisikleti. Onun için oturma selesinin arkasında olan arka çamurluğun üstünde bulunan bir şeyler taşımak için olan yere biner öyle sürerdim bisikleti. Çok uzun süre öyle sürdüm oturma selesinde ayaklarım yere uzanıncaya kadar. Bisikleti kaçırdığımda ilk olarak Meydan'a doğru sürerdim Arafilboyu'nda nikah salonu karşısında bulunan evimizin önünden.

Evin önünde beni görmesinler diye uzaklaşırdım hemen oradan. İsteyen hiç kimseye bisikleti vermezdim benim değil diye. Benim olsa verir miydim, onu da bilmiyorum; ama babam vermeyeceğimi düşünmüş ki o zamanlar almadı bana bisikleti. İşte, evin demir kapısının arkasında duran masmavi rengi olan, pedallarını arkaya doğru çevirdiğimde zınk diye olduğu yerde duran, herkesin gördüğünde hayranlıkla baktığı Ali'nin namı değer sıçan Alin'in bisikletinde öğrendim bisiklet sürmeyi.

Mekanı cennet olsun, çok genç yaşta bir trafik kazasında kaybettik teyzemin oğlu Ali'yi. İşte, o yıllar bir annenin evlat acısından nasıl çok kısa bir zaman içinde yaşlandığını ve hayata küstüğünü gördüm. Bize bakarken bile isyanını ve 'Neden bu benim başıma geldi?' haykırışını hissediyordum o acılı bir çift gözden. O, yüzlerce aşk romanı okuyan, hayata neşe ile bakan, gezmesini, giymesini ve kişisel bakımını her zaman yapan kadın gitmiş, yerine onun eski haliyle ilgisi olmayan baktığında acı çektiğini hücrelerine kadar hissettiğin biri gelmişti. Neyse buradan biraz uzaklaşalım.

Artık babam Trabzon'a tayin olmuştu, ilkokul üçe gittiğim yıllar. Trabzon'da bisiklet aklıma geldiğinde Çömlekçi veya Kavakmeydanı'nda bisiklet kiraya verenlere gidip, bisiklet kiralayıp bıkıncaya kadar sürüyorduk. Artık bisiklet bizi kesmiyor, mobilet denilen motorlu bisiklet kiralayıp sürüyorduk. Çok güzel günlerdi o günler; ancak eskisi kadar bana dünya, yeryüzü ve gökyüzü büyük gelmiyordu. Eskiden hayal ettiklerimi daha özgürce hayal edemiyordum. Çünkü büyümüş, dünyayı tanımaya başlamıştım.

Ha, unutmadan söyleyeyim, bisiklet alacak durumda olduğumda da hevesim geçmişti; ancak hep içimde saklamışım bir bisikletim olmasını. Çünkü ileriki yıllarda daha çocuklarım istemeden onlara bisiklet alacaktım, kendime alıyormuş gibi hevesli ve istekli.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar