#LGBTI #OnurHaftası
Göksel Aksel

Göksel Aksel

#LGBTI #OnurHaftası

01 Temmuz 2019 - 14:04 - Güncelleme: 01 Temmuz 2019 - 14:26

Muhtemelen beni tanıyan ve takip eden herkes Onur Haftası ve Onur Yürüyüşleri ile ilgili destekleyici bir yazı bekliyordur. Ne yazık ki öyle olmayacak.

Ülkemizde Onur Haftası ve LGBTİ hareketinin çok yanlış yorumlandığını, özgürlükçü bir akım gibi gösterilse de özünde ayrıştırıcı bir hareket halinde değerlendirildiğini hiç düşündünüz mü? Yüksek ihtimalle düşünmediniz. Çünkü özellikle son yıllarda peydah olan eşcinsel figürler, yaptıkları soytarılıklar ve hayatınız boyunca sahip olamayacağınız ‘Beverly Hills Girls’ yaşam tarzını size sunarak o kadar çok eğlendiriyorlar ki, düşünmek istemiyorsunuz.

Hatta ve hatta eminim ki, bugün sosyal medya hesaplarında gökkuşağı desenleri ile sözüm ona LGBTİ bireyleri destekleyen paylaşımlar yapan, ‘ayyy canımmm, günün kutlu olsun şekeriiimmm’ gibi laubali mesajlar atanlar, Stonewall Ayaklanması’ndan bihaberdir. Ülkemizdeki LGBTİ bireylerin de (çoğunun) bu Onur Yürüyüşü nedir, Stonewall Ayaklanması’nın altında ne yatar gibi sorulara cevap verebilecek genel kültüre sahip olduklarını sanmıyorum. Şimdi burada açıklayıcı bir makale yazmak isterdim ama Gzone hariç, akademik kaynaklardan Stonewall Ayaklanması’nı aratarak, okuyup anlamayı deneyebilirsiniz.

Efendim, hızla modernleşen dünyada kapitalizmin sunduğu, o günü, bu günü kervanına katmak için Stonewall Ayaklanması da güzel bir fırsattı ve dönüştürüldü. Tıpkı Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün, ‘aşkım sana çiçek aldım, hadi artık yemekleri pişir’ gününe dönüşmesi gibi, Onur Haftası ve Onur Yürüyüşleri de form değiştirmiştir. İnsanlar avlanırken önce avını açık alana çıkarır, kendini rahat ve güvende hissetmesini sağlar ve en savunmasız anında avlar! İşte bu Onur Yürüyüşleri de artık, eşcinselleri toplumdan tecrit etmek adına fişleme aktiviteleri haline dönüşmüştür. Hiç HIV virüsünün yaratılışı ve LGBTİ bireyler üzerinde denenişi hakkındaki araştırmaları okudunuz mu? İngilizce biliyorsanız özellikle yabancı kaynaklardan araştırmanızı tavsiye ederim...

Öte yandan LGBTİ bayrağı, eşcinsellere ait bir lisan vs vs. Neden toplumun bir parçası olan birey kendine mikro düzeyde yeni bir toplum oluştursun ki? Ne bayrağı abi, ne dili? Tıpkı toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan, fakat bunu bilinçsizce yaparak aslında kendini ötekileştiren kadınlar gibi, LGBTİ bireyler de bu tuzağa düşüp, normal üstü bir grup haline dönüşüyorlar.

Bir de özgürlük tanımını düşünün. Bulunduğunuz toplumun ahlak kurallarını, örfünü ananesini çiğneyemezsiniz. Şahsen ben, Demet Akalın’ın Türkçe’yi kullanamayışından, Aleyna Tilki’nin bir sex objesi olarak sunuluşundan ne kadar rahatsız oluyorsam; Onur Yürüyüşü adı altında çıplak memelerini sallayarak davullar çalan; penisini sıkıştırarak file külotlu çorap üzerine suni deri mini etek giyip sözüm ona havalı havalı yürüyen kişilerden de aynı derecede rahatsız oluyorum. Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde, gelişmiş kentlerde, eşcinselleri

heteroseksüellerden ayırt edemezsiniz. Bir avukat, bir doktor, biz sanatçı eşcinsel olabilir. Çünkü eşcinsel olmak olağandışı davranmayı gerektirmez ki! Bizim ülkemizde LGBTİ bireysen, çok ekstrem görünmeli, zevzek, soytarı olmalı, bedenini satmalısın gibi bir algı var. Hele de ‘ay benim gay arkadaşım var kııızzz, çok eğlenceli ayooolll’ sloganıyla gezen bir kadın güruhu var ya, Allah çekse onları yukarı da yok olsalar. Tabii bu imajı yaratan yine LGBTİ bireyler. Kendimize gelelim arkadaşlar. Eşcinsel ya da trans birey olmak, birilerinin soytarısı olmayı gerektirmez. Okuyup, çalışıp topluma faydalı, saygın kişiler olmak tamamen kendi elimizdedir!

Sonuç olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen her türlü organizasyonda en önde yer alırım, ki on yılı aşkın süredir STK etkinliklerinde yer alıyorum. Onur Haftası etkinlikleri de ülkemizde belirli bir saygınlık, mantık ve düzen içerisinde uygulanmaya başlandığı gün ben de en önde desteklerim; ki sözde değil pratikte de taşın altına elimi koyuyor ve her yıl ilgili STKlar ile yazışıyor, organizasyonların içeriği konusunda fikirlerimi paylaşıyorum...

Uyanınız, okuyunuz, araştırınız, sorgulayınız! ONUR’un seksle değil, yürekle ve topluma sağladığın fayda ile alakalı olduğunu idrak ediniz!

Sevgiler, selamlar...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar