Şerefi sandıklara mı kaldırdık?
Ensar Bayburt

Ensar Bayburt

Şerefi sandıklara mı kaldırdık?

09 Ocak 2015 - 16:15

İnsanoğlu bir biçimde bir şeylerin suyunu çıkarmak hususunda yetenek sahibi olmuş. Hayatımızda bizlerin de zaman zaman düştüğü bu tarz hatalar yok değil. Bazılarının zararı kendimize olsa da, bazılarının başkalarının hayatına verdiği hasarlar, kolay kolay tamir edilecek cinsten olmuyor. Bu hafta yine gönül işleri üzerine birkaç cümlem olacak. Yine gözlemlediğim bir olayın sonrasında yaşadığım sinir harbinin özetini anlatacağım.

İnsanın en büyük enerji kaynaklarından birisi sevmek. İyi bir iş sahibi, bolca paranız, sağlığınız vs. olursa olsun, insanın yüzüne tebessümü getirecek olan en güzel şey şüphesiz saf ve temiz AŞK’tır. Hayatınızda bir sevgiliye sahip olduğunuz zamanlarda onu arkadaşlarınızla tanıştırmak ve arkadaşlarınızla sevgilinizin iyi arkadaşlar olması en çok istediğiniz şeylerdendir. Çünkü; aradaki bağ ne kadar keyifli olursa sevgiliniz hayatınızın merkezine çok daha hızlı yerleşecektir. Bunu bende hayatımda çok kez yaşadım. Lise sıralarından beri arkadaş olduğum insanların evlendikleri zaman eşleriyle anlaşamasaydım, onlarla olan iletişimimi kaybetmem kaçınılmaz olacaktı. Neyse ki beni sevmemek mümkün değil. Ama bu anlattığım sıkı ilişkilerin de suyunu çıkaran hatta ve hatta iğrençleştiren insanlara pek sık rastlar oldum son zamanlarda. Şimdi bir hikaye üzerinden gidelim ki yaşanmış bir hikayedir anlatacağım.

Sevgiliniz ve arkadaşınızla bir mekanda eğleniyorsunuz. Her şey muhteşem güzellikte. Kalbinizin diğer yarısıyla göz göze dans ediyorsunuz. Tam da o sırada mekanda bir başka tanıdığınızı görüp masanıza davet ediyor ve sevgilinizle tanıştırıyorsunuz. Kısa süre sonra hep birlikte keyifli bir akşamı sonlandırıp evlerinize dağılıyorsunuz. Ne güzel bir akşam. Lakin; doğan güneş fesat ve insani değerleri olamayan kişileri harekete geçiriyor. Sevgilinize sosyal medya üzerinden davetler gidiyor ve sevgiliniz sizin arkadaşınız olduğu için bu davetleri kabul ediyor. Sonrası tam bir rezalet. Arkadaşınız sevgilinize yavşamaya başlıyor ‘’özür dilerim bu iğrençliği anlatacak başka bir kelime yok’’ tabi ağzının payını alan arkadaş hayatınızda bir yabancıdan daha gerilere itilmeye mahkum kalıyor. Yani o küçük beyni şunu tasavvur edemiyor. Dimya’ta pirince giderken evdeki bulgurdan da oldu.

Allah aşkına ne zaman bu kadar midesiz, ahlak yoksunu insanlar haline geldi bunlar. Namus ve edep kavramının hayatımızda yeri yok mu? Ne zaman da beri eş dostumuzun emanetine ihanet eder olduk? Ne zaman bu kadar abazalaştık?

Her zaman söylediğim gibi; insanın hayatının temellerinden birisi ilişkiler. Ama benim adıma en önemlisi ‘’Dostluk’’ ilişkileridir. Çünkü ne olursa olsun başınızı yaslayacağınız birilerinin hayatınızda olması bu dünyayı daha yaşanılabilir bir yer haline getirir. Bedensel arzularınız peşinde harcadığınız bir ömrün sonunda, yalnız ölmeniz ve arkanızdan iyi anılmayacak olmanız kaçınılmaz. Şehvetin güçlü arzusuna kapılmayın zararlarını tahmin bile edemezsiniz. Umarım eskisi gibi kalbiyle sevip, aynı zamanda aklını da, şerefini de bir kenara bırakmayan bireylerle muhatap oluruz.

Son Yazılar