Doğanda insanlık vardı değil mi?
Ensar Bayburt

Ensar Bayburt

Doğanda insanlık vardı değil mi?

23 Haziran 2014 - 09:24

İnsan olmak için yalnızca insan gibi görünmek yetmiyor. Nezaket sahibi olmak; toplumumuzda farklı etiketlerle anılmak demek çoğu zaman. Alışveriş yaptığınız bir tezgahtara teşekkür etmek, yanlışlıkla çarpıştığınız birinden özür dilemek, asansörde karşılaştığınız birine günaydın demek ve buna benzer eylemler yapmak sizi ‘’Yumuşak’’ ya da ‘’hafif meşrep’’  birisi yapmaz! Bu nezaket sahibi biri olduğunuzu gösterir. Bırakın istedikleri etiketi yapıştırsınlar, siz kendinize yakışanı yapın. Hayvani duygular vahşi doğaya daha çok yakışırken, insani toplumlarda fazla çiğ duruyor. Geçenlerde başımdan bir geçen olaydan sonra bu yazıyı yazmam gerektiği hissi daha da ağır bastı.

Bir bankada sıra numaramı aldıktan sonra oturup bekleyeceğim bir koltuk gözüme ilişti, iki kişinin arasına oturmam gerekiyordu. Bir tarafta erkek, diğer tarafta da bir bayan oturuyordu. Gayet itinalı bir şekilde ortadaki sandalyeye oturmamla yanımdaki kadının pis bir bakış atıp kalkması aynı anda oldu. Ne düşündü acaba o küçük beyniyle? Ona sarkıntılık edeceğimi mi? Edepsiz bir biçimde selülitli bacaklarına dokunacağımı mı? Ne düşündü? İki dirhem bir çekirdek giyindiğim takım elbisemin ve traşlı yüzümün altında nasıl bir ‘’SAPIK’’ canlandırdı gözünde? Umurumda bile değil. Mezarında ters dönse  bu tipler için dua bile etmem.

Ya dolmuşlarda karşılaştığımız yer değiştirme olaylarına ne demeli? Bir erkeğin yanına oturmaktan imtina eden kadının yırtmacının nereye kadar çıktığını söylemek istemiyorum. Ne tür bir muhafazakarlık bu? Bir toplu taşıma aracında ve bu kadar küçük bir şehirde yalnızca 15 dakikalık yolculukta yanında oturan erkek sana ne yapabilir? Sırf bunlar için kavga eden kadın ve erkeklerin kesinlikle sapık fikirli olduklarını düşünüyorum!

O kadar değişik bir toplum haline geldik ki insanların nasıl tepki vereceklerini anlayabilmek mümkün değil. Karşı cins bir tezgahtara selam veren erkeğe ‘’asıldı manyak’’ yaftası yapışırken, aynı durumla karşılaşan kadınsa ‘’hafif meşrep’’ etiketinden nasibini alıyor.

Birde deli’kanlılarımız var. Toplum içinde yanlarında oturmak zorunda kaldığınızda, eminim koca sonradan çıkma bacaklarını açtıkları pozisyonda aklınıza gelen tek şey; Doğum için çatala oturmuş kadın pozisyonudur. Ne oluyor yani o koca bacaklarını açınca? Erkekliğin ispatı; fizyolojik bir durum değildir. Biraz daha açayım çünkü; fizyolojik terimini anlayan bir beyin sığır gibi yayılmaz ortalığa. Yani sevgili ‘deli’kanlı erkek olduğunu ispat etmekse amacın; bir aile sahibi olduğunu hatırla ve karşındaki kadınlara cinsel obje olarak bakmaktan vazgeç. Adamlığın; erkekliğinin de göstergesidir!

Demem o ki karşılıklı saygıdan yoksun olmak, sizi farkı yapar ama aynı zamanda istenmeyen biri de yapar. Teşekkür etmek, özür dilemek, gülümsemek, selam vermek, insanların kişisel alanlarına saygı göstermek vs. toplumca kabul görmek için tercih ettiğiniz şeyler olsun. İnsanlara etiket yapıştırmak sizi uzak durulması gereken kişiler tarafına koyar. Mademki Müslümanız o zaman kibar ve saygılı olmayı öğreneceğiz.

Yukarıda kullandığım terimler ve yazdığım adabı muaşeret kuralları size tezat gelebilir. Ama bazılarına meramınızı anlatmak için onların dilinden konuşmak gerekir.

Lütfen hakkınıza tecavüz edenlere sessiz kalmayın. İnanması güç olsa bile belki de bu serzenişiniz karşınızdakini yola getirebilir!

Son Yazılar