Trabzonspor-Başakşehir maçı neden Katar'da?
ELİF ÇAVUŞ

ELİF ÇAVUŞ

Trabzonspor-Başakşehir maçı neden Katar'da?

12 Eylül 2020 - 09:38 - Güncelleme: 12 Eylül 2020 - 09:40

Futbol endüstrisi ve futbol ekonomisi diye bir şey var taraftarlığın, değerlerin, idealizmin, takım ruhunun çok çok ötesinde ve bu değerleri yerle bir eden...

Senin çocuğunun takımı için döktüğü gözyaşı, yaşadığı sevinç, futbol endüstrisi canavarının bir dişinin kovuğuna bile girmez, hiç bir önemi yoktur.

Taraftar ruhunu, takım ruhunu öldüren vahşi bir ekonomik sistem ile karşı karşıyayız.

Bu sisteme bağlı olarak şekillenen Türk futboluna, maalesef Trabzonspor'da ayak uydurmak zorunda kaldı.

Kalmayabilir miydi?

Zaten Trabzonspor'u Trabzonspor yapan da bu sisteme başkaldırıydı.

Anadolu devrimiydi.

Sermayeye, büyük takımlara karşı verdiği bilek gücü, alın teri mücadelesiydi...

Fakat Trabzonspor, özellikle son yıllarda kendi kimliğinden uzaklaşmayı ve sermaye guruplarına ve ipi elinde bulunduranlara hizmet etmeyi tercih etti.

Yönetimler, siyasetten ve sermaye guruplarından faydalanmak yerine Trabzonspor'u kullandırmayı tercih etti, kişisel menfaatlerini ön planda tuttular.  

"Otur" denilince oturuldu, "kalk" denilince kalkıldı.

Ve bu teslimiyetin karşılığını da alamadılar.

Elde var:

Trabzonspor'un borcu 1 Milyar 88 milyon TL (Eski parayla 1 katrilyon 88 trilyon TL).

Her lig sezonunda birbirinden facia hakem hataları, abartılı cezalar, çalınmış bir şampiyonluk 35 yıldır ağız tadıyla bir şampiyonluk sevinci yaşayamama...

"Trabzonspor'un başkanlık koltuğuna gelenler ve yöneticilerin yapacağı pek bir şey yok.

Elleri kolları bağlı" denilebilir, ancak;

Bir zorunluluk haliyle çaresizlik yaşadıklarını gösterseler anlarız.

Fakat, bizim yöneticiler ve başkanlar hallerinden öyle memnunlar ki, onlar da sisteme ve kendilerine çalışmayı kendilerinde bir hak gibi görüyorlar.

"2019-2020 sezonunda Başakşehir'i şampiyon yapacaklar, sonra da Katar'a satacaklar"

 söylemlerini biz daha liglerin ilk yarısında duymaya başlamıştık.

Nitekim, Başakşehir şampiyon olmadı, yapıldı.  

Başakşehir'i kim şampiyon yaptı.

Şampiyonluk kutlamalarında boy boy fotoğraf verenler.

Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ kimdir?

Başakşehir Kulüp Başkanı, Kulüpler Birliği eski Başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi AK Parti'deyken ikinci adam ve Emine Erdoğan'ın ağabeyi Hasan Gülbaran'ın kızı Müge’nin kocası.

Kutlamalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal de boy gösterdi.

Bunlar yazılması sakıncalı ya da gizli tutulan ya da bilinmeyen bilgiler değil.

Gayet açık, net göz göre göre yaşanan gelişmeler...

"Biz Başakşehir'i şampiyon yaptılar" dediğimizde kimse çıkıp kızmadı, itiraz etmedi.

Hal böyle iken Süper Kupa finalinin neden Katar'da oynandığını anlamak çok zor değil.

Aklıma Amerikan filmlerindeki kafes dövüşleri geliyor.

Şampiyon olmasını istedikleri adama parayı yatırıyorlar ve asıl güçlü dövüşçünün dayak yemesi için onu da ikna ediyorlar.

Saçma gelebilir. Bana da çok saçma geliyor.

Buradan görünen o.

TFF Başkanı Nihat Özdemir, Katar'a olan aşkını, "Oradan çok önemli bir gelir elde ettik, Bizim Süper Kupa’nın galibi ile Katar’ın Süper Kupa galibi bir maç yapacak” diyerek açıkladı zaten...

Paradan başka dini olmayanların, 

Trabzonspor'un kim olduğunu bilmeyenlerin,

Şampiyonluk derdi olmayanların,

yönettiği futbol gerçekten keyif vermiyor...

"Aman kulüpler elimin altında dursun" diyen siyasetin,

"Aman koltuğu kaptırmayalım" diyen TFF'nin,

yönettiği futbol gerçekten keyif vermiyor...

 

Demiryolu, Trabzon'a gelmeden gidiyor mu?

Trabzon'un ve bölgenin kaderini değiştirecek bir projedir demiryolu...

İlk projelendirme Abdülhamit'ten başlar, Atatürk'ün vasiyeti ile devam eder ve yıl 2020'ye kadar da hemen her seçimde siyasetçilerin vaatleri arasında en başta yerini alır.

Yani kavuşulmayınca aşk olurmuş ya hani, bizim de demiryolu ile sevdamız 2020 yılında da devam ediyor...

Ara ara bu aşk alevleniyor.

Şimdi bizim bu demiryolu sevdamıza ortaklar çıkınca konu yeniden alevlendi.

Onlar da güzergah istiyorlar haliyle...

Gayet normal...

"Samsun-Sarp demiryolu hattı yapılsın" diyen var.

"Erzincan-Gümüşhane-Trabzon" diyenler var,

Şimdi de "Rize-Erzurum hattı yapılsın" diyenler var.

Kaynak zenginliği (tarım, maden, sanayi), maliyet, güzergah verimliliği, ülkeye ve bölgeye katkısı göz önünde bulundurulup güzergah belirlemesi yapılacağını düşünüyoruz.

Bu durumda demiryolu Trabzon'dan geçmek zorundadır.

Aksi halde bunun adı başka bir şey olur.

Akıl var, mantık var, o yüzden biz gündemdeki söylemleri pek ciddiye almıyoruz.

Buradaki asıl soru şudur;

"Demiryolu ne zaman gelecek?"

Bize göre bu sevda,hem dünyanın ekonomik durumu, hem de ülkenin ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda uzun bir süre daha devam eder.

2021 yatırım planına alınacağı umudunu taşımak güzel de, hayal dünyasında yaşamaya da gerek yok; ülkede işsizlik almış başını giderken, vatandaş bırakın ay sonunu maaşını daha almadan bitirirken, ülkede geçim sıkıntısına bağlı farklı boyutlarda cinnet haberleri büyük endişe doğururken,

demiryolu gerçekten lüks...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar