Trabzonspor'un en büyük taraftar gruplarından birisi olan TAYFA, Trabzonspor'da yaşanan süreçle ilgili bir yazı dizisi hazırladı. Trabzonspor camiasına sorularını yönelten TAYFA grubu, her gün camianın önde gelen isimleri ile yaptığı röportajları yayınlıyor. Bu anlamda TAYFA grubu sorularını bize de yöneltti. Trabzonspor'un kurtuluş reçetesi aslında bu sorularda gizli... İşte o röportajımız...
TAYFA: Trabzonspor'un yeni başkanı için bir imaj çizer misiniz? Hangi özelliklere sahip olmalı?
Öncelikli olarak yeni başkanın en önemli özelliği siyasi bir güdüm, bağlantı veya bir beklenti içerisinde olmaması gerekir. Aynı zamanda yeni başkan karizmatik, güçlü, vizyon sahibi, diksiyonu düzgün olmalı. Trabzonspor’un haklarını koruyabilecek, gerektiğinde TFF, Aziz Yıldırım ve siyasilere karşı dik durabilecek bir kararlılıkta ve yeterlilikte olması gerekir.
TAYFA: Şike ve adaletsizlikle mücadele size göre takımın saha sonuçlarındaki başarısızlığında etkili midir? Kupa muhabbetine son vermek lazım diyenler haklı mı?
Kupa ve adalet söylemleri Trabzonspor’un olmazsa olmazıdır. Bu saha sonuçlarından çok daha önemlidir. Trabzonspor’un misyonu her zaman Bizans diye tabir edilen camialara karşı savaşmayı ve onlara kafa tutmayı gerektirir. “Kupa muhabbetini bırakalım” diyenler ya cehaletten, ya ihanetten bu söylemi dile getirmektedirler.
Şike ve adaletsizliklerle mücadele saha sonuçlarına doğrudan olumsuz bir etki yapmıştır. TFF, siyasiler ve şikeciler, medya, hakemler ve yerli işbirlikçileriyle camianın kimyasını bozmuş, bu da saha sonuçlarına doğrudan olumsuz bir etki yapmıştır. Ancak bu durumda kupa ve adalet söyleminden vazgeçmek, yenilgiyi kabul etmek, şikecilerin hükümdarlığına devam etmesine izin vermek olacaktır. Yani saha sonuçları ne olursa olsun, Trabzonspor birlik ve bütünlük içinde “kupa ve adalet” söylemine devam etmelidir.
Ancak, bu mücadele ve söylemler yönetimin ve camianın dışsal duruşu olmalı, aynı zamanda bu mücadelenin saha içine, futbolculara, teknik heyete, yansımaması için de azami gayret gösterilmeli ve takım bu mücadelenin dışında tutulmalıdır.
TAYFA: Yeni başkanın, şike sürecinde yaptıkları ve söylemleri, ne derece önemlidir? Bir kriter olmalı mı?
2. soruda aslında bunun cevabı var. Özetle; yeni başkanın birinci görevi “şike ve adalet” söylemlerini sürdürüp, mücadelesine devam etmek olmalı. Ancak bu mücadele takımın 2. plana atılacağı anlamına gelmez.
TAYFA: Trabzonspor'a başkan olacak kişi, ne kadar bütçeyle bu işe girmeli?
Başkanın herhangi bir bütçeyle bu işe girmesine gerek yoktur. Trabzonspor gelirleri açısından şampiyonluğa oynayacak büyüklükte ve kapasitededir. Başkanın parayla ilgili stratejisi kulübün gelirlerini israf etmemek ve gerektiğinde kısa vadeli sıcak para bulabilecek bir vizyona sahip olmasıdır.
TAYFA: Mevcut başkan adayları ve ismi geçenler, Trabzonspor'un ihtiyacı olan yeterlilikte mi? Trabzonspor'un kurtuluş reçetesi nedir?
Mevcut başkan adayları Trabzonspor’un değerli isimleridir. Ancak çok sıkıntılı ve güçlü durmamız gereken bir süreçte aday oldukları için karşı tarafla savaşabilecek güçleri ve etkinlikleri yok gibi gözükmektedir. Zaten hiç biri söylemlerinde böyle bir hedeflerinin olduğunu da ifade etmemektedirler. Bu durum şikeye karşı ve adaletsizliklere karşı hataları ve eksikleriyle birlikte Sadri Şener’in gösterdiği duruş ve mücadelenin çok gerisindedir. Sadri Şener bu süreçte çok ciddi hatalar yapmıştır. Özellikle transferlerde, gelen ve giden oyuncularda taktiksel hatalar yapmıştır. Şenol Güneş’in kulüpten koparılması sürecinde çok ciddi yanlışlar yapmıştır ancak Şener’in şike mücadelesi eksik ve yanlışlarıyla değerlendirildiğinde mevcut başkan adaylarından çok daha kararlı ve güçlüdür.
TAYFA: Elini taşın altına koymasını beklediğiniz, isimler var mı?
Tüm camia… Taraftardan başkana kadar herkesin elini taşın altına koyması gerekir. Özellikle taraftara bu süreçte çok ciddi görev düşmektedir. Maalesef 3 Temmuz’dan bu yana Fenerbahçe taraftarı çok önemli bir duruş sergileyerek, kulüpten bir çivi dahi sökülmemesini sağlamıştır. Sürecin Aziz Yıldırım ve şikeciler lehine dönüşmesinde Fenerbahçe taraftarının, medyası ve siyasileriyle birlikte çok önemli bir katkısı olmuştur. Trabzonspor’da ise sebebi her ne olursa olsun, ortak bir duruş, ortak bir mücadele gösterilememiş, bu da kulüpten futbolcu, teknik adam ve son olarak başkanın kopmasına sebep olmuştur. Aslında bu şikecilerin, işbirlikçilerinin ve siyasilerin planlı bir şekilde organize ettiği bir süreçtir. Maalesef ki camiamızın her kesimi bu dolmayı yutmuştur.
Bundan sonra herkes öncelikle kişisel menfaatlerini bir kenara bırakmalı. Trabzonspor’u yiyerek tüketecek değil, üreterek büyütecek isimlere ihtiyacımız var. Artık “BEN” demekten vazgeçmeliyiz.
TAYFA: Camiayı toparlayabilecek, birlikteliği sağlayabilecek isimler sizce kimlerdir?
Bu süreçte isimler değil, camianın tüm aktörleri bir araya gelirse ortak bir mücadele gösterirlerse başarı sağlanabilir. Flaş isimler, tartışmalı isimler, yıpranmış isimler Trabzonspor’un birlik ve bütünlüğüne katkı sağlamaz, Trabzonspor’un tüm aktörlerinin temsilcilerini içerisinde barındıran bir günümüzün popüler söylemi olan “akil adamlar” oluşturulmalı. Trabzonspor üzerinden kişisel rant, siyasi beklenti veya başka hedefleri için yapay söylemler geliştirenler bu sürecin dışında tutulmalıdır.