KÖFTEYİ KİM MARKALAŞTIRDI
Trabzon’un birkaç markası vardır.
Türkiye’nin herhangi bir yerinde yaşayanlara sorsanız Trabzon ile ilgili ilk akla gelen şeyler sıralamasını yapsa, Trabzonspor, hamsi, Uzungöl, Sümela ve Akçaabat köftesini sayar…
Bunlardan 4’ü bizim değil, miras olarak doğanın ve tarihin bize armağanları…
Yalnızca bir tanesini ise bu kent elleriyle büyüttü. Bundan 30 yıl önce Akçaabat köftesi dendiğinde Türkiye’de çok kimse bilmezdi. Ancak Akçaabat’tan birisi çıktı ve köfteyi bir dünya markası yaptı. Trabzon’un en önemli markalarından biri olan Akçaabat köftesinde mutlaka herkesin katkısı büyüktür ancak bu işin temel taşı Nihat Usta(Aydın)’dır. Bizce Akçaabat’ta iş yapan diğer möfteciler de Nihat Usta’nın sayesinde bu kadar büyümüş ve gelişmiştir. Rekabetin piyasaya olumlu yansımasının en iyi örneği Trabzon’da Akçaabat köftesidir.
NİHAT USTA’YA BU YAPILIR MI?
Akçaabat köftesini marka yapan, Trabzon’da Akçaabat köftesi denince akla gelen ilk isim Nihat Usta…
Akçaabat köftesini bugün dünya tanıyorsa onun verdiği mücadele ile her sene ağırladığı binlerce turistin memnuniyetiyle olmuştur bu. Çok mütevazı, her müşterisi ile birebir ve candan bir şekilde ilgilenen Nihat Usta, aynı zamanda Trabzon’un vergi rekortmenleri arasındadır…
Normal bir ülkede hatta normal bir şehirde örneğin Kayseri’de böyle bir adamı bürokratlar sırtında taşır. Ayaklarını öper deyim yerindeyse. Onlarca insana ekmek veren, kentin kültürel dokusuna katkı yapan, şehrin marka değerini artıran böyle bir yatırımcı dünyanın her yerinde baş tacı edilir.
Peki bizde öyle mi?
Hayır!
TRİLYONLUK TESİSE PATİKA YOL
Peki ne yapılmış da Nihat Usta isyan ediyor!
Nihat Usta yeni bir yatırım yapıyor. Buraya trilyonlar harcıyor. İzinlerini alıyor. İşe başlıyor. İnşaatın büyük kısmını tamamlıyor ve bir kendini “Kral Sanan Bürokrat” çıkıp “Dur Bakalım” diyor…
Birileri onun ekmeğine göz dikmiş.
Trabzon böyle bir yer.
Kimse kendini yukarı çıkarmak için çaba sarf etmez herkes yukarıdakini aşağıya çekmeye çalışır.
Nihat Usta’nın yeni tesisi Karadeniz Sahil Yolu’nda önü en müsait alanlardan birine sahip…
Fakat Karayolları Nihat Usta’ya işyerinin 100 metre arkasında, fındık bahçesinin ve üzerinde bulunan barakaların arasından, bir patika yolu kullanmasını önermiş. Bu patika yolun geçtiği arazi Karayolları’na ait. Karayolları’nın verdiği söze bakarsak, bu yolu acil bir şekilde yol haline getirmesi gerekiyor.
Burada iyi niyetli olmadığı çok açık!
Hatta birisinin veya birilerinin müdahale ettiği de çok açık.
Hangi akla hizmet, önce izin verip sonra da yapımı devam eden bir inşaatın yapımını yolu keserek durdurulabiliyor.
Şimdi Nihat Usta mahkemeye gidecek ve elindeki izin belgeleriyle zaten hakkını fazlasıyla elde edecek. Yani o yol açılacak.
Ama bir yatırımcıyı bu kadar uğraştırmak, gözdağı vermek, engellemeye çalışmak da neyin nesi?
Eskiden bu tip uygulamalar “eşkıyalık” olarak nitelendirilirdi.
Devlet kendi eliyle “eşkıyalık” yapar mı?
Veya yapılmasına müsaade eder mi?

KİM BU KARAYOLLARI BÖLGE MÜDÜRÜ!
Nihat Usta yeni bir yatırım yapıyor.
Buraya trilyonlar harcıyor.
İzinlerini alıyor.
İşe başlıyor.
İnşaatın büyük kısmını tamamlıyor ve bir kendini kral sanan bürokrat çıkıp
“Dur bakalım” diyor…
NEDEN DİYOR, NASIL DİYOR, ARKASINDA HANGİ GÜÇLERİ ALARAK DİYOR?
Bunları da biliyoruz ve yeri geldiği zaman açıklayacağız ancak bu kadar kısır çekişmelerle bir kentin değerlerinin ekmeğiyle oynanmaz.
Karayolları Bölge Müdürü ve onu mayın eşeği gibi kullananlar bilmelidir ki onlar bugün var yarın yoklar.
Ancak Nihat Usta Trabzon’un hatta Türkiye’nin kültürüne adını altın harflerle yazdırmıştır.
Bin yıl sonra Akçaabat köftesinin hikayesi yazılırken Nihat Usta’dan bahsedilecek ama bürokratik-siyasi oyunlar ile küçük hesaplar yapanları kimse hatırlamayacaktır.

İLK VUKUATI DEĞİL
Bilindiği gibi Karayolları Genel Müdür Vekili Trabzonlu.
Trabzon basını ona her zaman sahip çıkmış, destek olmuş ve koltuğunu korumasını sağlamıştır.
Bu Genel Müdür böyle bir bölge müdürü eliyle Trabzon’da siyasi veya başka hesaplar sebebiyle Nihat Usta’yı kıymak istiyorsa bilsin ki Trabzon buna müsaade etmez.
Herkes de haddini bilecek.
Bu adamın kaçıncı vukuatı bu.
Kebapçım’a aynı Avrasya’ya aynı, uygulama.
Kalenin önüne uçan yol yapacak kadar cahil adamlara Trabzon pabuç bırakmaz.
Peki ya çifte standarda ne demeli.
İmperial hastanesine yapılan kıyağı görmüyor mu Trabzon.
Orada mağdur olan esnaflar Trabzonlu değil mi?
Veya yine Giresun ve Trabzon arasındaki karayolunda hemen her gün kaza meydana gelen yollara hala neden bir önlem alınmıyor?
Siyaset de bir yere kadar.
Trabzonlu işadamı Mustafa Erdem’i isyan edecek noktaya getiren ve hakkında hiç kimsenin olumlu bir söz söylemediği bu adamı kim görevlendirdi ise bilsin ki Trabzon’u cezalandırıyor ve hesabını verecek…
RANDEVU İSTEDİK “YAZILI GEL” DEDİ
Karayolları 10. Bölge Müdürü’ne bu haksız yaptırımlarının nedenini sormak için ulaştık. Nedir bu engellemeler diye sorduk.
Müdür Bey “657” yi önümüze koydu ve “Konuşamam, yazılı olarak sorularınızı iletin, yazılı olarak uygun görürsek cevap veririz” dedi.
İşte benim memleketimde işler böyle yürüyor hatta yürümüyor.
Bu prosedür nedeniyle hiçbir iş doğru düzgün yapılamaz, bunu gazetecilik yapan herkes bilir.
İsterseniz yaşayalım, görelim.
Ben dilekçe mi bugün yazıyorum, yarın Karayolları’na ulaştıracağım.
Cevap gelmeye de bilir, gelirse de en az 1 ay veriyorum.
Bakalım Karayolları sorularımıza cevap verebilecek mi?