AK Parti hükümetinin dayatmaları bitmek bilmiyor.
“Dayatma” diyorum çünkü bir karar alınıyor ve sonradan halk arasında tartışılmaya başlanıyor.
Yani iş işten geçtikten sonra…
İster tartış, istersen tartışma, ister tepki ver istersen tepki verme!
Alınan bir kararın tepkiyle geri çekilmesine de çok ender rastlıyoruz.
Çünkü halk giderek tepkisizleşmeye ve tepkisizleştirilmeye devam ediliyor…
Neticede hükümet kafasına koyduğu her şeyi çoğu kez “halka rağmen” hayata geçirmeyi başarıyor.
BİR ACAYİP CAMİ SEVDASI
Öyle hassas bir konu ki; karşı çıksan Allah muhafaza adamı “dinsiz” ilan ederler!
Ayasofya’nın camiye dönüştürülme kararından bahsediyorum.
Bu da bir dayatma!
Çünkü hiç kimsenin görüşü alınmadan “yaptık, oldu” ya getirilen bir iş.
Bugün Trabzon turizminin temel direği olan Ayasofya Müzesi yakın bir zamanda camiye dönüştürülecek ve ibadete açılacak.
İmamı bile atandı.
Şimdi ise herkes; “Ayasofya’nın ibadete açılması doğru mu, yoksa yanlış mı” bunu tartışıyor.
İnanın o kadar tezatlık var ki nereden başlasam bilemiyorum.
Türkiye’de 66 bin okul, 81 bin 948 tane de cami var.
Trabzon bin 903 camiyle Türkiye’de camiye sahip olan 8. İl.
Ayrıca Ayasofya Mahallesi’nde 3 tane cami var.
Yani insanların ibadetlerini yerine getireceği yeterince hatta yeterinden fazla cami var.
Yani “Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi” bir eksikliğin giderilmesi değil, adeta bir güç gösterisi…
Fatih Trabzon’u 1461’de fethettikten sonra iki kiliseyi camiye çevirmiş.
Yeni işgal edilen yerlerdeki kiliselerin camiye çevrilmesi, bir güç gösterisi olarak kabul edildiğinden doğal kabul ediliyormuş…
Ancak Fatih Sultan Mehmet, Trabzon’u ele geçirdikten sonra Ayasofya Kilisesi’ni camiye çevirmemiş, Sümela Manastırı gibi onun da faaliyetine dokunmamış.
AK Parti’nin cami ile göz boyama siyaseti devam ediyor anlayacağınız.
Ama okul sayısına baktığımızda bu sayının düşük olduğunu görmek eğitime verilen önemin de göstergesi oluyor.
Aldığımız bilgilere göre 2012 yılında 150 bin dolayında insan gezmiş Ayasofya müzesini. Ziyaretçi yabancı turistlerin sayısı ise 30 bin dolayındaymış.
Yani her gün ortalama 80-100 turist geliyor Trabzon’a Ayasofya’yı görmeye…
Bu da Trabzon turizmi açısından bu müzenin ne kadar önemli olduğunun göstergesi…
Bu rakamlara baktığımızda umudunu turizme bağlayan bir kente nasıl bir haksızlık yapıldığını görüyoruz.
***
TRABZON DT TRABZON’UN ÜZERİNE YIKILACAKTIR
Ayasofya’nın ibadete açılmasından bahsetmişken bir taraftan Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun yıkılması gündemde…
Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu geçtiğimiz günlerde Trabzon Devlet Tiyatrosu Haluk Ongan sahnesinin kentsel dönüşüm alanı içinde bulunduğunu ve yıkılacağını yerinin de yeşil alan olarak kalacağını söyledi. Yeni bina ise Akyazı veya Çömlekçi’ye yapılacakmış…
Akıllara durgunluk veriyor bu kararlar.
Hangi hadle Trabzon’un değerleri böyle küçük hesaplara “yem” edilebiliyor.
Kentsel Dönüşümle elbette güzel icraatlar yapılıyor, ancak bu tür tarihi, kültürel ve sanatsal değerlere dokunulmamalıdır...
Bence Devlet Tiyatrosu oyuncularına şehrin en nadide yerinde yer verilse de oyuncular bunu kabul etmeyecektir.
Bir binayı yıkmak çok kolaydır, iki kepçe yeterli.
Ama yıkılan binanın altında neler kalacağını görmezden gelmek çok büyük bir acımasızlıktır ve hakarettir...
1987’den beri hizmet veren bu bina yıkılırsa Trabzon’un üzerine yıkılacaktır…
Buna Trabzon müsaade etmemelidir!!!