TAMAMDIR
İskoçya’da iki avcı ava çıkarlar. Yürüme esnasında avcılardan biri yere düşer ve hareketsiz olarak yatar. Bunu gören arkadaşı hemen yanına gelir bakar ki arkadaşı nefes almıyor, gözlerindeki ferin de kaybolduğunu fark eder ve hemen acil sevisi arar. Arkadaşım öldü, der ne yapmam gerekir diye sorar. Telefonun ucundaki ses:
"Sakin olun ben size yardım edebilirim ama önce arkadaşının öldüğünden emin olmamız gerek" der ve birkaç saniye sessizlikten sonra bir el silah sesi duyulur.
Sonra:
-"Tamam şimdi ne yapacağım"
MİLLİ TAKIM DA TAMAMDIR!
Fıkradan da anlaşıldığı üzere
“Oyunculuğunda dahi torpil vasıtasıyla en fazla Rizespor’a kadar yükselebilmiş, hocalığının da benzer lobilere bağlı olduğu aşikar Avcı”
Macaristan maçının ardından
“Bitmiş Türk futbolunun mayınlarını temizlemek ve futbolun Ergenekon’unu korumak üzere gelen Yıldırım Demirören”i arayıp
“Sayın Başkan Milli Takım Tamamdır, şimdi ne yapayım” demiştir.
Tüpçü başkan da gaz vermeye alışkın olduğundan
“Şimdi bi de tüy dik”
cevabını verdi sanıyoruz.
ABDULLAH AVCI KİMDİR?
Avcı dediğimiz bu zatı muhterem,
“cemaat ve yenge hanım” destekli 3 Temmuz öncesi ve sonrasında Türk futbolunun batıran İBB eski Başkanı ve Emine Erdoğan kontenjanından hala ortalıkta lafı dinlenen kredisi ve kendisi bitmiş bir adamın prensidir…
10 yıl öncenin dünya şampiyonu, 4 yıl öncenin Avrupa 4.’sü Milli takımın başında 6 maçta 7 puan alacak kadar başarısız ve istifa etmeyecek kadar gurursuz bir kişidir Abdullah Avcı.
Para, hırs, güç, koltuk, talimatlı personel olmak nelere kadir işte...
Milli takımın başına geçen biri bu rezil tablodan sonra bile, önce kendinin ve kendisini oraya getirenlerin koltuğunu, sonra milli takımı düşünüyor bu Türk futbolunun bağırsaklarındaki bir türlü temizlenmeyenler…
Zira baştaki Yıldırım Demirören dediğimiz adam “Evlat olsa sevilmez” cinsinden babası tarafından kendi şirketinden kovulurken “Aman gitsin spor-mpor yapsın ben ona ayda 10 milyon veririm” denerek yollanmış bir adamdır.
Kariyerinde İstanbulspor, Galatasaray Paf ve İBB dışında bir takım olmayan Avcı’nın kapasitesi bu kadardır. Sorun onda değil, onu oraya getirecek kadar “futbol cahili, gurursuz, onursuz, yüzsüz, tescilli şikeci, şike aklayıcısı adamların” (Futbolu çok seven ve bildiğini iddia eden başbakan ve Spor bakanı dahil) hala teşekkür beklemesindedir…
ŞENOL GÜNEŞ VE MİLLİ TAKIM?
Türk futbolunun zencisi nasıl Trabzonspor ise bu camianın antrenör olarak zencisi de Şenol Güneş’tir. Dünya üçüncüsü milli takımıyla sevincini yaşayamadan niye birinci olamadın diye hesap sorulan Güneş maalesef ki Trabzon’da da zencidir.
Trabzon’da da kendi değerlerine sahip çıkamamanın en bariz örneği olarak her seferinde karşımızca çıkan Güneş’in Milli takımın başına geçmesi söz konusu bile değildir çünkü o futbolu batıranlarla bir arada olmaz. Ancak ve ancak futbolu batıranların alternatifi olur.
Güneş olası bir hazirandaki seçimde yeni federasyon başkanı olursa hiç kimse şaşırmasın. Zira Başbakan’ın ajandasındaki isimlerin en üstünde o yer alıyor…