Sadece pay edilecek bir sürü şey bırakacak olan insanların yazması gereken bir şey değildir vasiyet. Bazı insanlar vardır, elinden alabileceği hiçbir şey bırakmazlar ölüme. Asıl onlar yazmalıdırlar ilginç vasiyetlerini. Belki çok kolay alışılageldik bir durum değildir ama birisi yazmalı yine de. Gelin birlikte bir prova yapalım..:
Yoldaşlar,
Nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem anlatabildiğim günü göremeden önce yani,
-ki öyle gibi de görünüyor-
alıp götürmeyin.
Öldüğüm yerde ayakta gömün beni.
Yanımda da kim yatarsa yatsın...
Toprağı bol olsun falan demeyin arkamdan sakın, çiftçilik yapamam o yaştan sonra. Yıldızlar yoldaşı olsun da demeyin, yoldaşlarımı kendim seçmek isterim hep. Işıklarda uyusun hiç demeyin n’olur, ışıklar sönmeden uyuyamam ben...
Şunları söylerseniz çok mutlu uyurum ama..: İyi çocuktu güzel çocuktu. Çok didindi çok uğraştı ama anlatamadan gitti işte. “Özgür bir toplum istiyorsanız önce kendi beyinlerinizi özgürleştirin” dedi ama anlatamadı bir türlü. “Eşit ve adil bir toplum istiyorsanız bütün siyasi partilerdeki kadın kollarını omuz başlarından kesin” dedi ama onu da anlatamadan gitti...
Sonra çok ağlayın arkamdan olur mu..? Özellikle “kadınlardan çok çekti hayatta” diyerek başlayın ağlamanıza. “Adında kadın olan bütün derneklerinizi kapatın ve erkeklerin kurduğu dernekleri ele geçirin” diye bir ömür yalvardı ama anlatamadı diye sürdürün ağlamanızı. Bu kadar ağlamak yeter, silin gözyaşlarınızı. Başka bir şey daha isteyeceğim sizlerden..:
Arkamdan konuşmaktan korkmayın olur mu..? Rakı masalarınıza konuk edin beni mesela, anlatın bütün sorunlarınızı, aşklarınızı, ayrılıklarınızı. Sonra türkü söylerken korolarınıza dahil etmeyi de ihmal etmeyin sakın. Bilirsiniz çok severim ikisini de...
Ara sıra da yazarsınız bana değil mi? Umarım ben yazdıklarınızı okurken partisinin kadın kolları toplantısında kadın erkek eşitliğinden dem vuran erkek genel başkanlar kalmamıştır hala. Belki de onları çoktan devirmiş yanıma göndermiş olursunuz, kim bilir...
Az kalsın unutuyordum. İçinde dans eden huriler olacaksa eğer “mekanı cennet olsun” demenizde bir sakınca görmüyorum hiç. Bir de içinden şarap akan nehirler geçecekse ki kesinlikle geçmeli; ısrarla söyleyin bunu olur mu..?
Savaşsız günler vasiyet edilir mi..? Ettim gitti...
Nazım’la başlayınca Nazım’la bitirmek istiyor insan...
Herkese selam sana hasret...



