Trabzonlu gazeteciden gazetecilere ağır eleştiriler...

Trabzonlu gazeteciden gazetecilere ağır eleştiriler...

Trabzonlu duayen gazeteci, sosyal medyadan gazeteci meslektaşlarına ağır eleştiriler getirdi.

17 Kasım 2017 - 13:13

Trabzon'da yarım asır gazetecilik yapan duayen gazeteci Adnan Sungur, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda gazeteci meslektaşlarına çok ağır eleştiriler getirdi. 

İşte o dikkat çeken yazı: 

EVİNİ UNUTAN GAZETECİLER

Bu bina bizim Trabzon Gazeteciler Cemiyeti binası...

Dışarıdan insanların ilgisini çeker, çünkü 1800'lü yıllarda yapılmış ve tarihi kimliğini koruyan nadir binalardan biri olarak korunuyor. Ancak içi ıssız bir adadan farksız...

 Çünkü bu binanın kiracısı olan gazetecilerin dağ başında unuttukları ata mezarlarına döndürülmüş. 1990'lı yıllarda Gazeteciler Cemiyeti başka bir binada hizmet verirdi. O binanın 3 odası, bir salonu vardı. Üye sayımız 100 civarındaydı ama lokalimiz tıklım tıklım dolardı.

Üyelerden bir kesimi oyun oynar, bir kesimi televizyon izler, kimisi misafir ağırlar, sohbet ederdi. Çaylar, kahveler, rakılar, biralar içilir bir aile havası estirilirdi. Çoğunlukla da meslektaşlar arasında büyük bir dayanışma ruhu yansıtılırdı. Ne güzel hep birlikte tartışır, sarmaş dolaş olur, bazen kavga ederdik ama bir aile gibiydik,

Bugün üye sayımız 300'ü aşmış ama gördüğünüz bu binaya bir elin parmakları kadar üye gelmiyor, uğramıyor.

Çünkü aile olma kavramı, dayanışma ruhu kalmamış.

Kimi üye yönetime ya da başkanlığa aday olacağı zaman cemiyetin kapısını çalar, sanki lokale ilgiliymiş gibi hava estirir.

Kimi yönetici olduktan, ya da başkan seçildikten sonra Cemiyetin Lokalini hatırlar. Kimi secimi kaybedince suçlu lokalmiş gibi bir daha kapısını çalmaz...

Bazıları işsiz kaldıklarında patronlarını ya da eski iş yerlerinde olan biteni anlatmak, entrikaları dile getirmek için cemiyet lokalini mesken tutarlar.

İş bulduklarında yine bu tarihi binayı unuturlar.

Ama tümü sadece dini bayramlar ve yıl başlarından önce Cemiyet Lokalini doldurur.

Çünkü bu dönemlerde çikolata ve benzeri hediyeler üyelere verilir.

Üyelerin büyük bölümü de ekonomik değeri küçücük bir çikolata için, önünden geçmekten imtina ettikleri Cemiyet Lokalinin sekreter odasına akın ederler.

Onları görünce utanırım ama onların utanma yüzü yoktur.

Bilirim ki onlar, yemekli ya da kahvaltılı bir basın toplantısı olduğunda, yakınlarını bile yanlarına alarak koşarak giderler, ciddi toplumsal sorunların konuşulacağı ama yemek ya da kahvaltı verilmediği basın toplantılarına gitmeyi zulüm sayarlar.

Birçok gazeteci Cemiyet lokalini dedikodu merkezi olarak adlandırır, oysa asıl bulundukları ortamlarda bağrı açılmadık dedikodular yapılır.

Bunu yaşayarak görenlerdenim.

Ne yazık ki gazeteciler parçalanmış, kişilik erozyonuna uğramış, aile olma özelliğini kaybetmiş, birlikte yaşama geleneğini yitirmiş, entelektüel birikimden uzaklaşmış bir kitle haline gelmiş...

Oysa zaten yaptığı iş gereği her zaman yönetenlerle karşı karşıya mücadele etmek zorunda olan gazetecilerin dayanacağı en büyük güç meslektaşları ve meslek örgütleridir.

Acı ki, kendi cemiyetlerine sahip çıkmayan, oturup bir çay bile yudumlamak istemeyen kendine gazeteci süsü verenler, utanmadan da cemiyetin üyelerine sahip çıkmadığından da yakınabilirler...

Kuşkusuz buna hakları vardır ama önce ait olduğun cemiyetin merkezini eviniz olarak kabul edeceksiniz, ona sahip çıkacaksınız, güçlü kılacaksınız ve sonra da hizmet bekleyeceksiniz.

Diyeceksiniz ki, "Düzen çıkar düzeni..."

Haklısınız.

Bu çıkar düzenine en çabuk adapte olanlar da gazeteciler!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AFAD'dan soğuk ve yağışlı havaya karşı vatandaşlara uyarı: Zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmayın
AFAD'dan soğuk ve yağışlı havaya karşı vatandaşlara uyarı:...
Dikkat su sayaçlarınız donabilir!
Dikkat su sayaçlarınız donabilir!