Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı mustafa yaylalı bugün bir basın toplantısı düzenleyerek hedeflerini anlattı. Trabzon'un geleceği üzerine çalışmalar yaptıklarını ifade eden Yaylalı, öncelikli olarak Demiryolu'nun hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. "Kaynaklarda milattan önce 7. yüzyıllara dayanan bir tarihe sahip olan Trabzon, Anadolu’nun hemen her yerinde olduğu gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ancak, farklı olarak İstanbul ve trabzon bu medeniyetlerin gözde şehirleri olmuştur. Bunun temel nedenlerinden biri de uluslar arası ticaret, kervan yolları ve ipek yolunun önemli bir merkezi olmalarıdır. Bu büyük ticaret hacmi, Trabzon’un dünya ile entegrasyonunda etkili olmuş, bunun sonucunda da kültür, sanat, eğitim gibi tüm diğer alanlarda da öne çıkmasını sağlamıştır. Trabzon, medeniyetlerin gelecek tasavvurunda sürekli yer almıştır. Anadolu’nun ve Karadeniz’in anahtarı olmuştur. Bugüne kadar görev aldığım her kurumda gelecekte dünyanın nerede olacağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu dünyadaki konumu ve Trabzon’un geleceği üzerine çalışmalar yaptık, fikirler geliştirdik. Bu ölçekteki gelecek tasavvuruna yönelik projeler hazırladık ve bunları kamuoyu ile paylaştık. Bu görev, bize verilmemiş olsa da, Trabzon gibi tarihin odak noktasındaki bir şehirde yaşamanın verdiği sorumluluktu. Bunda da çok önemli yollar kat ettiğimizi düşünüyorum.2010 yılında kurduğumuz Trabzon – Erzincan Demiryolu Platformu sürecinde bize “Hayal Görüyorsunuz!” diyenlerin bugün “Proje ne durumda?” diye soruyor olmaları sanırım doğru bir yolda ilerlediğimizin göstergesi olmuştur.Dünyanın geleceğini doğru ve iyi okuyacağız. Türkiye’nin bu gelecekteki yerini anlayarak, Trabzon için hayaller kuracağız. Hep birlikte bu gelecek tasavvuru içerisinde hayallerimizi birleştirerek “ortak akıl” süzgecinden geçirirsek, emin olun ki Trabzon, yeniden dünyanın cazibe merkezlerinden biri hâline gelecektir.Bu çerçevede Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın açıkladığı ve bütün kalkınma programlarımızın önceliği hâline gelen 2023, 2053 ve 2071 vizyonlarını çok önemli görüyoruz. Bunun için de uzun vadede dünyayı ve Türkiye’yi iyi okuyabiliyor olmalıyız. Aksi takdirde bir sarmalın içerisinde dönüp durmak gibi anlamsız bir duruma düşebiliriz. Alev Alatlı’nın ifadesi ile “Dünyayı bilmeyen, dünyanın maskarası olur”. Hiçbirimizin çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği açısından böyle bir tasarrufta bulunma hakkı yoktur, olmamalıdır. Biraz gelecekteki dünyadan bahsedelim;2050’li yıllarda Türkiye’nin hedefi dünyanın en büyük ilk on ekonomisi arasında yer almaktır. Bu, öngörüldüğü gibi ulaşılabilir bir hedeftir. Bunu tüm dünya ülkelerinde yapılan gelecek projeksiyonlarında görebiliyoruz. Dünyanın en büyük iki ekonomisi, aslında iki süper gücü bugünün aksine Çin ve Hindistan olacaktır. Bu iki ülke tüm dünya üretiminin yaklaşık %50’sini gerçekleştirecektir. Üretilen mal ve hizmetlerin pazarı ise Avrupa ve Kuzey Afrika olacaktır. Üretim – tüketim alanları arasındaki taşıma ise tarihi ipek yolunun yeniden canlanması anlamına gelecektir. 2013 yılında dillendirilmeye başlanan “Bir kuşak – bir yol” projesi de bu gelecek tasavvurunun bir ürünüdür. Bugün dünyadaki birçok gerilimin, ticaret ve ekonomik savaşların, sürdürülen vekaletler savaşının kaynağı da bu denklem değişikliğidir.Önümüzdeki dönemde dijital dünyanın bir parçası olacağız. Bayrak taşıyıcı şirketimiz THY’nin hava kargo taşımacılığı alanında Çin ve Hong-Kong merkezli dünya ölçeğinde şirketlerle kurduğu ortaklık önemlidir. Gelecekte hava kargo taşımacılığında en uzun teslimat süresinin 4 güne inmesi hedeflenmektedir. Yâni, siz oturduğunuz yerden, Şili’den organik ceviz sipariş ettiğinizde en fazla 4 gün içerisinde ürün kapınızda olacak. Bu çok önemli bir aşama olacaktır.Gelecekte en büyük risklerimizden biri küresel iklim değişikliği olacaktır. 2030 – 2053 yılları arasında tüm dünyada ısınma ortalama +1.5 derece sınırını geçecek. Bu konuda yapılan çalışmaları neredeyse hepsi, Türkiye'nin su miktarı ve kalitesinde düşüş, taşkınlar ve kuraklık dâhil aşırı hava olaylarının sıklığı ve büyüklüğü gibi iklim değişikliğine bağlı sorunlarla yüzleşeceği konusunda hemfikirdir.Enerji, geleceğin en önemli sorunu olacaktır. Enerjinin de en uygun kullanım şeklini sağlayacak adımlar zorunlu hale gelecektir. Bunlardan en önemlisi ise “akıllı şehir” uygulamalarıdır. Atık toplamadan trafik düzenine, sosyal yaşamdan güvenliğe kadar her alanı doğru kullanan “akıllı şehir” modelleri geliştirilecektir.30 yıl içerisinde dünyada artık ülkeler değil, şehirler yarışacak. Trabzon, her alanda bu tür öngörüler çerçevesinde doğru bir gelecek tasavvuru kurgulayabilirse – ki bu mümkündür – gelecekteki riskleri fırsata çevirebilir, mevcut fırsatlarını da buna eklediğinde yarışan şehirler arasında yerini kolayca alabilir. Bu şehir tüm dinamikleri ile buna hazırdır.Peki nereden başlamalıyız? Neler yapmalıyız?İlk görevimiz Trabzon’un gelecek tasavvurunu bahsettiğimiz şekilde kurgulamak olacaktır. Bu tasavvura bağlı olarak, her sektörü, her alanı içeren hızlı bir planlama sürecine gireceğiz. Şeffaf, katılımcılığı esas alan, ciddi araştırma geliştirme faaliyetleri içeren, uygulanabilir bir plan, hepimizin geleceğe dair en önemli projesi olacaktır.Basit olarak anlatmak gerekirse, şu an gündemde olan, uygulama proje çalışmaları devam eden ve bir zamanlar “hayal kurmakla” suçlandığımız Trabzon – Erzincan Demiryolu, turizm ve kargo taşımacılığı için yapmak zorunda olduğumuz yeni havalimanı, geçtiğimiz haziran ayında açıklanan havacılık ve uzay, savunma sanayi, nano teknoloji ve biyoteknoloji alanlarında faaliyet gösterecek Türkiye’deki 5 büyük endüstri bölgesinden biri olacak olan Trabzon Yatırım Adası, çevre illerde işlenip Trabzon’dan taşınan ve taşınacak olan madenlerin, yatırım adasındaki, mevcutta ve kurulacak ihtisas ve karma organize sanayi bölgelerindeki üretiminin uluslar arası pazara aktarılacağı Trabzon Limanı’nı düşündüğümüzde şehrimizin bu gelişime hazır olması için planlamanın önemini anlamış oluruz. Bahsettiğimiz plan çerçevesinde karayolu, demiryolu, deniz yolu, hava yolu, boru hatları, yaya, bisiklet ve diğer tüm vasıtaları içeren ulaşım ana planını yapmakla işe koyulmalıyız. Ana planla toplu taşıma, yaya, bisiklet, özel araç erişimini kolaylaştıracak akıllı şehir uygulamalarını, tüm trafik planlarını, bunlara uygun düzenlemeleri yapmalıyız. Bugüne kadar yaptığımız ve bir kısmını görev yaptığımız kurumlarda kamuoyu ile paylaştığımız, Of – Beşikdüzü arasında Güney Çevre Yolu, yine Of – Beşikdüzü arasında etaplanarak hayata geçirilecek hafif raylı ve bütünleşik taşıma sistemleri bu gelecek tasavvurunun bizi yapmak zorunda bırakacağı yatırımlar olacaktır.“İnsan kaynaklı her sorunun mutlaka çözümü vardır.” Bu çerçevede büyük yatırımların, hızlı gelişmenin getirdiği mevcuttaki ulaşım sorunları bahsettiğimiz planlar ve düzenlemeler ile rahatça çözülecektir.SIFIR ATIK PROJESİÖnümüzdeki on yıllarda şehirlerde “sürdürülebilirlik” öne çıkacaktır. Tüm atık türlerinin yönetimi ve dönüştürülerek geri kazanımı, kendi enerjisini üreten ekolojik yapılar ve mekanlar, kentsel dönüşüm süreçleri gibi konuları hepimiz konuşmak zorunda olacağız. Bunların bazılarının küresel ölçekte, bazılarının da yerelde farklı çözüm yöntemleri var.Atık yönetimine sadece depolama tesisleri açısından bakamayız. Kaynağında ayrıştırma, geri dönüşüm gibi uygulamalara hız verilerek, atığın oluşumunu engelleyecek projeler hayata geçirilmelidir. İki yılda kişi başı sadece bir kavanoz atık üretilerek yaşanabilen bir dünyaya doğru yol alıyoruz. Burada şu sıralar uygulamaya konulan “Sıfır Atık Projesi” ile ülkemize yıllık en az 13 milyar lira, uzun vadede 50 milyar lira tutarında fayda sağlanacağını örnek olarak verebiliriz. Büyük görünen bu maddi kazançtan daha değerli çevresel kazançlarımızı da hesaba katmalıyız. Şehrimizin de atık yönetimi konusunda atacağı adımlar, yapacağı uygulamalar olacaktır.Kendi enerjisini kendi üreten ekolojik binalar konusunda imar planları ve diğer uygulamalar ile teşvik sistemi geliştirmeliyiz. Geleceğin yeşil enerji modelleri ve ekolojik yapıları şehirlere ciddi ekonomik kazanç fırsatları sunmaktadır.Küresel iklim değişikliğinin etkilerine hazır olmalıyız. Bir aylık yağışı bir saatte alacağımızı, içilebilir su sorunumuz olacağını, bozulan küresel ekolojik dengenin sadece bizim gayretimizle yerine düzeltilemeyeceğini ama olası yaşayabileceğimiz olumsuzluklar karşısında tedbir almamız gerektiğini unutmayacağız.Kentsel dönüşümde dünyanın ve ülkemizin tartıştığı yeni ve farklı modeller üzerinde durulmalıdır. Trabzon, bu açıdan da kendine has özellikleri olan, arazi yapısı ve bunun getirdiği değerli gayrimenkuller, geçmiş 50 yılın biriktirdiği farklı sorunlar gibi ekonomik, sokak ve mahalle kültürünün, komşuluk ilişkilerinin kaybettirilmemesi veya yeniden kazandırılması gibi sosyal etkenleri öne alan bir Kentsel Dönüşümde Trabzon Modeli oluşturulmalıdır. Bu sayede doğru finans yöntemleri de gelişecektir.Yaşanabilir şehirlerin vazgeçilmezi olan kolay ulaşımın yanında sağlıklı doğal çevre ve kentsel donatı alanları konusunda Trabzon’un geleceğe dönük kolay adımlar atabileceğini görüyoruz. Kentsel donatı alanlarının yenilikçi bakışla yaşama kazandırılması için çalışmalar yaparsak, yaşanabilir şehir üzerinden de marka değeri oluşturabiliriz. Trabzon, tarihi bir ticaret merkezi olması hasebi ile tüm dünya kültürlerinin ve sanat faaliyetlerinin de uğrak noktası olmuştur. Sosyal dokunun gelişmesi, turizm, uluslar arası tanınırlık açısından baktığımızda var olan kültür hazinemizin ortaya çıkarılması ve geleceğe taşınması için bugüne dek yapılan çalışmalar artarak sürdürülmelidir. Tarihi yapıların korunması, tarihi alanların yeniden ortaya çıkarılması, arkeolojik çalışmalar, müze sayı ve çeşitliliğinin artırılması gibi konularda hızlı davranmalıyız. Sanat şehri diye övündüğümüz Trabzon’da sanatçılarımızın, edebiyatçılarımızın önemini biliyoruz. Kaybettiklerimizin hatırasını yaşatmak, hayatta olanların da değerlerinin dünyaya duyurulması için çalışmalar yapmalıyız. Bu çalışmalar, sadece sanat alanında değil, turizm ve ekonomi alanında da şehre katma değer kazandıracaktır. Bir spor şehri olan Trabzon’da, var olan spor altyapısının geliştirilmesini önemli görüyoruz. Özellikle teknolojinin kucağına doğan Z kuşağının geleceği için Trabzon fırsatlarını doğru kullanmalıdır. Dünya, Z kuşağının ancak spor faaliyetleri ile hayatını disipline edebileceğini konuşurken, mevcut altyapımız biraz daha geliştirilerek sermayemiz Z kuşağı gençlerimizin, geleceğin farklı nesli olarak Trabzon’a çok şey kazandırması sağlanacaktır. Ayrıca Trabzonspor marka değerimiz ile yerel yönetim gücü birleştirilerek uluslar arası boyutta tanıtım avantajı elde edilebilecektir.Dünya elektronik ticarette koşar adım yol alırken, elektronik ortamdaki siparişlerin dünyanın her yerinden en fazla 4 günde teslimatı hedeflenirken, kırsaldaki üretiminin birçoğu ulusal marka haline gelen Trabzon, bunu iyi okuyarak bir adım daha öne çıkabilecektir. Kırsal alanda üretim, yeni modellerle şekillendirilmeli, elektronik ticaret alanında dünya pazarına aktarılmalıdır.Kırsal alanımızda tarımın yanında turizm altyapısının da güçlendirileceği adımlar atılmalıdır. Özellikle, kırsaldaki atıl durumdaki okul, sağlık evi gibi kamu yapıları, bulunduğu yerin değerlerini ortaya çıkaracak şekilde turizme kazandırılmalıdır. Turizm, aslında saydığım tüm çalışmaların sonunda kentimizin en büyük istihdam ve katma değer sektörü olacaktır. Mevcutta uygulamada olan Turizm Master Planımızda yer alan Uzungöl, Çakırgöl, Santa – Krom – Sümela – Kuştul – Vazelon güzergâhındaki manastırlar yolu ve benzeri turizm güzergâhlarına ve sağlık alanına yönelik çalışmalar hızlandırıldığında deniz turizminden kültür – doğa – sağlık ve eğlence turizmine geçiş yapan dünya pazarından çok daha fazla miktarda turist kazanabileceğiz.Tüm bu fotoğraf içerisinde en büyük kazancımız uluslar arası düzeyde tanınırlığı yüksek bir marka Trabzon ve büyük bir istihdam olacaktır. İşsizlik sorunu kalmayan Trabzon, emin olun ki bu fotoğraf gerçekleştiğinde dışarıdan işgücü ihtiyacı duyacaktır.Buna HAZIR MIYIZ?Yıllardan beri bulunduğumuz tüm kurumlarda derdi ile dertlendiğimiz, sorunlarını çözmek için sürekli fikirler ve projeler geliştirdiğimiz, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için geliştirmeye çalıştığımız Trabzon’umuz için onlarca fikir ve proje ile biz hazırız.
Siyaset
Yayınlanma: 15 Kasım 2018 - 11:28
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yaylalı projelerini açıkladı
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Mustafa Yayalı açıklamalarda bulundu.
Siyaset
15 Kasım 2018 - 11:28









