<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Sağlık</title>
         <link>https://www.habercuk.com/saglik/</link>
         <description>Sağlıklı beslenme sağlıklı bir yaşamı sunar ve sağlıkla ilgili aktüel bilgilere habercuk.com&#39;dan ulaşabilirsiniz.......</description><item>
			<title><![CDATA[Cildinizin Hak Ettiği Bakım: Temizle, Yenile, Nemlendir!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlıklı ve ışıldayan bir cilt, herkesin hayali olsa da bunu gerçekleştirmek sabır, özen ve doğru bir bakım rutini gerektirir. Günlük yaşamın temposu, çevresel faktörler, stres ve zamanla ciltte biriken kirler, cildin doğal parlaklığını ve esnekliğini kaybetmesine yol açabilir. Bu durum, sadece görünümünüzü değil, cildinizin genel sağlığını da olumsuz etkileyebilir.

Cildinizin ihtiyaç duyduğu bakımı sağlamak, güzellik rutininizin ötesinde bir öncelik olmalıdır. Doğru ürünleri seçmek, cilt tipinize uygun bir rutin oluşturmak ve bu rutine sadık kalmak cildinizin uzun vadede sağlıklı, parlak kalmasına yardımcı olur. Bu yazıda, cilt bakımının temel taşları olan temizlik, yenilenme ve nemlendirme adımlarını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Her bir adımın neden önemli olduğunu, nasıl doğru bir şekilde uygulanabileceğini öğrenerek, cildinizin doğal ışıltısını geri kazanmasını sağlayabilirsiniz.



Temiz Bir Cilt, Tazelenmiş Bir Başlangıç

Cilt bakımının ilk adımı olan temizlik, sağlıklı bir cilt için vazgeçilmezdir. Gün boyunca makyaj, kir ve çevresel etkenler cildimizin üzerinde birikir. Bu birikimler zamanla gözeneklerin tıkanmasına, siyah nokta ve sivilce gibi cilt sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Sabah ve akşam uygulanan doğru bir temizleme rutini ile bu sorunların önüe geçmek mümkün. Cildinizin ihtiyaç duyduğu tazeliği sağlamak için, uygun bir yüz yıkama jeli seçimi kritik bir rol oynar. Yüz yıkama jeli, cildinize zarar vermeden kir ve fazla yağı etkili bir şekilde temizler. Ancak, cilt tipinize uygun bir jel seçmek oldukça önemlidir. Kuru bir cilde sahipseniz daha nazik ve nemlendirici etkili bir ürün tercih etmelisiniz.

Yağlı ciltler için ise matlaştırıcı ve sebum dengesi sağlayan formüller daha uygun olabilir. Karma bir cilt tipi için ise dengeleyici etkili yüz yıkama jelleri idealdir. Temizlik rutini yalnızca cildi arındırmakla kalmayarak, sonraki adımlarda uygulanan serum, nemlendirici veya maske gibi ürünlerin etkisini de artırır. Temizlik sırasında dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur ise kullandığınız suyun sıcaklığıdır. Ilık su, cildi tahriş etmeden temizleyerek kan dolaşımını destekler. Soğuk su, cildi çok fazla kurutabileceği gibi, sıcak su da cildin koruyucu bariyerine zarar verebilir. Yüz temizliğini tamamladıktan sonra cildinizi yumuşak bir havluyla nazikçe kurulamalı, tahrişe neden olmaktan kaçınmalısınız. Bu adımlar, cildinize hak ettiği tazeliği kazandırmak için vazgeçilmezdir.

Peeling ile Cildinizi Yenileyin

Peeling, cilt bakımının ikinci ve çoğu zaman en ihmal edilen adımlarından biridir. Oysa ki, peeling uygulaması ciltteki ölü deri tabakasını uzaklaştırarak daha taze ve pürüzsüz bir görünüm elde edilmesini sağlar. İşlevi sadece bu kadarla sınırlı değildir; peeling, cildin yenilenmesini destekleyerek daha genç, canlı bir görünüm kazandırır. Haftada bir veya iki kez uygulanan peeling, gözeneklerin tıkanmasını önler, siyah nokta gibi problemleri azaltmaya yardımcı olur. Peeling uygulamasında dikkat edilmesi gereken en önemli detay, cilt tipinize uygun bir ürün seçmektir. Hassas bir cilde sahipseniz, ince tanecikli ve nazik formüllere sahip peelingler kullanılmalıdır. Aksi takdirde, cildiniz tahriş olabilir, istenmeyen reaksiyonlar gelişebilir. Daha kalın ve yağlı bir cilt yapısı olanlar için ise derinlemesine temizlik sağlayan ve yağ kontrolüne yardımcı peelingler uygun bir seçim olabilir.

Bununla birlikte, ürün seçerken peeling fiyatları da genellikle etkili bir kriter olarak görülür. Her bütçeye uygun çeşitler bulunmakla birlikte, seçiminizi kaliteden ödün vermeden yapmalısınız. Çünkü cildiniz için doğru ürünleri kullanmak uzun vadede daha iyi sonuçlar getirir. Peeling sonrasında cilt genellikle daha hassas bir hale gelir. Bu nedenle, bu adımdan sonra cildinizi yatıştıracak, ihtiyaç duyduğu nemi karşılayacak bir tonik veya nemlendirici ile bakımınızı tamamlamalısınız. Bu adım, ciltte meydana gelebilecek kuruluk ya da tahriş riskini azaltmaya yardımcı olur. Cilt bakımı bir bütün olarak ele alındığında, peeling’in etkisini tam anlamıyla görebilmek için diğer bakım adımları ile uyumlu bir şekilde uygulanması gerektiğini unutmayın. Doğru peeling uygulaması, cildinizin taze, canlı görünmesine yardımcı olurken, bakım rutininizin ayrılmaz bir parçası haline gelecektir.

Nemlendirici: Cildinizin En İyi Dostu

Cilt tipiniz ne olursa olsun, nemlendirme adımı kesinlikle atlanmamalıdır. Nemlendirici kremler, cildin doğal nem dengesini korumaya yardımcı olurken çevresel faktörlere karşı da bir bariyer oluşturur. Kuruluk, ciltte hassasiyet, kaşıntı hatta erken yaşlanma belirtilerinin belirgin hale gelmesine neden olabilir. Bu sebeple, cildinizin ihtiyaç duyduğu nemi karşılamak için doğru bir nemlendirici tercih etmeniz çok önemlidir. Özellikle nemlendirici krem Nivea gibi uzun yılların deneyimine sahip markaların ürünleri, cildiniz için güvenilir ve etkili bir seçenek sunar. Nivea’nın farklı cilt tiplerine uygun olarak geliştirilmiş nemlendirici kremleri, cildinizi beslerken hafif yapısıyla rahatsızlık hissi oluşturmaz. Günlük kullanım için ideal olan bu kremler, cildinize ihtiyacı olan bakımı sağlamak için etkili bir tercih sunar. Nemlendirici kremler sadece cildinizin nemlenmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda pürüzsüz, esnek, ışıltılı bir görünüm elde etmenize yardımcı olur.

Nemlendirmenin bir diğer faydası da cilt bariyerini güçlendirerek, hassasiyet ve tahriş gibi sorunların önülemesini sağlamasıdır. Güzellik rutininizin temel taşlarından biri olan bu adım, cildinizin gün boyu dayanıklı olmasına yardımcı olur. Nemlendirme rutini sırasında, nemlendiriciyi cilde nazik hareketlerle uygulamak ve masaj yaparak yedirmek oldukça önemlidir. Bu uygulama, ciltteki kan dolaşımını hızlandırarak ürünlerin etkisini artırır. Sabah ve akşam olmak üzere gün içinde iki kez nemlendirici kullanmak, cildinizin; parlak, elastik ve sağlıklı bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. Bu adım, uzun vadede cilt sağlığını korumanızı sağlarken, cilt bakım rutininizin en önemli unsurlarından biri haline gelir. Doğru nemlendirme, cildinizin hem sağlıklı görünmesini hem de ışıltılı ve canlı hissetmesini destekler. Uzun vadede, bu adımı ihmal etmemeniz cildinizde esnek bir yapı kazanmanıza katkı sağlar.

Cildinizin Diline Kulak Verin: Doğru Ürün Seçimi

Cildinizin ihtiyaçlarına uygun ürünler seçmek, etkili bir cilt bakımı rutininin temel anahtarıdır. Cilt tipinizin özelliklerini anlayıp ona göre hareket etmek, uzun vadede daha sağlıklı ve canlı bir görünüm elde etmenizi sağlar. Yağlı, kuru, karma veya hassas bir cilt tipine sahipseniz, seçimlerinizin bu özelliklere uygun olması gerektiğini unutmayın. Örneğin, yağlı bir cilt için matlaştırıcı etkili ve fazla yağı dengeleyici ürünler tercih edilmelidir. Kuru ciltler için ise yoğun nemlendirme sağlayan, besleyici içeriklere sahip ürünler ön planda olmalıdır. Hassas bir cildiniz varsa, parfüm ve alkol içermeyen, dermatolojik olarak test edilmiş ürünler uygun olabilir.

Cildinizde hassasiyet veya alerji oluşturan içeriklerden kaçınmanız, cildinizin sağlığını korumanız için kritik bir adımdır. Doğru ürünleri kullanmak, sadece cildinizin görünümünü değil, aynı zamanda genel cilt sağlığınızı da olumlu etkiler. Ayrıca, cilt tipinize uygun olmayan ürünler kullanmak uzun vadede tahriş, akne veya kuruluk gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, cilt tipinize uygun ürün seçmek, cilt bakımında verimli ve sağlıklı sonuçlar almanızı sağlar. Cildinizin özelliklerini tanıyarak, ona ihtiyacı olan bakımı sağladığınızda parlak, sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz. Uzmanlardan destek alarak ve ürün içeriklerini inceleyerek, cildinize en uygun bakım ürünlerini kolayca seçebilirsiniz.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2025/01/cildinizin-hak-ettigi-bakim-temizle-yenile-nemlendir-874.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2025/01/cildinizin-hak-ettigi-bakim-temizle-yenile-nemlendir-874.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2025/01/cildinizin-hak-ettigi-bakim-temizle-yenile-nemlendir-874-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2025/01/cildinizin-hak-ettigi-bakim-temizle-yenile-nemlendir-874.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/cildinizin-hak-ettigi-bakim-temizle-yenile-nemlendir/58420/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Jan 2025 14:17:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hastane randevularında yeni dönem]]></title>
			<description><![CDATA[Hastane randevularında yeni dönem başladı
Sağlık Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) yeni "Onaylı Randevu" dönemi bugün itibarıyla başladı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) yeni "Onaylı Randevu" dönemi bugün başladı. Yeni sistem ile hastalar, aldıkları randevuları randevu tarihinden bir gün önce onaylamak zorunda kalacaklar; aksi halde randevuları iptal edilecek.

Onaylı Randevu Sistemi, hastanelerin ve hekimlerin zamanını daha verimli kullanmalarını sağlamayı amaçlıyor. Randevu tarihinden bir gün önce saat 20.00'ye kadar hastaların randevularını onaylamaları ya da iptal etmeleri gerekiyor. Onay verilmeyen randevular iptal edilerek, hizmet bekleyen diğer hastalara yönlendirilecek.

Bu uygulama ile boş kalan randevu sürelerinde, daha önce sistem üzerinden talepte bulunmuş hastalara öncelik verilecek. Onaylama işlemi, MHRS'nin internet sitesi, mobil uygulaması ve ALO 182 çağrı merkezi üzerinden yapılabilecek.

KANSER HASTALARI VE YAŞLILAR ONAYDAN MUAF

65 yaş üstü bireyler ve kanser hastaları yeni sistemin uygulanmasından muaf olacak.  bu gruptaki hastaların herhangi bir onay vermesi gerekmeyecek

Hastaların ve sağlık sisteminin bu yeni düzenlemeye nasıl uyum sağlayacağı ve sistemin işleyişindeki pratik sonuçları önümüzdeki günlerde netleşecek.

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2024/05/hastane-randevularinda-yeni-donem-4204.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2024/05/hastane-randevularinda-yeni-donem-4204.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2024/05/hastane-randevularinda-yeni-donem-4204-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2024/05/hastane-randevularinda-yeni-donem-4204.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/hastane-randevularinda-yeni-donem/58278/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2024 11:04:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eris korkusu devam ederken Covid-19’un yeni varyantı]]></title>
			<description><![CDATA[Dünya çapında milyonlarca insanın ölümüne sebep olan corona virüsü salgını hortladı... Eris varyantı hızla yayılmayı sürdürürken, 3 ülkede daha önce hiç görülmeyen varyant tespit edildi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2019 yılının son haftalarında Çin’de ortaya çıktıktan sonra milyonlarca insanın ölümüne sebep olan ve milyarlarca insanı evlerine hapseden corona virüsü bitmek bilmiyor…

Corona virüsünün en yeni varyantlarından biri olan Eris varyantıyla ilgili endişeli bekleyiş devam ederken, bilim insanları İsrail, Danimarka ve ABD'de yeni mutasyonlar bulunduğunu duyurdu. Bilim insanları, bu varyantın çok fazla mutasyona uğradığını ve değiştiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, bu yeni corona virüsü varyantının salgının artmasına sebebiyet verebileceğini söyledi. DSÖ’nün Covid-19 Müdahale Ekibi’nin lideri Maria Van Kerkhove de henüz bu varyant hakkında sınırlı bilgiye sahip olduklarını söyledi.

Danimarka’daki Statens Serum Enstitüsü, “Henüz bu varyantın daha ağır bir hastalığa sebep olup olmadığına dair bir bulgu yok” açıklamasını yaptı.

ERİS KORKUSU SÜRÜYOR

Öte yandan Omicron varyantının alt türü olarak ortaya çıkan ve son haftalarda vaka ve ölüm sayısının artmasına sebep olduğu iddia edilen Eris varyantıyla ilgili de açıklamalar geldi.

Burun akıntısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı, halsizlik gibi belirtileri olan Eris varyantı ile ilgili verileri paylaşan yetkililer İngiltere’de Covid-19 sebebiyle hastaneye gitme oranının geçen haftaya göre yüzde 14 arttığını ve ölüm oranının da yüzde 10 arttığını duyurdu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/eris-korkusu-devam-ederken-covid-19-un-yeni-varyanti-2530.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/eris-korkusu-devam-ederken-covid-19-un-yeni-varyanti-2530.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/eris-korkusu-devam-ederken-covid-19-un-yeni-varyanti-2530-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/eris-korkusu-devam-ederken-covid-19-un-yeni-varyanti-2530.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/eris-korkusu-devam-ederken-covid-19-un-yeni-varyanti/57856/</link>
			<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 15:58:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Covid-19 hortladı: Eris varyantı için uzmanlar Eylül ayına dikkat çekti]]></title>
			<description><![CDATA[Dünya çapında milyonlarca insanın ölümüne sebep olan corona virüsü salgınının yeni bir varyantı korku salmaya başladı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2019 yılının son haftalarında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktıktan kısa bir süre içinde küresel bir salgın halini alan ve bütün dünyayı dönüştüren, uzaktan ödeme, sosyal mesafe, Covid-19 aşısı gibi kavramları hayatımıza katan corona virüsü salgınıyla ilgili yeni bir endişe ortaya çıktı…

Bilim insanları ve resmi kurumlar son dönemde Omicron varyantının alt türü olan Eris varyantının giderek yayıldığını açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü, Eris varyantının endişe yarattığını söylerken şu ana kadar 51 farklı ülkede bu virüsün görüldüğü belirtildi. Yetkililer şu an için net bir şey söylemenin yanlış olduğunu belirtse de bu hastalığın yeni bir salgını tetikleyebileceğinin altını çizdi.

“ŞU AN DURUM İYİ AMA…”

Atina-Pire Hastane Doktorları Derneği Başkanı Matina Pagonis bir açıklama yaparak, “Eris varyantı Covid-19’un bitmediğini ve mutasyonların devam ettiğini ve burada olduğunu gösteriyor” dedi. Şu an bu hastalığın seyrinin nasıl ilerlediğinin bilinmediğini aktaran Pagonis, “Şu an belirtiler hafif gözüküyor. Fakat yine de kronik rahatsızlığı olanlar ve yaşlılar çok dikkat etmeli. Sosyal mesafe gibi kişisel önlemler alınmalı” dedi.

Bilim insanları, “Şu an için Eris yavaş yayılıyor gibi gözükebilir. Bunun sebebi yaz tatili ve okulların kapalı olması. Fakat Eylül ayında insanlar ofislere dönmeye başlayacak, okullar açılacak ve daha çok insan hava durumundan dolayı kapalı alanlarda daha çok vakit geçirecek. Bu da hastalığın artmasını tetikleyebilir” dedi.

Eris varyantının özellikle Girit gibi turistik beldelerde yoğun olarak görüldüğüne dikkat .eken bilim insanları Eris varyantının yüzde 20’si Asya’da, yüzde 10’u Avrupa’da ve yüzde 7’si de Kuzey Amerika’da görüldü. Yeni Covid-19 varyantlarından yüzde 18’i Eris varyantı” dedi.

ERİS VARYANTININ BELİRTİLERİ NEDİR?

– Baş ağrısı
– Halsizlik
– Boğazda balgam birikmesi
– Burun akıntısı
– Boğaz ağrısı
– Bir ya da iki gün süren yüksek ateş

Yunan medyasına konuşan bilim insanları, “Sık sık elinizi yıkamayı ve antiseptik kullanmayı unutmayın. Gerekli görülen durumlarda maske takılmalı. Eğer belirtiler hafif seyrediyorsa, evde kalın ve insanlarla etkileşime girmeyin” dedi.

Bilim insanları bu varyantın belirtilerinin 5 gün boyunca geçmemesi durumunda ise hemen hastaneye ya da doktora gidilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/covid-19-hortladi-eris-varyanti-icin-uzmanlar-eylul-ayina-dikkat-cekti-768.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/covid-19-hortladi-eris-varyanti-icin-uzmanlar-eylul-ayina-dikkat-cekti-768.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/covid-19-hortladi-eris-varyanti-icin-uzmanlar-eylul-ayina-dikkat-cekti-768-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/covid-19-hortladi-eris-varyanti-icin-uzmanlar-eylul-ayina-dikkat-cekti-768.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/covid-19-hortladi-eris-varyanti-icin-uzmanlar-eylul-ayina-dikkat-cekti/57832/</link>
			<pubDate>Sat, 12 Aug 2023 19:19:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalp Krizleri Covid Aşısı Yüzünden Mi?]]></title>
			<description><![CDATA[Son zamanlarda artan kalp krizi vakalarının Koronavirüs aşısı ile bir bağlantısı var mı? İşte detaylar...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerinden biri olan kalp krizi oranlarında son zamanlarda gözle görülür bir artış yaşandı. Korona virüs ve sonrasında yapılan aşıların kalp krizi riskini arttırdığı yönündeki söylemler ise vatandaşlar arasında endişe oluşturdu. Pandeminin ardından kalp krizi ile sonuçlanan ölümler ise daha fazla dikkat çekmeye başladı. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammet Necati Murat Aksoy konuya ilişkin merak edilenleri tek tek açıkladı. Son 50 yıldır en sık ölüm sebebinin kalp krizi olduğunu söyleyen Aksoy, bu durumun pandemi ve sonrasında uygulanan aşılarla alakalı olmadığının altını çizdi. Aksoy, uygulanan aşıların kalp krizini arttırdığı yönünde ortaya atılan söylemlere ilişkin herhangi bir bilimsel kanıtın olmadığına da değindi.

“Virüse Veya Aşılara Bağlı Kalp Krizinde Artış Olduğuna Dair Kanıt Yok”


Son 10 yıl içerisinde kalp krizinden ölen insanların sayısının istatistiksel olarak arttığını ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammet Necati Murat Aksoy, “Bizim toplumumuzda, bu coğrafyada aslında son 50 yıldır en sık ölüm nedeni yine kalp krizleriydi, kardiyovasküler ölümlerdi. Ancak pandemiden sonra zannediyorum insanlar etrafta duyduklarını daha çok dikkat etmeye başladılar. Etraflarındaki kalp krizinden öldükleri zaman daha çok dikkat etmeye başladı ve bunu pandemi ile pandemide uygulanan aşılara bağlamaya başladılar. Ama aslında bunların bir bilimsel temeli yok. Baktığımız zaman kalp krizinden ölümlerin, istatistiksel anlamda son 10 yılda sayısı arttığı doğrudur. Ancak bu nüfus artış oranıyla, sigara kullanım oranıyla rahatlıkla açıklanabilmektedir. Dolayısıyla pandeminin veya pandemide yapılan herhangi bir uygulamanın kalp krizlerini arttırdığına dair ne ülkemizde ne de dünyada herhangi bir bilimsel kanıt yoktur. Direkt olarak virüse veya aşılara bağlı olarak kalp krizinde artış olduğuna dair bir kanıt yok” dedi.

“Son Dönemlerde Erken Yaşlarda Kalp Krizi Görüş Sıklığımız Arttı”


Kalp krizini tek bir sebebe bağlayabilmenin mümkün olmadığını, çok faktörlü olduğunu söyleyerek bunu tetikleyen durumlara değinen Aksoy, “Kalp krizinde bizim için erken yaş demek özellikle erkeklerde 45 yaş altı bizim için erken yaş olmuş oluyor. Şimdi son dönemlerde erken yaşlarda kalp krizi görüş sıklığımız arttı. Ama bilimsel olarak soruyorsanız, bunun bir istatistik olarak ortaya dökülmesi lazım. Öyle bir yayınımız yok henüz. Gençlerde artık daha sık gözüküyor diye Türkiye kaynaklı bir yayınımız yok ama dünyada böyle yayınlar var. Yani kalp krizinin, taban yaşının aşağılara doğru çekildiğine dair birtakım yayınlar var. Bundaki sebepler çok faktörlü olabilir. Bunlar artan sıcaklıklar olabilir, sigara ve benzeri mamullerin tütün mamullerinin kullanımı, bunların daha küçük yaşlara kadar inmiş olması olabilir. Onun dışındaki diğer uyuşturucu maddelerin kullanımı olabilir. Alkol kullanım yaşının düşmüş olması olabilir. Beslenme alışkanlıklarımızın gitgide kötüye gidiyor olması hazır gıdaların, çok yağlı gıdaların, kızarmış gıdaların, çabucak yiyip tükettiğimiz gıdaların kalp sağlığına zararlı etkilerini çok önceden beri biliyoruz. Bu beslenme tarzının yaygınlaşması da bunda etkin oluyor. Dolayısıyla son dönemlerde benim kendi şahsi gözlemim bu, tabii genç bireylerde biraz daha fazla kalp krizi görmeye başladık. Ancak bunun altta yatan sebeplerin çok faktörlü olduğunu düşünüyoruz. Yani tek bir sebebe bağlamak mümkün değil” diye konuştu.

 

“1 Derecelik Sıcaklık Artışı Kalp Krizi Riskini Yüzde 4 Artırıyor”


Sıcaklıkların kalp krizi riskini tetiklediğini belirten Doç. Dr. Muhammet Necati Murat Aksoy, “Global, küresel ısınmada bu faktörlerden biri olabilir. Nitekim 2022 yılında yayınlanan bir çalışmada sıcaklık derecelerinde her 1 derecelik artışın, kardiyovasküler olaylarda takip eden bir hafta içerisinde yüzde 4’lük bir artış oluşturduğu ortaya koydu. Yani yüksek sıcaklıkla; kalp krizi ve ani ölüm gibi kardiyovasküler olay risklerinde artış oluyor. Daha önceden kalp damar hastalığı olanlar yani bypass olmuş, kalp yetersizliği var, hipertansiyon hastası bu hastalar özellikle sıcaklara karşı duyarlı. Böyle dönemlerde o sıcak hava dalgasının olduğu zamanlarda mümkün olduğunca içeride kapalı alanlarda kalmaları gerekiyor. En önemlisi de tabii ki su içmeleri. Vücutlarını susuz bırakmamaları gerekiyor. Sıcak havalarda su tüketirken vücudun susamasını beklememek lazım. Susama hissini bekleyip de su içmekten ziyade yarım saatte bir, 20 dakikada bir, bir bardak su tüketerek vücudu sürekli hidrate kalmasını, vücudun sürekli sıvı dengesini korumasını sağlamak lazım” şeklinde konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/kalp-krizleri-covid-asisi-yuzunden-mi-7138.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/kalp-krizleri-covid-asisi-yuzunden-mi-7138.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/kalp-krizleri-covid-asisi-yuzunden-mi-7138-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/kalp-krizleri-covid-asisi-yuzunden-mi-7138.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/kalp-krizleri-covid-asisi-yuzunden-mi/57767/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Aug 2023 12:06:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trabzon’da hekimler 2 günlük greve gittiler!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Trabzon’da dün yapılan basın toplantılarında Hekim-sen, KESK ve SES 2 günlük iş bırakma eylemşine katılacaklarını açıklamışlardı.

Hekim-sen tarafından yapılan açıklamada ‘dövülüyoruz, öldürüyoruz ve ek ödemelerle kandırılıyoruz, 1-2 Ağustos’ta iş bırakıyoruz” derken, Sağlık emekçileri sendikası ise ““Bugün emekçileri ve halkın sağlık alanı ile ilgili yaşadığı sorunlar temelinde uygulamaya konulan "sağlıkta dönüşüm programları yatmaktadır.” Açıklamasını yapmıştı.

Trabzon İl Sağlık Müdürü hakan Usta ise iş bırakan Hekimlerin sayısını açıkladı.

Hakan Usta yaptığı açıklamada “İlimizde kamuda aktif yaklaşık 1.250 uzman ve aile hekimi olup, bugün toplamda yaklaşık %9’u greve katılmıştır” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/trabzon-da-hekimler-2-gunluk-greve-gittiler-5647.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/trabzon-da-hekimler-2-gunluk-greve-gittiler-5647.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/trabzon-da-hekimler-2-gunluk-greve-gittiler-5647-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/08/trabzon-da-hekimler-2-gunluk-greve-gittiler-5647.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/trabzon-da-hekimler-2-gunluk-greve-gittiler/57740/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 14:02:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Aile hekimleri iş bırakıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Artan enflasyon, can güvenliği sorunu, memur maaş zammının yüzde 17.5’ta kalması, ek ödemelerin kök maaşa yansıtılmayacak olmasına tepki gösteren aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları iş bırakıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Sağlık ile ilgili tüm olağanüstü durumlarda, şiddet de dahil olmak üzere daima ön saflarda yer alan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının, özellikle son 10 yılda hem sorunlarının hem de iş yüklerinin giderek arttığını vurgulayan Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, şunları söyledi:

– Artan enflasyon, mantıksız tavan ve teşvik ücretleri, can güvenliği sorunu, memur maaş zammının yüzde 17.5'ta kalması, yapılacak ek ödemelerin kök maaşa yansıtılmayacak olması gibi açık olan ve disiplin yönünden memur gibi değerlendirilirken iş güvencesinin yok edilebileceği gibi net olmayan alt metin detayları ile çözüm beklenen sorunlar çözümsüzlüğe ulaştı. Vatandaşına kamuda hizmet veren hekimler, ebeler, hemşireler bir nevi ceza ile karşı karşıya bırakılarak aile sağlığı merkezleri tercih edilme anlamında cazibesini yitirdi.



AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir

ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ KARŞILIK BULMADI

– 14 Temmuz'da Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren torba yasa kanun değişikliği maddeleri ortaya koydu ki, sağlık hizmeti sürdürülebilir olmaktan çıkarılıyor. Bu duruma gelmemesi adına yapıcı çözüm önerilerimizi kamuoyunda ve ilgili mercilerde dile getirmemiz, maalesef karşılık bulmadı.

EN ÇOK DAR GELİRLİ VATANDAŞLARIMIZ ETKİLENECEK

– Bu nedenle 21 paydaş sivil toplum kuruluşunun bir araya geldiği Sosyal Hizmet, Birlik ve Mücadele Platformu (SABİM) ile çözümsüzlüğün önüne geçmek ve büyük emeklerle inşa edilen aile hekimliği sistemini korumak adına 1-2 Ağustos tarihlerinde sağlık hizmetlerine ara veriyor, çözüm sağlanması adına mücadelemizi çağrıdan öteye geçiriyoruz.

– İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerimizde dahi boş kalan aile sağlığı merkezleri var. Sistemin sonu getiriliyor ve bu durum da en çok dar gelirli vatandaşlarımızı olumsuz etkileyecek. Bu sebeple daha etkin bir çağrı için, sesimizi duyurmak adına ve emeklerin karşılık bulduğu, sistemin yaşadığı bir yapı için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/aile-hekimleri-is-birakiyor-9283.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/aile-hekimleri-is-birakiyor-9283.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/aile-hekimleri-is-birakiyor-9283-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/aile-hekimleri-is-birakiyor-9283.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/aile-hekimleri-is-birakiyor/57707/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 11:08:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı iller arası tayin sonuçları ne zaman açıklanacak?]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı iller arası tayin sonuçları 27 Temmuz 2023 Perşembe günü belli olacak. Yerleştirme sonuçları aynı gün Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü internet adresinde (https://yhgm.saglik.gov.tr/) ilan edilecek.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek 2023 yılı isteğe bağlı iller arası tayin kurası için başvuru süreci geçtiğimiz haftalarda tamamlandı. Kuraya başvuran personelden başvurularını iptal ettirmek isteyenlerin 23.06.2023–25.07.2023 Salı günü saat 18.00'e kadar PBS üzerinden kura iptal başvurusunda bulunabilecek.

SAĞLIK BAKANLIĞI İLLER ARASI TAYİN SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan iller arası tayin kurası takvimine göre sonuçları 27 Temmuz 2023 Perşembe günü açıklanacak.

Yerleştirme sonuçları aynı gün Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü internet adresinde (https://yhgm.saglik.gov.tr/) ilan edilecek.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/saglik-bakanligi-iller-arasi-tayin-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-393.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/saglik-bakanligi-iller-arasi-tayin-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-393.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/saglik-bakanligi-iller-arasi-tayin-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-393-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/07/saglik-bakanligi-iller-arasi-tayin-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-393.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/saglik-bakanligi-iller-arasi-tayin-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak/57691/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 19:51:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlıkta 'yok yılı' Doktor, randevu, ilaç YOK]]></title>
			<description><![CDATA[Genel Sağlık-İş Sendikası, 2022'nin sağlık çalışanlarının geçim derdine düştüğü, hekim göçünün arttığı ve hastaların randevu, doktor ve ilaç bulamadığı bir yıl olduğunu belirtti ve 2022'yi 'yok yılı' olarak niteledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Dr. Derya Uğur, 2022’nin sağlık sektörü için nasıl geçtiğine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

2022’nin sağlık çalışanlarının geçim derdine düştüğü, hekim göçünün arttığı ve hastaların randevu, doktor ve ilaç bulamadığı bir yıl olduğunu belirtti ve 2022’yi ‘yok yılı’ olarak niteledi.

Sendika’dan yapılan yazılı değerlendirmede, “Yurttaşların sağlık hizmetlerine ulaşamadığı, tedavisinin düzenlenemediği, ilacına ulaşamadığı bir yıl geride kaldı. 2022’de yurttaş, MHRS'yi aradı, randevu alamadı, hekime ulaşamadı. Hekime ulaştı; hekim tetkik istedi, tetkik için yakın bir tarihe randevu alamadı. Tetkik yapıldı, teşhis kondu ameliyat olması gerekti, ameliyata gün alamadı” denildi.

Sağlık sektöründeki sorunların tek tek anımsatıldığı açıklamada, sağlık çalışanlarının 2023’te yapılmasını istedikleri taleplere yer verildi.

‘AMELİYATLAR YAPILAMADI, İLAÇ BULUNAMADI’

Kamuda özellikle ameliyatlara girecek hekim bulunamadığının altı çizilen açıklamada, “Ortopedi ve beyin cerrahisi ameliyatları için gerekli malzemesi olmayan hastanelerin yenisini de tedarik edemediği için bu alandaki ameliyatlar yapılamadı. Hastanın tedavisi düzenlendi, ilaç bulunamadı” denildi.

“2022’de döviz kurlarındaki artış, tanı ve tedaviye yönelik tıbbi teknolojik ürünlerin özellikle de ilaç fiyatlarının yükselmesi ve hatta kimi ilaçların bulunamaması sorununu beraberinde getirdi” denilen açıklamada, “Tıbbi teknoloji, ilaç ve aşı üretimi konusunda dışarıya bağımlı olunmasının bedelini 2022 yılında yurttaş, sağlığı ile ödedi” ifadeleri yer aldı.

HEKİM GÖÇÜ ARTTI

Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Dr. Derya Uğur, sağlık çalışanlarının, sağlıkta şiddet ve ekonomik nedenler başta olmak üzere yaşadığı sorunlar nedeniyle istifa yolunu seçtiğiğini anlattı.

“İstifa eden, yurt dışına giden hekim ve deneyimli sağlık personeli sayısında 2022 yılında büyük artış yaşandı” diyen Dr. Uğur, “İyi Hal Belgesi için yapılan başvuru sayısı, 2022 yılının ilk 10 ayında 2 bin 417'yi buldu. 2022 yılında ‘İyi Hal Belgesi” alanların bin 227'si uzman hekim, bin 190'ı ise pratisyen hekimlerden oluştu” diye konuştu.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI GEÇİM DERDİNE DÜŞTÜ

2022’de sağlık çalışanlarının adeta açlığa mahkûm edildiklerini ve “geçim” derdine düştüklerini anlatan Uğur, “Çalıştıkları kurumlarda şiddetsiz gün geçmeyen, mesleki saygınlığı zedelenen sağlık çalışanları; sağlıksız çalışma şartlarında sağlık hizmeti sunmaya çalışırken tükendi” dedi.

Dr. Uğur, “Her geçen gün net bir şekilde yükselen enflasyona karşın; ay sonunda ne kadar maaş alacağını bilmediği bir teşvik-taban-sabit ödeme sisteminde hizmet üreten sağlık çalışanları, yoksulluğa mahkûm edildi” diye konuştu.

‘ŞEHİR HASTANELERİ SİSTEMİNE SON VERİLMELİ’

Dr. Uğur, sağlık çalışanlarının 2023 beklentisini ise madde madde şöyle sıraladı:

* Sosyal devlet anlayışının gereği yerine getirilmeli, ihtiyacı olan herkes için eşit, ücretsiz, ulaşılabilir, bilimsel ve nitelikli sağlık hizmeti sağlanmalı.

* Sağlık hizmetlerine yeterli kamu kaynağının ayrılmasını sağlayacak bir sistem kurulmalı.

* Sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık hizmetleri öncelenmeli.

*  Sağlıkta dönüşümün en büyük icraatı olan Şehir Hastaneleri sistemine son verilmeli.

* Sağlıkta şiddeti önleyecek etkili bir şiddet yasası çıkarılmalı.

‘PERFORMANS SİSTEMİNDEN VAZGEÇİLMELİ’

* Performans sisteminden vazgeçilip, ek değil, tek ödeme sistemine geçilmeli; sağlık emekçilerinin aylık maaşları asgarisi yoksulluk sınırı taban alınarak belirlenmeli. Tüm ek ödemeler emeklilik hesaplamasına dâhil edilmeli.

* Çalışanlar arasında ayrımcılığa gitmeden tüm sağlık emekçilerini kapsayacak kademeli ek gösterge artışı yapılmalı. Tüm sağlık emekçilerine geçmişe etkili olarak yıllık 90 gün yıpranma payı hakkı verilmeli.

* Hasta yükünün artması ancak personel açığının giderilmemesi sağlık hizmetlerinde personel açığını daha da büyütmektedir. Yeterli sayıda kadrolu ve güvenceli olarak sağlık çalışanı istihdam edilmeli, personel açığı kapatılmalı.

* Sağlık emekçileri arasında farklı çalışma biçimlerine son verilmeli; kadrolu, güvenceli çalışma biçimi sağlanmalı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/saglikta-yok-yili-9792.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/saglikta-yok-yili-9792.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/saglikta-yok-yili-9792-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/saglikta-yok-yili-9792.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/saglikta-yok-yili/56968/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Jan 2023 16:26:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meclis üyesi Çakıroğlu'ndan 6 vekile çağrı ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Davut Çakıroğlu, pek bilinmeyen 'Fenilketonüri" hastalığına dikkat çekerek, çocukların zeka gerilemesine neden olan hastalığın tedavisindeki eksiklikleri ortaya koydu. 

Çakıroğlu'nun dikkat çeken açıklaması şöyle:  

Türkiye'de siyasetin en çok kullandığı ve speküle ettiği alan maalesef sağlıktır.
Karar vericiler veya siyasi irade o derece bu alan üzerinden siyaset üretir ki ;arada bir çok hayati gerçek görmezden gelinir.
Randevu almaktan tutun da kan bulmaya kadar bir çok sorun maalesef sağlık sektöründe eksra veya eksrem sorunların oluşmasına neden oluyor.
Sürekli değişen yönetmelikler, sağlık çalışanlarının dahil edilmediği kararlar, yanlış yerlere yapılan gereksiz yatırımlar…
Bunca sorunun içinde öyle bir tanesi var ki ;bir çoğumuz hiç duymadık.
Bu sorun "Fenilketonüri Hastalığı"dır.

HASTALIĞIN TANIMI VE YAYGINLIĞI
İlk defa 1934 de tanımlanan hastalığın, fenilalanin kısıtlı diyetle tedavi edilebileceği ise ;1953 de Bickel tarafından tanımlanmıştır.
Hayatın ilk birkaç ayında sağlıklı bebeklerden ayırt edilemezler,
tedavi edilmezse çocuklarda 5-6’ıncı aylardan sonra zekâdaki gerileme belirgin hale gelir.
Pek çok ülkede yenidoğan taraması ile FKU tespit edilmektedir.
Ailevi geçişli metabolik bir hastalıktır. 
Proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli aminoasid, fenilalanin hidroksilaz isimli enzim eksikliği nedeniyle karaciğerde parçalanamaz. Fenilalanin ve metabolitleri kan ve dokularda birikir. Çocuğun gelişmekte olan beynini harap ederek, ileri derecede zihinsel özürlü olmasına  neden olur.
Klasik fenilketonüri hastalığında şu anda uygulanan tedavi özel beslenme tedavisidir ve yaşam boyu sürmelidir. 
Bu hastalıkta beyin hasarının önlenmesi için, tedavinin hayatın ilk 20 günü içinde başlaması önemlidir.
Her dörtbin yenidoğan bebekten birinde, PKU tanısı alınıyor. Ancak bu genetik hastalığın taşıyıcılığı her 40 kişiden birinde var. Dünyadaki durum ise, ülkelere göre değişiyor. 100 binlerde bir gibi oldukça seyrek görülen veya 25 binde bir, 40 binde bir görülen ülkeler de var” Türkiye, fenilketonüri hastalığının en sık görüldüğü ülkelerden biridir.

SADECE SAMSUN'DA TEDAVİ NOKTASI VAR
Ancak aynı yoğunlukta tedavi merkezleri yok,
Bölgemizde sadece Samsun'da Tıp Fakültesinde tedavi noktası var.
Artvin, Rize, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Ordu ve Trabzon tedavi noktalarının olmadığı bir çok İlden bir kaçı…
Binlerce insan ömür boyu takibi gereken bu hastalık için göç etmek zorunda kalıyor.
Bu hastalık sürekli ve kısa süreli periyodlarda takip gerektiriyor,
 bu takipler hayati derecede önemli.
Protein değerinin belli aralıklarda olması ve buna göre beslenmenin doktor kontrolünde düzenlenmesi gerekiyor.
Trabzon; bölgeye hitap eden bir İl olması hasebiyle ivedilikle bu konuda bir tedavi birimine kavuşturulmalıdır.
Şehrimizi temsil eden vekillerin bu konuda, yetkili kurumlarla eksiklikleri görüşüp gereken desteği sağlamaları zaruridir.
Siyaset esasen bunun için vardır!
Bu konuda yetkili kurumların talebi ve gayreti olduğunu biliyorum ancak hepimiz biliyoruzki siyaset istemeden bu konular çözülemez.
Şehir Hastanesi üzerinden siyaset üreten, sayısız kez basını ve kamuoyunu meşgul eden siyasi aktörlerin, bu hayati konunun çözümü için gerekeni en kısa sürede yapacaklarını umuyorum!
Bunun için defaatle ihale, milyonluk yatırım gerekmiyor.
İhtisası olan bir doktor ve bunun tayini için siyasi iradenin olması yeterli olacaktır.  Çocuklarımız yarınlarımız geleceğimiz onlar adına çok şey istemedik!
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/meclis-uyesi-cakiroglu-ndan-6-vekile-cagri-8881.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/meclis-uyesi-cakiroglu-ndan-6-vekile-cagri-8881.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/meclis-uyesi-cakiroglu-ndan-6-vekile-cagri-8881-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2023/01/meclis-uyesi-cakiroglu-ndan-6-vekile-cagri-8881.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/meclis-uyesi-cakiroglu-ndan-6-vekile-cagri/56963/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Jan 2023 14:30:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trabzon'da Tüp Bebek Merkezi hizmete açıldı]]></title>
			<description><![CDATA[ Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki Tüp Bebek Merkezinin açılışı gerçekleştirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Vali İsmail Ustaoğlu, hastanenin Kaşüstü Kampüsü'nde hizmet verecek merkezin açılışında, bölgede kamu adına ilk defa bir tüp bebek merkezi hizmete girdiğini söyledi.

Bölge açısından önemli bir kazanım olduğuna dikkati çeken Ustaoğlu, "Evlat hasreti çeken gençlerimiz artık İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlere gitmek yerine inşallah evlat sahibi olmaları noktasında bu merkezimiz bundan sonra faaliyet gösterecek. Bu anlamda gerçekten çok anlamlı bir hizmet ve kamuda böyle bir hizmetin açılması da daha ayrı bir anlam katıyor. Belki ekonomik anlamda sıkıntılarla bu merkezlerde çare arayan ailelerimizin sıkıntılarına inşallah merkezimiz deva olacak. Hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu.

İl Sağlık Müdürü Hakan Usta da Karadeniz'de kamuda böyle bir merkezin tek olduğunu dile getirerek "16 merkezde kamuda bu tesisin olduğunu, bizim 17'nci olduğumuzu, 11 ilde yapıldığını, bizim de 12'nci olduğumuzu vurgulamak istiyorum." dedi.

Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Süleyman Türedi de merkezin bölgedeki büyük bir eksikliği gidereceğini işaret ederek "En güzel yatırım insana, insan sağlığına ve geleceğe yapılan yatırımdır ve bu merkez bunun en güzel örneklerinden birisi olacaktır." ifadesini kullandı.



Tüp Bebek Merkezi'nin hayata geçmesi için büyük emek veren hastanenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Şefi Prof. Dr. Yeşim Bayoğlu Tekin, güzel işlere imza atmak istedikleri merkezde 5 kadın doğum, 3 de embriyoloji uzmanının çalışacağını aktardı.



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/11/trabzon-da-tup-bebek-merkezi-hizmete-acildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/11/trabzon-da-tup-bebek-merkezi-hizmete-acildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/11/trabzon-da-tup-bebek-merkezi-hizmete-acildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/11/trabzon-da-tup-bebek-merkezi-hizmete-acildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/trabzon-da-tup-bebek-merkezi-hizmete-acildi/56675/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 16:56:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Cihangir Erem Yeniden  "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" Listesinde]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özel İmperial Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Erem, 3. kez “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde yer alma başarısı gösterdi. 

Stanford Üniversitesi’nden bilim insanlarının 2020 yılından itibaren her yıl gerçekleştirdiği dünyanın en etkili bilim insanlarının sıralandığı son liste (Version 4) 10 Ekim 2022 tarihinde,  bilimsel, teknik ve tıbbi içerik konusunda uzmanlaşmış Hollanda merkezli yayıncılık şirketi olan Elsevier tarafından yayımlandı. Liste hazırlanırken alanında en az 5 makale yayınlamış yaklaşık 9 milyon bilim insanının akademik performansı değerlendirildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi ve Trabzon Özel İmperial Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Erem, 3. kez “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde yer alma başarısı gösterdi. 
Prof. Dr. John P. A. Ioannidis ve araştırma ekibi tarafından, 22 anabilim dalı ile 176 alt bilim dalında,  2021 alıntı yılına göre, ilk yüzde 2’lik dilimde bulunan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesi “Kariyer boyu etki” ve “Yıllık etki (2021 yılı çalışmalar)” olarak iki kategoride listelendi. Liste oluşturulurken akademik performansın en somut çıktıları olarak kabul edilen; nitelikli yayın sayısı, makalelerinin yayımlandığı derginin etki değeri, yazarın çalışmalarına yapılan atıf sayısı, h-indeks, hm-indeks, patent sayısı, ilk isim ve tek isim makale sayısı, atıf alan makale sayısı ve atıf yapan makalenin yayımlandığı derginin etki değeri gibi temel ve ciddi uluslararası ölçütler kullanıldı. "Kariyer boyu etki" kategorisindeki sıralamada  listeye KTÜ Tıp Fakültesinden sadece Prof. Dr. Cihangir Erem girdi. 


Bilim insanlarının kariyerleri boyunca yaptıkları çalışmalar dikkate alınarak oluşturulan Kariyer boyu etki kategorisindeki sıralamada 195 bin 605 bilim insanı içerisinde Türkiye’den 897, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) ise 16 öğretim üyesi yer aldı. Dr. Cihangir Erem, bu listede Türkiye sıralamasında 160. ve KTÜ sıralamasında 4. oldu. Kendi araştırma alanında ise dünya sıralamasında 1604. ve Türkiye sıralamasında ise 4. olma başarısını gösterdi. Türkiye’de Endokrinoloji ve Metabolizma Alanında uzman olan sadece 3 akademisyen listeye girmeye hak kazandı. . Dr. Cihangir Erem, Türkiye’de Tıp Alanında listeye giren 95 kişi arasında 29. sırada yer aldı. 

Bilim insanlarının sadece “2021 yılı çalışmaları” dikkate alınarak oluşturulan listede ise, yüzde 2’lik dilime giren 200 bin 409 bilim insanı sıralandı. Sıralamaya Türkiye’den 1203 öğretim üyesi girerken, bu listede KTÜ’den 23 öğretim üyesi yer aldı. Dr. Cihangir Erem, bu listede Türkiye sıralamasında 309. ve KTÜ sıralamasında ise 6. oldu. Türkiye’de Endokrinoloji ve Metabolizma Alanında listeye giren 3 bilim insanı arasında 2. sırada yer aldı. 
Art arda 3 yıl boyunca her yıl böyle çok önemli bir listede yer almanın kendisini çok mutlu ettiğini ve büyük bir onur duyduğunu ifade eden ve başarıya giden yolda zamanı çok iyi değerlendirme, belli bir plan-program dahilinde ciddiyet, azim ve kararlıkla disiplinli çalışmanın çok önemli ölçüler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Cihangir Erem, Doğu Karadeniz Bölgesinin ilk Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı ve profesörüdür. 1995 yılından itibaren Doğu Karadeniz Bölgesinde ilk defa Diyabetes Mellitus (Şeker Hastalığı), Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon), Hiperlipidemi (Kanda Kolesterol Yüksekliği) ve Guatr hastalıklarının toplumdaki sıklığını ve risk faktörlerini, kurucusu ve yöneticisi olduğu araştırma grubu ile (Trabzon Endocrinological Study Group) araştırmıştır. Yaklaşık 20 yıldır devam eden bu araştırmalar gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı (uluslararası) ciddi ve saygın bilimsel dergilerde yayınlanmıştır.
Dünya çapında üst düzey bilim insanın yer aldığı herkese açık veri tabanına ve listeye https://elsevier.digitalcommonsdata.com/datasets/btchxktzyw/4 adresinden ulaşabilirsiniz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/10/prof-dr-cihangir-erem-yeniden-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/10/prof-dr-cihangir-erem-yeniden-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/10/prof-dr-cihangir-erem-yeniden-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/10/prof-dr-cihangir-erem-yeniden-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/prof-dr-cihangir-erem-yeniden-dunyanin-en-etkili-bilim-insanlari-listesinde/56622/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Oct 2022 14:36:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SMA'lı 13 aylık Aybars bebek, 3 kez kalp krizi geçirdi]]></title>
			<description><![CDATA[Antalya'da, SMA hastası 15 aylık Aybars Karadağ, 9 cihaza bağlı yaşam mücadelesi veriyor. Aybars'ın 3 kez kalp krizi geçirdiğini, 4'üncü krize kalbinin dayanamayacağını belirten Serap Karadağ (32), Evladım yaşasın, kilo almasın, diye aç bırakmak zorundayım. 15 aylık olmasına rağmen şu an diyet uyguluyoruz. 13 kilo ve 2 yaşın altında tedavi olması gerekiyor." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya’da 15 ay önce dünyaya gelen Aybars Karadağ, 2 aylıkken yolculuk sırasında fenalaştı. Bunun üzerine Karadağ ailesi, Aybars’ı hastaneye götürdü. Kalp krizi geçirdiği tespit edilen Aybars bebek, özel hastaneye kaldırılarak yoğun bakım ünitesinde tedavi görmeye başladı. Solunumunda sıkıntı tespit edilen Aybars’a, SMA testi yapıldı.

3 aylıkken SMA testi pozitif çıkan Aybars bebeğe, 3,5 aylıkken trakeostomi (gırtlakta nefes alma deliği) yapıldı. Yoğun bakımda tedavi gördüğü sırada 6 aylıkken ikinci kez kalp krizi geçiren Aybars, 15 dakika sonra hayata döndürüldü. 5 aylık tedavisinin ardından evine çıkarılan bebek, koronavirüse yakalandı. Tekrar getirildiği hastaneden yoğun koronavirüs tedavisinden sonra evine gönderilen Aybars bebek, 13 aylıkken üçüncü kez kalp krizi geçirdi. Annesinin kalp masajı yapması sonucu hayata tutunan Aybars bebek, 9 cihaza bağlı yaşam mücadelesi veriyor.

‘DÜNYA BAŞIMIZA YIKILDI’

Serap Karadağ, Aybars’a yapılan SMA testi sonucunun pozitif çıkması üzerine inanmadıklarını, bu nedenle ikinci kez test yaptırdıklarını anlattı. Karadağ, İkinci test de pozitif çıktı. SMA hastası olduğunu öğrenince dünya başımıza yıkıldı. ‘Ne yaparız?’ diye çok düşündük. Oğlumu kucağıma alıp ablasıyla parka götürüp oyunlar oynaması hayalini kurarken Aybars’ın hasta olduğunu öğrendik” dedi.

‘DÖRDÜNCÜ KALP KRİZİNİ ATLATAMAZ’

Aybars’ın 9 cihaza bağlı yaşam mücadelesi verdiğini anlatan Serap Karadağ, Cihazları yaşından büyük. Üç kez kalp krizi geçirmiş bir bebek. Ne kadar dayanırız bilmiyoruz. Doktor, dördüncü kalp krizini atlatamayacağını söylüyor” diye konuştu.

Aybars’ı kucağına alma hayali yaşadığını belirten Serap Karadağ, Birlik olur, el ele verirsek Aybars ilacına kavuşur. Sadece oğlumun yaşamasını, nefes almasını istiyorum. İmkan oldukça insanlardan destek bekliyorum. Nefes alsın, ‘anne’ diyebilsin, diye destek bekliyorum. 15 aydır oğlumun sesine hasret bir anneyim. Anne kucağı görmemiş bir bebek. Oğlumun sesi ince mi, kalın mı, nasıl bir şey; bilmiyorum. Anne olarak sadece evladımın yaşamasını istiyorum” dedi.

‘EVLADIM YAŞASIN, KİLO ALMASIN, DİYE AÇ BIRAKIYORUM’

Serap Karadağ, Aybars’ın yaşıtları gibi kalkıp parklarda oyun oynamasını istiyorum. Oğlum 15 aylık olmasına rağmen salonumda yemek kuramaz oldum. Aybars her şeyin bilincinde ve farkında. Yemek kokusunu alabiliyor. Biz burada yemek yediğimiz zaman Aybars gözümüzün içine bakabiliyor. Aylardır salonuma sofra kurmamış bir anneyim.

Kızıma yemek yediremez bir anne oldum. Çünkü birini aç bırakırken diğerini doyurmak zorundayım. Evladım yaşasın, kilo almasın, diye aç bırakmak zorundayım. 15 aylık olmasına rağmen Aybars’a şu an diyet uyguluyoruz. Çünkü yaş ve kilo kriterlerimiz var. 13 kilo ve 2 yaşın altında tedavi olması gerekiyor.

Yüzde 96 oranında iyileşme oranı yüksek olan bir bebek. 2 yaşının altında tedavisine ulaşabilmek için herkesten destek bekliyorum. Oğlumun sesi duyulsun. Tedavisine ulaşabilmek için eksik olan 30 milyon liranın tamamlanması konusunda herkesten destek bekliyorum” dedi.

AYBARS’IN KAMPANYASI YÜZDE 17’DE

Baba Barış Karadağ (33) ise Aybars’ın kalp ritimlerinde bozukluk olduğunun söylendiğini belirterek, Üç kez kalp krizi geçirdiğini ve dördüncüsünü atlatamayacağını söylediler. Kampanyamız yüzde 17’de. 10 aydır devam ediyor.

Kampanyamız gerçekten çok yavaş ilerliyor. Oğlumuzun iyileşip sağlığına kavuşmasını istiyoruz. Aybars doğmadan önce tek bir hayalim vardı. Evin yan tarafında büyük bir çayır var. Kızımla beraber bazen oynardık. Aybars doğduğunda üçümüz top oynamayı isterdik ama Aybars hasta doğdu. Şimdi tek hayalimiz var bunu gerçekleştirmek istiyoruz” diye konuştu.

Tuğsem Nur Karadağ (5) ise kardeşi Aybars’ı öperek, Sen çok yakışıklısın, şeker gibisin. Aybars, hadi sen kalk da oyun oynayalım. Daha da yakışıklı ol. O kadar yakışıklı ol ki bütün kızlar senin yanında dolaşsın. Ağlama olur mu?” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/sma-li-13-aylik-aybars-bebek-3-kez-kalp-krizi-gecirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/sma-li-13-aylik-aybars-bebek-3-kez-kalp-krizi-gecirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/sma-li-13-aylik-aybars-bebek-3-kez-kalp-krizi-gecirdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/sma-li-13-aylik-aybars-bebek-3-kez-kalp-krizi-gecirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/sma-li-13-aylik-aybars-bebek-3-kez-kalp-krizi-gecirdi/56445/</link>
			<pubDate>Fri, 02 Sep 2022 12:36:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Batı Nil Virüsü Yunanistan’da can aldı, Türkiye için uyarı geldi]]></title>
			<description><![CDATA[Yunanistan'da can kayıplarına neden olan 'Batı Nil Virüsü' ile ilgili uzmanlardan uyarı geldi. Hastalığı taşıyan Kuleks türü sivri sineğe karşı tedbir alınması gerektiğini ifade eden uzmanlar Batı Nil Virüsü aşısı ve etkili bir antiviral ajanı olmadığını da dile getirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sivrisineklerle bulaşan Batı Nil Virüsü, Yunanistan’da 10’dan fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, uzmanlar virüsün göçmen kuşlarla Türkiye’ye taşınabileceği uyarısı yaptı.

AŞISI YA DA TESTİ HENÜZ YOK

Uzmanlar, Batı Nil Virüsüne ‘Kuleks’ türü sivrisineklerin vektörlük yaptığını belirterek, bunların göçmen kuşlar, uçak ve gemilerle taşınabileceğini belirtti. Henüz aşısı ve test yöntemi olmayan Batı Nil Virüsü’nden korunmak için sivrisinek ısırıklarına karşı önlem alınması gerektiğini belirten uzmanlar, evlerde sinek kovucular kullanılması, uzun kollu giyinilmesi önerisinde bulundu.

İSTANBUL’DA DAHA ÖNCE GÖRÜLMÜŞ VAKALAR VAR

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Viroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kenan Midilli, Batı Nil Virüsü’ne yakalanan kişilerin çoğunda belirti görülmediğini dile getirerek şunları söyledi:

“İstanbul’da daha önce görülmüş vakalar var. Ana taşıyıcısı bir sivrisinek türü olan Kuleks. Normalde virüs sivrisinekler ve kuşlar arasında görülüyor. İnsanların yüzde 80’inde belirti göstermiyor. Ancak yüzde 20 insanda yüksek ateş, kırıklık, halsizlik, kusma, baş ağrısı, vücutta döküntüler oluşuyor. 2-6 gün arasında değişen bir hastalık süresi var.

Bu konuda yapılacak testler var. Antikor testi yapılabilir. Bulaşan kişilerin 150’de birinde ağır hastalıklar oluşuyor. Sinir sistemi tutulması oluşuyor. Sinir sistemi tutulumu daha çok çocuklarda ve 50 yaşın üzerinde görülüyor.

Kronik alkol kullanımı, altta yatan başka hastalıklar, diyabet, hipertansiyon da riskli gruplar arasında. Covid-19’dan hatırlayacağımız risk faktörleri, çocuk kısmı hariç, geçerli. Açık alandaki aktivitelerde ısırması daha kolay oluyor.

Sivrisinek popülasyonunu azaltacak yöntemler var. Ama kişisel olarak sivrisineklere maruz kalmaktan kaçınmalıyız. Kapı ve pencerelerden girişlerini engelleyecek yöntemler kullanılmalı, sinek kovucuları kullanılmalı, uzun kollu giyinilmeli. Bu virüsün aşısı ve etkili bir antiviral ajan yok”

“GÖÇ AYLARINDA EYLÜL-EKİM’DEN MAYIS-HAZİRAN’A KADAR GÖRÜLEBİLECEK”

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erdal Polat ise, Batı Nil Virüsü’nü bulaştıran ‘Kuleks’ türü sivrisineklerin İstanbul’da en fazla bulunan tür olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:

“İstanbul’a gelir, hiç kuşkunuz olmasın. Çünkü bunlar göçmen kuşlarla taşınan sivrisineklerin de vektörlüğünü yaptığı, virüs enfeksiyonu dediğimiz bir enfeksiyon türü.

Hastalık Batı Nil Virüsü olarak isimlendirilir. Özellikle göçmen kuşların göç ayları Eylül, Ekim ile Mayıs ve Haziran’a kadar görülebilecek. İstanbul’da şu an bildiğim kadarıyla bildirilen bir vaka yok ama, olabilir.

Bazıları, özellikle ‘Aedes’ türü üzerinde durarak yanlış yapıyor. Kuleks aslında virüs enfeksiyonu bulaştıran, İstanbul’un da florasını oluşturan sivrisinek türüdür. Nerede var? Silivri’de, Belgrad ormanlarında var. Başakşehir’den Karadeniz’e açıldıkça, Riva’da vardır.

Sivrisinekler buna vektörlük yapıp insanlara bulaştırıyor. Özellikle üredikleri alanlar, bu durgun tatlı sulardır. Aedes özellikle ormanlık alanda, yağmur yağdıktan sonra ağaç kabuklarında biriken sularda görülüyor. Kullanılmayan lastiklerin içerisinde biriken sularda ürerler.

Ama asıl Kuleks’in özelliği her ortamda ürüyor. Lağım çukurlarında bile ürüyorlar. Kanalizasyonda bile yürüyen bir sinek türüdür ki, onun için İstanbul’da menenjite neden oluyor. Biliyorsunuz menenjit hastalığının en son aşamasıdır. Bununla birlikte nörolojik birtakım bulgulara neden olabiliyor”

“DÜNYADAKİLER İLE GENETİK FARKLARI YOK”

Doç. Dr. Erdal Polat,  virüse karşı tedavi yöntemi olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya bunu başaramadı. 1936’da bulunmuş bir virüs türü, dünyada yayılıyor. Kimse bunun üstesinden gelemedi. Biz bunu yok edebilir miyiz? Kusura bakmayın öyle bir sistem yok. Sivrisinek mücadelesinde yöntemlerden biri o ülkeye girişini engellemek.

Öyle bir şansınız yok. Türkiye’ye yurt dışından gelen sivrisineğin yaşaması, çoğalamaması için hiçbir neden yok. Çünkü ortam, sıcaklık, koşullar uygun. Bunlar gemilerle, uçaklarla gelebiliyorlar. Hemen hemen genetik olarak hiçbirinde fark yok. Beni ısıran, kanımı emen sivrisinekleri toplayıp, türüne bakıyorum. Benim evimdeki sineklerden Kuleks çıktı.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/bati-nil-virusu-yunanistan-da-can-aldi-turkiye-icin-uyari-geldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/bati-nil-virusu-yunanistan-da-can-aldi-turkiye-icin-uyari-geldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/bati-nil-virusu-yunanistan-da-can-aldi-turkiye-icin-uyari-geldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/bati-nil-virusu-yunanistan-da-can-aldi-turkiye-icin-uyari-geldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/bati-nil-virusu-yunanistan-da-can-aldi-turkiye-icin-uyari-geldi/56443/</link>
			<pubDate>Fri, 02 Sep 2022 11:39:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Omicron varyantının ilk belirtileri değişti: Covid-19 bulaşanlara uyarı]]></title>
			<description><![CDATA[Dünya çapında 6 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan corona virüsünün en çok mutasyona uğrayan türü olan Omicron varyantının ilk belirtilerinin değiştiği açıklandı. Eskiden koku kaybı ve nefes darlığı gibi belirtilerin olduğu corona virüsünün yeni belirtileri arasında boğaz ağrısı öne çıkmaya başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bilim insanları 2019’un sonundan beri bütün dünyaya korku salan corona virüsü salgınıyla ilgili yeni açıklamalar yaptı… İngiliz medyasında yer alan haberlerde, Covid-19’un öne çıkan belirtilerinin değiştiğine dair araştırmalar yayınlandı.

Araştırmalarda, Covid-19’un ilk dönemlerinde görülen tat-koku kaybı, nefes darlığı, beyin sisi gibi belirtilerin artık görülmediği belirtilirken, son 3 yıl içinde Covid-19’un belirtilerinde kayda değer bir değişimin olduğuna da vurgu yapıldı.

Şu an en çok bulaşan ve dominant varyant haline gelen Omicron BA.5’in belirtilerinin orijinal virüse oranla çok farklı olduğu belirtilirken en baskın belirtiler ise oranlarıyla sıralandı.

HER 100 KİŞİDEN 53’ÜNDE GÖRÜLÜYOR

Bilim insanlarına dayandırılan haberde, boğaz ağrısının en baskın belirti olduğu ve Omicron varyantı bulaşan kişilerin yüzde 53’ünde tespit edildiği açıklandı. Boğaz ağrısının Delta varyantı bulaşan kişilerin sadece yüzde 34’ünde görüldüğü de kayıtlara geçti.

Omicron varyantının bir diğer baskın belirtisi ise baş ağrısı oldu. Omicron’un sebep olduğu baş ağrısının çok keskin olduğu ve kafanın iki tarafında oluştuğuna dikkat çekilirken, “Bu ağrılar 3 günden uzun sürebiliyor” denildi.

KULUÇKA SÜRESİ DE KISALDI

Omicron bulaşan hastalarda yaygın olarak görülen iki belirtinin ise burunda tıkanıklık ve kuru öksürük olduğu da duyuruldu. Bu belirtilerin ardından gelen en yaygın Omicron belirtileri ise sırasıyla burun akıntısı, balgamlı öksürük, ses kısıklığı, kas ağrısı, halsizlik, yüksek ateş, mide bulantısı olarak görülüyor.

Öte yandan corona virüsünün Omicron varyantıyla birlikte kuluçka süresinin de kısaldığı kaydedildi. 2019’da Wuhan’da tespit edilen Covid-19 virüsünde kuluçka süresinin 5.2 olduğu belirtilirken Omicron varyantında ise bunun 3.42 güne düştüğü belirtildi.

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/omicron-varyantinin-ilk-belirtileri-degisti-covid-19-bulasanlara-uyari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/omicron-varyantinin-ilk-belirtileri-degisti-covid-19-bulasanlara-uyari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/omicron-varyantinin-ilk-belirtileri-degisti-covid-19-bulasanlara-uyari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/09/omicron-varyantinin-ilk-belirtileri-degisti-covid-19-bulasanlara-uyari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/omicron-varyantinin-ilk-belirtileri-degisti-covid-19-bulasanlara-uyari/56429/</link>
			<pubDate>Thu, 01 Sep 2022 14:22:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Belirti vermeden ilerliyor! Uzmanından beyin tümörü uyarısı]]></title>
			<description><![CDATA[Yeni doğan çocuklardan ileri yaştaki bireylere kadar herkesi etkileyebilen beyin tümörü, ölüme kadar gidebilen çok ciddi sonuçlara yol açabiliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selçuk Aydın, genelde başlangıçta belirti vermeyen ancak ilerledikten sonra baş ağrısı ve uyku düzeni bozuklukları gibi kendini gösteren semptomların en önemli belirtiler olduğunu söylüyor.

Beyin tümörü, kafatasının içerisinde olmaması gereken yeni bir dokunun oluşması veya burada bulunan bir dokunun kontrolsüz büyümesi anlamına gelir. Bu tümörlerden bazılarının uzun süre belirti vermeden büyüyebildiğini söyleyen Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selçuk Aydın, "Baş ağrısı, epilepsi (sara) nöbetleri, dalgınlık, kişilik değişiklikleri, konuşma ve anlamada güçlük, uyku düzeni bozuklukları, vücudun bir yarısında güçsüzlük veya his kaybı, yürüme güçlüğü en yaygın görülen belirtilerdir" dedi.

HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR

Beyin hücrelerinin yenilenmesi sırasında kopyalamada meydana gelen anormal hücrelerin büyümesi ve bir kitle haline gelmesi beyin tümörü olarak adlandırılmaktadır. Yeni doğanlardan ileri yaştaki kişilere kadar her yaşta görülebilen beyin tümörü kafatası içinde basınca neden olmaktadır. Tehlikeli sonuçları olabilen bu hastalığın genellikle ileri evrelere gelene kadar belirti vermeden ilerleyebildiğini söyleyen Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selçuk Aydın, konu ile ilgili açıklamalarda bulundu.

TÜMÖRÜN BELİRTİLERİ TÜMÖRÜN BEYNİ ETKİLEDİĞİ YERE GÖRE DEĞİŞİKLİK GÖSTERİR

"Beyin tümörü belirti vermeye başladığında genelde ya ileri evrede ya da büyük boyutlarda olur" diyen Op. Dr. Selçuk Aydın, "Maalesef bu hastalıkta erken tarama testleri şeklinde bir uygulama yoktur, ancak bazı tümörler başka bir şikayet sebebiyle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanabilir. Tümörün belirtileri, tümörün beyni etkilediği yere göre değişiklik gösterir. Baş ağrısı, epilepsi (sara) nöbetleri, dalgınlık, kişilik değişiklikleri, konuşma ve anlamada güçlük, uyku düzeni bozuklukları, vücudun bir yarısında güçsüzlük veya his kaybı, yürüme güçlüğü en yaygın görülen belirtilerdir. İşitme siniri üzerinde gelişen iyi huylu kitle, işitme kaybı ve denge bozukluğuna sebep olabilir. Görme siniri üzerinde oluşan bir tümörde görme kaybı gelişebilir. Hipofiz bezi tümörlerinde görme kaybı, hormonal değişikliklere bağlı olarak adet düzensizlikleri, çocuk sahibi olamama, psikolojik bozukluklar, büyüme ve gelişme bozuklukları görülebilir. Beyin sapı tümörlerinde tat bozuklukları, yutma güçlükleri gelişebilir" diye konuştu.

BEYİNDE OLUŞAN HER TÜMÖR MUTLAKA KONTROL ALTINDA TUTULMALI

Beyin tümörlerinin oluşum mekanizmasına göre ikiye ayrıldığını belirten Op. Dr. Aydın, şunları söyledi:

"Birincisi, primer beyin tümörleri yani kafatası içinde yer alan herhangi bir dokudan köken alanlar; ikincisi sekonder beyin tümörleri yani vücudun başka bir yerinden gelen yani metastatik tümörler. Ayrıca beyin tümörleri genetik davranışlarına göre de ikiye ayrılır; malign beyin tümörleri (habis, kötü huylu diye de bilinir) ve benign beyin tümörleri (iyi huylu tümörler). Beyne başka bir bölgeden gelen tümörler malign yani kötü huylu tümörlerdir. Kafatası içinde yer alan kitleler iyi huylu olsalar bile beyin üzerine yaptıkları mekanik baskı, sıkıştırma, ittirme, beyin dokusunda ödem, kimyasal etkiler nedeniyle aslında hastalara ciddi zarara yol açan hatta ölüme neden olabilen kitlelerdir. Bu nedenle iyi huylu tümörlerin birçoğu takip edilirler ve tesadüfen saptanırlar. Bunların çoğunluğu kist yapısındadır. Büyüme potansiyeli olan veya büyük kitleler cerrahi olarak çıkartılırlar, daha sonra bir süre takip edilirler. Kötü huylu beyin tümörlerinin cerrahi tedavisinde radyoterapi, kemoterapi, gamma knife gibi yöntemler uygulanır."

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/belirti-vermeden-ilerliyor-uzmanindan-beyin-tumoru-uyarisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/belirti-vermeden-ilerliyor-uzmanindan-beyin-tumoru-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/belirti-vermeden-ilerliyor-uzmanindan-beyin-tumoru-uyarisi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/belirti-vermeden-ilerliyor-uzmanindan-beyin-tumoru-uyarisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/belirti-vermeden-ilerliyor-uzmanindan-beyin-tumoru-uyarisi/56404/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Aug 2022 12:04:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eczacılar kepenk kapatacak: Her beş ilaçtan biri bulunamıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, ilaçtaki sıkıntının arttığını ve ekonomik sorunlardan dolayı birçok eczanenin kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Ercanlı, "Türk Eczacılar Birliği bir eylem takvimi hazırladı. Ekim ayı içerisinde büyük bir eczacı mitingi planlanıyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cem YILDIRIM

Eczanelerde sorun her geçen gün büyüyor. Türk Eczacılar Birliği'nin Ekim ayında miting planladığını kaydeden Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, “Bu sistem maalesef birçok eczaneyi süreç içerisinde kapanma noktasına getirecek. Birçok meslektaşımız şimdiden mesleği bırakıyor, eczanesini devrediyor, ya da kapatıyor'' dedi ve şunları söyledi:

“BEŞ İLAÇTAN BİRİNİ, HASTALARIMIZA VEREMİYORUZ”

*İlaç fiyat kararnamesi ile sıkıntının çözülmeyeceğini söyledik. Şu anda da yüzde 17 ilaç yokluğu yaşıyoruz. Beş ilaçtan birini, hastalarımıza veremiyoruz.

“SİSTEM TIKANDI”

*Bunlar da kritik öneme haiz olan ilaçlar. İlaç fiyatları şu an Euro kuru olarak 7.86'yla çarpılıyor. Reel kurla arasında çok ciddi bir uçurum var.

*Bizler ilacın zamlanmasını isteyen tarafta değiliz. Önemli olan halkın ilaca ulaşmasıdır. Sağlık Bakanlığı’nın ‘En ucuza alır, en ucuza getirir, en ucuz fiyatı veririm' mantığı ile sistem tıkandı.

“EYLEM YAPILACAK”

Kamudaki binlerce eczacılarımızın da hem çalışma şartları hem özlük haklarında çok ciddi problemler var. Kamudan emekli olanlar için de durum aynı.

*Türk Eczacılar Birliği bir eylem takvimi hazırladı. Ekim ayı içerisinde büyük bir eczacı mitingi planlanıyor. Hiç istemeyiz ama, eczaneleri kapatma eylemine kadar gidecek bir süreci de hep birlikte yaşayabiliriz.

“HER İKİ ECZANEDEN BİRİ KAPANMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA”

*Bu sistem maalesef birçok eczaneyi süreç içerisinde kapatmak zorunda bırakacak. Eczaneler ekonomik anlamda bu işin yükünü çekemez durumda.

*Her iki eczaneden biri kapanma riskiyle karşı karşıya. Yasal çerçevede sesimizi sonuna kadar duyuracağız ve hakkımızı alana kadar da mücadelemize devam edeceğiz

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/eczacilar-kepenk-kapatacak-her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/eczacilar-kepenk-kapatacak-her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/eczacilar-kepenk-kapatacak-her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/eczacilar-kepenk-kapatacak-her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/eczacilar-kepenk-kapatacak-her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor/56388/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Aug 2022 20:52:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni kabus]]></title>
			<description><![CDATA[Korona virüs pandemisi ile maymun çiçeği virüsü endişesinden sonra bu defa da Hindistan'da Domates gribi baş gösterdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şimdiye kadar 82 çocukta tespit edilen virüsün belirtileri arasında ateş, vücutta kabarcıklar, ishal, kusma ve halsizlik var. Şu an için herhangi bir aşısı olmayan hastalıkla ilgili çalışmalar devam ediyor.

Dünya 2 yıldan fazla süredir Kovid-19 ile mücadele ediyordu. Salgının epidemiye dönüşmesinin ardıdnan ise birkaç ay önce ortaya çıkan maymun çiçeği virüsü uluslararası alanda endişe yaratmaya devam ediyor.

 Şimdi ise Domates gribi ortaya çıktı. Domates gribi olarak bilinen bu hastalık Hindistan'da ilk olarak mayıs ayında tespit edildi. Hastalık şimdiye kadar ülkenin Kerala eyaletinin Kollam bölgesi ve yakınlarında bulunan Anchla, Aryankavu ve Neduvathur'da görüldü. İlk alınan bulgulara göre şimdiye kadar 5 yaşın altındaki 82 çocuk bu hastalığa yakalandı. Şimdiya kadar bilinen çocukların yaş aralığı ise 1-9 arası. Uzmanlar, bu dönemde çocukların bağışıklığının düşük olmasından dolayı hastalığa daha çok yakalandığını ifade ediyor. Küçük çocuklarda bebek bezi kullanımı, kirli ellerle yüze dokunma ve ağza bir şeyler sokmadan dolayı hastalığun bulaşıcılığı artıyor.

 Hastalığın belirtileri ise şöyle sıralandı:

 Ateş

 Ağızda yara

Ellerde, ayaklarda ve kalçalarda kabarcıklı döküntü

Vücut ağrısı

Eklem şişmesi

Tükenmişlik hissi

Cilt tahrişi

Dehidrasyon

Karın ağrısı

İshal Kusma

Şu an için Domates gribi ölümcül olarak görülmüyor

Ancak hastalığın herhangi bir tedavisi yok. Hastalık şikayetiyle gidenlere ise doktorlar bol sıvı tüketimi ile istirahat öneriyor.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/yeni-kabus.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/yeni-kabus.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/yeni-kabus_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/yeni-kabus.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/yeni-kabus/56343/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Aug 2022 13:55:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Her gün hamburger ve patates kızartması yemek Alzheimer riskini artırıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Tedavi yöntemi olmadığı için çağın korkulan hastalıklarından biri olan Alzheimer ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Son olarak Sao Paulo Üniversitesi'ndeki bilim insanları on yıl boyunca 10 bin kişiyi izleyerek daha fazla işlenmiş gıda tüketenlerin, neredeyse hiç yemeyenlere göre yüzde 28 daha fazla bilişsel gerileme yaşadığını buldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hamburger ve patates kızartması ya da sosis sevenler için kötü haber. Bu tip işlenmiş gıdalar Alzheimer riskini artırıyor.

Bilim insanları Alzheimer hastalığı ile ilgili araştırmalarında yeni bir sonuca daha ulaştılar. Sao Paulo Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, günde bir hamburger ve patates kızartması veya iki sosis yemenin, Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırabileceğini buldu.

On yıl boyunca 10 bin kişiyi izleyen Brezilyalı araştırmacılar, kalorilerinin dörtte birini alkolsüz içecekler ve işlenmiş gıdalardan alanların yüzde 28 daha fazla bilişsel düşüşe sahip olduğunu buldu. Uzmanlar insanları; tahıl, sebze ve balık gibi işlenmemiş gıdaları daha düzenli tüketmeye çağırdılar.

YÜKSEK ŞEKER, TUZ VE YAĞ ALZHEIMER’A DAVETİYE ÇIKARIYOR

Ortalama Amerikan diyetinin yaklaşık yüzde 58’i işlenmiş gıda iken, Kanada’da da bu oran yüzde 48’e kadar çıkıyor.

Uzmanlar, işlenmiş gıdalardaki yüksek şeker, tuz ve yağ içeriğinin iltihaplanmayı artırdığı için daha hızlı bilişsel düşüşe neden olduğunu söyledi.

Kaliforniya, San Diego’daki 2022 Alzheimer Derneği Uluslararası Konferansı’nda sunulan çalışmada bilim insanları 2008’den 2019’a kadar 10 bin kişiyi izleyerek yaptıkları araştırmayı anlattı.

YÜZDE 28 DAHA HIZLI BİLİŞSEL GERİLEME YAŞADILAR

Kadın ve erkeklere eşit şekilde yer verilen çalışmada, denekler ortalama 51 yaşındaydı. Çalışmaya katılan bu kişiler, işlenmiş gıdalardan günde ortalama 785 kalori tüketti. Her katılımcı, çalışmanın başında ve sonunda diyet alımlarıyla ilgili bir anket doldurdu. Ayrıca bilişlerindeki değişiklikleri ölçmek için kelime tanıma ve sözlü akıcılık testlerine girdi.

 

Sonuçlar, işlenmiş gıdayı en fazla tüketenlerde, diğerlerine göre yüzde 28 daha hızlı bilişsel gerileme olduğunu gösterdi. Ayrıca, beynin karar verme ve bilgi işleme ile ilgili alanında da yüzde 25 daha hızlı bir işlev kaybı olduğu ortaya çıktı.

Araştırmada daha fazla işlenmiş gıda tüketenlerin genç, kadın, beyaz, daha yüksek eğitim düzeyine sahip ve hiç sigara içmemiş olma olasılıklarının daha yüksek olması dikkat çekti.

“ZAMANIM YOK” DEMEYİN, KENDİ YEMEĞİNİZİ KENDİNİZ YAPIN

Çalışmayı yöneten Sao Paulo Üniversitesi’nden patolog Dr Natalia Goncalves, işlenmiş gıdaların şeker, yağ ve tuzlarla dolu oldukları için bilişsel gerilemeyi hızlandırdığını söyledi.

Harvard Tıp Okulu’ndan Dr Rudy Tanzi de konuyla ilgili CNN’e verdiği demeçte; “Bütün bunlar sistemik iltihabı teşvik ediyor, belki de vücutta ve beyinde sağlıklı yaşlanmaya karşı en büyük tehdit” dedi.

Araştırmaya katılan Dr Claudia Suemoto, Brezilya’daki beslenme şeklinin batı ülkelerinden çok farklı olmadığını söylüyor: “İnsanların daha fazla yemek pişirmeleri ve kendi yemeklerini sıfırdan hazırlamaları gerektiğini bilmeleri gerekiyor. ‘Zamanımız yok’ denildiğini duyuyorum ama aslında o kadar da uzun sürmüyor. Üstelik buna da değer çünkü kalbinizi koruyacak ve beyninizi bunama veya Alzheimer hastalığından koruyacaksınız.”

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/her-gun-hamburger-ve-patates-kizartmasi-yemek-alzheimer-riskini-artiriyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/her-gun-hamburger-ve-patates-kizartmasi-yemek-alzheimer-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/her-gun-hamburger-ve-patates-kizartmasi-yemek-alzheimer-riskini-artiriyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/her-gun-hamburger-ve-patates-kizartmasi-yemek-alzheimer-riskini-artiriyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/her-gun-hamburger-ve-patates-kizartmasi-yemek-alzheimer-riskini-artiriyor/56178/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 13:24:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca açıkladı "Türkiye'de maymun çiçeği vakaları artıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye'de maymun çiçeği vakasının 5 olduğunu açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye'de maymun çiçeği vakasının 5 olduğunu açıkladı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan maymun çiçeği açıklaması geldi. Bakan Koca, "Şu ana kadar ülkemizde 5 maymun çiçeği virüsü hastası tespit edildi. Bu 5 hastaya filyasyon yapıldı ve yakın çevresi izole edildi. 4 hastamız tamamen iyileşti ve taburcu edildi, bir hastamız ise izolasyonda" dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye'de 5 maymun çiçeği virüsü hastasının tespit edildiğini ve bu hastalardan 4'ünün iyileştiğini, bir hastanın ise izolasyonda olduğunu bildirdi.

Bakan Koca, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

TÜRKİYE'DE 5 MAYMUN ÇİÇEĞİ HASTASI TESPİT EDİLDİ

Maymun çiçeği virüsüne ilişkin bir soru üzerine Bakan Koca, "Şu ana kadar ülkemizde 5 maymun çiçeği virüsü hastası tespit edildi. Bu 5 hastaya filyasyon yapıldı ve yakın çevresi izole edildi. 4 hastamız tamamen iyileşti ve taburcu edildi, bir hastamız ise izolasyonda" dedi.

"ENDEMİ YA DA PANDEMİ RİSKİ TAŞIMAMAKTADIR"

Hastaların sağlık durumlarının iyi olduğunu ve bir sorunlarının bulunmadığını dile getiren Koca, "Ülkemiz açısından bir endemi ya da küresel anlamda bir pandemi riski taşımamaktadır" diye konuştu.

"ŞİDDETLE ÖNERİYORUM"

Covid-19 salgınında, ortaya çıkan ilk varyantların daha güçlü ve hasar verici olduğunu kaydeden Koca, Omicron varyantının ise daha bulaşıcı olduğuna ancak hastalarda hafif seyrettiğine işaret etti. Bakan Koca, "Hatırlatma dozlarının yapılmasını şiddetle öneriyorum. Ayrıca özellikle ileri yaştaki vatandaşlarımızı mutlaka korumalıyız" değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Koca, sağlık çalışanlarının özlük haklarına ilişkin soruya da "Yeni bir yönetmelik hazırladık. Adaleti temin etmeye, emeğe karşılığını vermeye odaklandık. Taslak ilgili kurumların görüşlerine açıldı. Yakında yayınlanarak 15 Ağustos'ta devreye girecek. Hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın memnuniyeti ile sorunlar daha kolay çözülecek" yanıtını verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/bakan-koca-acikladi-turkiye-de-maymun-cicegi-vakalari-artiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/bakan-koca-acikladi-turkiye-de-maymun-cicegi-vakalari-artiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/bakan-koca-acikladi-turkiye-de-maymun-cicegi-vakalari-artiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/08/bakan-koca-acikladi-turkiye-de-maymun-cicegi-vakalari-artiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/bakan-koca-acikladi-turkiye-de-maymun-cicegi-vakalari-artiyor/56177/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 11:51:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kuyruk çilesi geri döndü]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ve büyük hastaneler açmakla övünürken, muayene için uzun kuyruklarda bekleyen vatandaşlar ise yetersiz sağlık hizmetinden yakınıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Kadıköy'de Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin poliklinik binasında bulunan ultrason katına gittik. Doktor muayenesi olduktan sonra ultrasona sevk edilen yurttaşların oluşturduğu uzun ultrason kuyruğuna şahit olduk. Vatandaşlar kendilerince bir sistem geliştirmişler…

ÖNCE GELEN İSİM YAZIYOR

90'lı yıllardaki hastane kuyruklarını hatırlatan o sistem şu şekilde işliyor: İlk sıraya girebilmek için sabahın erken saatlerinde hastaneye gelen yurttaşlar, boş bir kâğıda kaçıncı kişi olarak geldiklerini ve ad-soyadı bilgisini yazıyor. Görevli gelince numara sırasına göre kuyruk oluşturuluyor. Listeye günde yaklaşık 70-80 kişi adını yazıyor ancak hastalar, listedeki ilk 30-40 kişinin randevu alabildiğini, diğerlerinin ertesi gün tekrar gelerek bu sıraya girdiğini ve randevu almaya çalıştığını aktarıyor. Kağıda liste oluşturulsa bile kuyrukta zaman zaman gergin anlar, tartışmalar yaşanıyor.

VATANDAŞLAR YAŞANANLARA BÖYLE İSYAN ETTİ:

NE ZAMANA KADAR BÖYLE OLACAK?

Nur Aktaş: Hayır almıyoruz maalesef. Günlerce bekliyoruz. Kaç gündür buradayım… Git gel yapıyoruz, ne zamana kadar devam edecek? Daha da bekleyeceğiz, belli. 7’sinden 70’ine, özellikle yaşlıların burada beklemesi çok üzücü bir şey. Buna bir çözüm bulmaları gerekiyor. (Sağlıkta çağ atladığımız söylemine katılıyor musunuz?) Çok fazla katılamam. (Yandaki taksicinin ‘katıl abla’ diyerek seslenmesi üzerine) Yok, yok, katılmıyorum abi. Burada kesinlikle katılmam.”

RANDEVU ALAMADAN DÖNÜYORUZ

Fatma Akdeniz: 47 yaşında yatalak hastam var; kızımın evine bıraktım. Ben randevu alabilmek için ne zamana kadar gelip gideceğim buraya? Bugün de randevu alamadım. İki gündür almaya çalışıyorum, dün de buradaydım. Randevu alamadan dönüyorum. 40’ıncı kişiden sonra randevu falan vermiyorlar. (Sağlıkta çağ atladığımız söylemine katılıyor musunuz?) Valla burası eskiden böyle değildi. Eşimi getirir götürürdüm buraya, böyle bir sıkıntıya rastlamamıştım. Ama birkaç gündür gerçekten çok sıkıntı var.

LAFLA OLMUYOR BU İŞLER

Ömer Köprücü: Geçen hafta perşembe günü muayene oldum, ultrason istediler. “Cuma-cumartesi-pazar günü yok” dediler, pazartesi günü de yoğun olur diye gelmedim. “Salı günü sabah 8’de gel” dediler, 8’de geldim. Sıra vardı, “Sıra bitti, yarın gel” dediler. Bugün sabah saat 06.30’da geldim. Arkadaşlar liste yazmış, ben 41’inci sıraya yazıldım. Sıra bana geldi, randevular bitti. Toplam 70-80 kişi vardı, ben ve arkamdakilerin hepsi çıktık gittik.

Başka rahatsızlıklarım da var, onlar için de randevu almak istiyorum, alamıyorum. Bel ağrım vardı, onun için randevu almaya çalıştık, bir ayda, 15-20 günde anca aldık. Ürolojiyle ilgili de problemim vardı, onun randevusunu da anca iki ayda alabildik. (Sağlıkta çağ atladığımız söylemine katılıyor musunuz?) Katılmıyorum. Bunlara kalsa, bunlar uzaya çift şeritli yol da yapacak… Öyle laflarla olmuyor bu işler.

DEVLET HASTANESİNDE HEP SIRA VAR

Kaan Bey: Olmaz mı? Devlet hastanelerinin hepsinde sıra var şu an. Ayağımda bir sorun çıkmıştı, 15 gün sonrasına randevu alabildim. Bütün hastaneler böyle. (Sağlıkta çağ atladığımız söylemine katılıyor musunuz?) Neden katılalım ki? Şu kalabalığı görmüyor musunuz? Maalesef durum bundan ibaret.

BİR DOKTORA GÜNDE 100-150 HASTA DÜŞÜYOR

Mustafa Bey: Hayır, neredeyse imkansız. Epey bir bekleniyor. Günler, haftalar sürebiliyor. (Sağlıkta çağ atladığımız söylemine katılıyor musunuz?) Katılmıyorum. Bir doktora günde neredeyse 100-150 hasta düşüyor. 150 kişiyle tokalaşsanız bir günde bitiremezsiniz, bu insanlar hasta bakıyorlar…

ÇOK MEMNUNUM

Vatandaşların çoğunluğu sağlık sisteminden yakınırken, SÖZCÜ muhabirinin röportaj yaptığı ismini vermek istemeyen bir vatandaş ise şunları söyledi: Alıyoruz. Allah hükümetimizden de, doktorlardan da, hepsinden razı olsun. Çok güzel bakıyorlar. İnsanların kıymeti eskiden Avrupa’daydı, şimdi Türkiye’de var. (Sağlıkta çağ atladığımız söylemine katılıyor musunuz?) Katılırım. Çok memnunum.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/kuyruk-cilesi-geri-dondu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/kuyruk-cilesi-geri-dondu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/kuyruk-cilesi-geri-dondu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/kuyruk-cilesi-geri-dondu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/kuyruk-cilesi-geri-dondu/56122/</link>
			<pubDate>Thu, 28 Jul 2022 10:42:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan 'maymun çiçeği' rehberi]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 'Maymun Çiçeği' için bir rehber hazırladı. Rehberde bu virüsle temas halinde ne yapılması gerektiğinden karantina şartlarına kadar detaylı bilgiler yer alıyor. DSÖ, geçtiğimiz günlerde bu hastalık için 'küresel acil durum' ilan etmişti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Başta Avrupa olmak üzere dünyada yayılmayı sürdüren maymun çiçeği salgınına karşı Sağlık Bakanlığı bir rehber hazırladı.

Rehberde Maymun Çiçeği'nin; ateş, halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, kızarıklık semptomları ve şişmiş lenf nodları ile kendini gösterdiği bir kez daha hatırlatıldı.

AĞIR VAKALAR ORTAYA ÇIKABİLİR!

Genelde 2 ila 4 hafta süren semptomlarının olduğu ve kendini sınırlayan bir hastalık olduğu da raporda yer aldı. Ancak ağır vakaların da ortaya çıkabileceği belirtildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/saglik-bakanligi-ndan-maymun-cicegi-rehberi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/saglik-bakanligi-ndan-maymun-cicegi-rehberi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/saglik-bakanligi-ndan-maymun-cicegi-rehberi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/saglik-bakanligi-ndan-maymun-cicegi-rehberi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/saglik-bakanligi-ndan-maymun-cicegi-rehberi/56110/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Jul 2022 10:54:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bilim Kurulu Üyesi Özlü: Virüs, soğuk algınlığına döndü]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Korona virüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, korona virüsün genellikle akciğerlere inmediğini belirterek covidin artık soğuk algınlığına döndüğünü açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, koronavirüsün artık genellikle akciğerlere inmediğini belirterek, “Gençseniz, kronik bir hastalığınız yoksa ve aşılıysanız çok sorun yok. Hastalanabilirsiniz ama hafif atlatacaksınız; yani endişelenmeye gerek yok. Nasıl ki nezle, grip, soğuk algınlığı nasıl bir hastalıksa bu da öyle bir hastalık haline dönmüş durumda" dedi.

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, koronavirüsün çok yaygın olduğuna dikkat çekerek vaka sayılarının bildirilenden çok yüksek olduğunu, hastalığın artık hafif atlatıldığını, riskli grupların kendini koruması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu.

“Vaka sayılarımız artıyor. Bizim hastanede yatış vakaları da artmaya başladı. Covid servisimizi kapatmıştık. Covid hastamız hiç yoktu. Ama son zamanlarda Covid için yatırdığımız hastalar olmaya başladı. Tekrar yoğun bakımda da şu anda hastamız var. Yoğun bakımı Covid yoğun bakım olmaktan çıkarmıştık. Tamamıyla hastalarımız bitmişti. Vaka sayılarında şu anda bildirilen sayılar gerçeği temsil etmiyor bence. Çok çok daha yüksek olduğunu düşünüyorum vaka sayılarının. Ama toplumda artık insanlar hasta olunca eskisi gibi gidip test yaptırmıyorlar. 2020-2021’i hatırlarsanız en ufak bir öksürüğünüz, ateşimiz olsa hemen gider test yaptırırdık; 'acaba Covid mi olduk' diye korkardık. Ama şimdi insanlar bunu hafif atlatıyor; nezle, grip, soğuk algınlığı gibi atlatıyor. Dolayısıyla 'hastaneye gideyim test yaptırayım' demiyor. Onun için vaka sayılarının normalde bildirilenin çok çok üstünde olduğunu düşünüyorum. Etrafımıza bir bakalım çevremizde bildiğimiz, tanıdığımız, yakınımız, komşumuz, arkadaşlarımız arasında son 15 günde 20 gün içerisinde soğuk algınlığı, nezle, grip ve benzeri bir hastalık geçiren çok kişi olduğunu görürsünüz. Hatta aile boyu bunların bir arada hazırlandıklarını görürsünüz yani bu kadar yaygın şu anda ama çok şükür ki, hafif bir hastalık halinde atlatılıyor.”

‘ENDİŞELENMEYE GEREK YOK'

Koronavirüsün artık genellikle akciğerlere inmediğini belirten Prof. Dr. Özlü, şöyle devam etti:

“Genelde 2-3 gün içinde temastan sonra semptomlar başlıyor. Hafif bir boğazda yanma, ağrı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, vücutta kırgınlık, halsizlik, yapabiliyor. Ateş bazen yapıyor. Bazen koku ve tat alma duyusu kaybı yapmaya başladı tekrar. Ama genelde akciğere çok inmiyor. Yani akciğerde zatürree, solunum yetmezliği çok yapmıyor. Ama bizim yatırdığımız olgular genelde yaşlı ya da kronik hastalığı olan olgular ya da bağışıklığı baskılanmış, kanser tedavisi gören ya da bağışıklığ
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-ozlu-virus-soguk-alginligina-dondu.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-ozlu-virus-soguk-alginligina-dondu.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-ozlu-virus-soguk-alginligina-dondu_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-ozlu-virus-soguk-alginligina-dondu.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/bilim-kurulu-uyesi-ozlu-virus-soguk-alginligina-dondu/56108/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Jul 2022 17:45:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Her beş ilaçtan biri bulunamıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Son dönemde kalp, tansiyon ve şeker hastalarının yaşadıkları ilaca erişim sorunu daha da arttı. Bazı ilaçlarda da SGK'nın karşıladığı tutarın daha fazlasını hastalar kendi cebinden ödemek zorunda kalıyor. İflasın eşiğine geldiklerini belirten eczacılar ise eylem hazırlığında.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son aylarda sağlık sektöründe genel bir kriz hali var.

Haklarında yeterli iyileştirme sağlanamadığı için greve çıkan hekimler ve sağlık çalışanlarından sonra şimdi de eczacılar eylem hazırlığında.

Eczane kapatma da dahil, kademeli eylem hazırlığında olan eczacıları buna iten ana neden ise 13 yıldır değiştirilmeyen ilaç fiyat kararnamesi.

Kira, elektrik, doğalgaz, personel gideri gibi rutin ödemeleri dahi yapamayacak noktaya geldiğini belirten eczacılar borç sarmalına girdiklerini; en temel işletme giderlerini dahi karşılayamaz duruma geldiklerini ve iflasın eşiğine dayandıklarını söylüyor.

Bu kararnamenin hastalar tarafında yarattığı sorun ise, ilaç yokluğunun daha da büyümesi.

Sene başından bu yana önce yüzde 25’lere çıkan, daha sonra yapılan kur zamlarıyla yüzde 10’lara inen ilaç yokluğu, yeniden tırmanışa geçti.

RUTİN HALİNE GELDİ: 5 İLAÇTAN 1’İ YOK

Sozcu.com.tr’ye konuşan Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, ilaçlardaki bulunurluk sorununun yeniden yüzde 20’ye dayandığını, yani neredeyse her 5 ilaçtan biri bulunamaz hale geldiğini ve bunun artık bir rutin haline geldiğini söyledi.

“Bunun yanı sıra hastaların cebinden çıkan ilaç fiyat farkları da inanılmaz artmış durumda” diyen Ercanlı, “Reçetesiyle gelen bir hasta 15 gün önce 30 TL öderken, şimdi 45-50 TL ödüyor. Kamunun ödediği rakamlarda değişiklikler var” diye konuştu.

Özellikle kanser, diyabet, tansiyon hastalarını ilgilendiren ilaçlarda sorun yaşansa da bu sorunun tüm ilaç gruplarını kapsadığı belirtiliyor.

YENİ NESİL İLAÇLAR DA TÜRKİYE’YE GELEMİYOR

Hem eczacıları ekonomik darboğaza sokan hem de hastayı tedavi sürecinde ilaç bulamayarak mağdur eden temel nedenin mevcut ilaç fiyat kararnamesi olduğu belirtiliyor.

Bu fiyat kararnamesinin artık değiştirilip, Türkiye’nin gerçekliğiyle bağdaşan yeni sistemlerin oluşturulması gerektiğini söyleyen Ercanlı, “Ülkedeki eczacıların yaşamlarını devam ettirmesinde sıkıntı yaratan bu kararname, aynı zamanda hastaların ilaca erişiminde de büyük bir engel” dedi.

Ercanlı, “Türkiye’de uygulanan bu politikalar yalnızca ilaç yokluğuna neden olmuyor dünyada keşfedilen, tedaviye sunulan yeni moleküllerin yüzde 80’e yakınının da Türkiye’ye gelememesine yol açıyor. Bu da hastaların tedaviden yoksun kalmasına neden oluyor” diye konuştu.

‘HASTALARA FİYAT FARKI ÇIKARMAYAN İLAÇ KALMADI’

İki gün önce, ülke genelindeki 54 bölge eczacı odasının başkanı ortak bir açıklama yapmış ve Ercanlı’nın bahsettiği sorunlara ilişkin şunları demişti:

“Hastalarımızın yaşadıkları bu mağduriyetin sorumlusu eczacılar değildir. Yaşanan bu soruna kalıcı ve gerçekçi bir çözüm bulunmazsa, vatandaşlarımızın ilaca erişimi her geçen gün daha da zorlaşacaktır. Bu durum ciddi sağlık sorunları yaratacaktır.

“Ayrıca, hastalarımıza fiyat farkı çıkarmayan ilaç neredeyse kalmadı. Bazı ilaçlarda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun karşıladığı tutarın daha fazlasını hastalarımız cebinden ödemek zorunda kalıyor.”

‘ECZANELERİN YARISI İFLASIN EŞİĞİNDE’

Mevcut fiyat kararnamesinin eczacılar tarafında yarattığı olumsuzluklara dikkat çeken İstanbul Eczacı Odası Başkanı Pınar Özcan ise, sozcu.com.tr’ye yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Eczaneler tarafında 13 yıldır güncellenmeyen oranlar var. Biz de bu enflasyon ortamında masraflarımızı karşılayamamaya başladık. Sistem bizim açımızdan çöküş anlamına gelmeye başladı. Eczanelerin yarısı kapanma tehlikesiyle karşı karşıya.”

NE YAPILMALI?

Sorunun çözümüne ilişkin neler yapılması gerektiği ile ilgili Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı şunları söylüyor:

“Kura dayalı sistemin yürüme şansı yok. Türkiye’nin gerçekliğiyle bağdaşan yeni sistemlerin oluşturulması lazım. Fiyat kararnamesiyle yılda bir kez şubat ayında yapılan kur güncellemesi, yılda en az 2-3 kere yapılmalı.

Bunun yanı sıra depolardaki ilaçlar kritik seviyenin altına düştüğünde uyarı veren bir sistem oluşturulmalı. Uzun vadede ise çözüm net: Gerek ilaç gerek ham maddede dışa bağımlılığımızı azaltmadığımız, yeni ilaç molekülü geliştirmediğimiz ve ARGE’ye yatırım yapmadığımız müddetçe ilaçlardaki yokluğu çözmemiz mümkün değil.”

ECZACILAR EYLEM HAZIRLIĞINDA

Öte yandan, Türk Eczacıları Birliği ve 54 bölge eczacı odası başkanlarının bir araya geldiği toplantıda eylem kararı da çıktı.

Ancak henüz eylem planı oluşturmadıklarını anlatan eczacılar, ilerleyen günlerde eczane kapatma eylemleri yapabileceklerini ifade etti.

Ekonomik krizin kendilerini tükettiğini belirten ve “Eczane iflaslarının başlaması an meselesidir” açıklamasında bulunan eczacılar, ortak açıklamalarında “Meslek onurumuzu korumak için gerekirse eczane kapatma da dâhil olmak üzere kademeli eylem planımız acilen hayata geçirilecektir” ifadelerine yer verdi.

DOKTORLAR GREVDE, AİLE HEKİMLERİ İŞ BIRAKTI

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık emek-meslek örgütleri de TBMM’ye sunulan, hekimler ile sağlık çalışanlarının haklarına ilişkin yasa teklifine karşı 15 Haziran 2022 Çarşamba günü grev kararı almıştı.

Bunun yanı sıra, aile hekimleri de Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi, özlük haklarının iyileştirilmesi talebiyle dün 2 günlük iş bırakma eylemine başlamışlardı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/her-bes-ilactan-biri-bulunamiyor/56002/</link>
			<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 13:41:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bilim Kurulu Üyesi uyardı: İstanbul’da patlama var]]></title>
			<description><![CDATA[Türk Klinik Mikrobiyolji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, coronavirüs vakalarında artışa dikkat çekerek, "İstanbul'da ciddi bir patlama var. Şu an test pozitifliği benim bildiğim birçok kurumda yüzde 30'un üzerine çıkmış durumda." diye konuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, maymun çiçeği ve coronavirüs ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Maymun çiçeğinde ilk vakanın açıklanmasını değerlendiren Yavuz, “Ciddiye alarak hastalık takibi yapmamız gerekiyor. Örneğin bu vaka Türkiye kaynaklıysa, kimlerle temas etmiş, hastalığı ilk nereden kapmış, ciddi bir filyasyon çalışması yapılmalı ki, yakın çevresi hemen aşılanarak salgının önüne geçilebilsin” dedi.

“BU HASTALIKTA YAKIN TEMAS ÇOK ÖNEMLİ”

Prof. Dr. Yavuz, hastalığın bulaşması için oldukça yakın temas gerektiğini belirterek, “Hastalık solunum yoluyla Kovid gibi çok kolay bulaşan bir hastalık değil. Koviddeki gibi büyük bir patlama beklemediğimizi söyleyebilirim ama, önemsiz diyebileceğimiz bir durumda da değiliz. Özellikle bu vaka Türkiye kaynaklı ise, bir grup içinde yayılma olasılığı yüksek anlamına gelir. Şu ana kadar dünyada genellikle yaş grubu olarak, sanırım bu hasta da o şekilde, 20-40 yaş arası, çok da sağlık problemi olmayan kişiler arasında gelişiyor.

Genellikle de cinsel ilişki sırasındaki yakın temastan kaynaklanıyor. Ama cinsel yolla bulaşan bir hastalık etkeni değil. Cinsel salgılardan bulaşmıyor. Deriden, yakın temasla bulaşabiliyor. Yani derideki yaralara dokunmayla ya da o lezyonları olan kişinin yatak çarşafları ile temasla bulaşabiliyor. Yakın temas gerçekten çok önemli bu hastalıkta” dedi.

“HASTANIN TEMASLILARINA ‘LİNK AŞILAMA’ İLE SALGIN ÖNLENEBİLİR”

Şimdiye dek hastalığın görüldüğü 30’a yakın ülkede, hastayla yakın temaslı olan kişi kişilere aşılama önerildiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz, “İki çeşit aşı var. Birisi bizim çiçek eradikasyonu sırasında kullandığımız canlı, replike olabilen bir aşı türü. Bir de daha az replike olabilen yani insan vücudunda çoğalmadığı için yan etkileri de daha az olan gene atinüe aşı dediğimiz, ‘canlı virüs aşısı’ var. Bu hastamızla yakın temas eden kişilerin aşılanması, ki buna link aşılanma deniyor. Aslında kontrol altına alabilir” diye konuştu.

“BAKANLIKÇA VAKA TANIMLAMASI YAPILMALI”

Hastanın yurt dışı kaynaklı bir vaka olmaması durumunda ise, daha derin bir filyasyon çalışması yapılmasının şart olduğuna değinen Prof. Dr. Yavuz, “Bizde hala vaka tanımlaması yok. Bir kere bir aksiyon alabilmeniz için sürveyans takibi çok kritik. Bir hastalık var mı, hastalık dediğimiz şey nedir, semptomlar nasıl tanımlanır, sürveyans bu anlama gelir.

Kime maymun çiçeği vakası diyeceğimizi, standart ölçütlerle tanımlamalı ve bunu her yere, bütün sağlık kuruluşlarına duyurmalıyız. Biz KLİMİK Derneği olarak bunu yaptık, DSÖ ve diğer kuruluşların önerileriyle değerlendirerek. Ama bunu Sağlık Bakanlığı’nın yapması neden kritik? Biz dernek olarak atıyorum hastanelerin en fazla yüzde 50’sine ulaşabilirken, Bakanlık tüm hastanelere ulaştırabilir bu bilgiyi. Böylece hekimler de hangi daldan olursa olsun bu tarz kliniklerde böyle şüpheli bir vaka görürsen örnek al mesajının verilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

“RİSKLİ GRUPLARA GEÇİŞİNİN ENGELLENMESİ ŞART”

Dünyayı endişelendiren bu yeni maymun çiçeği olgularında, eskiden görülenlere nazaran vakaların daha hafif seyirli olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz, “Çok daha hafif semptomlarla ve çok az lezyonla bile görülebiliyor. Çünkü bunlar hep genç hasta grubu.

Afrika’daki olgulara baktığımız zaman, dünyada şu anda yayılmakta olan virüsün farklı alt grubunun bile yüzde 4-5 gibi bir ölüm oranı var. Çok yüksek bir oran bu. Esas korkulan şey, riskli gruplarda hastalığın yayılması. Şu aşamada hazır tek vaka varken, çok ciddiye alarak, hem filyasyonunu, hem izolasyonunu, hemen sürveyans takibini, hem de halka aşılama çalışmalarının başlatılmasını; kontrol altına alınabilir diye düşünüyorum” dedi.

“KOVİD MAYMUN ÇİÇEĞİNDEN DAHA ENDİŞE VERİCİ DURUMDA” 

Kovid salgını bitmiş gibi davranıldığına da işaret eden Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu aşamada maalesef Kovid travmamız hala devam ediyor. Şu an İstanbul’da ciddi bir patlama yaşıyoruz. Test pozitifliği, benim bildiğim birçok kurumda yüzde 30’un üzerine çıkmış durumda. Sevindirici tek haber, en azından yani tam aşılılarda hafif seyrediyor. Ama aşısız ya da eksik aşılı bir sürü insan var. Zaten Kovid için şu an toplu taşımada maske kullanmanız lazım.

Geçen yılki Omicron dalgasını hatırlayın, hafif geçecek dedik ama 10 bin kişi öldü. Maymun çiçeğine gelirsek basit, çok yakın olmayan temaslarla bulaşması çok çok zor. Aynı evde yaşamak, hasta kişiyle aynı yatağı paylaşmak, cinsel ilişki ya da mesela aynı ev içinde çok yakın sosyal ilişki olabilir, bulaşma yolu bu. İngiltere, Portekiz, İspanya, Amerika’da vaka sayıları çok arttı. en son dünyadaki vaka sayısı 5 bini aşmış durumdaydı. Dolayısıyla bundan da korkarak ülkeler aşı ve antiviral ilaç stoğu da yapmaya başladılar.

Maymun çiçeğinde aşılı olanlar, yani çiçek eradikasyon çalışmaları sırasında aşılanmış son nesil, hiç aşısızlara göre biraz daha şanslı. Örneğin ABD’de yakın dönemde aşılanmışların kanındaki antikorla tedavi gibi seçenekler konuşuluyor. Ama aşılıların kanından konvelesan plazma alınması Türkiye için çok uygun olmayabilir. Çünkü bizdeki son aşılı nesil çok eski. Antikor seviyesinin çok düştüğünü biliyoruz” 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-uyardi-istanbul-da-patlama-var.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-uyardi-istanbul-da-patlama-var.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-uyardi-istanbul-da-patlama-var_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/07/bilim-kurulu-uyesi-uyardi-istanbul-da-patlama-var.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/bilim-kurulu-uyesi-uyardi-istanbul-da-patlama-var/56001/</link>
			<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 13:39:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Canan Karatay: Trabzon yağı yememiz şart]]></title>
			<description><![CDATA[Canan Karatay dikkat çeken açıklamalarına her gün bir yenisini ekliyor. Obeziteye karşı mücadelede akla gelen ilk isimlerden biri olan Canan Karatay, bu sefer kansere karşı koruyucu özelliği olduğunuz iddia ettiği 3 şeyi açıkladı. Doğal beslenmenin önemini her fırsatta vurgulayan Canan Karatay, bir söyleşide Çernobil felaketinin ülkemizde kanser vakalarını artırdığını ifade etti. Bunun dışında kanserden korunmanın yollarını da söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk hekim, Kalp ve İç Hastalıkları Profesörü, eski İstanbul Bilim Üniversitesi Rektörü ve İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Ana Bilim Dalları öğretim üyesi, kalp ve iç hastalıkları uzmanı Canan Karatay yeme içme önerileriyle gündemden düşmüyor.

Canan Karatay hayvansal beslenmenin vücudun direncini artırdığını ifade ediyor. Peki hangi üçlü sağlığımızı korur?

RADYASYON KANSER NEDENİ

Türkiye'de kanser olaylarının artmasının asıl nedeninin 1986 yılında Ukrayna'nın Çernobil şehrinde gerçekleşen Nükleer santral patlamasının olduğunun altını çizen Karatay, "Çernobil, bütün Avrupa'yı ve Türkiye'yi etkiledi. Avrupa'da çoğu ülke bunun önlemini aldı. Ancak zamanın büyükleri böyle bir şey yok dedi. Ama radyasyon bulutu üzerimizden geçti. Kanser olaylarının artışında beslenmenin büyük bir payı yok. Karadeniz'in çayı, hamsisi, fındığı çok sağlıklı ancak bunlar radyasyonla etkileşince zararlı olur. Ama sağlıklı olmak için bol bol cağ kebabı, köy tavuğu ve Trabzon yağı yememiz şart." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/canan-karatay-trabzon-yagi-yememiz-sart.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/canan-karatay-trabzon-yagi-yememiz-sart.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/canan-karatay-trabzon-yagi-yememiz-sart_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/canan-karatay-trabzon-yagi-yememiz-sart.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/canan-karatay-trabzon-yagi-yememiz-sart/55589/</link>
			<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 11:01:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Obezitede Batı Karadeniz birinci sırada]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'de fazla kiloluluk oranı hem erkeklerde hem de kadınlarda yüzde 40 dolaylarında... Bölgelere göre ayrıldığında obezite oranı yüzde 37,5 oranıyla Batı Karadeniz Bölgesi birinci sırada alıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Atlas Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan obeziteden korunmanın yolunun sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeden geçtiğini söyledi.

4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunun Prof. Dr. M. Emel Alphan, vücut yağının artışı olarak tanımlanan obezitenin kalp-damar hastalıkları, diyabet, karaciğer yağlanması ve hipertansiyon başta olmak üzere pek çok hastalığın nedeni olduğunu ifade etti.

FAST FOOD TARZI BESLENME

Prof. Dr. Alphan, obezitenin temel sebeplerini açıklarken, “Vücuda besinlerle ihtiyaçtan fazla alınan enerji ile vücutta yağ miktarı artar. Fast-food tarzı besinler gibi enerji içeriği yüksek besinlerle sık beslenmek ve fiziksel aktivitenin azlığı obezitenin temel sebeplerindendir” dedi.

2010 yılında TURDEP-2 çalışmasına göre, Türkiye'de yüzde 35,9 olan obezite oranlarının 2019 TBSA çalışması sonuçlarına göre yüzde 31,5 oranına gerilediğini ifade eden Prof. Dr. Alphan, şöyle konuştu:

– Fazla kiloluluk oranı hem erkeklerde hem de kadınlarda yüzde 40 dolaylarındadır. Bölgelere göre, ayrıldığında obezite oranı yüzde 37,5 oranıyla Batı Karadeniz Bölgesi birinci sırada, yüzde 36,9 oranıyla Orta Anadolu Bölgesi ikinci sırada yer almaktadır. Bu veriler obezitenin artmaya devam ettiğini vurgularken, aslında önlenebilir bir hastalık olduğunu da hatırlatmak gerekir.

ÇOCUKLARIN YÜZDE 30’U OBEZ OLACAK

– Son 20 yıldır obezite çocuklarda da görülmekte olup obez çocukların yüzde 30'unun yetişkinlik döneminde de obez olacakları tahmin edilmektedir. Çocukluk çağındaki şişmanlığın çocuklarda tip2 diyabete (yetişkinlerde daha sık olan) neden olduğu da hatırlanırsa çocukluk çağından itibaren obeziteden korunmakla ve yetişkinlik döneminde obezitenin neden olduğu hastalıklardan korunmak mümkün olacaktır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/obezitede-bati-karadeniz-birinci-sirada.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/obezitede-bati-karadeniz-birinci-sirada.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/obezitede-bati-karadeniz-birinci-sirada_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/03/obezitede-bati-karadeniz-birinci-sirada.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/obezitede-bati-karadeniz-birinci-sirada/55513/</link>
			<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 14:04:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Özlü: Covid-19’u hafif geçirenlerde de kalıcı sorunlar gelişiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Omicron geçirenlerde nefes darlığı gibi solunum sıkıntılarının kendini gösterdiğini belirterek "Hafif geçirenlerde bile bazen uzun süren, kalıcı sorunlar gelişebiliyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, salgın ile ilgili son durumu değerlendirdi. Salgında tablonun değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Özlü

“Tablo baya değişti. Genel itibarıyla baktığımızda artık nezle, soğuk algınlığı gibi çok hafif burun akıntısı, hapşırma, boğazda hafif bir kaşıntı yanma, bazen hafif bir ateş olabiliyor; 1-2 gün o da çok fazla değil.

Ağrılar olabiliyor, çok önemli bir sorun yok. Ama böyle yatak döşek ağır hastalık, nefes darlığı çok yok. Unutmamak lazım; genelde hasta 4’üncü, 5inci günü itibarıyla ya iyileşiyor ya da ağırlaşacaksa hemen sinyaller ortaya çıkıyor.

Nefes darlığı gibi solunum sıkıntı durumları kendini gösteriyor. Genelde ilk 3-4 güne aldanmamak lazım. ‘Hafif geçiyor, sorun yok iyiyim, atlatacağım’ gibi düşünüyorsunuz ama belli olmayabiliyor. 5’inci, 6’ncı gün işler, kontrolden çıkabiliyor. Dikkatli olmak lazım” diye konuştu.

‘OMİCRON İLE İLGİLİ NET BİR ŞEY SÖYLEMEM’

Covid-19’un ardından bazı kalıcı hastalıkların ortaya çıktığını fakat Omicron sonrası için henüz net bir şey söylemenin erken olduğunu belirten Prof. Dr. Özlü

“Çünkü ‘Post Covid’ dediğimiz, Covid sonrası dediğimiz dönem, genelde 3 aydan sonra başlayan durumu temsil ediyor. Omicron geçirenler için henüz daha böyle bir döneme yeni yeni giriyoruz. Dolayısıyla Omicron ile ilgili net bir şey söyleyemem.

Covid durumu, bundan sonrasının en büyük sorunudur. Bunu unutmamak lazım. Akut dönemini bir şekilde atlatıyoruz, geçiyor. Ama bunun uzun vadeli sağlık sistemi üzerindeki yükü çok büyük olacak.

Hâlâ 2 yıl, 6 ay önce Covid geçirmiş ve Covid’den dolayı hasarlanmış akciğer, kalp ve böbrekle uğraşıyoruz. Covid sonrası şeker hastası olanlar var. Covid sonrası böbrek yetmezliği var, en sık gördüğümüz akciğer yetersizliği olanlar var.

Bunların bazıları hala oksijen ile bağımlı olarak tekerlekli sandalye ile yaşamak zorunda olanlar, bu şekilde hayata devam etmek zorunda kalanlar var. Gerçekten bu da çok büyük bir sorun oluşturuyor.”

‘EN GÜZELİ DİKKATLİ OLMAK’

Omicron geçirenlerde nefes darlığı gibi solunum sıkıntılarının kendini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Özlü,

“İnsanlar akut dönemi atlatıp iyiye geçtikleri için mutlu oluyorlar, ‘İyi oldum’ diye şükrediyorlar. Hafif geçirenlerde bile bazen uzun süren, kalıcı sorunlar gelişebiliyor. Hastalığı ağır geçirmese bile hastaneye yatmasa, ayakta geçirse de kalıcı sorunlar olabiliyor. Onun için en güzeli; hiç hasta olmamak, dikkatli olmak” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/02/ozlu-covid-19-u-hafif-gecirenlerde-de-kalici-sorunlar-gelisiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/02/ozlu-covid-19-u-hafif-gecirenlerde-de-kalici-sorunlar-gelisiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/02/ozlu-covid-19-u-hafif-gecirenlerde-de-kalici-sorunlar-gelisiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/02/ozlu-covid-19-u-hafif-gecirenlerde-de-kalici-sorunlar-gelisiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/ozlu-covid-19-u-hafif-gecirenlerde-de-kalici-sorunlar-gelisiyor/55475/</link>
			<pubDate>Sun, 27 Feb 2022 11:35:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Pfizer CEO’sundan Covid-19 açıklaması: Daha yıllar var]]></title>
			<description><![CDATA[Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin kurduğu BioNTech ile birlikte corona virüsü aşısı geliştiren Pfizer'ın CEO'su Albert Bourla açıklamalarda bulundu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pfizer’ın CEO’su Albert Bourla, Fransız medyasına corona virüsü salgınının gidişatı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

BFM TV’ye konuşan Bourla, “Corona virüsü daha uzun yıllar boyunca devam edecek. Fakat şu an içinde olduğumuz dalga, yasaklara sebebiyet verecek son dalga olacak” dedi. Bourla ayrıca geliştirdikleri Covid-19 aşısının çocuklar için de güvenli ve etkili olduğunu dile getirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/pfizer-ceo-sundan-covid-19-aciklamasi-daha-yillar-var.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/pfizer-ceo-sundan-covid-19-aciklamasi-daha-yillar-var.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/pfizer-ceo-sundan-covid-19-aciklamasi-daha-yillar-var_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/pfizer-ceo-sundan-covid-19-aciklamasi-daha-yillar-var.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/pfizer-ceo-sundan-covid-19-aciklamasi-daha-yillar-var/55316/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 11:52:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Aşısızlara test şartı kaldırıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Aşı olmayanlara, seyahat, etkinlik, işyeri ve okullarda PCR test zorunluluğu kalktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Covid-19 aşısı olmayan işçiler, öğretmenler, eğitim personeli, kantin çalışanları ile öğrenci servislerinin şoför ve rehber personeli gibi öğrencilerle bir araya gelecek görevlilerin yanı sıra uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirler arası seyahatler için de negatif sonuçlu PCR testi isteniyordu.

Aşısızlara PCR testi şartı sinema, konser ve tiyatro gibi etkinliklerde de geçerli hale getirilmişti.

İçişleri Bakanlığı 81 ilin valiliğine ve merkez birimlerine bağlı kuruluşlara gönderdiği yazı ile Eylül ayında başlayan PCR testi zorunluluğu uygulamasını sonlandırdı.

Aşısız veya aşı sürecini tamamlamayan ve son 180 gün içinde hastalığı geçirmemiş kişilerin artık test yaptırması gerekmeyecek.

Koronavirüs Bilim Kurulu’nun yeni tavsiye kararı doğrultusunda alınan kararla ilgili gönderilen yazıda şu ifadeler yer aldı:

“Aşısız veya aşı sürecini tamamlamayan ve son 180 gün içinde hastalığı geçirmemiş kişilerden;

– Uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatlerden önce,
– Konser, sinema ve tiyatro gibi etkinliklere katılmadan önce,
– Milli Eğitim Bakanlığı okullarında görev yapmakta olan personele (öğretmen, servis şoförü, temizlik personeli vb.),
– Tüm kamu ve özel işyerlerinde çalışanlara,
– Kamu ve özel kurumlar tarafından düzenlenen öğrenci kamplarına katılacak kişilere,

PCR testi ile tarama yapılmasına gerek olmadığının değerlendirildiği bildirilmiştir.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/asisizlara-test-sarti-kaldirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/asisizlara-test-sarti-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/asisizlara-test-sarti-kaldirildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2022/01/asisizlara-test-sarti-kaldirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/asisizlara-test-sarti-kaldirildi/55308/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Jan 2022 18:13:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Koronavirüs vakaları tekrar artışa geçti]]></title>
			<description><![CDATA[Son açıklanan tabloda Trabzon, Rize ve Artvin'de koronavirüse yakalananların oranında artış olduğu Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından açıklandı.... ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıkladığı haftalık vaka sayısı haritasında Artvin, Rize ve Trabzon’daki vaka artışları dikkat çekti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 4-10 Aralık arasında illere göre haftalık vaka sayısını gösteren güncel vaka yoğunluğu haritasını paylaştı. Bir önceki haftaya göre vaka yoğunluğu en çok artan iller Edirne, Artvin, Tekirdağ, Ordu, Trabzon, Kırklareli, Yozgat, Rize ve Isparta olarak sıralandı. Güncel haritaya göre, Doğu Karadeniz'de vaka oranında 3 kentte artış olduğu görüldü. Her 100 bin nüfusta görülen Kovid-19 vaka sayılarında Artvin 217,7, Rize 198,34, Trabzon 303,98 olarak kayda geçti.

Trabzon’un inişli ve çıkışlı haritası dikkat çekiyor
Son bir haftada vaka sayısı en çok artan iller arasında yer alan Trabzon’da tüm denetim ve tedbirlere rağmen Covid-19 vakalarının önüne geçilemiyor. Korona virüsün ilk anlarından itibaren riskli iller arasında yer alan Trabzon, inişli ve çıkışlı haritasıyla dikkatleri her zaman üzerine çekiyor.

Trabzonlular da artan vaka sayılarına karşı Covid aşılarının olunmasını isterken, maske, mesafe ve hijyen kurallarına da dikkat çekti.
Hakan Kulaksız isimli vatandaş, maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması gerektiğinin altını çizerek, “Korona virüste bir artış var ama insanların kendine çok dikkat etmesi lazım. Maske gibi kurallara uyarsak bu işin üstesinden gelebileceğimize ben inanıyorum. Bu sonuçta bir hastalık tabi bu hastalığın çareleri maske takmak, sosyal mesafeyi korumak, hijyen ve temizliği sağlamak” dedi.
Hamza Saral isimli vatandaş ise, maskeye dikkat edilmediğini belirterek kurallara uyulmadığını dile getirdi. Abdulkadir Yeşilyurt da, maske takmayan birini gördüğünde uyardığını vurgulayarak, “Kurallara dikkat etmeye çalışıyoruz. Sonuçta bu bir hastalıktır. Maske takmayan birini gördüğümüzde uyarmaya çalışıyoruz. Zaman zaman aynı hataları herkes yapabiliyor. Unutabiliyoruz” şeklinde konuştu.

“Trabzonspor’un liderliği ile maske, mesafe kurallarına uyulmuyor”
Trabzonlu esnaf Halim Karpuz ise, Trabzon’da vaka sayılarının artmasının gayet normal olduğunu kaydederek, “Trabzonspor’un liderliği ile maske, mesafe kurallarına uyulmuyor. Maçlarda ve maç sonrası sevinç gösterilerinde maalesef kuralları kimse dikkate almıyor. Sokakta kimse maske takmıyor. Yalan söyleyemem bazen ben de takmıyorum. Herkesin dediği gibi boğuluyoruz. Ama kapalı alanlarda maske, mesafe ve hijyen konularına dikkat ediyoruz” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/dogu-karadeniz-de-koronavirus-vakalari-tekrar-artisa-gecti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/dogu-karadeniz-de-koronavirus-vakalari-tekrar-artisa-gecti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/dogu-karadeniz-de-koronavirus-vakalari-tekrar-artisa-gecti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/dogu-karadeniz-de-koronavirus-vakalari-tekrar-artisa-gecti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/dogu-karadeniz-de-koronavirus-vakalari-tekrar-artisa-gecti/55181/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Dec 2021 12:33:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doktorlar iş bıraktı, aciller dışında sağlık hizmeti verilmedi]]></title>
			<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda sağlık personelinin özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin geri çekilmesi üzerine Türk Tabipleri Birliği (TTB) grev karar aldı. 15 Aralık Çarşamba günü grev yapacaklarını duyuran TTB, "Aciller dışında sağlık hizmeti sunulmayacaktır" açıklamasında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[13 Aralık TBMM Genel Kurulu'nda hekim ve diş hekimlerinin özlük haklarında iyileştirme yapılmasını öngören düzenleme teklif geri çekilmişti. 

Sağlık personelinin özlük haklarına ilişkin düzenlemeleri içeren ve komisyona geri çekilen ilgili maddeleri yeniden görüşerek, söz konusu maddelerin tekliften düşürülmesine karar verildi.

AKP milletvekillerinin önergesiyle tekliften çıkarılan maddeler, değerlendirilmesi ve kapsamının genişletilmesi amacıyla TBMM Sağlık Komisyonu’na havale edildi.

Türk Tabipler Birliği (15 Aralık) bugün için grev kararı aldı. Bugün hastanelerde sadece acil durumlarda hizmet verildi. Hastane koridorları boş kaldı. 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/doktorlar-is-birakti-aciller-disinda-saglik-hizmeti-verilmedi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/doktorlar-is-birakti-aciller-disinda-saglik-hizmeti-verilmedi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/doktorlar-is-birakti-aciller-disinda-saglik-hizmeti-verilmedi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/doktorlar-is-birakti-aciller-disinda-saglik-hizmeti-verilmedi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/doktorlar-is-birakti-aciller-disinda-saglik-hizmeti-verilmedi/55147/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Dec 2021 15:24:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[La Roche Posay Güneş Kremi İle Güneş Işınlarından Korunun ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yaz kış fark etmeksizin her mevsimde güneş kremi kullanmak gereklidir. Her ne kadar cildin kış aylarında daha az güneş kremlerine ihtiyacı olsa da yaz aylarında bu ihtiyaç maksimuma çıkmaktadır. La RochePosay, özellikle kremleriyle bilinen oldukça kaliteli bir marka olup güneş kremleri konusunda oldukça uzmanlaşmıştır. 

La RochePosay Güneş Kremi Nedir, Ne İşe Yarar?

Cildinizi güneşin zararlı etkisini korurken aynı zamanda cilt renginizi eşitleyerek daha pürüzsüz ve canlı bir görünüm sağlar. La RochePosay Güneş Kremi cildinizi UVA/UVB ışınlarına karşı yüksek oranda koruma sağlarken ince dokusu sayesinde cildinizde herhangi bir ağırlık hissi yaratmaz. Suya, terlemeye ve kuma karşı dayanıklıdır.

La RochePosay Güneş Kremi, beyaz renkli olup sürüldüğünde cilt renginizi alır. Cildinizde bir iz bırakmaz. Yapışkan, yağlı bir his yaratmadığı gibi adeta cildinizde yokmuş gibi hissedersiniz. Cildinizi güneşin zararlı UVA/UVB ışınlarından korurken aynı zamanda Kızılötesi-A ışınlarının ve kirliliğin neden olduğu hasarlara karşı cildinize bir bariyer görevi görerek koruma sağlar.

Tüm cilt tipleri üzerinde dermatolojik olarak test edilmiş, onaylı, sertifikalı bir güneş bakım ürünüdür. İçerdiği maddeler herhangi bir kimyasal barındırmayıp tamamıyla ciltlerinizin olumlu etkileri düşünülerek üretilen ürünlerden oluşmaktadır. Herhangi bir yan etki barındırmaz.

La RochePosay Güneş Kremi Nasıl Kullanılır?

Kreminizi kullanmadan önce çalkalayınız. Ardından güneşe çıkmadan hemen önce yüzünüze ürünü uygulayıp masaj yaparak yedirin. Özellikle deniz sonrası kuruduktan sonra ya da terledikten sonra mutlaka tekrar kullanın aksi halde ürün koruma sağlamayacaktır.

La RochePosay Güneş Kremi, dermatologlar tarafından önerilen bir numaralı marka olarak bilinir.  50 faktöre kadar koruma sağlamaktadır. Cildinize uygun olan ürünü siteden temin edebilirsiniz.

Detaylar için, https://www.recete.com/la-roche-posay/gunes-kremi-ve-koruyucular/
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/la-roche-posay-gunes-kremi-ile-gunes-isinlarindan-korunun.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/la-roche-posay-gunes-kremi-ile-gunes-isinlarindan-korunun.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/la-roche-posay-gunes-kremi-ile-gunes-isinlarindan-korunun_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/12/la-roche-posay-gunes-kremi-ile-gunes-isinlarindan-korunun.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/la-roche-posay-gunes-kremi-ile-gunes-isinlarindan-korunun/55066/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Nov 2021 18:15:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Şahin ve Türeci'den Turkovac aşısı açıklaması ]]></title>
			<description><![CDATA[BioNTech'in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci'ye İspanya'dan ödül verildi. Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci, düzenledikleri basın toplantısında yerli aşı Turkovac hakkında da açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İspanya'nın uluslararası alanda en prestijli ödülü olan Asturias Prensesi Ödülleri'nde teknik ve bilimsel dalda ödüle layık görülen Uğur Şahin ve Özlem Türeci, törenin yapılacağı Oviedo kentinde basın toplantısı düzenledi.

"Olağanüstü bir takım çalışmasıyla imkansızın imkansızını gerçekleştirdik" diyen Şahin, "2020'de başladığımız çalışmaları en kısa zamanda bitirmemiz gerekiyordu. Vardiyalı 24 saat çalıştık. Herkes işine konsantre oldu. Dışarıda olup bitenden kimsenin haberi yoktu. Bu bize büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir fırsat verdi" dedi.

Ürettikleri Covid-19 aşısının aşamalarının engelsiz bir süreçle ilerlediğini kaydeden Şahin, faz 1'de 4 bin, faz 2'de 60 bin ve faz 3'te 5 milyon kişide uygulanan aşının onayının çok büyük bir veri tabanına dayandığını vurguladı.

MUTASYONA KARŞI ETKİLİ

Türeci, Covid-19'a karşı Türkiye'de geliştirilen yerli Turkovac aşısı için ise "Onay alan tüm aşılar gibi salgının aşılmasında insanlığa yardımcı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Özlem Türeci de Covid-19 aşısını bulmalarından dolayı çok mutlu olduklarını dile getirerek, "Bilimin, küresel bir krize karşılık verebileceğini gösterdik" diye konuştu.

Mevcut durumda piyasada olan Covid-19 aşılarının virüsün mutasyona uğrayan türlerine karşı da etkili olduğunu anlatan Türeci, buna rağmen yeni bir virüsle karşı karşıya olmalarından dolayı tedbiri ve araştırmaları elden bırakmamak gerektiğini ifade etti.

COVİD-19 AŞISINA ULAŞIM SORUNU

Dünya nüfusunun mevcut durumda sadece yüzde 37'sine aşı ulaştırılmasıyla ilgili bir soruya ise Şahin, "Hedefimiz her zaman bu aşının dünyadaki herkese ulaştırılması oldu. 2021 yılı sonunda 140 ülkede toplam 3 milyar doz aşı ulaşmış olacak. Gelecek yıl da bu devam edecek. Hep birlikte başarabiliriz" cevabını verdi.

Özlem Türeci de aşı patentlerinin serbest bırakılmasının "çözüm değil sorun olabileceğini" vurgulayarak, "Önemli olan aşının eşit dağıtımı. Bununla ilgili bazı çalışmalar yapılıyor. Örneğin, Afrika ülkelerinin kendi içlerinde aşı üretimi zaten yapılıyor ama bu yeterli değil" dedi.

MRNA AŞILARI

BioNTech olarak 2012 yılından bu yana kansere karşı aşı denemeleri yürüttüklerini ve önemli bir yol kat ettiklerini söyleyen Türeci, şöyle devam etti:

"MRNA aşılarında hastaya bağlı özel çalışmalar yapıldı. 100'den fazla kişiye deneme yaptık. Güvenli olduğunu görüyoruz. Tümörün kontrol altına alınıp küçültülmesini sağlamada ilerleme kaydettik. 4-5 yıl içinde sağlık sisteminin içinde, alımı kolay ve normal şekilde piyasada olacağını düşünüyoruz."

Asturias Prensesi Ödülleri Teknik ve Bilimsel Araştırmalar Jürisi, bu yıl bu daldaki ödüle Uğur Şahin ve Özlem Türeci ile birlikte Covid-19 aşılarının bulunmasına katkılarından dolayı Katalin Kariko (biyokimyacı), Drex Weissman (immünolog), Philip Felgner (immünolog), Derrick Rossi (biyolog) ve Sarah Gilbert'i de (aşı uzmanı) layık gördü.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/sahin-ve-tureci-den-turkovac-asisi-aciklamasi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/sahin-ve-tureci-den-turkovac-asisi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/sahin-ve-tureci-den-turkovac-asisi-aciklamasi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/sahin-ve-tureci-den-turkovac-asisi-aciklamasi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/sahin-ve-tureci-den-turkovac-asisi-aciklamasi/54787/</link>
			<pubDate>Fri, 22 Oct 2021 15:11:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Pfizer/BioNTech aşısıyla ilgili sevindiren araştırma ]]></title>
			<description><![CDATA[Yunanistan'da yapılan araştırma sonucunda Pfizer/BioNTech aşısıyla ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Covid-19 aşısının etkisinin kaç ay sürdüğünü mercek altına alan araştırmada daha önceki verilerden daha yüksek sonuçlar ortaya çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aleksandra Hastanesi Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmada Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in Almanya’da kurduğu BioNTech firması ile Pfizer’ın geliştirdiği corona virüsü aşısının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.

Araştırmada iki doz koronavirüs aşısı olan bireylerin antikor seviyelerinde 1 yıl boyunca koruma sağlanırken, daha önce Covid-19'a yakalanmış tek doz koronavirüs aşısı yapmasının yeterli koruma sağladığı kaydedilirken araştırmada 3.500’ten fazla kişinin verileri mercek altına alındı.

"CİDDİ ARTIŞ GÖSTERİYOR"

Araştırmayı yürüten profesörler Evangelos Terpos, Ioannis Trougakos ve Thanos Dimopoulos, “İkinci doz aşı olanlarda oluşan antikor seviyesi 22’nci günde ciddi bir artış gösteriyor ve 36’ncı günde yüzde 97.2’lik bir koruma ile en yüksek seviyeye ulaşıyor. Yani ikinci doz aşı olduktan iki hafta sonra artış başlıyor ve günde yaklaşık yüzde 3’lük bir artış elde ediliyor. İkinci doz aşıdan 3 ay sonra antikor seviyeleri yüksek seyrediyor” açıklamasını yaptı.

Bilim insanları, “Sonuçlara göre vatandaşların antikor testi yapmasına gerek yok çünkü yüksek antikor seviyesi olmaması ihtimali sıfır. En az 1 yıl boyunca antikor seviyeleri yüksek değerlerde seyrediyor” ifadesini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/pfizer-biontech-asisiyla-ilgili-sevindiren-arastirma.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/pfizer-biontech-asisiyla-ilgili-sevindiren-arastirma.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/pfizer-biontech-asisiyla-ilgili-sevindiren-arastirma_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/pfizer-biontech-asisiyla-ilgili-sevindiren-arastirma.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/pfizer-biontech-asisiyla-ilgili-sevindiren-arastirma/54772/</link>
			<pubDate>Thu, 21 Oct 2021 16:21:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[KTÜ'den koronavirüs tedavisi için 4 ilaç ]]></title>
			<description><![CDATA[Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Faz3 aşamasında kullandığımız 4 ilaç mevcut; Bu ilaçları kullandığımız hastaların şikâyetlerinin daha hafif seyrettiğini ve daha erken düzeldiğini gözlemledik” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği doktorlarından ve KTÜ Klinik Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Covid-19 tedavisi için henüz antiviral bir ilacın bulunmadığını ancak klinik çalışmaların hızla devam ettiğini belirterek “Bu ilaçlar klinik çalışma kapsamında gönüllü hastalarda kullanılıyor. Ülkemizdeki önemli klinik araştırma merkezlerinden biri olan KTÜ Klinik Araştırma Merkezi’nde, şu an için Faz3 aşamasında kullandığımız 4 ilaç mevcut. Bu ilaçları kullandığımız hastaların şikâyetlerinin daha hafif seyrettiğini ve daha erken düzeldiğini gözlemledik” dedi.

Salgındaki son durumu, aşılama oranlarını ve bu hastalığın tedavisi için kullanılan ilaçlar hakkındaki son gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, "Beş günde PCR negatifliğini sağladığımız hastamız bile oldu. Bu ilaçlara gönüllü olan ve hastanede yatan hastalarda da oksijen desteği ihtiyacının azaldığını ve bu hastaların hastanede yatış sürelerinin kısaldığını tespit ettik” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/ktu-den-koronavirus-tedavisi-icin-4-ilac.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/ktu-den-koronavirus-tedavisi-icin-4-ilac.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/ktu-den-koronavirus-tedavisi-icin-4-ilac_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/ktu-den-koronavirus-tedavisi-icin-4-ilac.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/ktu-den-koronavirus-tedavisi-icin-4-ilac/54751/</link>
			<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 17:38:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Akıllı maske" kullanıcılarına rahat nefes aldıracak ]]></title>
			<description><![CDATA[Akıllı teknolojilerle geliştirilen maske, sahip olduğu iki ayrı kanal sayesinde kullanıcının aldığı ve verdiği havanın birbirine karışmasını engelliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Biyomühendislik Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Oflaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde başlayan maske ihtiyacı dolayısıyla proje geliştirdiklerini söyledi.

Oflaz, bez maske kullanan vatandaşların solunum güçlüğü yaşayabildiğini gözlemlediklerini aktararak, bunun da baş ağrısına yol açabildiğini anlattı.

Maske konusunda yeni bir ürün tasarlamak için harekete geçtiklerini belirten Oflaz, 6 ayda 3 boyutlu yazıcılarla prototipini ürettikleri "akıllı maske" tasarımıyla katıldıkları TEKNOFEST'e finale kaldıklarını, etkinlikte tasarımlarıyla ilgili güzel geri dönüşler aldıklarını kaydetti.

Oflaz, salgın bittikten sonra da maske kullanımının hayatın bir parçası olmaya devam edeceğine işaret ederek, tasarladıkları maskeyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Maskenin smart özelliğiyle bluetooth özelliğiyle telefona bağlanılıp içerisindeki akıllı fanların hız ayarları kontrol edilebiliyor. Bu da soluduğumuz havanın oksijen miktarının kalitesini artırabiliyor. Smart özelliğiyle telefondaki sağlık verilerini kontrol edebiliyoruz. Nefes alışveriş sayısını, hızını. Maskenin bazı patentlere konu olabilecek unsurları var. Mesela verilen havayla alınan hava ayrı kanallardan alınıyor. Dolayısıyla alınan havayla verilen hava birbirine karışmıyor, verdiğimiz karbondioksiti geri almıyoruz. Bu da insanlara sağlık olarak geri dönüyor. Aynı zamanda verilen karbondioksit miktarında karbonhidrat yakımı ya da yağ yakımı hakkında bazı parametreler veriliyor. O parametreleri takip edebileceğiz bazı değerler veriyor. Nabız, nefesteki sıcaklık takibi gibi birçok özelliğe de sahip olacak. “

Oflaz, TÜBİTAK'tan aldıkları destekle 1 Kasım'da başlayacakları 1 yıllık çalışmayla özelliklerini geliştirerek maskeyi endüstriyel tasarımla üretime hazır hale getireceklerini anlatarak, "Maskeyi, solunumun gerektiği her alanda kullanılabilecek hale dönüştürmek istiyoruz. Tasarladığımız maske ağırlığından dolayı belki bir bez maskenin yerine tutmayacaktır ancak yüksek derecede koruma sağlayacaktır." dedi.

Başta sağlık personeli, itfaiyeciler, kolluk kuvvetleri ve ağır sanayide çalışanların kullanması amaçlanan maskenin sahip olacağı teknolojiyle bazı haberleşmeleri de sağlayabileceğini anlatan Oflaz, şunları kaydetti:

"İçerisine bluetooth mikrofon ve hoparlör koyacağız. İletişim kurmak istediğimizde direkt sesi telefona aktarılabilecek. Aynı zamanda karşınızdaki biriyle konuşurken istediğimiz anda sesi dışarıya hoparlörle verecek. Şu an görüyoruz ki maske takarak iletişim kurmak isteyen kişiler, sesi duyurmak için maskeyi indiriyorlar. Buna gerek kalmayacak. Maskemiz zaten enfeksiyondan koruyacak. Bunun yanında riski meslekleri avantajlı bir hale getirecek. Bu anlamda üretilen ithal maskeler var. Onların da fiyatları çok yüksek. Bu, yerli üretim olacak. Sahadan gelen talepleri teknolojik olarak içinde barındıracağı için diğer maskelere göre avantaj sağlayacak. Fiyatından dolayı da daha avantajlı olacak."

"Günümüzde kullanılan maske teknolojileri aslında eski"

Araştırma görevlisi Muhammed Tarık Çöpoğlu da projeye 9 kişilik bir ekiple devam edeceklerini söyledi.

Günümüzde kullanılan maske teknolojilerinin aslında eski olduğuna dikkati çeken Çöpoğlu, "Teknolojik özellikleri barındırdığı söylenen maskeler de aslında belki 50-60 yıl öncesinin teknolojileriyle çalışıyor. Geniş kitleler tarafından kullanılan maskelerin eksiklikleri ortaya çıkmaya başladı; verdiğimiz nefesi tekrar almamız gibi. Maskelerin, teknolojik olarak geride kalmış ürünler olduğunu gördük." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/akilli-maske-kullanicilarina-rahat-nefes-aldiracak.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/akilli-maske-kullanicilarina-rahat-nefes-aldiracak.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/akilli-maske-kullanicilarina-rahat-nefes-aldiracak_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/akilli-maske-kullanicilarina-rahat-nefes-aldiracak.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/akilli-maske-kullanicilarina-rahat-nefes-aldiracak/54750/</link>
			<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 17:22:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trabzon'da, 'Pandemide virüs önde mi' söyleşisi]]></title>
			<description><![CDATA[TRABZON'da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın ile KTÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kurtuluş Buruk, Bizim Neslin Uşakları (BNU) Derneği'nde 'Pandemide virüs bir adım önde mi?' konulu söyleşi düzenledi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Trabzon'da BNU Derneği Trabzon evinde 'Pandemide virüs bir adım önde mi?' konulu söyleşi düzenlendi. KTÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın ile KTÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kurtuluş Buruk, dernek üyeleri ve katılımcılara dünyada etkisini sürdürmeye devam eden covid-19 salgınında yaşanan süreçler ile pandemiyle mücadele hakkında bilgi verdi. Soruları yanıtlayan uzmanlar, insanların aşılara karşı olumsuz yaklaşımını ve aşı karşıtlığını eleştirdi.


'SALGINDA BİREYSEL HAKTAN SÖZ EDİLEMEZ'

Aşı karşıtlarının salgınla mücadeleyi sekteye uğrattığını söyleyen Prof. Dr. Faruk Aydın, "İnsanların bir kısmı aşılara karşı önyargılı olduğu için manipüle edilmeye ve yanlış bilgilere çok açıklar. Aşı karşıtları yanlış bilgiler yayarak insanlara ve toplum sağlığına büyük zarar verebiliyor. Aşı olmamak, maske takmamak bireysel bir hastalık değil ve bu salgında bireysel bir haktan söz edilemez. Aşı karşıtlarının gösteriler düzenlemesi uygunsuz bir davranış şeklidir. İnsanların ölümüne neden olacak bir salgın hastalıkta böyle bir hakkı doğru bulmuyorum. Salgınla mücadelede en büyük silahımız aşılardır ve bu savaşı kazanmak için herkesin aşı olması lazım" dedi. 

'VİRÜS GÜCÜNÜ YİTİRİP ARAMIZDA DOLANACAK'

Prof. Dr. Kurtuluş Buruk 'da, covid-19 virüsünün yapısıyla mutasyon geçirme süreçlerini ve virüsün kaynağıyla ilgili olasılıkları anlattı. Virüsün zaman içerisinde gücünün azalacağını söyleyen Prof. Dr. Buruk, "Virüsün kaynağının ne olduğu bugün bu pandemiyi değiştirmiyor. Pandemi bize bedensel, ruhsal sosyal ve ekonomik sorun çıkardı. Başımıza veya yakınımızın başına bu olay gelmeyince işin ciddiyetini anlamıyoruz. Aşı olmamış veya hastalığı geçirmemiş kişi sayısı küçük bir orana düşünce ancak maskeyi çıkaracak duruma geleceğiz. Virüs zamanla zayıflayıp mevsimsel grip gibi aramızda dolanacak. Hafif öksürüp belki göz sulanması veya ateşle bunu atlatacağız ama şu an buna hazır değiliz. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) aktarmasına göre, bizler 5 ila 10 yıl arasındaki dönemlerde yeni viral enfeksiyonlar ve virüslerle karşılaşacağız. Bu salgını bir an önce atlatıp yaşadıklarımızdan ders almalı ve gelecekte olabilecek yeni salgınlara karşı tedbirlerimizi erkenden geliştirmeliyiz" diye konuştu. 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/trabzon-da-pandemide-virus-onde-mi-soylesisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/trabzon-da-pandemide-virus-onde-mi-soylesisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/trabzon-da-pandemide-virus-onde-mi-soylesisi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/10/trabzon-da-pandemide-virus-onde-mi-soylesisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/trabzon-da-pandemide-virus-onde-mi-soylesisi/54643/</link>
			<pubDate>Fri, 01 Oct 2021 11:34:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı açıkladı: Yeni karantina kararları ]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 'Covid-19 Temaslı Takibi Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi Rehberi'nde yapılan değişiklikle tam aşılı temaslının HES kodu ilk 5 gün riskli sayılmayacak; 5'inci gün PCR testi negatif çıkarsa izolasyon uygulanmayacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı 'Covid-19 Temaslı Takibi Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve Filyasyon Rehberi'nde temaslı takip algoritmasında değişiklik yapıldı. En önemli değişiklik tam aşılı temaslıların izolasyonunda yapıldı. Buna göre ikinci doz aşısının üzerinden 14 gün geçen ve Covid-19 hastası ile temas eden vatandaşın HES kodu ilk 5 gün riskli sayılmayacak. Aşılı ve temaslı olan vatandaş 5'inci gün PCR testi verecek, sonucu negatif çıkarsa izolasyon uygulanmayacak. Test sonucu pozitif çıkarsa 5'nci günden itibaren 9 günlük izolasyon süreci başlayacak ve 14 günü tamamlayacak. 5'inci gün test vermeyen aşılı temaslıların ise HES kodu riskli sayılacak ve kalan 9 günü izolasyonda geçirerek, 14 günü tamamlayacak.

DELTALI HASTAYA 14 GÜN İZOLASYON

Ayrıca Delta varyantı olan hasta 14 gün izolasyonda kalacak. Yine testi pozitif olan ancak Delta varyantı bulunmayan hasta da 14 gün izolasyona alınacak; ancak test sonucu 10'uncu gün negatif çıkarsa karantina süreci sona erecek. Aşısız olan ve delta varyantlı hasta ile temasta bulunan 14 gün izolasyonda kalırken, normal Covid-19 hastası ile temaslı olan ise 14 gün izolasyona girerek, test sonucu 10'uncu gün negatifse karantina sona erecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/saglik-bakanligi-acikladi-yeni-karantina-kararlari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/saglik-bakanligi-acikladi-yeni-karantina-kararlari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/saglik-bakanligi-acikladi-yeni-karantina-kararlari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/saglik-bakanligi-acikladi-yeni-karantina-kararlari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/saglik-bakanligi-acikladi-yeni-karantina-kararlari/54575/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 16:06:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sosyal medya Covid-19 iddiasıyla çalkalanıyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Tarihin en büyük kahinlerinden olan Baba Vanga'nın iddiaları sosyal medyada olay oldu.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İlk olarak 2019'un sonlarında Çin'de ortaya çıkan koronavirüs, 28 Temmuz 2021 itibariyle dünya genelinde 195,26 milyondan fazla kişiye bulaştı ve 4,18 milyondan fazla insanın ölümüne sebep oldu.

Virüsün aniden ortaya çıkışı, birçok komplo teorisyenini, bu çıkışın arkasında doğaüstü bir sebep aramaya sevk etti.

Twitter Baba Vanga’nın takipçilerinin yorumlarını konuşuyor.

Zira İnternette dolaşan tuhaf iddialara göre 'Balkan Nostradamus'u' olarak bilinen Baba Vanga’nın koronavirüs pandemisini öngördü.

Bir kişi Twitter'da "Tahminler: Koronavirüsün gelişini tahmin ettiğine inanılan Bulgar mistik Baba Vanga (1996), 2020'de Pakistan, Çin, Japonya ve Alaska'nın sular altında kalacağını ve 2021'de Asya'yı vuracak 7,5 büyüklüğünde bir deprem olacağını tahmin etmişti." dedi.

Başka bir kişi, "Nostradamus ve Baba Vanga'nın bunu öngördüğünü anlayan var mı... Asırlık peygamber tüm bunları öngördü.#koronavirüs #pandemi #COVID19 #Acil Durum" şeklinde tweet attı.

Bir diğer Twitter kullanıcısı, "Koronavirüsü öngören kör mistik Baba Vanga, Trump'ın gizemli bir hastalığa yakalanacağını da tahmin etti.” yorumunda bulundu.

Baba Vanga’nın Trump hakkında, “Zaten bana oldukça hasta görünüyor. Onun kötü olmasını istemem, hareket ve konuşma şekli, gücü olmayan biri gibi. Kafası karışık ve zar zor ayakta duruyor." şeklinde konuştuğu söyleniyor.

İngiliz Express gazetesinde yer alan habere göre, Baba Vanga ile tanışan bir kadın da, Vanga’nın insanları yıllar önce koronavirüsün dünyanın her yanını saracağı konusunda uyardığını söyledi.

Gelecek yıl petrol üretiminin duracağını, dünyanın dinleneceğini tahmin eden Baba Vanga, petrol üretiminde yaşanacak sıkıntılar nedeniyle "trenlerin güneş ışığını kullanarak uçacağı" kehanetinde bulunduğu da iddia edildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önümüzdeki yıllar içerisinde bir suikast girişiminin kurbanı olacağı söyleniyor.

Avrupa'da birçok terör saldırısı düzenleneceğinin de Baba Vanga'nın tahminleri arasında yer aldığı iddia ediliyor.

2021 - Dünya'nın yörüngesinde hafif bir kayma oluşuyor

2025 - Avrupa'da hala çok düşük bir nüfus var

2028 - Yeni bir enerji keşfediliyor. Dünya'da açlık azalıyor. Venüs'e insanlı araç gönderiliyor

2033 - Kutuplardaki buzullar eriyor. Okyanusların su seviyesi yükseliyor

2043 - Dünya ekonomisi düzeliyor. Müslümanlar Avrupa'ya egemen oluyor

2100 - Güneş, Dünya’nın karanlık tarafını da aydınlatmaya başlayacak.

3797 - Dünyanın sonu gelecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/sosyal-medya-covid-19-iddiasiyla-calkalaniyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/sosyal-medya-covid-19-iddiasiyla-calkalaniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/sosyal-medya-covid-19-iddiasiyla-calkalaniyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/sosyal-medya-covid-19-iddiasiyla-calkalaniyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/sosyal-medya-covid-19-iddiasiyla-calkalaniyor/54546/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Sep 2021 22:46:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca ‘Mu varyantlı’ kişi sayısını açıkladı]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Türkiye'de iki kişide Mu varyantı tespit edildi" dedi. Koca, yüz yüze eğitimle ilgili olarak ise "Okulları kapatmak istemiyoruz, çünkü artık 'elimizde aşımız var" diye konuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kabine toplantısının ardından salgın süreciyle ilgili merak edilenleri yanıtladı. Bakan Koca, corona virüsün Mu varyantı’nın Türkiye’de 2 kişide tespit edildiğini açıkladı. Koca, yerli aşıda da seri üretime 2 ay içinde geçileceğini söyledi.

AĞIRLIK OLARAK DELTA VE DELTA PLUS

Fahrettin Koca, “Şu ana kadar bizim yeni varyant olarak tespit ettiğimiz iki vaka dışında olmadı. Ağırlıklı olarak Delta ve Delta Plus şeklinde. Bu varyantlarda da yüzde 90'ı geçen oranlar söz konusu. Aşılama oranının artışıyla vaka sayılarının düşeceğini düşünüyorum” diye konuştu. Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

PCR TESTİ ÜCRETLİ OLACAK MI?

– Genel olarak aşılama oranları giderek artıyor. 100 milyon sayısına herhalde 2-3 gün içinde erişmiş olacağız. Bu anlamda önemli bir sayı. Çift doz ve en az 1 doz aşı olma oranı da giderek yükseldi.

– (PCR testinin ücretli olması) Öyle bir seçeneği düşünmüyoruz. Yani PCR’ın şu an uygulandığı şekliyle devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

– (Hastanelerde PCR testi için yoğunluğu): Bütün alanlarda istemiyoruz, PCR’ın istendiği belli alanlar var ve bunu da 48 saat öncesinden istiyoruz. Dolayısıyla o yoğunluk 48 saate yayılmış oluyor, o anlamda ciddi bir sorun olacağını düşünmüyorum, çünkü büyük kapasitemiz var.

İKİ DOZ AŞI YÜZDE 62’LERDE

– (Bağışıklık oranı) Sayılarımız belli, 18 yaşın üzerinde en az bir doz olanların oranı yüzde 80’lerde, iki doz olanlar yüzde 62’lerde. Dolayısıyla biz yüzde 80-85’lere doğru bir oranın olmasını bekliyoruz 18 yaş üstü için.

HATIRLATMA DOZU ŞU AN GEREKMİYOR

– İnaktif aşılarla ilgili 3’üncü dozu önerdik, 3’üncü aydan sonra düştüğünü görünce bu önerimizi yapmış olduk. Devamında 6 ay sonra zaten rapel dozlar, hatırlatma dozları olacak. Ama mRNA aşısı için bunun şu an 3,5-4 aylık sonuçların çok belirgin düşüş içinde olmadığını, önümüzdeki aylar takiple, ne zaman bir hatırlatma dozunun gerekip gerekmediğini söylemiş olacağız. İsrail ve benzeri ülkelerde gördüğümüz şekliyle 8 ay sonra bu hatırlatma dozunun yapıldığını, ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Muhtemel bizde de aynı şekilde olur ama şu an gerekmiyor.

OKULLARI KAPATMAK İSTEMİYORUZ ÇÜNKÜ…

– Okulları kapatmak istemiyoruz, çünkü artık ‘elimizde aşımız var’ diyoruz. O nedenle vatandaşımız aşı oldukça, oranlar yükseldikçe, toplumsal bağışıklık oluştukça bunun yeterli olacağına inanıyoruz. Onun için oranların giderek artması gerekiyor. Şu an dünyada en çok aşının yapıldığı 8’inci ülkeyiz. Avrupa’da, Almanya’dan sonra ikinci ülkeyiz, zannediyorum 2-3 hafta içerisinde Almanya’yı da geçen dozda bir uygulamamız oluyor olacak.

– Dolayısıyla yapılması gereken tedbirler, Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte biz tedbirleri ortaya koyduk. Hangi durumda, hangi pozisyonda ne yapılması gerektiği belli. Yani sınıf öğrencileri, öğretmende görülünce nasıl olur, öğrencide görülünce nasıl olmalı, bütün öğrenciler ne zaman tatil edilmeli, okul değil, sınıf en fazla olabilir. Biz en fazla sınıfın tatil edilebileceğini 14 günlük zaman diliminde, onun dışında bir kapatmayı düşünmüyoruz, düşünmek istemiyoruz.”

– (Göçmenlerin aşılanması) aydı olmayanların sayısı çok az. Toplama bakıldığında öyle yüksek oranlı değil. Yani Suriyeli mesela 3,5-4 milyon kayıtlı olan kişi var, hepsine ulaşıyoruz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/bakan-koca-mu-varyantli-kisi-sayisini-acikladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/bakan-koca-mu-varyantli-kisi-sayisini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/bakan-koca-mu-varyantli-kisi-sayisini-acikladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/09/bakan-koca-mu-varyantli-kisi-sayisini-acikladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/bakan-koca-mu-varyantli-kisi-sayisini-acikladi/54536/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Sep 2021 12:51:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ Vakaların çoğu Delta ve çocuklar en büyük taşıyıcılardan]]></title>
			<description><![CDATA[Corona virüsü salgınının daha tehlikesi mutasyonu Delta varyantı ile ilgili dikkat çeken bir açıklama Yunanistan'dan geldi. Yunanistan'ın önde gelen bilim insanlarından Tsakris, "Çocuklar ve ergenler, salgının erken aşamalarına göre hastalığı daha 'etkili' yayıyor" açıklamasını yaptı ve uyarıda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Corona virüsü vaka sayısının görece düşük seyrettiği Yunanistan’dan dikkat çekici bir açıklama geldi. Haziran ayındaki vakaların sadece yüzde 5’inin Delta varyantı olduğunu açıklayan Atina Üniversitesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı Direktörü Athanasios Tsakris, yakın zamanda tespit edilen vakaların yüzde 85’inin Delta varyantı olduğunu duyurdu.

Çocukların ve gençlerin hastalığın yayılmasında çok büyük etkisi olduğunu vurgulayan Tsakris, “İngiliz varyantında da bunu gördük ve şu an bunu daha net görebiliyoruz. Çocuklar ve ergenler, salgının ilk günlerine göre virüsü daha ‘etkili’ bir biçimde taşıyor ve yayıyor” ifadesini kullandı.

Okulların açılmasına günler kala uyarıda bulunan Tsakris, “Karşılaştırmalı araştırmalar, Delta varyantının daha ciddi olduğunu gösteriyor. Aşı olmayanlar şu an 6 ay ya da 1 yıl öncesine göre daha büyük risk altında. Gençlerde de daha çok, ciddi enfeksiyonlar görmeye başladık. Aşı olmamış ebeveynler okullar açılmadan önce aşı olmalı” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-cogu-delta-ve-cocuklar-en-buyuk-tasiyicilardan.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-cogu-delta-ve-cocuklar-en-buyuk-tasiyicilardan.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-cogu-delta-ve-cocuklar-en-buyuk-tasiyicilardan_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-cogu-delta-ve-cocuklar-en-buyuk-tasiyicilardan.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/vakalarin-cogu-delta-ve-cocuklar-en-buyuk-tasiyicilardan/54490/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Aug 2021 13:03:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca, en çok vaka artışı olan illeri açıkladı ]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 31 Temmuz - 6 Ağustos 2021 arasında illere göre haftalık (100 bin kişide) vaka sayısını paylaşıp, vaka görünme oranı en çok artan 5 ili açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son zamanlarda artan vaka sayıları tedirgin edici seviyeye ulaştı. Dün yayımlanan Türkiye'nin günlük koronavirüs tablosuna göre, 27 bin 356 kişinin testi pozitif çıktı. 

Türkiye'de birinci doz aşı olanların sayısı 42 milyon 944 bin 623 kişiyi bulurken, ikinci doz aşı olanların sayısı 31 milyon 186 bin 864'e yükseldi. Üçüncü doz aşı 6 milyon 179 bin 875 ulaştı.

'AŞINIZI VAKİT KAYBETMEDEN OLUN'

Sosyal medya hesabından İllerin haftalık vaka sayılarını paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ''En az iki doz aşı olanların sayısı arttıkça vaka sayıları düşecek. Aşınızı vakit kaybetmeden olun'' uyarısında bulunarak, 100 bin nüfusta koronavirüs (Covid-19) vaka görünme oranı en çok artan illeri açıkladı. 

Koronavirüs vaka görünme oranı en çok artan iller şöyle:

- Rize

- Batman

- Diyarbakır

- Artvin

- Bingöl
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/bakan-koca-en-cok-vaka-artisi-olan-illeri-acikladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/bakan-koca-en-cok-vaka-artisi-olan-illeri-acikladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/bakan-koca-en-cok-vaka-artisi-olan-illeri-acikladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/bakan-koca-en-cok-vaka-artisi-olan-illeri-acikladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/bakan-koca-en-cok-vaka-artisi-olan-illeri-acikladi/54444/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 20:57:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Vakaların artış nedeni açıklandı]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, "Vakalar 20 bini geçmiş olsa da daha da hızlı yükselmemesinin temel nedeni aşı" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı, Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. İlhan, koronavirüs sürecinde geçen yıl ile bu yıl arasına fark olduğunu söyledi. Prof. Dr. İlhan, "Koronavirüs sürecine baktığımızda 1,5 yıla yaklaşıyoruz. Vakalar 20 bini geçmiş olsa da daha da hızlı yükselmemesinin temel nedeninin aşı olduğuna inanıyorum. Eğer elimizde 2 doz aşısı olan yüzde 40'lık nüfusumuz olmasaydı ya da bir doz aşısı olup antikoru oluşmaya başlayan nüfusumuz olmasaydı bu vakalar çok daha yukarıya gidebilirdi. Konuya bir de böyle bakmak gerekiyor" dedi.

'AŞILAMANIN YAŞI DEĞİŞİYOR'

Prof. Dr. İlhan, salgın ile mücadelede değişen bir şeyin söz konusu olmadığını kaydederek, "Aşılamanın yaşı değişiyor ama salgın ile mücadelede değişen bir şey söz konusu değil. Halen korunma yöntemleri hepimizin bildiği gibi kalabalığa girmeme, temiz hava ile ortamların havalandırılması, kapalı alanlarda maske takılması şeklinde. Şöyle bir yanlış algı da olabiliyor; 'hocam ben çift doz aşılıyım, artık maske takmayabilirim, kapalı alanlara girebilirim.' Hayır; risk her zaman söz konusu. Aşı kişileri ağır hasta olmaktan koruyor, hastalığa yakalanırsalar ayakta geçirmelerini sağlıyor. Çevreyi de enfekte etme ihtimalleri daha az oluyor" diye konuştu.

AŞI KARŞITLIĞI

Prof. Dr. İlhan, aşıya yönelik bilgi kirliliğine ilişkin, "Salgının bulaşma yöntemleri değişmediğine göre, bunlardan da açıkçası sıkılsak da uymak durumunda olduğumuza göre, aynı zamanda elimizde geçen seneye göre baktığımızda aşı gibi bir güç olduğuna göre bunu kullanmamız gerekiyor. Güz dönemine 1 ay kadar zamanımız var. Bir an önce vatandaşlarımızın tereddütleri varsa, tedavi görüyorlarsa hekimlerine danışırsalar veya Sağlık Bakanlığı'nın danışma hatlarına başvurursalar neden aşı olmaları gerektiğini oradan göreceklerdir. Maalesef bilgi kirliliği aşıda belli bir seviyeye gelince daha da artıyor. Ama bilgi kirliği ile ilgili yorum yapanların bilimsel kanıtlarını sormak gerekiyor. Türkiye'de alınan her kararda bilimsel yayınlar, bilim insanlarının görüşleri söz konusu oluyor. Ama aşı karşıtlığı yapanların sundukları materyallerin ne denli bilimsel ve kanıta dayalı olduğunu iyi gözden geçirmek gerekiyor" ifadesini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-artis-nedeni-aciklandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-artis-nedeni-aciklandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-artis-nedeni-aciklandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/08/vakalarin-artis-nedeni-aciklandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/vakalarin-artis-nedeni-aciklandi/54429/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 13:57:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BioNTech aşısıyla ilgili korkutan araştırma: Türkiye süreyi kısalttı ama...]]></title>
			<description><![CDATA[Pfizer ile BioNTech’in geliştirdiği ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkede kullanılan koronavirüsü aşısı ile ilgili dikkat çekici bir araştırma yapıldı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pfizer ile BioNTech’in geliştirdiği ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkede kullanılan koronavirüsü aşısı ile ilgili dikkat çekici bir araştırma yapıldı. İngiltere’nin saygın üniversitelerinden Oxford Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, Pfizer/BioNTech aşısının iki dozu arasındaki sürenin uzatılması durumunda daha büyük fayda sağlayacağı tespit edildi.

Bilim insanları, “İki doz arasında daha uzun beklemek, ortalama antikor seviyesini daha yukarı taşıyor. Tek dozun Delta varyantına karşı etkisinin zayıf olduğunun belirtildiği araştırmada iki dozun koruyuculuk sağladığı belirtildi. Araştırma sonucunda, “İki doz arasında daha uzun süre beklemek antikor seviyesini iki kat artırıyor” açıklaması yapıldı. Bilim insanları antikor seviyesinin yanı sıra T-hücrelerinin de büyük bir önemi olduğunu hatırlattı.

"Delta varyantına karşı etkisi düşük"
Araştırmada iki doz arasında 3-4 hafta bekleyenlerde T hücresi seviyelerinin de daha uzun süre bekleyenlere göre 1.6 kat daha düşük olduğu belirtildi. Uzmanlar, “İlk dozun Delta varyantına karşı etkisi düşük. Dolayısıyla iki doz arasındaki süreyi uzatmak risk almak demek. Fakat uzun vadede iki doz arasındaki süreyi uzatmak daha çok fayda sağlayacaktır” dedi.
Süreyi dört haftadan üç haftaya çekti
Araştırmayı yürüten ekibi yöneten profesör Susanna Dunachie, “En ideali sekiz hafta” açıklamasını yaptı. Birleşik Krallık’ta iki doz arasında 8 haftalık bir süre belirlenirken, Türkiye’de ise bir süre önce Pfizer/BioNTech aşısındaki iki doz arasındaki süreyi dört haftadan üç haftaya çekti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/07/biontech-asisiyla-ilgili-korkutan-arastirma-turkiye-sureyi-kisaltti-ama.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/07/biontech-asisiyla-ilgili-korkutan-arastirma-turkiye-sureyi-kisaltti-ama.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/07/biontech-asisiyla-ilgili-korkutan-arastirma-turkiye-sureyi-kisaltti-ama_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/07/biontech-asisiyla-ilgili-korkutan-arastirma-turkiye-sureyi-kisaltti-ama.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/biontech-asisiyla-ilgili-korkutan-arastirma-turkiye-sureyi-kisaltti-ama/54346/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Jul 2021 15:35:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bluz Ürünleri ve Modelleri ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bluz kategorisi araştırma yapılması gereken bir alandır. Bu alan içerisinde pek çok model mevcuttur. Her renge ve modele sahip olan bluzlar ile gerek günlük gerekse özel anlarınıza zariflik kazandırabilirsiniz. Baktığımız zaman kadınlar için çok önemli ve bir o kadar da kurtarıcı parça olarak bilinen bluzlar kadınların dolabında bulunan parçalardan bir tanesi haline gelmiştir. Bu bağlamda pek çok insan neyi ne şekilde kombine edeceğini de bilerek hareket etmelidir. Bu dışarıdan bakıldığı zaman göz alıcı görünmesi adına oldukça önemlidir.

Her bir kadın giyeceği her bir ürünün kalitesine, rengine ve dokusuna dikkat ederler. Bluz modelleri dediğimiz zaman akla pek çok çeşidin gelmesi normaldir. Her kadın bu ürünleri tercih ederken kendi zevklerini de göz önünde bulundururlar. Bu son derece önemlidir.

Bluz Modelleri ve Fiyatları

Bluz alacak olan kadınların fiyatlar hakkında da bilgi sahibi olmak ister. Her bir bluzun kendi içinde farklı markası olması bizlere net bir fiyat bilgisi vermez. Bluz modelleri kapsamında ele alacağımız her bir marka kendi içinde belirlenmiş olan maliyetler üzerinden satışa sunulur.

Genel anlamda bakıldığı zaman her bir bluzun bütçeye uygun bir şekilde satışa sunulduğunu da söyleyebilmemiz mümkündür. Dolayısıyla bluz alacak olan kadınlar ekonomik anlamda fazla zorlanmazlar. Piyasadaki her bir ürüne https://www.dilvin.com.tr/kadin-bluz-modelleri adresinden de güvenilir bir şekilde ulaşabilirsiniz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/bluz-urunleri-ve-modelleri.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/bluz-urunleri-ve-modelleri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/bluz-urunleri-ve-modelleri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/bluz-urunleri-ve-modelleri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/bluz-urunleri-ve-modelleri/54199/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 20:59:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Avene Ürünleri]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çok sayıdaki cilt problemini kısa bir süre içinde başarılı bir biçimde çözüme kavuşturan Avene ürünleri kişilerin her zaman genç, bakımlı ve sağlıklı hissetmelerine yardım eder. Kişilerin ciltleri üzerinde meydana gelebilecek kuruluk, çatlama, döküntü, kızarıklık, kırışıklık, leke gibi birçok sorunu kısa bir süre içinde yok eden Avene ürünleri, akne, sivilce, siyah nokta gibi sorunların giderilmesine de destek olur.

Yaşlandırma karşıtı ürünler ile cilde gerginlik kazandırır ve bu şekilde herhangi bir estetik operasyon geçirmeden oldukça genç bir görüntü elde edebilmeyi sağlar.

Avene Ürün Kullanımı

Pek çok kişinin tercihi olarak yer alan Avene ürünler, birbirinden etkili bakım ürünleri ile de olası cilt sorunlarının meydana gelmesini önler. Bütün cilt tiplerine uygun olacak şekilde ürünler bulunduran ve birbirinden iddialı ürünler tasarlayan Avene, bu sayede kişilerin ciltleri için en ideal ve en etkili ürün alternatiflerini kişilerin kullanımına sunar.

Göstermiş olduğu başarılı performansları ve kalıcı etkileriyle kişilerin yaşamına önemli dokunuşlar sağlayan Avene kozmetik ürünleri, ideal maliyetleri ile de tercih edilme sıklığını artırır.

Avene Avantajları

Cilt bakım ürünlerinde, bütünüyle doğal veya doğala yakın içeriklerden elde eden Avene ürünleri herhangi zararlı bir içerikten oluşmaz. Bu sayede ciltte alerjik reaksiyon, kızarıklık, pullanma, kaşıntı gibi sorunlar meydana gelmesini önleyen ürünler ile her yaşta ve cilt tipine uygun olan kişiler tarafından ilk sırada yer alarak rahatlıkla tercih edilir. Avene ürünlerine göz atmak için https://www.welldermo.com/aveneadresini ziyaret edebilirsiniz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/avene-urunleri.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/avene-urunleri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/avene-urunleri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/avene-urunleri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/avene-urunleri/54198/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 20:57:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tava Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tavamutfakta ki en önemli eşyalardan biridir. Leziz yemekleri yapmak doğru tava seçiminden geçmektedir. Doğru pişirme teknikleri ile doğru tava kullanımı yemeğin lezzetine lezzet katar. Satın alacağınız ürünün renk ve modelini seçmek tamamen sizin zevkinize kalan bir şeydir. Günümüzde birçok farklı model seçeneğine sahip olantava modelleri mevcut. Fakat seçim yaparken ürün kalitesi sağlığınız ve yemeğinizin pişirme şekline göre tercih edilmesi önemli bir unsurdur. Tava üretiminde kullanılan malzemenin kaliteli olması, ısıyı eşit miktarda yayıp doğru bir pişirme yapmanıza fayda sağlar. Alışverişe başlamadan önce istediğiniz renk, model ve ihtiyacınızı doğru şekilde belirlemeli ve ürün kalitesini sorgulayarak iyi bir araştırma yapmanız gerekir.

Tava Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler 

Mutfak gereçlerinin kullanım şekli ürünün uzun süre kullanılmasını veriminin azalmaması için çok önemlidir. Tava genellikle paslanmaz çelik malzemeden üretilir. İstediğiniz boyutlarda ve ebatlarda seçebilirsiniz. Ayrıca teflon, granit kaplı olanlar yanmaz yapışmaz ve kolay temizlenir özelliği sahiptir. Gününüzün büyük çoğunluğunu mutfak geçirdiğinizi düşünürsek işinizi kolaylaştıran ürünlerin hayatımızda ki yeri tartışılmayacak kadar çoktur. Mutfak araç gereçleri teknolojinin en büyük yansımasını gördüğünüz ürünlerdir. Bu nedenden dolayı da bazen seçim yapmakta zorlanırız. Alacağınız tavanın kullanım talimatlarını göz önünde bulundurmak, kesici ve metal kaşık kullanımın da dikkatli davranmak gerekir. Temizlerken de tavalarınızı yıpratmayacak temizlik ürünlerini tercih etmeliyiz. Kalite ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan firmaların ürünleri tercih edilmeli. https://www.madamecoco.com/tavalar/ adresini ziyaret ederek kaliteli ve kullanışlı ürünlere ulaşabilirsiniz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/tava-secerken-nelere-dikkat-edilmeli.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/tava-secerken-nelere-dikkat-edilmeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/tava-secerken-nelere-dikkat-edilmeli_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/06/tava-secerken-nelere-dikkat-edilmeli.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/tava-secerken-nelere-dikkat-edilmeli/54197/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 20:53:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kaliteli Sabo Terlik Bayan Modelleri İşmont’da!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

 

Sabo Terlik

Kapalı ortamlarda çalıştığınız zaman, ister istemez ayaklarınız terleyebilir ve kıyafetleriniz sizi sıkabilir. Gerekli tedbirleri zamanında aldığınızda ise işe yoğunlaşmak çok daha kolay olacaktır. Özellikle sağlık personelinin kaliteli ekipmanları gözler önüne gelirken, marka güvencesi ile desteklenmiş olan terlik modelleri iyi bir fırsat ortaya koymaktadır. Farklı renk ve farklı yapı itibarıyla şık bir tercih olarak karşımıza çıkan sabo terlik, pek çok değişik ürün seçeneğini insan hayatına kazandırmış durumdadır. Gayet makul koşullarda ürün yelpazesi ortaya çıkarken, rahatlık ve kalite bakımından burada yapılan değerlendirmeler, özellikle sağlık personeline çok büyük katkı sağlamaktadır.

 

Gün boyunca ayakta duran ve mesaisini tamamlamak isteyen sağlık personelinin, buradaki kaliteli ürünlere ihtiyacı vardır. Nitelik, kabiliyet ve üst düzey performans noktasında yapılan değerlendirmeler, her yönden sağlıklı sonuçları insanların karşısına getirmiştir. Dayanıklı yapısı ve ergonomik özellikleri ile ortopedik terlik modelleri, her yönden insanlar için faydalı ve kaliteli bir ürün seçeneğini ön plana getirmek durumundadır. Bütün sağlık personeli için avantajlı tercih seçenekleri, başka ortamlarda da güvenilerek giyilen bir ürün yelpazesini ortaya koymaktadır.

 

Sabo Terlik Bayan

Şık, estetik ve zarif terlik modellerini buradaki önemli avantajlarla değerlendirmek söz konusudur. Her yönden gerekli ve avantajlı bir ihtiyaç olarak gördüğünüz noktada, buradaki sağlıklı seçenekleri iyi bir pozisyonda gözden geçirmek gerekir. Güvenerek tercih etmiş olduğunuz kaliteli alternatifler, muazzam çözümler oluşturup insanların karşısına çıkarmaktadır. Özellikle de müşteri memnuniyeti konusunda avantajlı ve geniş kategori seçenekleri ortaya çıkarken, sağlıklı ve rahat ürün yelpazesini en iyi şartlarda değerlendirmek gerekir.

 

Sabo terlik bayan sağlık personeli için ideal bir tercih göstermektedir. Gayet kaliteli ve kullanışlı olduğu gibi, avantajlı yelpazeyi buradaki önemli çözümlerle takip etmek söz konusu olmaktadır. Size yakışan ürün çözümlerini cazip sonuçlarla birlikte değerlendirmek, elbette önemli bir fırsat yaratacaktır. Uzun yıllar boyunca sorunsuz kullanabileceğiniz kaliteli aparat ve aksesuarları, iş güvenliği sektör bütünlüğü içerisinde değerlendirmek önemli olacaktır. Rahatlık ve esnek yapısı ile birlikte dikkat çeken ürün seçenekleri, özellikle ayakları koruyor, rahatlatıyor ve sağlık personeline büyük katkı sağlıyor.

 

Sabo Terlik Bayan Modelleri 

Esnek, sağlam ve dayanıklı yapısı ile ortopedik bir model burada görücüye çıkmıştır. Müşteri memnuniyeti perspektifinde değerlendirme yaparken, en kaliteli ürünleri https://www.ismont.com.tr/sabo-terlik bütünlüğü çerçevesinde değerlendirmek söz konusudur. Çok kaliteli ve güvenilir ürün seçeneklerini değerlendirmek için, özellik ve doğru firmanın doğru ürün çözümlerinden yardım almak gerekir.

 

Ticari esas ve avantaja uygun fırsatlarla birlikte, burada göz kamaştırıcı ürün seçeneklerini en iyi çözümlerle değerlendirmek söz konusudur. Eğer bu konuda doğru tercihleri iyi bir fırsatla değerlendirmek isterseniz, kaliteli ve avantajlı ürün yelpazesi size çok büyük yardım sağlayacaktır. Fiyatı uygun kaliteli ürün seçeneklerini, buradaki avantaj perspektifinde gözden geçirebilirsiniz.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/kaliteli-sabo-terlik-bayan-modelleri-ismont-da.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/kaliteli-sabo-terlik-bayan-modelleri-ismont-da.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/kaliteli-sabo-terlik-bayan-modelleri-ismont-da_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/kaliteli-sabo-terlik-bayan-modelleri-ismont-da.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/kaliteli-sabo-terlik-bayan-modelleri-ismont-da/54086/</link>
			<pubDate>Sat, 29 May 2021 11:13:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Fahrettin Koca, son hafta vaka sayısı en çok azalan 5 ili paylaştı ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sosyal medya hesabından, ''Vaka sayılarındaki düşüş yaygın şekilde tüm illerimizde yaşanacak'' paylaşımında bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son hafta 100 bin nüfusa karşılık gelen vaka sayısı en çok azalan 5 ili açıkladı.

Koca'nın açıkladığı, son hafta vaka sayısı en çok azalan iller, Kırklareli, Çanakkale, Düzce, İstanbul ve Tekirdağ oldu.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/fahrettin-koca-son-hafta-vaka-sayisi-en-cok-azalan-5-ili-paylasti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/fahrettin-koca-son-hafta-vaka-sayisi-en-cok-azalan-5-ili-paylasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/fahrettin-koca-son-hafta-vaka-sayisi-en-cok-azalan-5-ili-paylasti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habercuk.com/images/haberler/2021/05/fahrettin-koca-son-hafta-vaka-sayisi-en-cok-azalan-5-ili-paylasti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habercuk.com/fahrettin-koca-son-hafta-vaka-sayisi-en-cok-azalan-5-ili-paylasti/53945/</link>
			<pubDate>Tue, 11 May 2021 18:37:06 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>