Ayasofya'yı tezekten kurtarıp, betona çevirme hikayesi...


Mesleğe başladığım ilk yıllardı. 2005 yılında Kuzey Ekspres'te çalışıyordum.

Ali Can Usta adında bir beyefendi sürekli gazeteye gelir ve Ayasofya'yı haber yapmamızı isterdi. Gazetemizin patronu Hasan Kurt'un Trabzon tarihine olan ilgisini ve birikimini bilmeyen yoktur herhalde.  Kurt'un Ayasofya'ya da özel bir sevgisi ve ilgili olduğunu düşünüyordum ki Ali Can Usta'nın önerilerine geniş yer verirdi.

Peki, Ali Can Usta ne istiyordu;

Ali Can Usta Ayasofya'nın etrafındaki gecekonduların yıkılmasını ve Ayasofya'nın tüm güzelliklerinin ortaya çıkmasını istiyordu ve gitmediği kurum, gitmediği gazete kalmamıştı.

Elinde fotoğraflarla yıllarca kapı kapı dolaştı Ali Can Usta.

Ali Can Usta'nın dede evi de oradaydı, yeri kamulaşsın istiyordu, elbette menfaati olacaktı ancak bu onun önerisini haksız kılmazdı.

Biz de o kısımla ilgileniyorduk zaten.

Onlarca haber yapmıştık.

Hiç unutmuyorum;

Şehir sınırları içinde küçükbaş ve büyükbaş hayvan beslemek yasaktı. Halen yasak. Ayasofya'nın etrafındaki gecekondulara inek baskını yapan zabıtaya eşlik ederdik.

Ayasofya'nın etrafındaki evlerde inek bakılırdı.

Ayasofya tezek kokuyordu.

Ceza yazılan ve ineklerinden olan teyzelerin gözyaşları gözümün önünden gitmez. İneğini saklayan mı ararsın, zabıtadan kaçan mı ararsın...

Ne manzaralar yaşandı...

En nihayetinde 2013-2014 yılları arasında Kültür Bakanlığı'nın emri ile TOKİ ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı kentsel dönüşüm projeleri kapsamında 44 bina kamulaştırılarak yıkıldı.

Ayasofya'nın tarihi kimliğinin ortaya çıkarıldı ve tarihi mekan Türk ve dünya turizminin hizmetine sunuldu.

Ayasofya tüm ihtişamı ile muazzam bir görüntüye kavuştu.

Ayasofya'nın etrafında Trabzon el sanatlarının sergilendiği ve turistlere satıldığı butik dükkanlarla turizm desteklendi.

Bölgeye gelen turistler için önemli bir çekim merkeziydi.

 

***

Bu dönüşüm yapılır yapılmaz Ayasofya Müzesi'nin camiye dönüştürülmesi gündeme geldi.

Hiç bir kurum ve kuruluşun görüşü alınmadan, STÖ'ler dinlenmeden, turizmcilere söz hakkı verilmeden, etrafındaki esnaf düşünülmeden, Trabzon turizmine katkısı fayda-maliyeti hesaplanmadan Ayasofya Müzesi camiye çevrildi.

İçi ibadet yapılacak hale getirildi.

Paravanlar çekildi, duvarlara çiviler çakıldı, freskler kazındı.

Mozaiklerin üzeri ahşapla kapatıldı halılar serildi.

Anıtlar Kurulu'nun da izniyle kadınların namaz kılacağı bölüm de ibadet yapılacak hale getirildi ve restorasyon camiye yönelik yapıldı.

İbadete ve camiye hiç kimse karşı değil, zaten Ayasofya etrafında yeterince cami var, böyle bir ihtiyaç söz konusu değil.

Yapılan eleştirileri "camiye karşılar" şeklinde değerlendirmek konuyu saptırma kolaylığıdır.

Ziyaret eden turist sayısı azaldı, bölgede Ayasofya'yı cami olarak kullanan vatandaşların sayıları da oldukça azdı.

2012 yılında 2 milyon 584 bin 891 turist Trabzon’a geldi, Ayasofya Müzesini ise 127 bin 957 kişi ziyaret etti. Bu sayı 2015 yılında ciddi düşüş yaşadı.

Davalar açıldı, Trabzon'un fikir önderlerinden tepki yağdı, esnaf isyan etti ancak geri adım atılmadı.

Böylelikle tam olarak Ayasofya Müzesi kime ve neye hizmet olmuş oldu?

Gerçekten anlamak mümkün değil.

 

***

Uzun bir süredir restorasyonu devam eden Ayasofya Müzesi'nin içine verilen zarar bitmiş olacak ki, sıra dışına geldi.

Dün, Metin Öztürk'ün fotoğrafı ile  61saat internet sitesinin gündeme taşıdığı haberle büyük şok yaşadık.

Gözlerimize inanamadık.

"Bu kadar olmaz" dedirten görüntüleri hepiniz görmüşsünüzdür.

O yemyeşil Ayasofya'nın etrafını betona boyamışlar.

Gerçekten bunun açıklaması ne olacak çok merak ediyorum.

Yetkililer bilimsel açıklama yapacakmış.

Hangi bilim dalı bu iğrençliği haklı kılabilir?

Uzungöl'ü katlettik, Sera gölünde yanlıştan son anda dönüldü, yaylalarımızı betondan şimdi şimdi arındırmaya çalışıyoruz, Sümela Manastırı yıllardır kapalı, restorasyonunda neler oldu bilmiyoruz.

Ayasofya önce güzelleştiriliyor, sonra içine ve dışına ciddi zararlar veriliyor.

Bütün bunların hepsi aynı hükümet döneminde oluyor.

Hadi diyelim ki başkalarının yaptığı güzelliklere zarar verme çabanız var, kendi kendinize yaptığınız güzelliği neden bozuyorsunuz?

Kültür Bakanlığı acilen inceleme başlatmalı.

Acilen o beton oradan sökülmelidir.

Tarihin sorumlu tutacağı isimler olmamak için bunu yapmalısınız...