Baro Siyaset Yapar mı?


Allah aşkına birisi çıkıp, siyasetin Türkiye’de hangi kuruma girmediğini söyleyebilir mi?

Hukukçulara sormak gerekir?

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçildiği günden bugüne, “Partili bir Cumhurbaşkanı” gibi hareket etmesi mevcut anayasaya göre anayasal suç teşkil eder mi?

16 Nisan’da anayasa değişikliği teklifi ile Cumhurbaşkanı’nın partili olup olmayacağını da oylamayacak mıyız?

***

Şimdi soralım;

Baro siyaset yapar mı?

Cumhurbaşkanı yapıyor mu? Yapıyor.

Valiler yapıyor mu? Yapıyor.

Bürokratlar yapıyor mu? Yapıyor.

Muhtarlar yapıyor mu? Yapıyor.

Spor kulüpleri, başkanları, yöneticileri, sporcular…

Yapıyor mu? Yapıyor.

Rektörler siyaset yapıyor mu? Yapıyor.

Kim yapmıyor?

Yahu memlekette imam bile siyaset yapıyor…

Yapmıyor mu?

Yapıyor…

Siyaset yapmayanı dövüyorlar!

O zaman; Baro siyaset yapar mı?

Bal gibi de yapar,

Hiçbir şey diyemezsiniz…

Asıl yanlış ve tehlikeli nokta; insan hayatlarını siyasi tercihlerinin belirlediği korkunç bir sürece girmemizdir.

Memleketin geleceğini düşünen bunu eleştirsin.

***

Hem anayasa değişikliği neden “siyaset” haline geldi ki?

Hani bu iş “parti” işi değildi, hani bu iş “üst akılla” düşünülmeliydi…

Hukukçulara ihtiyacımız yok mu süreci anlamamız için?

Bir tarafta hukukçular, bir tarafta partililer…

Partililere mi güvenecek bu millet yoksa hukukçulara mı?

***

Bu konunun gündem olmasının nedenini bilmeyenler için not düşelim;

Trabzon Barosu, Anayasa değişikliği ile ilgili halkı bilgilendirmek adına panel düzenledi.

İktidar partisinin milletvekilleri de dahil olmak üzere tüm baro avukatlarına davetiye gönderdi.

Hukuk profesörü Süheyl Batum, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu, Trabzon’daki vatandaşlara anayasa değişikliğinin Türkçesini yani anlayacağımız dilden bizi neler beklediğini anlattı.

AK Parti milletvekili Av. Ayşe Sula Köseoğlu ve Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, “Baro siyaset yapıyor ve bu suçtur” dedi.

AYRIŞMAMIŞIZ

Ayrışmadık evet direk ortadan ikiye bölündük.

EVET-HAYIR

TAHAMMÜLSÜZLÜK…

Yakın çevreme ve arkadaşlarıma bu aralar en sık söylediğim şey;

“Çok tahammülsüzleştim, ben böyle değildim”

Aldığım cevaplar; “Ben de, ben de, ben de”

TARTIŞMANIN EN KÖTÜ HALİ

Bir fikir çatışmasında olayı “senin kaşın, senin gözün” diyerek kişiselleştirenlerle tartışılmaz.

O kişinin hedefinin sizin düşünceniz değil, direk şahsınız olduğunu hissedersiniz.

Oradan uzaklaşın…