Biz aynı yerdeyiz


Belki de Türkiye yakın tarihin en tehlikeli sürecini yaşadı, yaşıyor...

15 Temmuz gecesinde inanılmaz bir gerilim ortamından şimdilerde normalleşme sürecine geçiş durumundayız.

Ülkeye karşı, hayata karşı, aileye karşı, dostlara karşı, işi-güce karşı bir kaygı hali tümüyle hakim.

O lanet geceden bugüne kadar tüm diyalogların temelinde bir karamsarlık, belirsizlik, kargaşa ve karmaşa var.

"Nasılsın?" sorusunun cevaplarını düşünün...

İyi değiliz.

Artık iyi olmak istiyoruz.

Biz Arap ülkesi değiliz, biz Ortadoğu ülkesi değiliz, başımızın üzerinden bombalar geçsin, terör kol gezsin istemiyoruz.

Biz Türkiye'yiz...

 

***

Bu süreçte:

Trabzon'un gereksiz ve lüzumundan fazla boş şişirilmesine gönlüm pek razı olmasa da bu şehrin en sevdiğim özelliklerinden birisi de kendi yaşadığı ili ailesi gibi görme hassasiyeti ve ülkesini de bir aile gibi görme hassasiyeti.

Tam dozunu tutturması önemli.

Biraz fazlası da zarar, biraz azı da...

Trabzon bu süreçte o dozu tutturdu.

Ülkesine yapılan ihaneti ailesine yapılmış gibi hissetti ve olması gereken asalette tepkisini gösterdi.

Bu dozu tutturan herkese bir Trabzonlu olarak teşekkür ediyorum.

Gurur duydum.

 

***

Bu süreçte:

Ufak tefek çatlak sesler çıkmadı mı?

Çıktı elbette...

Yaranma şikayetleri havada uçuştu.

Halk sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirirken, ara elamanlar üstlere çıkma, kriz zengini olma heveslisi çıktı.

Şikayet mekanizması o kadar çok çalıştı ki, çark o şikayetleri kaldıramadı ve durdu.

Şikayetin ne olduğuna değil, kimin söylediğine bakıldı.

"O fetöcü, bu fetöcü" ye eyvallah da, fırsat bu fırsat deyip "o muhalif, bu muhalifçiler" de türedi ki bunlar en tehlikeliler ve mücadelenin adı olan "demokrasinin" asıl düşmanları!!!

En az "Fetoşçular" kadar suçlu...

Bunlar da çok vakit geçmeden "o gün bugün değilmiş" deyip sindiler.

 

***

TÜRKİYE GÖKKUŞAĞIDIR, TEK RENK OLMAYACAK!

Gökkuşağı gibi bir ülkede tek renk isteyen her kim varsa bunun ne kadar zararlı olduğunu hepimiz iliklerimize kadar acı bir şekilde gördük.

Atatürk bize bir gökkuşağı emanet etti.

"Her renk olursa bakmaya doyulmaz bir güzellik oluşur" dedi.

Biz kırmızı beyaz bu bayrağın altında her renkle bir gökkuşağı olarak yaşamaktan mutluyuz.

Sadece siyah,

Sadece beyaz,

"Sadece ..... " isteyenlere karşı ödünsüz bir mücadele verilmesi gerektiğini

 14 yıl önce de söyledik, bugün de söylüyoruz.

14 yıl önce de "barış" dedik,

14 yıl önce de "demokrasi" dedik,

14 yıl önce de "dindarlık, kindarlığa dönüşür" dedik,

14 yıl önce de "Laiklik" dedik,

14 yıl önce de "özgür, bağımsız, tarafsız medya" dedik,

14 yıl önce de "adil, tarafsız ve bağımsız yargı" dedik,

14 yıl önce de "eğitim şart" dedik,

14 yıl önce de "başörtüsüne özgürlük" dedik,

14 yıl önce de "yaşam şekillerine müdahale edilmemeli" dedik,

14 yıl önce de "diktatörlüğe hayır" dedik,

14 yıl önce de "darbeye hayır" dedik,

14 yıl önce de Fethullah'a "Fetoş, Feto" dedik...

Şimdi de aynı şeyi söylüyoruz.

Biz aynı yerdeyiz, onlar şimdi geldi...

 

O zamanlar bağırarak söyleyemiyorduk,

hatta bazılarını yazamıyorduk,

bazılarını kalabalık içinde söylemenin bize zarar vereceğinden korkuyorduk,

bazıları yüzünden ekmeğimizden oluyorduk,

bazılarını söylediğimizde elimizi tutanlar, elimizi tutmuyordu bile,

bazılarını söylediğimizde ötekileştiriliyorduk,

bazılarını söylediğimizde cahil sayılıyorduk,

bazılarını söylediğimizde hain ilan ediliyorduk,

Gökkuşağından korkanların yaşadığı karanlığa bizi çekmemeleri için, hiç bir şey görmeyelim diye her tarafı bembeyaz yapmaya çalışanlarla mücadele ettik kendi çapımızda...

KANDIRILMAYA MÜSAİT OLMADIK...

Şimdi yeni Türkiye,

Artık hep böyle kal Türkiye,

Normalleşelim ve yeniden gökkuşağı altında umutlanalım hep birlikte

Kalın sağlıcakla...