Trabzon Günleri Üzerine…  


4 gün süren Ankara Trabzon Günleri, İçişleri Bakanlığı’nın desteğiyle kurulan Başkent Trabzon Dernekler Federasyonu’nun ve Trabzon Valiliği’nin organizasyonu ile gerçekleştirildi.

Daha önce Trabzon Günleri’nin fikir babası ve bugüne kadar yapılan Ankara Trabzon Günleri’nin organizasyonu sağlayan Trabzon Derneği ve Trabzon Vakfı Başkanı Bilgin Aygün devre dışı bırakıldı.

Bu devre dışının sebebi; AK Parti’nin siyasi hamlelerinden birisine Aygün’ün karşı görüş bildirmesi…

Konumuz bu değil, bu durum artık toplumun her kademesinde aleni olarak yapılan ve maalesef normal karşılanan bir anlayış biçimi, ayrıştırma, ötekileştirme, bıktırma, baskılama…

                                                                               ***

İlk yapıldığı yıllarda o günün koşullarında bir farklılık yaratan Ankara Trabzon Günleri programları, sonraki yıllarda amacından şaştı ve ticari bir fuar anlayışına döndü.

Bilgin Aygün’ün son organizasyonlarında da aynıydı, bu yılki organizasyonda da…

Bu yıl devlet desteğiyle yapılan organizasyonda haliyle masraftan kaçınılmadı.

Daha önceki yıllarda Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan organizasyon bu yıl Atatürk Kültür Merkezi’nin de içinde bulundu Millet Bahçesi’nde açık alanda gerçekleştirildi.

                                                                             ***

Açılış mehteran eşliğinde, İstiklal Marşı, Saygı Duruşu ve ardından Kur’an tilaveti ile gerçekleştirildi.

Kur’an okunduğu esnada şöyle bir etrafıma baktım, programa katılan kişiler birbiriyle sohbet ediyordu, hoca el açtırıp dua okuduğu esnada ise kimi kahkaha atıyor, kimi çak yapıyor, kimi yeni kurduğu işini, kimi hastalığını anlatıyordu.

Her şey yerinde güzel…

Böyle açılış ortamlarında sırf bir mesaj verme uğruna Kur’ana saygısızlık yapılmasına müsaade edilmemeli.

                                                                                  ***

Trabzonlu bakanlardan sadece Süleyman Soylu’nun katıldığı açılışın olduğu ilk gün organizasyona ilgi pek yoktu. Birçok etkinlik de şehitlerin olması nedeniyle iptal edildi. Ama ikinci gün ve özellikle Cumartesi günü Ankaralıların ve Ankara’daki Trabzonluların yoğun katılımı vardı.

Trabzon’daki belediyeler kendi ilçelerinin tanıtımını yaptı, basın mensupları kendi stantlarında katılımcılara mikrofon uzattı, Trabzon’un yemek kültürünü temsilen katılanlar ürünlerini pazarladı. Trabzonlu sanatçıların bazıları konserlerini verebildi, bazılarının etkinlikleri şehitlerin olması iptal edildi.

                                                                                   ***

Birleştiricilik ve bütünlük sağlamak, kent dinamiklerinin bir arada oluşturduğu sinerji ve Trabzon kent değerlerinin tanıtımı açısından önemsediğimiz Trabzon Günleri maalesef artık bu amaca hizmet etmiyor.

Ankara’da her yıl düzenlenen (pandemi hariç) etkinliklere;

Ankaralı vatandaşlar yöresel ürünleri almak için,

Ankara’daki Trabzonlular memleket özlemi yaşadığı için,

Ankara’daki bürokratlar ve siyasiler “O da buradaydı” desinler için,

Basın mensupları ilişkileri geliştirip “daha fazla reklam alabilmek için”

Trabzonlu yeme-içme firmaları ürün satmak için,

Birçok kurum ve kuruluş da emir büyük yerden olduğu için katılım sağlıyor.

Bu saydıklarımın hiç birisi kötü bir şey değil, elbette bunlar da olacak…

Ama asıl amaç ve hedef kültürel bir altyapı ile Trabzon’un zenginliklerini ortaya koymak olmalı.

Her yıl aynı şeyi yapıp farklı sonuçlar beklememiz ya da beklemediğimiz,

‘Yapalım da aradan çıksın’ anlayışı olayı çok sıradan, bayağı ve cazibesiz hale getiriliyor.

Harcanan paralara da yazık…

                                                                                          ***

Peki, ne olmalı;

Artık Ankara’daki ve İstanbul’daki Trabzonlular memleket özlemlerini memleketlerinden gidermeli.

Onlar zaten Trabzon’u tanıyorlar.

Ankaralıların ve İstanbulluların da yöresel ürünlere ulaşması günümüz koşullarında çok zor değil.

Yıllardır bu bölgelerdeyiz tanıyacakları kadar tanımışlardır.

Artık bir lokasyon değişikliğine gitmek lazım.

Mesela Diyarbakır Günleri Trabzon’da, Trabzon Günleri Diyarbakır’da olmalı.

Belki Mardin, Van, Şırnak…

Ege’ye gitmek lazım.

İzmir’de Trabzon günleri…

İzmir, Trabzon’un yazarlarını, ressamlarını, şairlerini, sanatçılarını, folklorunu, yemeklerini, tarihi zenginliklerini tanımalı.

Trabzon’da İzmir’in ‘gavur’ olmadığını bilmeli…

Trabzon’da İzmir Günleri… Bence muhteşem…

Adana’ya gitmeli,

Antalya’ya gitmeli…

Lokasyon değişikliğinden sonra içerik olarak

Trabzon’un tarihi, günümüz Trabzon’u ile ilgili söyleşiler, paneller eklenmeli,

Trabzon dışındaki yazarlar da dahil kitap imza günleri düzenlenmeli.

Türkiye’deki Trabzonlu başarılı iş insanları hikayelerini anlatmalı,

Trabzonlu siyasetçilerle katılımcıların sadece fotoğraf çektirme yarışına girmediği sohbet edebileceği, sorularını sorabileceği ortamlar oluşturulmalı,

Trabzonlu futbolculardan ya da teknik heyetten en az bir iki tanesi hikâyeyi doğru yerden anlatmak üzere katılım sağlamalı…

Trabzon’un eğitim kurumları öğretmenlerinden öğrencilerine kadar etkinliklere dahil edilmeli.

Bir taraftan Trabzon’u anlatırken, hangi ildeysek o ilin sanatçıları da gelip organizasyonda konser vermeli…

O’cu, bu’cu, senden, benden ayrımı yapılmadan, kültürel derinlikli farklı etkinlikler yapılarak,

Trabzon adına çok daha fazla verim alınabilir.

Aksi halde, 'Kendin çal, kendin oyna"