Fatih Altaylı ’Yok artık’ denilecek bir yazı yazdı: ’AK...

Fatih Altaylı 'Yok artık' denilecek bir yazı yazdı: 'AK Parti'deki vicdanı tanıyın'

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, bugunkü köşesinde "Vicdan" başlıklı çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı.

07 Ekim 2020 - 15:07

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, bugunkü köşesinde "Vicdan" başlıklı çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı.

Altaylı, kat karşılığı arazisini veren bir iş adamı ile bir inşaat firması arasında yaşanan davada TBMM eski Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi, AKP'li Bülent  Arınç'ın başhakemlik yaptığını belirtirken, Arınç'ın son dakika tavır değiştirdiğini ve böylece kendisinin de temsil ettiği tarafın davayı kaybetmesine neden olduğunu ifade etti.

Buraya kadar hiçbir sorun olmadığını belirten Fatih Altaylı, ancak daha sonra Arınç'ın başhakemlik yaptığı davada, son anda tavır değiştirip, davanın lehine sonuçlanmasını sağladığı şirketin yönetimine girdiğini iddia etti.

Altaylı, "Davanın sonuçlanmasından bir süre sonra ‘tarafsız’ olarak Hakem Heyeti’ne başkanlık eden Bülent Arınç, başhakem olarak lehinde karar verdiği şirketin yönetim kuruluna girdi" derken, "Bunu niye mi yazdım İnsanları daha iyi tanıyın diye. Hani Arınç’a 'AK Parti'nin vicdanı' deniyor ya. 'Vicdanı' tanıyın diye" diye belirtti.

Altaylı'nın yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

"İki yıl kadar önce, çok eskiden tanıdığım ama herhalde 25 yıldır görmediğim bir işadamı aradı.

 

Türkiye’nin en büyük inşaat şirketlerinden biriyle tahkimlik olan bir kat karşılığı ortaklık meselesinde, hakem heyetinde yer almamı istiyordu.

Birkaç yüz milyon dolarlık bir dava idi.

İşadamına inşaattan anlamadığımı, hukukçu olmadığımı, böyle bir hakem heyetinde yer almamın doğru olmayacağını anlattım.

Israr etti.

“Zaten bilirkişiler rapor veriyor. Hukukçu olmaya gerek yok. Namuslu olmaya gerek var. Paranın satın alamayacağı birini istiyorum. Sizden başkası da aklıma gelmiyor” dedi.

Günlerce süren ısrar karşısında “Peki ama bir şartla” diyerek kabul ettim.

Şartım şuydu.

Bu iş için yasayla belirlenen hakemlik ücretini almayacaktım.

“Ben gazeteciyim. Paramı bu işten kazanıyorum. Başka bir işten para kazanarak mesleğime ihanet etmek istemem. Bunu ücretsiz olarak yaparım” dedim.

Dünyada ücret almadan hakemlik yapacak olan ilk kişi olduğum için bunun hukuken mümkün olup olmadığı araştırıldı ve hiç olmamış bir durum olsa da, olmasında yasal bir engel olmadığı ortaya çıktı.

Karşı tarafı temsil eden hakem de ünlü bir avukat idi.

Baş hakem olarak ise taraflar eski Bakan ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ismi üzerinde anlaştılar.

Aylar süren toplantılar, uzun bilirkişi raporları, bunlar üzerine uzun tartışmalardan sonra geçen sene dava sonuçlandı.

Bülent Arınç’ın son dakikada değişen tavrı ile benim temsil ettiğim taraf davayı kaybetti.

Kat karşılığı arazisini veren işadamı üstüne bir de borçlu çıkarıldı.

Hakem heyetinin işi tamamlandı.

Benim dışımdaki hakemler çok ciddi bir miktar olan hakemlik ücretlerini de aldılar.

İşimiz bitti.

Neyse ki, inşaat şirketinin sahibi insaflıydı da dava sonuçlandıktan sonra oturup anlaştı ve arazi sahibine bir kısım ödeme yapmayı uzlaşma yoluyla kabul etti.

Buraya kadar her şey normal.

Ama anormal olan sonrasındaki.

Davanın sonuçlanmasından bir süre sonra “tarafsız” olarak Hakem Heyeti’ne başkanlık eden Bülent Arınç, baş hakem olarak lehinde karar verdiği şirketin yönetim kuruluna girdi.

İşte bu anormal ve yakışıksız bir durum.

Bunu niye mi yazdım!

İnsanları daha iyi tanıyın diye.

Hani Arınç’a “AK Parti'nin vicdanı” deniyor ya.

“Vicdanı” tanıyın diye."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Trabzon'dan Rusya'ya ihracat yüzde 19 arttı
Trabzon'dan Rusya'ya ihracat yüzde 19 arttı
Trabzon'da uyuşturucu operasyonu
Trabzon'da uyuşturucu operasyonu