Tuna, kısa süren başkanlık döneminde başarılı olduğunun altını çizerek, “Başarılıydık ve daha iyisini yapabilirdim. Çok heyecanlıydım. Yeniden aday olacaktım. Ancak camianın büyükleri ‘dur’ dediler” diye konuştu.Erol Tuna… Trabzonspor’a 34 yaşında yönetici olan Tuna, dönemin Başkanı Özkan Sümer’in istifasının ardından yarım sezonluğuna da olsa 43 yaşında Trabzonspor’a başkan oldu.Futbolu ve yöneticiliği Kenan İskender’den öğrendiğini ifade eden Tuna, Trabzonspor’un başarısı için Trabzon şehrinin sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan büyümesi gerektiğini vurguladı.Tuna ile Trabzonspor’daki yöneticilik kariyerini, kulübü nasıl yönettiklerini, pişmanlıklarını ve unutamadığı anıları konuştuk.İşte, o söyleşi…RAHMETLİ KENAN İSKENDER İLE KEŞKE DAHA ÖNCE TANIŞSAYDIKTrabzonspor’la çocukken tanıştım; Ortahisar mahallesi Şirin Hatun sokakta… Taraftarı olduğum Trabzonspor Kulübü’ne, 1994 yılında yönetici oldum. Dönemin başkanı Faruk Özak’tı ve yönetimin belkemiği Kenan İskender’di. Sadri Şener’in başkanlığı bırakmasının ardından Özak ve İskender yeni bir yönetim oluşturmuşlardı. Beni de yönetime aldılar ve Trabzonspor’a 34 yaşında yönetici oldum. Keşke, rahmetli Kenan İskender ile daha evvel tanışsaydık. Kendisinden kulüp ve futbol hakkında daha çok şeyler öğrenirdik.1995-96 SEZONU, TARİHİN EN İYİ FUTBOLUNU OYNADIĞIMIZ DÖNEMDİBizim dönemimiz, yanı 1995-96 sezonu, Trabzonspor’un en tepe yaptığı sezonlardan bir tanesiydi. 1995-96 sezonu, bana göre Trabzonspor’un gelmiş geçmiş en iyi futbol oynadığı dönemdi. O dönem acı bir şekilde kaybettiğimiz şampiyonluğun travması hâlâ devam ediyor. Çok üzüldük. Ancak bu kadar travma olacağını düşünemedik. Ancak 2011 yılında toparlandık. Yine Şenol Güneş’in teknik direktörlüğünde ulaşılmış bir şampiyonluk var. Trabzonspor, maalesef uzun aralardan sonra performans gösterebiliyor.HEDEF BELİRLEYİP, LEGAL, HELAL VE YASAL YOLDAN İLERLEYECEKSİN!Dünya ve futbol çok değişiyorlar… Kulübü yönetme tarzında bizim bildiğimiz yöntemler şu an geçerli olmayabilir. Ancak anayasa olarak geçerli olur. Kulübün iyi yönetilmesi adına şu başlıkları ardı ardına sıralayabiliriz: Futbolcunun parasını ve primini ödeyeceksin. Personelin parasını ödeyeceksin ve verdiğin sözlere sadık kalacaksın. Hedeflerini belirleyeceksin ve bu hedefler doğrultusunda, legal, helal ve yasal yollardan ilerleyeceksin.YARIM DÖNEM BAŞKANLIK YAPTIM. BAŞARILI OLDUĞUMUZU DÜŞÜNÜYORUM2003-04 sezonunda asbaşkanlık yaptım. Başkanımız Özkan Sümer’in istifasının ardından kulübe yarım dönem başkanlık yaptım. O zaman da kulübümüzün durumu iç açıcı değildi. Ancak biz, Allah’ın yardımlarıyla beraber kulübümüzü ligde 2. sıraya taşıyarak kongreye götürdük. İyi işler yaptığımızı düşünüyorum. O dönem yönetim içerisinde, hocam rahmetli Kenan İskender’den öğrendiklerimizi uyguladık. Gerçekten, ondan çok şey öğrendim.“BU ÇOCUK BAŞARMIŞSA BİZ DE BAŞARIRIZ DEDİLER” VE BENİ KENARA İTTİLERYarım dönem başkanlığımın ardından kongrede aday olup yeniden başkan olmak hayalim vardı. Ancak büyüklerimiz buna müsaade etmediler. Başkanlığımızda, hem takım hem de kulüp performansı olarak ortaya bir şeyler koymuştuk. O zamanlar 43 yaşındaydım. “Bu çocuk başarmışsa, biz de başarırız” dediler ve beni genç olduğum gerekçesiyle başkan yapmadılar. Büyüklerimiz böyle uygun gördüler ben de onların bu tavrından ötürü geri çekildim ama çok kırıldım.TRABZONSPOR’UN İSMİ, LOGOSU VE RENKLERİNİ 2004 YILINDA TESCİL ETTİK!Kulüp başkanlığım dönemimde, Trabzonspor yönetim kurulu toplantılarını, kulüp toplantısı bazında değil de “asıl işimiz budur” mantığıyla düzenliyorduk. Toplantılarımız, Salı günleri öğleden sonra mesai saatleri içerisinde olurdu. Sebebi de şu: Buradaki amacımız, kulübe hizmettir. Akşamüzeri gelip kıyıya köşeye dokunmak değil, ciddi hizmet. Kulübe geldiğimde, elektronik altyapı ve kurumsallaşmaya çok önem verdik. İlk olarak benim dönemimde kurumsallığa adım atıldı; Trabzonspor Dergisi ve TS Club mağazalarını kurduk. Ayrıca taraftarımıza internet üzerinden bilet satışını başlattık. Benim dönemimde, Trabzonspor’un ismi, logosu ve renkleri tescil edildi. Düşünün; yıl 2004 ve Trabzonspor’un Trabzonspor yapan hiçbir şey tescil edilmemiş!FUTBOLCUYA 5 YILLIK SÖZLEŞME İMZALATAN İLK BAŞKAN BENİMÇok borcumuz vardı. Başkanlığım döneminde, borçlarımızı bir tarafa alacaklarımızı bir tarafa yazdık; makul krediler kullandık, paralarımızı derleyip, sözümüzde durduk. Ayrıca, Trabzonspor kulübünde bir futbolcuya 5 yıllık sözleşme imzalatan ilk başkan benim. Benim dönemime kadar sporcularla 1 ya da 2 yıllık sözleşme imzalanırdı. Bunu değiştirdim. Bütün sözleşmelerim 5 yıllıktır benim. Geldiğimizde hiç milli oyuncumuz yoktu. Ben giderken 9 milli oyuncu vardı. Reklam yapmıyoruz ama merak edenler benim dönemimin karnelerine bakabilirler.TRABZONSPOR, TRABZON’UN İLK GÜNDEM MADDESİ OLMAKTAN ÇIKMALIOrtada mahvolmuş, perişan edilmiş bir kulüp var. Mevcut başkanın kulübü doğru yönetmeye çalıştığını düşünüyorum. Ancak şunu da belirteyim: Trabzonspor düzlüğe çıkmaz. Düzlüğe çıkması için, Trabzonspor’un Trabzon’un ilk gündem maddesi olmaktan çıkması lazım. Trabzonspor’a yönetici olarak insan kaynağı yetiştirmek için şehrin ekonomik değerlerini yukarı taşımamız lazım. Hem ekonomik olarak hem de insan kaynağı olarak girdi sağlanmalı. Yönetici kaynağımız, teknik adam, sporcu kaynağımız çok az. Şenol Güneş’in ardından kayda değer teknik adam yetiştiremedik. Bunların hepsi, bu şehrin ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda kalkınmasına bağlı. Bir de, “Sen gençsin, kenarda dur” kafalarıyla hiçbir şey olmaz. Bu şehir futbolu biliyor ama olmuyor. Brezilya da futbolu biliyor ama Almanya’dan 7 yiyor!TRABZONSPOR’UN İYİ OLMASINI İSTEMEYEN ANCAK TRABZONSPORLU GEÇİNENLER VARKarabükspor’u 6-0 yendik, “yönetim istifa” diye bağırdılar. İstanbulspor’u İstanbul’da 2-0 yendik, 90 dakika aleyhimde tezahürat ettiler. Genç bir ekiptik ya… Şuna eminim: Trabzonspor’un iyi olmasını istemeyen ancak Trabzonsporlu geçinenler var. Bunlar hep olacak ama bu tür anılarımı hiç unutamam. Benim dönemimde, her deplasmanda galip geliyorduk. Fatih Tekke, Gökdeniz Karadeniz, Hüseyin Çimşir’in ve o dönem ismini sayamadığım kahramanların o dönemki özverisini unutamam. Türkiye Kupası’nı da kazanmıştık.TRABZONSPOR ADINA HİÇBİR TAKINTIM OLMAZBizim dönemimizde, kulüpte yaşanan bazı gelişmeler için kamuoyunu az bilgilendirdik. Şimdi olsam böyle davranmam diye düşünüyorum. Daha açık olurdum. Birileri zarar görmesin diye böyle yapmıştık. Şimdi yapmam. Şahsımın, Trabzonspor adına hiçbir takıntısı olmaz. Trabzonspor’a her şekil hizmet edebilirim. Şartlar oluşursa yöneticilik de başkanlık da yaparım.KISA VADELİ PROJELER DÜŞÜNMEM. TÜM PLANLARIM 25-50 YILLIKTIRCamiamızın şunun bilincinde olması lazım: Trabzonspor, kendinin ne olduğunun farkında olacak. Öyle çok abartılacak bir kulüp değiliz. Abartırsak, kendimize haksızlık etmiş oluruz. Ancak elimizde çok iyi kaynaklar var. Efsaneyi yeniden yaşatabiliriz. Ancak Trabzon’dan başlayan ekonomik, sosyal ve kültürel büyümeyle Trabzonspor’u kalkındırabiliriz. Trabzonspor’un güçlü ve dünyada ses getirecek bir kulüp olmasını arzu ederim. Bölgesel ya da ülke geneli başarı çok önemli değil. Biraz dünyaya oynamak gerekir. Bunlar uzun vadeli projeler. Ben kısa vadeli projeleri düşünmem. Benim projelerim 25-50 yıllık planları severim.TRABZONSPOR 50. YILDA ŞAMPİYON OLAMAZ. OLURSA, ŞANSA OLUR!Trabzonspor camiası, kısa vadeli düşünmemeli. Trabzonspor 50. yılda şampiyon filan olamaz. Olursa da şansa olur, derinliği olmaz. Nesiller boyu gidecek bir kulüp başarısı oluşturulacaksa, bu anlattığım uzun vadeli projelerden geçer. Trabzonspor kısa vadede şampiyon olamaz. Olmamalı da. Orada bereket olmaz. Bereket istiyorsan, benim dediklerimi yapacaksın. Kulüp kendi yönetici, hoca ve futbolcusunu çıkaracak; dünyanın her tarafındaki gelişimlerden haberdar olacak. Kulüp üretecek, bu bilgileri başkalarına satacak. Trabzonspor bunları yapabilir.
TrabzonSpor
Yayınlanma: 10 Haziran 2016 - 11:29
Erol Tuna içini döktü, başkan adayı olmak istemiş ama...
Trabzonspor’da yarım sezon başkanlık yapan Erol Tuna, içini Kuzey Ekspres’e döktü...
TrabzonSpor
10 Haziran 2016 - 11:29







