Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Halkla İlişkiler birimi, "AKP, 15 Temmuz'dan sonra da FETÖ'den kopamadı" başlıklı bir rapor yayımladı. Raporda üniversitelere atanan rektörlerden, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yönelik iddialara kadar birçok detay yer aldı. Fotoğrafların da bulunduğu 44 sayfalık raporda çarpıcı iddialar açıklandı.Sözcü’den Deniz Ayas’ın haberine göre; AKP’nin FETÖ ile mücadelesinin ağır bir dille eleştirildiği rapor “15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden akp hükümeti, diğer taraftan geçmişten beri adı FETÖ'yle anılan bir çok ismi önemli görevlerde tutmaya devam ediyor. Sadece bununla da kalınmıyor, yapılan atamalarda yine adları bir dönem FETÖ ile anılan kimi isimlerin oldukça kritik görevlere getirildiği de görülüyor. Buna karşın hayatları FETÖ ile mücadeleyle geçmiş kimi insanlar ise sırf muhalif kişiliklerinden dolayı FETÖ'cü yaftası vurularak gözaltına alınıyor hatta tutuklanıyorlar” tespitiyle başlıyor.FETÖCÜ GAZETECİLER TANIK FETÖYLE MÜCADELE EDENLER SANIK!“15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından FETÖ ile yürütülen mücadelede AKP'nin ikircilikli politikalarından kaynaklı olarak akıl almaz tutarsızlıklar ve adaletsizlikler yaşanıyor.” iddiasının vurgulandığı raporda eski FETÖ’cü kalemlerin günümüzde el üstünde tutulduğu, yine eskiden FETÖ’yü eleştiren gazetecilerin ise ‘FETÖ’cülükle’ suçlandığı tespiti yapılıyor.Fethullah Gülen’in sağkolu Hüseyin Gülerce’nin hükümete yakın Star gazetesinde köşe yazarı, Fehmi Koru’nun ise FETÖ ile Ankara arasında bir dönem arabulucu olarak görevlendirildiğinin hatırlatıldığı raporda Sözcü’ye yönelik operasyona ilişkin şu tespitlerde bulunuluyor; “Hüseyin Gülerce, yıllardır FETÖ tehlikesine dikkat çeken muhalif Sözcü Gazetesi'ne yönelik, FETÖ bağlantılı olduğu iddiasıyla açılan davada tanıklık yaptı. Böyle bir tutarsızlık darbe dönemlerinde dahi görülmedi. Gülerce hakkında bir dönem FETÖ'nün beyin takımında yer aldığı halde sırf pişmanlığını beyan etti diye bugüne kadar hiçbir işlem yapılmadı. Murat Aksoy, Şahin Alpay gibi gazeteciler sırf cemaate bağlı gazetelerde yazdıkları gerekçesiyle tutuklanırken, yine cemaat gazetelerinde yazı yazan Erhan Afyoncu, Mazhar Bağlı gibi isimler de Erdoğan'ın emriyle rektör olarak atandı.”FETO’NUN ONUR KONUĞU, BURAK AKBAY’IN İFTİRACISI…“15 Temmuz 'dan sonra bile ne iktidar ne de yargı Fehmi Koru'nun FETÖ ilişkilerini sorgulamadı. Üstüne Fehmi Koru'nun muhalif Sözcü Gazetesi'nin sahibi Burak Akbay'a yönelik, hiçbir maddi delile dayanmayan “FETÖ'cü olabilir” suçlaması ciddiye alınarak, Koru'nun beyanı Akbay'a açılan soruşturmaya gerekçe yapıldı. Gülen'in yemek masasının onur konuklarından Fehmi Koru'nun anılan ilişkileri sorgulanmaksızın, keyfi gayet yerinde olarak yazılarını sürdürüyor. AKP de sonra kalkıp FETÖ ile mücadele ettiğini iddia ediyor.”İŞTE RAPORDA GEÇEN İSİMLERRaporda; gazetecisinden, belediye başkanına, bürokratından yüksek yargı mensubuna kadar birçok isim alıyor. İşte rapordaki ifadelerle o isimler ve haklarındaki iddialar….
NAGEHAN ALÇI, RASİM OZAN KÜTAHYALI, ERKAN TAN, MAHMUT ÖVÜR...Yine cemaate ait bankaya para yatırdığı için tutuklanan insanların yanında FETÖ'ye ait olan Bank Asya'dan düşük faizle kredi alarak kendilerine Boğaz'da yalı alan Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahyalı çifti 15 Temmuz'dan sonra da ekranlar da konuşmaya devam edebildi. Ya da “Sayın Fethullah Gülen siz olmadan burada eğlenemiyoruz, coşamıyoruz, kalbimiz buruk. Dönün artık. Özledik” diye övgüler dizen A Haber Sunucusu Erkan Tan ve Gülen'i ABD 'de ziyaret eden Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür'ün de aralar ında olduğu bir çok yandaş gazeteci, bugün rahatlıkla muhalif insanlara yönelik FETÖ 'cülük suçlamasında bulunabiliyorlar. Onların ifadesine dahi başvurulmaz iken FETÖ'nün en güçlü olduğu dönemde FETÖ tehlikesine dikkat çeken “İmam'ın Ordusu” kitabının yazarı Gazeteci Ahmet Şık, AKP güdümündeki yargı tarafından FETÖ 'cülükle suçlanabildi. Benzer örnekleri artırabiliriz. Bütün bunlardan dolayı AKP hükümeti, FETÖ ile gerçekten mücadele etmemektedir. AKP hükümeti, sözde mücadele adı altında adamına göre davranmakta, FETÖ suçlamasını muhaliflerine karşı kullanmaktadır. AKP'nin canını sıkan kişilere FETÖ yaftası yapıştırılırken, geçmişte adları FETÖ ile anılmış, FETÖ'ye övgüler dizmiş kimi isimler görmezden gelinmektedir. Hatta bunlardan bazıları 15 Temmuz'dan sonra önemli görevlere de atanmışlardır.
NAGEHAN ALÇI, RASİM OZAN KÜTAHYALI, ERKAN TAN, MAHMUT ÖVÜR...Yine cemaate ait bankaya para yatırdığı için tutuklanan insanların yanında FETÖ'ye ait olan Bank Asya'dan düşük faizle kredi alarak kendilerine Boğaz'da yalı alan Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahyalı çifti 15 Temmuz'dan sonra da ekranlar da konuşmaya devam edebildi. Ya da “Sayın Fethullah Gülen siz olmadan burada eğlenemiyoruz, coşamıyoruz, kalbimiz buruk. Dönün artık. Özledik” diye övgüler dizen A Haber Sunucusu Erkan Tan ve Gülen'i ABD 'de ziyaret eden Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür'ün de aralar ında olduğu bir çok yandaş gazeteci, bugün rahatlıkla muhalif insanlara yönelik FETÖ 'cülük suçlamasında bulunabiliyorlar. Onların ifadesine dahi başvurulmaz iken FETÖ'nün en güçlü olduğu dönemde FETÖ tehlikesine dikkat çeken “İmam'ın Ordusu” kitabının yazarı Gazeteci Ahmet Şık, AKP güdümündeki yargı tarafından FETÖ 'cülükle suçlanabildi. Benzer örnekleri artırabiliriz. Bütün bunlardan dolayı AKP hükümeti, FETÖ ile gerçekten mücadele etmemektedir. AKP hükümeti, sözde mücadele adı altında adamına göre davranmakta, FETÖ suçlamasını muhaliflerine karşı kullanmaktadır. AKP'nin canını sıkan kişilere FETÖ yaftası yapıştırılırken, geçmişte adları FETÖ ile anılmış, FETÖ'ye övgüler dizmiş kimi isimler görmezden gelinmektedir. Hatta bunlardan bazıları 15 Temmuz'dan sonra önemli görevlere de atanmışlardır. 




