Ağaoğlu’ndan Trabzonspor’a yakışmayan sözler

Ağaoğlu'ndan Trabzonspor'a yakışmayan sözler

Kulübü düşünmeden Ünal hocayı karalamak için öyle şeyler söyledi ki...

02 Ocak 2020 - 15:54 - Güncelleme: 02 Ocak 2020 - 15:57

Ligin genelini değerlendirdiğimizde Trabzonspor için 3.'lük başarı mı? Trabzonspor için liderliğin dışındaki herhangi bir sonuç tatmin edici bir sonuç olmaz. Yaşadığımız çok ciddi sıkıntılar oldu. Sakatlık ve şanssız puan kayıpları oldu. Bunları değerlendirdiğimizde Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın üstünde bitirmek küçümsenecek bir sonuç değil. Daha iyi de olabilirdi ama daha sıkıntılı sonuçlarla da karşılaşabilirdik. 15, 16 puan küme düşme potasındaki puan. Puan baremi birbirine çok yakın. Atbaşı giden bir yarış var. Takımların yapacağı hamleler ligin sonucu belirleyecek. Bu açıdan baktığımızda 10 üzerinden 7, 7.5 fena değil."

Ndiaye ve kulübü ile prensipte anlaştık. Ayın 3'ünü bekliyoruz. Kiralık olarak kadromuzda. Transfer penceresi açılır açılmaz duyuruyu yapacağız. Satın alma opsiyonu var. Biz Sörtloht'u da aynı şekilde aldık.

Sörloth konusunda çok sıkıştırıldık. Bonservisini almamızı istiyorlar. Sosyal medya garip bir yer. Biri bir şey yazıyor, diğerleri onun peşinden koşuyor. Onun üzerinden yönlendirmeyle iş yapacak olursak sıkıntıların en büyüğünü yaşarız. Ndiaye'nin de satın alma opsiyonu var ama bizim elimizde.

"Trabzonspor camiasının 1 numarası diye bir kavram yok. Trabzonspor'un hizmetinde olan insanlar var. Trabzonspor'a belli bir süreç için hizmet etmeye gelmiş yönetim kurulunun başkanıyım. Bu sürece nasıl geldiğini söylemeden önce şunları söyleyeyim. Ünal Karaman'la birlikteliğin nasıl olduğunu hatırlayalım. 8 Nisan'da göreve geldik ve Rıza hocayla 6 maçlık bir birliktelik olduk. Rıza hocayla yolları ayırdık. 1 aylık bir süreçte hocamız göreve geldi. Sosyal, yerel ve ulusal medyada farklı isimler vardı. Sayın Ünal Karaman'ın ismi hiç gündemde değildi. Biz Ünal Karaman'la anlaşma yolunu seçtiğimiz zaman destekleyenler oldu ancak çok ciddi bir şekilde de eleştirilere hedef olduk. Bu eleştirilerin temelinde Ünal Karaman'ın Trabzonspor ayarında bir takımı çalıştırmadığı, Süper Lig'de geçirmiş olduğu sürede başarılı sayılabilecek neticeler elde edemediği ve en son Karabükspor'da çalıştığı şekilde şık olmayan eleştiriler oldu. Hafızalarımızı zorlamak zorundayız. Sağlıklı bir eleştiri yapmak istiyorsak hafızamızı zorlamak zorundayız. Dozunu aşan eleştiriler yapmaya kimsenin hakkı yok. O günkü televizyon eleştirilerini ve şimdiki sosyal medya eleştirilerini hatırlayalım. Gerçekler doğrultusunda bu kulübü yönetme sorumluluğu size verilmiş. Eleştirilerin dozu ne olursa olsun doğru kararın arkasında durmak zorundasınız. Lige başlarken parlak sonuçlar alamadık. O zamanki kadromuz çok fazlaydı ve maliyeti fazlaydı. Bizim bir şekilde kadronun maliyetini düşürmemiz lazımdı. Orada göze batan bazı oyuncuların maliyeti yüksekti. Galatasaray maçını takip eden süreçte Yeni Malatyaspor maçı oynadık. Trabzonspor'un dönüm noktalarından biriydi." 

Kendi paçamı kurtarma uğruna kulübü ateşe atma hakkını bize kimse vermiyor. Orada normal olmayan bir şey vardı. O maç sonrası ağır bir skor, felaket bir oyun ve hezimet... Sonrasında hocamız önce soyunma odasında yönetici arkadaşımıza, havaalanında ise bana istifa etti. Ben pazartesiye kadar beklemek istedim. Olaylar orada başlamıştı. Burada kulübün doğrusu olarak tercihi hocadan yana kullanıp oyuncularla yolları ayırmaktı. Bunu yaparken de çok yoğun eleştiriler aldık. FIFA'dan da almış olduğumuz transfer yasağı vardı. Dış transfer penceresini açamıyorsak 1461'de oynayan futbolcuları alabilmek için yoğun bir çabamız oldu. Hocamız transfer yapılamayacağı için 'Transfer yapılmayacak ben görevi bırakayım' demiş. Hocanın kırılgan bir yapısı var.

Trabzon enterasan bir yapı. Kendilerinin yönetemediği bir Trabzonspor'u şampiyon olsa dahi sahiplenmeyen bir yapı var. Her maçtan sonra bir bakıyorsunuz hocaya yönelik eleştiriler yer almaya başlıyor. Diğer tarafta ise hocayı yedirmeyiz diyen bir kesim. Sizin ne haddinize? Siz kimsiniz ki kulüpte göreve devam eden hocayla alakalı olarak bu cümleleri sarf ediyorsunuz. Bazı yerlerin kaynamaya başladığı o günden belliydi. Hocamız da maalesef bu eleştirilerin etkisinde kalıp AEK ve Krasnodar maçından sonra enterasan iki açıklama yaptı. 'Transferleri ben yapmadım' dedi. Evet transferi kulüp yaptı ama senin haberin vardı. İki tanesi hariç. Deniz ve Andusic. Bunların da maliyeti çok azdı. Burada herhangi bir kayıp olmayacağı için bu iki oyuncu dışında yapılan bütün transferlerde hocanın haberi var.

"Bu tavır kendi fikri miydi yoksa büyüklerinin abilerinin fikri miydi bilemiyorum tabi. Sizin bilginiz dahilinde Sörtloh 20 gole katkı yaptı. Sparta Prag maçında 90'da golü attı. Sparta Prag'a elenseydik, Avrupa kupaları ve 9 milyon Euro hayaldi. İzleme önerdi, sizin de bilginiz var. Yönetim kurulu da transferleri gerçekleştirdi. Başarının paydaşları fazladır. Ancak başarısızlıktaki tek sorumlu başkandır. Her puan kaybından sonra takımı değil, beni eleştirin dedim. Hocanın transfer yapması pek mümkün değil. Krasnodar maçından sonra 'Söylemekten zorlandığım şeyler var' dedi. Bana göre bunlar basın toplantısında söylenmemesi gereken şeyler. Ben şartlar ne olursa olsun sana inanıyorum, güveniyorum. Seninle birlikte bir yola çıktık ve yolun sonuna da birlikte gideceğiz. Benim tahminim, büyüklerinin etkisi altında kalarak bu beyanatları vermekten geri kalmadı. Sivasspor maçının ardından Genel Sekreter ve Futbol Şube Sorumlusu'na, 'Ben ayrılsam iyi olacak' demiş. Arkadaşlar hemen tepki göstermiş, 'Hocam ne oldu' diye."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
CHP heyeti Trabzon’da:
CHP heyeti Trabzon’da: "Kurallar garibanlar için mi?"
13 yıl oldu! Hrant Dink katledildiği yerde anılıyor
13 yıl oldu! Hrant Dink katledildiği yerde anılıyor