3 gün süren yöneticiliği ile tarihe geçen İlyas’tan özel...

3 gün süren yöneticiliği ile tarihe geçen İlyas'tan özel açıklamalar

Osman İlyas: Yönetim toplantıları mutlaka demokratik bir ortamda gerçekleşmeli, aksi durum başarısızlık getirir

09 Mayıs 2016 - 14:07 - Güncelleme: 09 Mayıs 2016 - 14:33

Trabzonspor'da yöneticilik yapan Osman İlyas, Trabzonspor'un hakem camiasıyla barışık olması gerektiğini söyledi. TFF'ye bilgi ve birikimlerin doğru bir şekilde aktarılmasının olumlu sonuç vereceğine inanan İlyas, TFF'deki Trabzonlu yöneticileri de seslendi.

RÖPORTAJ: Elif ÇAVUŞ

Osman İlyas Kimdir?

1955 Trabzon merkez doğumluyum. İlk ve ortaöğrenimimi Boztepe ve karma okulda tamamladım. Liseyi Trabzon Lisesi'nde okudum. Üniversite Fatih Eğitim Enstitüsü Fizik-Kimya-Biyoloji mezunuyum. Mezun olduktan sonra öğretmenlik yapmadım. 1974'ten bu yana ticaretle uğraşmaktayım. Bunun 92 yılına kadar olanı sanayi sitesinde baba mesleği olan oto-balata işi idi. 1992'den günümüze kadar da Bilkent kuruluşu olan Tepe Home'un Trabzon bayisiyim. 1984'te Anavatan Partisi'ne üye oldum. Sebebi ise futboldur. 1987'de de il yönetim kurulu üyesi oldum. Orada saymanlık görevini üstlendim. Daha sonrasında da Eyüp Aşık ile birlikte Doğru Yol ve Demokrat Parti'de yöneticilik yaptım. 1999 yılında Mehmet Ali Yılmaz yönetiminde yedek yönetici oldum. 2003'te Atay Aktuğ ile yönetim kuruluna seçildim ve yöneticilik yaptım. 2009'da Sadri Şener'in başkanlığındaki yönetimde yönetici oldum. Trabzonspor 9 puan önde iken devre arası yönetim kurulundan ayrılmak zorunda kaldım. 2014 yılında da İbrahim Hacıosmanoğlu'nun listesinden yönetim kuruluna seçildim ve sonrası Trabzon tarihinde de bir ilktir, 3 gün kalabildim. 3 gün sonra yönetim kurulundan azad edildim. 20 gün sonra da istifa etmek mecburiyetinde bırakıldım.

TRABZONSPORSUZ NEFES ALAMAM

Trabzonspor benim için bir yaşam kaynağıdır. Ben bu yaşıma kadar fanatik bir Trabzonspor taraftarı olmuşumdur. O benim her şeyimdir. Onsuz nefes alamam. Üzüntüde ve sevinçte bunu en üst seviyede yaşayan bir insanım. Trabzonspor, Trabzon'un en büyük ekonomik halkalarından birisidir. Şehrimizin gözbebeğidir. Ama ne yazık ki son dönemlerde bir türlü ayağa kalkamamışızdır. Bunun da yönetimsel arızalardan dolayı olduğuna inananlardanım.

BİR "HİÇ" YÜZÜNDEN İSTİFAYA ZORLANDIM

1998'de Hikmet Onur bizi Trabzonspor'a yedek yönetici olarak katmıştır. İlk başlangıcım budur. 2003'te severek ve isteyerek başarılı olacağıma inandığım başkanıma çok fazla güvendiğim Atay Aktuğ yönetimine girdim. Ligde 9. iken aldığımız Trabzonspor'u bir yıl sonra 2.lige çıkardık. Sonrasında çeşitli nedenlerle ayrılmak zorunda kaldık. Yönetim ikiye bölündü ve sonlandırıldı. 2009'da da yine Sadri Şener'in ikinci döneminde yönetici oldum. Burada da müthiş başarılara imza attık. Hem 2004'te hem de 2009'da Türkiye kupasını Trabzon'a getirdik. Bir de süper kupa şampiyonluğu yaşadım. Ayrıldığımda da Fenerbahçe'nin 9 puan önünde yeni yöneticilere devrettik. 2014'te de İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yönetimine destek vererek kazanmasında etken olduk, fakat hiç anlamadığım, hiç beklemediğim, hiç ummadığım, fındık kabuğunu dolduracak bir "hiç" yüzünden kendimi yönetimin dışında buldum. Ona da şükrediyorum. Çünkü o gün ayrılık olmasaydı, Trabzonspor'un bu yönetimiyle yürüyemeyecektik. Trabzonspor'un o dönemdeki kayıplarından da çok üzgünüm.

URFA'DAKİ FENERBAHÇE GALİBİYETİ UNUTULMAZ

En güzel anım Urfa'da 3 gün yaşadıklarımdır. Urfa'da otel bulamadık. 2 otobüsü İrfan Coşkun'la ben Antep'e getirdik, orada konakladık, maç günü Urfa'ya döndük. Fenerbahçe'yi Urfa'da sahadan silerek 3-1'lik galibiyet aldık. Bu Trabzonspor'da görev yaptığım süreçte en unutamadığım anımdır.

2004 yılında da Bursaspor-Trabzonspor maçına kafile başkanı olarak gittim. O yıl Bursaspor bize yenilerek kümeye düşmüştü. O müsabakanın 44. dakikasında takımımız 1-0 galipken sahada Fatih Tekke ile Erdinç Yavuz'un münakaşa edişine şahit oldum. Sonra soyunma odasına giderek futbolcularla konuştum ve onları barıştırdım. Futbolcular sahaya çıktıktan sonra maçı aldık.

 

3 DAİREMİ VE MAĞAZAMI TRABZONSPOR İÇİN İPOTEK ETTİRDİM

2003-2004 sezonunda kulübümüz yine ekonomik çıkmazlar içindeydi. 3 dairemi ve mağazamı bir bankaya ipotek ederek kredi kullandık, kendimiz kefil olduk, ayrıca tüm yönetim kurulu arkadaşlarımız olarak maddi katkıda bulunduk. Ama sonuçta Trabzonspor'un kimseye borcu kalmadı. Herkes parasını belli bir zaman aralığında aldı. 2009'da da Sadri bey zamanında yine krediler ve stat gelirleriyle, borsayla dönüşüm yapılmıştır.

 

TRABZONSPOR, TRABZON'DAN YÖNETİLMELİDİR

Trabzonspor, Trabzon'dan yönetilmelidir. Başkanını ve yönetim kurullarını buradan seçmelidir. Trabzonspor'un sadece başkanın fikirleriyle yönetilmemelidir. Yönetim kurulları bir aile ortamına getirilerek herkesin fikri alınarak idare edilmelidir. Yönetim kurullarında saygıyı ve sevgiyi kaybetmememiz gerekir, alt yapısıyla, profesyonel kadrosuyla birlikte bir aile olmamız gerekir, ancak başarı bu şekilde gelir, Tarihte de bunun örnekleri bolca mevcuttur.

 

BAŞKANLARIN HEGEMONYASINDAN KULÜBÜ KURTARAMADIK

Atay Aktuğ döneminde gayet demokratik olarak yönetmeye çalışırdık. Her hafta Atay beyin başkanlığında toplanır, onun başkanlığında kararlar alırdık. Bu kararları hep birlikte uygulamaya koyardık. Diğer yönetimlerde bu birlikteliği tam olarak sağlayamadık. Başkanların hegemonyasından kulübümüzü kurtaramadık.

ŞİKE OLAYINDAN ARTIK TAKIMI KURTARMALIYIZ

Yukarıda söylediğim gibi Trabzonspor, Trabzon'dan yönetilmelidir. Yönetim kurulları futbol bilgisi ve becerisi olan kişilerden oluşturulmalıdır. Yönetim kurulundaki arkadaşların bilgisi dahilinde transferleryapılmalıdır, konuşulup tartışılmalıdır. Türkiye'deki futbol takımlarında oynayan Trabzonlu oyuncuları, bünyemize katmak dış transferlerde de başarıya aç oyuncular bulup takımın bünyesine katmamız gerekiyor. Alt yapıya da gerekli özeni göstermemiz gerekiyor. Alt yapının bütçesini ayrı tutup oraya daha fazla yatırım yapmamız gerektiğine inanıyorum. 2004'te bunu yönetim kurulu olarak bir nebze başardık. O dönemde alt yapı görevlisi olarak paf takımı Türkiye şampiyonluğa taşıdık, oradan çıkan futbolcuları da bünyemize kattık. O günden sonra da A takıma futbolcu katamamamın üzüntüsü içindeyiz. Kulübün ağır borçları altında ezilmekte olduğunu gördüğümüzden, bu ekonomik tablonun bir an önce düzeltilmesi gerekmektedir. Trabzonspor'un gelirleri arttırılmalıdır. Harcamaları gözden geçirilip azaltılmalıdır. Transferlere uçuk rakamların artık ödenmemesi gerekmektedir. Transferlerde sık eleyip öyle oyuncu bünyemize katmamız gerektiğine inanıyorum. Şike olayından da futbol takımını artık kurtarmamız gerektiğine inanıyorum. Bunu hukuka bırakmamız gerektiğine inanıyorum. Bu aşamadan sonra hukuku dinlememiz lazım geldiğine inanıyorum.

HAKEM CAMİASI İLE BARIŞIK OLMALIYIZ

Artık, terör, anarşiden vazgeçmemiz gerekiyor. Taraftarlarımıza hoşgörü ile davranılması gerektiğini öğütlememiz lazım. Hakem camiası ile de barışık olmamız lazım. Bunun üzerinden TFF'ye bilgi ve birikimlerimizi ulaştırmalıyız. Oradaki Trabzonlu yöneticilerin de daha sorumluluk almaları gerektiğine 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Mekke'ye giriş yasaklandı
Mekke'ye giriş yasaklandı
Türkiye'nin fındık deposuna darde
Türkiye'nin fındık deposuna darde