10 yılın utanç haritası

10 yılın utanç haritası

Medyaya yansıyan kadın cinayetlerini haritalama çalışması, Türkiye’de 2010-2020 yılları arasında işlenen 2534 kadın cinayetinin görsel bir analizini sunuyor

25 Kasım 2021 - 13:22

2015 yılından bu yana yürütülen Medyaya Yansıyan Kadın Cinayetlerinin Haritalaması araştırması, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde son 10 yılın kadın cinayetlerini derledi.

Medyaya yansıyan kadın cinayetlerinin haritalama çalışması, Türkiye'de 2010-2020 yılları arasını kapsayan 10 yılda işlenen kadın cinayetlerinin detaylı bir veritabanını oluşturuyor. Kadincinayetleri.org adresi üzerinden yayınlanan interaktif haritalama çalışması, Türkiye'de 10 yılda en az 2 bin 534 kadının öldürüldüğünü ortaya koyuyor.

Çalışmada öne çıkan bulgular şöyle:

 

-Kadın cinayetleri 10 yılda en az yüzde 25 arttı.

-Kadın cinayetleri il bazında en çok İstanbul'da, ilçe bazında Seyhan'da (Adana) yaşandı.

-Kadın cinayetlerinin bir numaralı faili kocaydı.

-Her 5 kadın cinayetinden 1'i boşanma/ ayrılık aşamasında gerçekleşti.

-Öldürülen her 5 kadından 1'i şiddet/ taciz mağduruydu.

-Şiddet gören her 10 kadından 6'sı güvenlik amaçlı korunma başvurusunda bulunmuştu.

-Kadın cinayetleri en çok evde ve ateşli silahla işlendi.

Kadın cinayetleri azalmıyor, artıyor

Kadın cinayetlerinin yıllara göre dağılımı, cinayetlerde anlamlı bir azalma olmadığını, aksine özellikle 2014 yılı itibariyle kadın cinayetlerinin arttığını gösteriyor. 10 yıllık dönemin başlangıcı olan 2010 yılıyla, sonu olan 2019 yılını kıyasladığımızda ise kadın cinayetlerinin yüzde 25 arttığı ortaya çıkıyor.

Cinayetlerin yarısı 10 ilde

Çalışmaya göre kadın cinayetleri en fazla İstanbul (347), İzmir (176), Ankara (135), Adana (125) Antalya'da (110), Gaziantep (105), Bursa (94), Mersin (79), Konya (76) ve Kocaeli'de (71) işlendi. Söz konusu 10 ilde 10 yılda en az 1318 kadın öldürüldü. Bu, kadın cinayetlerinin yarısının söz konusu illerde işlendiğini gösteriyor.

İstanbul'da en fazla kadın cinayeti tespit edilen ilk üç ilçe Bağcılar (22), Esenyurt (22) ve Fatih (21) oldu. Ankara'da en fazla kadın cinayeti görülen ilçeler Keçiören (28), Mamak (24) ve Çankaya (19); İzmir'de ise Buca (24), Konak (22) ve Karabağlar (22) oldu.

İlçe bazında en fazla cinayet Seyhan'da

Türkiye çapında ilçe bazında en fazla kadın cinayeti ise Seyhan (52) / Adana, Şahinbey (49) / Gaziantep ve Şehitkamil (36) / Gaziantep'te işlendi.

Cinayetlerin bir numaralı faili: Koca

Türkiye'de 10 yılda öldürülen 2534 kadının 1113'ünün faili kocasıydı. Bu, her 10 kadın cinayetinden en az 4'ünde failin, kadının kocası olduğu anlamına geliyor. 10 yılda 285 kadın cinayetinde fail erkek arkadaş, 176 kadın cinayetinde eski koca, 82 kadın cinayetinde ise eski erkek arkadaş oldu. Yakın ilişki cinayeti olarak da anılan bu cinayetler, 10 yılda işlenen kadın cinayetlerinin yüzde 65'ini oluşturuyor.

Her 5 kadın cinayetinden birini aile işliyor

Kadın cinayetlerinin failleri sıralamasında eski kocadan sonra, dördüncü sırada akraba geliyor. 10 yılda 169 kadın akrabası, 111 kadın babası, 104 kadın ise erkek kardeşi tarafından öldürüldü. Buna ek olarak 79 kadını oğlu, 64 kadını damadı, 12 kadını kayınpederi öldürdü. Bu, her 5 kadından birinin aile veya akrabası tarafından öldürüldüğü anlamına geliyor.

Buna ek olarak 10 yılda 231 kadını, iş veya komşuluk ilişkisi nedeniyle tanıdığı bir erkek, 89 kadını ise hiç tanımadığı bir erkek öldürdü.

 

Medyaya yansıyan kadın cinayetlerinin önemli bir bölümünde cinayet bahanesi belirsiz kaldı. En az 299 cinayette kadının ayrılma/ boşanma isteği; 205 cinayette aldatılma şüphesi bahane olarak sunuldu, 69 cinayette ise kadın, erkeğin barışma isteğini reddettiği için öldürüldü. Bu bahaneler, yakın ilişki cinayetlerinin yüzde 35'inde kullanıldı.

 

10 yılda en az 150 cinayette maddi kaynaklı anlaşmazlıklar, 126 cinayette ise namus/ töre kadınları öldürmenin bahanesi oldu. 105 kadın, erkeğin birincil hedefi olmamakla beraber olay yerindeki diğer kişileri de öldürdüğü vakalara referansla dolaylı bahaneyle öldürüldü. Bu üç bahane, aile ve akrabalar tarafından işlenen kadın cinayetlerinin yüzde 40'ında geçerliydi.

 

En az 127 kadın ise elbise almak, eve geç gelmek, telefonda konuşmak, küsmek ya da gülmek gibi gündelik hayata dair pratiklerin yanı sıra ev işlerini yapmamak, erkeğe iyi bakmamak, bakımlı olmamak, sabah erkeği uyandırmamak gibi ev içi toplumsal cinsiyet rollerini yerine getirmediği için öldürdü.

 

Şiddet gören 10 kadından 6'sı korunma başvurusu yaptı

10 yılda işlenen her 5 kadın cinayetinden biri boşanma/ ayrılık aşamasında gerçekleşti. 517 kadın cinayetinde, yani her 10 kadın cinayetinden 2'sinde, cinayet öncesi şiddet, tehdit veya taciz vardı. Buna bağlı olarak, her 10 kadından en az 1'i öldürülmeden önce güvenlik amaçlı korunma başvurusunda bulunmuştu. Bu, şiddet geçmişi olan 517 kadın cinayetinde, kadınların yüzde 63 gibi önemli bir oranda korunma refleksi gösterdiğini, buna rağmen öldürüldüğünü ortaya koyuyor.

 

10 yılda 169 kadın ise ayrılık/ boşanma aşamasında olup şiddete maruz kalmasına ve koruma başvurusunda bulunmasına rağmen öldürüldü.

 

Cinayet mahalli: Ev

10 yılda öldürülen 2534 kadından 1628'i, yani her 10 kadından 6'sı evde, 2'si park, kafe, okul, hastane vb kamuya açık alanda öldürüldü. Evde işlenen her 10 cinayetten 6'sında fail partner veya eski partnerdi.

 

Cinayet aracı: Ateşli silah

10 yılda işlenen her 10 kadın cinayetinin en az 5'inde ateşli silah, 3'ünde kesici alet kullanıldı. Ateşli silahla işlenen her 10 kadın cinayetinin 6'sında fail partner veya eski partnerdi.

 

"Kadın cinayetleri öngörülebilir ve önlenebilir"

2015 yılından bu yana Medyaya Yansıyan Kadın Cinayetlerinin Haritalaması araştırmasını yürüten gazeteci Ceyda Ulukaya, çalışmayı şöyle yorumluyor:

"Medyaya yansıyan kadın cinayetlerini 10 yıl gibi uzun vadeli bir süreç boyunca izlemek, kadınların ülke genelinde nasıl benzer biçimde, birbirini tekrar eden süreçler içinde ve artarak öldürüldüğünü görmeyi sağlıyor. Bu da bize kadın cinayetlerinin hiç de beklenmedik, ani ya da ‘bir anlık sinir' sonucu yaşanmadığını, aksine öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kadın cinayetlerinin haritalandırmanın bir başka önemi, kadınların il ve ilçe bazında en fazla nerede öldürüldüklerini görmemizi sağlamasında. Bu anlamda harita, kadın cinayetlerini önleme amacıyla yürütülecek çalışmalarda lokasyon odaklı düşünmeyi kolaylaştıran veri temelli bir rehber niteliği taşıyor. Kadınların en fazla öldürüldüğü tespit edilen 10 ildeki cinayetlerin, toplam kadın cinayetlerin yarısını oluşturması ya da ülke çapında en fazla kadın cinayetinin ilçe bazında Seyhan'da görülmesi bunun bir örneği."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Trabzon’da ‘hükümet istifa’ sesleri yankılandı…
Trabzon’da ‘hükümet istifa’ sesleri yankılandı…
O paylaşımı öğrenci yapmış
O paylaşımı öğrenci yapmış