Servisimiz Var
Zühtü Akyıldız

Zühtü Akyıldız

Servisimiz Var

08 Kasım 2018 - 13:50

Eğitim sistemleri insana yatırım yapar ve ortaya koydukları sonuçlar itibariyle değerli olurlar. Ne yazık ki Türk eğitim sistemi dünya ölçeğinde değerlendirme sonuçlarıyla, hayal kırıklığı yaşatmaya devam ediyor. Eğitimciler; “ Nereden tutarsanız elinizde kalır “tanımlamasıyla sorunlar yumağına dikkat çekerler ama süreç ağırlaşarak devam ediyor.

Bu yazımda yorgun düşmüş sistemimizin pek dikkat çekmeyen ancak çok ağır sonuçları olduğunu düşündüğüm bir konuya değinmek istiyorum.

Okullar açıldı; servisler, eğitimimize ve yollarımıza damga vurmaya kaldığı yerden devam ediyor. Ve acı bir gerçek; artık ne yollar kaldırabiliyor bu çılgınlığı ne de okullar.

Servis araçlarının çoğalması eğitim kalitesiyle ters orantılıdır. Zira veliler yanıbaşlarındaki okullara değilde duyumları kadarıyla ya da oluşan algılar yönlendirmesiyle “ İyi Okul “ diye düşündükleri okula ulaşabilmek için hem birtakım hileli yollara başvururlar, hem de çocuklarını servis ağının içerisine atarlar. Haydi rasgele.

Artık veli ve öğrencimizin için ok yaydan çıkmıştır. Bakanlık, veliller ve öğrenciler servis saçmalığının koltuklarına binmiş, bizim için kırmızı ışığın çoktan yandığının farkında olmadan yola devamdadırlar.

Sanki:

- kaybolan zaman, yorgun düşen ve giderek hantallaşan minik bedenler bizim değildir.

- Yollar trafik canavarlarından temizlenmiş, Can güvenliği problemi kalmamıştır.

- Araçlar, kaptanlar ve yardımcıları dünya standartlarına uyarlanmış ve hijyen problemi kalmamıştır.

- Araçlar trafik kurallarına uyarak en iyi okullara en iyi öğrencileri götürmektedir.

.........

Bu anlamda endişelerimizi giderecek ve evet doğru yol budur dedirtecek veriler var da göremiyorsak buda ayıbımız olsun.

Batıyı mı merak ediyorsunuz? Uygulamalarından haberdar olduğum Almanya’dan örnek verebilirim. Sözkonusu ülkede “ Okul Taşıtı “ adıyla bir takım araçlarla karşılaşılmaz. Öğrenciler büyük ölçüde mahallelerindeki okullara giderler, çünkü nitelikli okul, niteliksiz okul tanımlaması yoktur, veliler bilirler ki okulların eğitim seviyeleri birbirine denktir. Çocuklar yürüyerek, bisikletle ya da toplu taşıma araçlarıyla okullarına ulaşırlar.

Çocuklarımıza yürümemeyi öğretiyoruz , 500 metrelik yol için “ servis konforunu “ seçiyoruz. Dakikalarca servis bekletiyoruz ve durak durak gezdiriyoruz ama yürütmüyoruz ve ardından dertleniyoruz neden çocuklarımız giderek hantallaşıyor?

Güneş ufuktan doğuyor ama servisleniyoruz arkadaşlar...

Okul servisi garabetimize şimdilerde öğretmen servisleri de eklendi. Öğretmenlerimiz çalıştıkları ilçelerde, beldelerde ( köylerde diyemiyorum zira köylerimizde neredeyse okul kalmadı ) yaşamıyorlar şehirlerine gidiş geliş yaparak eğitimin içerisine katılıyorlar. Yukarıda saydığımız ve sayamadığımız

sorunları taşımalı öğretmen gerçeğine de ekleyerek servis uygulamasının çağdışılığını görmemiz gerekir.

Köyünde, beldesinde, ilçesinde yaşamayı tercih eden öğretmenler, mahallesindeki okuluna yürüyerek giden öğrenciler, bütün okullarını nitelikli okul haline getiren milli eğitim...

Bunları gerçekleştirmek imkansız mı? Elbette değil...

Düşünelim, hayali bile çok güzel...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar