Her kitapta başkadır aşk...
YASEMİN BAŞ

YASEMİN BAŞ

Her kitapta başkadır aşk...

17 Mayıs 2017 - 13:33

Aşkın matemine koşan, derdine nail olan, onu bir soluk sananlardan kaçar aşk! İlla bir zaman aramaz; kendi zamanı aşka hep uygun, o da hep müsterihtir. Aşk bilmeyenin gönlünde eziktir. Ömrünü harcayan gülmüş mü; onu üç güne sığdıran kadar?

Konu aşk olunca kelimelerim çözülür bilirsiniz. Hem yazmasını hem de okumasını severim bu meretin… Aşk üzerine ne kitaplar yazıldı bilenler bilir. Herkeste ayrı tat herkeste ayrı keder; İşte bir tanesi de kıymetli yazarımız C. Fırat İzgi’den “KELEBEK ÖMRÜ KADAR AŞK”

Bu samimi sohbet için teşekkür ediyorum. Buyrun…

 

-Öncelikle Fırat İzgi kimdir. Sizi tanıyabilir miyiz?

1977 Bitlis’in ilçesi Tatvan doğumluyum. Babamın bankacı olması nedeniyle Tatvan, Mersin ve Adana’da bulundum. Halen Adana’da yaşıyorum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitim gördüm daha sonra anne mesleği olan mali müşavirlik mesleğini seçerek Adana’da bir ofis açtım. Sporla ilgileniyorum, yerel bir gazetede köşe yazarlığı yapıyorum, iki yıldır fotoğrafçılıkla uğraşıyorum ve AFAD üyesiyim. Evliyim ve iki çocuğum var…

-Sayısal bir meslek seçmişsiniz. Kitap yazma düşüncesi nasıl hasıl oldu?

Aslında Asıl mesleğim futbolculuktu fakat sakatlıklar ve şartlar beni aile mesleği olan mali müşavirliğe yöneltti. Yani kısaca ben mesleği değil meslek beni seçti.

 

“YÜREĞİNDEN YÜKSELİP, KALEMİNİN KIYISINA VURAN HİKAYELERİ İNSANLARLA PAYLAŞMALISIN”

 

-Kitabınızı yazmaya başladığınız anda nasıl bir duygu karşıladı sizi?

Kitabımdaki gibi cevap vereyim, içimdeki ses bir sabah bana şöyle diyordu: “Yüreğinden yükselip, kaleminin kıyısına vuran hikayeleri insanlarla paylaşmalısın”

O an anladım ki güzellikler paylaşarak çoğalacaktı. İşte bu nedenle ilk romanımı yazmaya ve sizlerle paylaşmaya karar verdim.

 

“…O AMBİYANSI YAŞAMADAN SUNİ OLACAĞINA İNANANLARDANIM.”

 

-Yazma süreciniz ne kadar sürdü? Nasıl geçirdiniz?

Kelebek ömrü kadar aşk’ı yazmaya başlayalı ortalama 2 yıl oldu ve çok emek verdim. Her yazdığım bölüm için bölümün geçtiği yerlere gittim. Mesela İstanbul bölümü için gittim. Kapadokya bölümü için oralarda zaman geçirdim. O ambiyansı yaşamadan suni olacağına inananlardanım.

 

-Aileniz yazarlık yolculuğunuzda size eşlik ettiler mi?

Bu yolculuğun en önemli parçası ailedir. Özellikle eşim en büyük destekçim oldu. Gündüz işimi yaparken geceleri yazmak zorunda kaldım. Bu onların zamanından çalmak oldu. Anlayışları için minnettarım.

 

-Kitabını açtığımızda, babanızın anısına bir çalışma olduğunu görüyoruz; bunun bir hikayesi var mı?

Ben kitapları babam ile tanıdım. Babam çok okuyan aydın bir insandı. Onu erken kaybetmemiz nedeni ile bana kitap sevgisini aşılayan yegane insan olan babam için yazmak istedim. Benim için özel bir adamdı.

 

-Kitabınızda Mevlana ve aşk var?

Mesnevi benim çok önemli özellikle Mevlana ile Şems arasındaki dostluk ve yaradan sevgisi büyüledi. Karşılıksız ve soyut bu sevgi kitabımda olmalıydı. Aslında bir itiraf tüm kitabı neyden büyülü müzikler eşliğinde kulağımda kulaklık ile yazdım. O an yüreğim kalemime dokundu.

 

“ÖNEMLİ OLAN AŞKIN SÜRESİ DEĞİL, DERECESİDİR.”

 

-Kelebek ömrü kadar aşk… Sahi o kadar mı?

Aslında hiçbir aşk kısa değildir. Önemli olan Aşkın süresi değil, derecesidir.

 

nsanlar yazdıklarınızı okuyor. Bu nasıl bir duygu?

Bu emeğin en güzel yanı okuyucu ile buluşmak. Okuyuculardan gelen tepkiler beni çok Mutlu ediyor. Özellikle kendilerinden bir şey bulmaları okuyucuya geçtiğinin bir göstergesi... Bu yüzden çok mutluyum. Ayrıca ikinci baskı yolda…

 

 

“YAZMAK RUHUNUZU VE HAYALİNİZİ KELİMELERE DÖKMENİN YEGANE YOLUDUR.”

 

-Bazı yazarlar yazma sürecinde kitaplardan uzak duruyor, özgünlük sağlayabilmek için ya siz?

Yazmak ruhunuzu ve hayalinizi kelimelere dökmenin yegane yoludur. Bu benim duygularım ve hayalimdi. Bu neden ile bende bir süre mecburen kitaplardan uzak durdum. Şimdi arayı kapatmaya çalışıyorum.

 

-Yalnızlıkla aranız nasıl?

Aslında yalnızlık benim ile özdeşleşmiş bir kelimedir. Her ne kadar çok kalabalık gibi görünsem de aslında kendim ile başbaşayım ve bunu çok seviyorum. Çünkü kendimi daha iyi buluyorum.

 

-Okur ilgisi nasıl, yorumlar istediğiniz gibi mi?

Okuyucuya ulaşmanın en iyi yolu reklam... Kitabın tanıtımını sevgili oğlum Meriç İzgi ile yapıyoruz. Kendisi büyük kitleler tarafından sevilen bir ınstagram fenomeni ve bir üniversite öğrencisidir. Kitap okuyucuya ulaşıyor ve tepkiler çok güzel bu bizi çok mutlu ediyor.

 

 

-Hangi isimleri okursunuz? Sevdiğiniz ya da kendinize yakın bulduğunuz bir isim var mı?

Aslında yazarlar konusunda pek seçici değilimdir. Elbette benimde favori yazarlarım var. Orhan Pamuk özellikle Elif Şafak sevdiğim kalemlerden. SusannaTomorrov da beğendiğim bir kalemdir.

 

“…TÜM ZAMAN YAZARLARINA SAYGI DUYULMALI ÇÜNKÜ TEKNOLOJİY İLE YARIŞIYORUZ.”

 

-Türkiye’de yazmak, yazar olmak…

Aslında dünyada ve bu dönemde yazar olmak diye sorulmalıydı. Teknolojinin insanlığı hakimiyeti altına aldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu neden ile kitaplara olan ilginin azaldığını düşünüyorum. Önemli olan genç nesli kitaplara çekmek... Meriç ile yapmaya çalıştığımızda tamamen bu. Şimdi okuyucu kitabı okuduğunda biraz Mevlana biraz acı ve hayatın başka bir penceresini görecek. Zamanımız da yazmak gerçekten büyük cesaret isteyen birşey ve tüm zaman yazarlarına saygı duyulmalı çünkü teknoloji ile yarışıyoruz.

 

Bu yazı 542 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar