Nereye Böyle...
ELİF ÇAVUŞ

ELİF ÇAVUŞ

Nereye Böyle...

06 Ocak 2017 - 15:11 - Güncelleme: 06 Ocak 2017 - 15:25

Ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz.

Yaşadığımız acılar sadece hafızamıza değil, vicdanımıza, kalbimize nefret tohumları ile kazınmış durumda.

Türkiye tarihinde ilk kez sivillere karşı yapılan bombalı saldırıların bu denli olduğu görüyoruz.

Darbe gecesindeki şehitlerimiz ile birlikte kitlesel saldırılar sonucunda binlerce sivil vatandaşımız hayatını kaybetti.

Binlerce kişi yaralandı.

Bu insanların aileleri perişan oldu.

Ve biz Türk milleti olarak yine dirayetimizi koruyoruz ve terörün o alçak yüzüne karşı akıl yoksunu provokatifler haricinde sağduyumuzu kaybetmeden onlarla da mücadele ederek bu sürecin en az zararla bitmesini bekliyoruz.

Alt üst olan psikolojimizle tek inandığımız, tek güvendiğimiz şey yine bu milletin dirayeti oluyor.

Halimiz böyle iken;

FETÖ'sü, İŞİD'i, PKK'sı, DAİŞ'i,  Doğu Akıncılar'ı, El nusra'sı ve dahası...

"Bu ülkede nasıl bu kadar yapılandılar?" sorusunu sormak bile vatan hainliği sayılıyor...

İsteyen istediğini sayabilir, bu sorular sorulmak zorunda...

Bugünlere gelmemizde kimlerin hataları var?

3 yıl önce terör tamamen durmuştu sonrasında ne oldu da patladı?

Suriye politikamız mı yanlıştı?

Kürt politikamız ne oldu sonra...

Bizim bunları bilmeye hakkımız yok mu?

Biz sağduyumuzu koruyalım tamam, isyan da etmeyelim, hükümet hangi dilden konuşuyorsa kendi aklımızı bir kenara bırakıp üst akıl olarak kabul edelim, susalım, sinelim, kendi hayatımızı mutlu! şekilde yaşamaya bakalım, hepsine eyvallah da kimse bize ne olup bittiğini açıklamayacak mı?

Biliyor muyuz mesela;

Çözüm süreci neydi ne oldu?

FETÖ nasıl bu kadar yapılandı ve darbe yapabilecek kadar TSK'ya da nüfuz etti?

Avrupa Birliği ile tam olarak neden ilişkilerimiz bozuldu?

Amerika ile müttefik değil miyiz artık?

İran ve Rusya ile ilişkilerimiz neyin karşılığında bu kadar iyi?

Kürtler hala kardeşimiz mi?

"Analar ağlamasın" diyorduk şimdi "analar ağlasın mı" diyelim?

IŞİD'in Türkiye'ye düşmanlığı neden?

İstihbaratımız ne durumda, TSK'da her şey yolunda mı?

Bizi bir Allah'ın kulu çıkıp bu konular hakkında bilgilendirecek mi?

Yoksa bizler komplo teorileri üretmeye devam mı edelim?

İstanbul, Ankara tehlikenin kol gezdiği şehirler, burada yaşayanlar arkalarına bakmadan yürümeye devam edecekler mi?

Toprak bütünlüğümüz tehdit altında mı ki biz bu kadar can kaybında "bu topraklar için şehit düştüler" deyip şehitlik olayını güzelleyebiliyoruz?

Bu ülkenin rejiminde bir sorun mu var ki rejim değiştirilmek isteniyor söylemlerini duyuyoruz?

Başkanlık sistemi bu ülkenin hangi sorunlarını çözecek mesela?

Jeopolitik konumumuzun önemini anladık, dört bir yanımız düşmanlarla sarılı anladık, Türkiye'ye karşı dış güçlerin planları var anladık da biz ne yapıyoruz?

Bu kadar can kaybı varken doğru yoldayız diyebilir miyiz?

Bu can kayıpları bizim bölünmez bütünlüğümüzün teminatı olarak nasıl bize sunulabiliyor?

Madem üst akıl var, hadi bize bu soruların cevaplarını verip ikna etsinler...

Huzurlu, laik, demokratik, özgür bir ülkeye özlem duymak istemiyoruz.

Tehlikenin farkındayız...

 

TRABZON'UN KLASİKLERİ...

Çözümsüz sorun mazeretleri:

*Arsa sorunumuz var (Yatırım)

*Coğrafi koşullar yetersiz (Yatırım)

*Çok fazla araç var (Trafik sorunu)

*Trabzon artık muhafazakar bir şehir (Sosyal alan eksikliği)

*Zamana ihtiyaç var (Raylı sistem, teleferik, demiryolu)

*Camia olamadık, öze dönemedik, oyuna geldik (Trabzonspor)

*Turistleri yolunacak kaz olarak görmeyelim (Turizm)

*Önümüzdeki sezona yetişecek (Sümela)

* Siz de denize girmeyi verin, denizi görmeyi verin (Denize uzaklaştırılan şehir)

 

BİR BÜYÜĞÜMÜZ...

 

Akyazı'nın açılışı için Trabzon'a davet edilen Katar Emir'inin posterlerini hem stada hem de şehrin her tarafına asmıştık.

Biz böyle misafirperverlik görmedik. Torpilli misafir Katar Emiri'ne karşı bu kadar hassasiyet nezaket sevgi gösterisi sadece Trabzonspor'a sponsorluk anlaşmasında yardımcı olduğu için olamazdı herhalde. Bugüne kadar hiç bir Trabzonspor sponsoruna böyle kıyak geçmedik çünkü...

Vali Yücel Yavuz, göreve geldiği 6 ayını değerlendirmek için düzenlediği basın toplantısında her halde bu soruya cevap verir diye düşündük.

Neydi bu sevgi seli...

Katar Emir'i sevdamızın altında büyük bir yatırım yatıyor mu?

Yoksa karşılıksız bir sevgimiydi bu en hasından...

Vali bey cevap verdi soruya: Bir büyüğümüz muhakkak açıklayacaktır. Beklemede kalın.

Bekliyoruz... :) 

Bu yazı 3280 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar