Trabzonspor’da başarı beklentisi aza inmeli

Trabzonspor'da başarı beklentisi aza inmeli

Trabzonspor'da 3 dönem yöneticilik yapan ve geçtiğimiz dönem başkan adayı olan işadamı Emin Kahraman Kuzey Ekspres'e konuştu.

04 Haziran 2016 - 12:41 - Güncelleme: 04 Haziran 2016 - 13:00

Röportaj: Elif ÇAVUŞ

Emin Kahraman kimdir?

1958 Trabzon doğumluyum. İlk orta öğrenimimi Trabzon'da tamamladım. 1970'de aileden gelen meslek gurubumuz kuyumculuğa başladık. Bugün de Trabzon'da kuyumculuk mesleğimizin dışında iki cafe-restoran ile hizmet veriyoruz. Aynı zamanda Trabzonspor'da 3 dönem yöneticilik yaptı.

EN BÜYÜK MİRASIMIZ TRABZONSPORDUR

Trabzonspor bizim için olmazsa olmaz. Trabzon'da olmayan fabrikanın yerine bir fabrika tütmeyen bacaların tüteni de diyebiliriz. Hareket alanını Türkiye ve yurtdışında en iyi şekilde yansıtan bir kurumdur Trabzonspor. Tüm yaşamımız içinde her hareketimiz, aile yaşamımız içinde şehrimizin ekonomisi, turizm açısından rahatlatan katkı sağlayan bir fabrikamızdır Trabzonspor. Gelecekte çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük mirastır. Renkleriyle ekonomik yapısının şehre katkısı aile mirasımız Trabzonspor'dur.

3 DÖNEM YÖNETİCİLİK

1984 yılında idmanocağı Spor Kulübü ile spor yöneticilik hayatımıza başladık. İdmanocağı'ndan aldığımız spor terbiyesi ve ahlakıyla çalışmalarımızı yaptığımız çalışmalar takdir görmüş olacak ki,  Trabzonspor'da yöneticilik yapan büyüklerimizin beğenilerini kazandık. Bu anlamda bizi tercih noktasında yaptığımız çalışmalar etkili oldu. İdmanocağı'ndaki yöneticiliğimiz 1992 yılına kadar devam etti. Şampiyonluklar bizi adım adım Trabzonspor'a yaklaştırdı. İlk yöneticiliğimiz Mehmet Ali Yılmaz ile 1995 yılında başladı. Aileden gelen spor yapımızın da önemi olduğunu düşünüyorum. Burada gelen teklifi değerlendirdik ve bizim de kulübümüze katkımız olsun diye yönetici olmaya karar verdik. Necmettin Aytekin asbaşkanlığında görev aldık.7 ay kadar bir süre yöneticilik yaptık sonrasında kongre kararı alındı. Yapılan bir takım uygulamalardan duyduğum rahatsızlık ve yöneticilerin çokluğundan dolayı bir karar aldım ve bir sonraki yönetimde bulunmadım. Uzun bir süre ara verdim ancak yine de Trabzonspor'un her konuda yanında oldum. Her yönetime destek oldum ve yardımcı oldum. 2005 yılının Aralık ayında Nuri Albayrak'tan gelen teklifi değerlendirdim. Tekrar Mali Sayman olarak yöneticilik yaptım. Nuri Bey ile 3 yıl yönetim süresini tamamladık. Yine süre ara verdikten sonra tekrar Sadri Şener yönetiminden Nevzat Şakar'dan teklif geldi. değerlendirdik tekrar yöneticilik yapmaya karar verdik. Yönetim süresinde beraber olduk. Devrettik.

SİVASSPOR MAÇINI UNUTAMAM

2007 yılında Trabzon'da oynanan Sivasspor maçında galip olduğumuz halde sahaya girip sporcuya tacizde bulunan taraftarımız ve Trabzonspor'un bu konuda aldığı haksız cezalar ve camianın bu konuda bütünleşememesi unutamayacağım anılarımdan birisi.

 NURİ BEY DÖNEMİNİN BAŞARISINI GÖREMEYENLER BUGÜN....

Etkin olduğum dönemde kulübün saymanlığını yürütüyordum. (Nuri Albayrak döneminden bahsediyor) Bize verilen tablo 22 milyon TL idi. Projelerimizi kısa zamanda hayata geçirdik, kulübün onca giderlerinden sonra ekonomiyi en iyi anlamda destekledik ve ekonomik bilgiyi her ay yazılı ve görsel yayın araçları ile taraftarlarımıza  ve camiamıza en iyi şekilde anlattık. Bu şekilde kulübün afaki harcamalarının önüne geçtik ve sponsorlukla ve kendi katkılarımızla kulübün ekonomik tablosunu iyileştirdik. 3 yıl içerisinde aldığımız tabloyu büyütmeden  ve içeride olan sporcu kalitesini en üst düzeye çıkartarak devredeceğimiz dönemde 3 yılda 37 milyonla kulübü bir sonraki yönetime devrettik. Nuri Bey'in başkanlığındaki yönetimin bugüne kadar en başarılı tablolardan birini yarattığını söylemek mümkün ancak biz camiamıza bu tabloyu bu kadar anlatmamıza rağmen bu tablonun ibra edilmedi. O zaman bu borcu ibra etmeyenler bu başarıyı anlatmamıza rağmen görmeyenler bugün o dönemin ne kadar başarılı olduğunu ve bugün kulübün tamamen batağa gittiğini ama yapabilecekleri bir şeyin olmadığını gördüler. Oysa ki Trabzon'da bu kadar başarılı olan işadamlarını görmezden gelip hala çareyi dışarıda arayan geçmişte yöneticilik Trabzonlu isimlere ve Trabzonspor'un taraftarı olanlara bu başarıyı nasıl anlatabilirdik. 

ÖNCE BAŞARI SONRA ŞOV

Trabzonspor'un 2015'te başkanlığa aday olduğumda daha geniş kapsamlı Trabzonspor'un nasıl yönetileceğini çevreme en iyi şekilde anlatmıştım. Şuan kısaca anlatmam gerekiyorsa Trabzonspor'un Trabzon'da başarılı olmuş başkanlık yapabilecek, yöneticilik yapabilecek arkadaşlarımızla yönetilmesi lazım. Trabzonspor'a gönül veren, iş hayatında olan başarılarını Trabzonspor'a yansıtan, Trabzonspor'un öncelikli olarak ekonomik tablosunu masaya yatıran, daha sonra sporcu kadrosunu, hocasını plan ve programını yapan ve bunu da camiaya şov yaparak anlatmayan yönetimlere ihtiyaç var. Bütün bu planlamalar ile başarı elde ettikten sonra şovunu gerekirse yapan yönetimler lazım. Yapılan vaatleri hayata geçirerek camiaya umut verilmeli. Aksi halde beklentiler tamamen ters dönüyor ve bugünkü durumlar yönetilmez hale geliyor. Başta söylediğimiz gibi planlı programlı yapılanma ile Trabzonspor'un daha sağlıklı yönetileceğine inanıyorum.

SÜRE VERİLSE İDİ SPORTİF OLARAK DA BAŞARILI OLACAKTIK

Mehmet Ali Yılmaz dönemindeki yöneticiliğimde, yönetimin İstanbul ve Trabzon ayağından oluşması nedeniyle benim kafamda olan yöneticilik anlayışını çok göremedim toplantılarda. Bana göre o dönemde sadece biraraya geliyorduk. Konulara çok istediğimiz şekilde vakıf değildik. Nuri Bey'in yönetimi ise Trabzonspor'un kurumsal anlayışının daha iyi işlediğini söyleyebilirim. Yapılan toplantılarda "Trabzonspor'u nasıl ve ne şekilde yönetebiliriz, ekonomisini nasıl düzeltebiliriz" saatlerce konuşurduk ve konumuz hep Trabzonspor'du. Herkes Trabzonspor'un başarısına odaklanıyordu. Bana göre Trabzonspor bu anlayış ile kurumsal olarak en iyi başarıları elde etmiştir. Sportif anlamda belki aynı başarıyı yakalayamadık ama süre verilse idi onu da yapabileceğimizi o toplantılardan ben bunu çıkarıyorum. Sadri Şener döneminde tabi ki toplantılarımız Trabzonspor'un başarısı içindi fakat bazı etkenler toplantıları benim anlayış ve Trabzonspor'u yönetme adına istediğim şekilde olmamıştır. Zaman zaman da bu mücadeleyi her ne kadar vermeye çalışsam da istediğimiz sonuçları ben ve ekibin çok iyi aldığına ihtimal vermiyorum. Kanımca da böyle olmuştur.

AKYAZI KAPALI BİR KUTU GİBİ...

Öncelikle Trabzonspor'un düzlüğe çıkması için Trabzonspor'un gerçeklerini ortaya koymak lazım. Yönetimler ve kurumsal yapının ekonomiyi ve bazı şeyleri saklayarak veya gözardı ederek, camiamıza tam inandırıcı şekilde anlatmaması düzlüğe çıkmamızın önünde büyük bir engel teşkil eder. Bana göre bugün olduğu gibi yönetimsel ve sportif anlamda başarı getirmez. Vaatler ve sözler yerine getirildiği zaman tablo iyi bilindiği zaman camia birlik ve beraberliği kendiliğinden yakalar. Gerekse yönetim ve taraftar o zaman başarıyı kovalamaya başlar. Aksi takdirde Trabzonspor'da bu borç batağı altında kalabilir. Oysa Trabzonspor'un önünde büyük projeler yapılabilecek şeyler var. Örneğin Akyazı ama o da tamamen camiaya anlatılmayan ne olacağı bilinmeyen kapalı kutu gibi. Akyazı'nın iyi kullanılması, transferlerin çok uçuk şekilde olmaması, gelecek vaat edecek şekilde yapılması... Kartal Tesisleri'nin daha planlı ve düzenli şekilde Trabzonspor'a en hızlı şekilde gelir getirecek hale getirilmesi, sponsorların daha verimli kullanılması, Trabzon'da hoca ve sporcu anlamında öğütücü bir şekilde kullanılmaması Trabzonspor'un düzlüğe çıkmasında, gelecek vaat etmesi için önemli maddeler. Bunları yapamadığımız takdirde Trabzonspor'un düzlüğe çıkma gibi bir durumu söz konusu olamaz.

BEKLENTİYİ AZA İNDİRMEK GEREKİR

Camiaya mesajım öncelikle birlik ve bütünlüğü sağlamaktır. Bu birlik ve bütünlük ancak yönetimlerin de el atması ile olur. Taraftarın da kendi içinde bir bütün olması, Trabzonspor'a zarar verecek her hareketten kaçınması gerekir. Taraftarın ve camianın kısa zamanda başarı beklentisini aza indirmesi gerekir. Çalışmaların planlı, programlı yapılmasına izin vermesi ve süre tanıması gerekir. Yerel basınımızın da eleştirilerini dozunda ve yapıcı şekilde yapmasını arzu ediyoruz.

Bu haber 3094 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kupaya haciz getirecek kadar alçalanlar düşmanımızdır
Kupaya haciz getirecek kadar alçalanlar düşmanımızdır
AP Erdoğan'dan basın özgürlüğüne saygı istedi
AP Erdoğan'dan basın özgürlüğüne saygı istedi