Trabzon’da PAŞA’lar gibi tatil yapmak ister misiniz?

Trabzon'da PAŞA'lar gibi tatil yapmak ister misiniz?

Trabzon'un en iyi tatil köylerinden birisi olan Paşa Tatil Köyü'nde yok yok...

29 Temmuz 2016 - 14:36 - Güncelleme: 29 Temmuz 2016 - 14:56

Röportaj: Elif ÇAVUŞ

Trabzon'da deniz sezonu çok kısa bir zaman dilimine yayılır. Doğu Karadeniz'in hava şartları, deniz turizmine çok müsait değildir ancak kıyılarının güzelliği ile turistlerin gözdesi olmayı başaran Trabzon'da, yaz turizmine hizmet eden bir çok tatil köyü işletmecisi var.  

Bu tatil köylerinden birisi de Akçaabat-Salacık'ta bulunan Paşa Tatil Köyü. 12 yıldır Trabzon'da hizmet veren Paşa Tatil Köyü, her yıl yeniliklerle müşterilerini karşılıyor. Trabzon'un en iyi tatil köylerinden birisi olan Paşa Tatil Köyü'nde yok yok...

Müthiş manzarasında deniz keyfi yapabiliyorsunuz. Bir taraftan Trabzon'u, diğer taraftan da Akçakale'yi izliyorsunuz. Bir plajda yöre insanının en çok dikkat ettiği şey nedir diye sorsak her halde ilk sırada "güvenlik" gelir.

Paşa Tatil Köyü, işletmecisinden çalışanına kadar ilk olarak müşterinin her türlü güvenliğine önem veriyor. 7/24 kamera sistemi ile müşterilerin en ufak bir rahatsızlık yaşamasına müsaade edilmiyor. Hizmet sektöründe de örnek bir çizgi çizen Paşa Tatil Köyü, 30'un üzerinde çalışanı ile otel hassasiyetinde hizmet veriyor.

Denizi, yemek çeşitleri, manzarası, canlı müziği, suit kamelyaları ile paşalar gibi tatil yapmak isteyenlerin adresi Paşa Tatil Köyü'nü aile şirketinden Muhammet Başkan ile konuştuk. Hem bölge turizmini, hem yaz turizmini hem de Paşa Tatil Köyü'nü konuştuk.

Turizm sezonunun ortasındayız ancak deniz sezonunun henüz başlarındayız diyebiliriz. Trabzon denize sırtını dönmüş bir şehir. Denizle insan arasında Karadeniz Sahil Yolu var ve dolayısıyla kıyısında denize girilebilecek çok ay yer var. Paşa Tatil Köyü bu kıyılardan bir tanesi. Paşa Tatil Köyü'nde bu yıl değişiklikler görüyoruz. Neler bekliyor bu yıl müşterilerinizi?

 

 12 yıldır burada hizmet veriyoruz. Sizin de değiniz gibi insanların denizle olan alakası yol ile bir şekilde engellendi. Halkın denizi rahatlıkla kullanabileceği nadir yerlerden birisi Paşa Tatil Köyü. Her yıl olduğu gibi bu yıl da değişiklikler yaptık. Bu yıl peyzaj ağırlıklı değişiklikler yaptık. Doğaya dostuz. İnsanlar buraya geldiklerinde yeşilin mavi ile buluştuğu bu alanda hem bitki örtüsünü, meyve bahçelerini, kumsalını, hem de tertemiz denizini görecekler.  Amatör bir tatil köyüyüz. Günü birlik kamping, bahçe, restoran hizmeti veriyoruz. Yeni dizaynımızla kapasitemizi de arttırdık. Benim de içime sinen bir bakım düzen oluşturduk. Çok uygun koşullarda yerel turizmi yaşayabilir insanlarımız. Trabzon ve bölge illerinden gelen vatandaşlarımıza, yerli ve yabancı turistlerimize hizmet veriyoruz.

Konaklama olanağı da var. Kaç kişi kapasiteniz var?

36 yatak kapasitemiz var. Aileleri alıyoruz. Çoçukların katılımı ile 12 aileyi aynı anda ağırlayabilecek potansiyeldeyiz. Bu yeterli değil, kapasiteyi arttırmayı düşünüyoruz. Zamanla bunu da yapacağız.

Trabzon'da insanlar hava şartları dolayısıyla yayla turizmine ağırlık veriyorlar diyebiliriz, deniz ise insanımızın vazgeçilmezi ancak sezon çok kısa sürüyor. Aslında aileniz büyük bu yatırımı yaparak büyük bir açığı kapatmış ancak yatırımcı olarak büyük bir risk değil mi?

O anlamda kendimizle dalga geçiyoruz tabi. Trabzon 4 bin yıllık bir kent. Denizle ilgili turizm hizmetinin hikayesi yaklaşık 100 yıllıktır. Trabzon'da hemen hemen Cumhuriyet'le birlikte modern bir kent olduğundan bahsedilir. Ama bu anlamda yatırımları bir şekilde 2005'li yıllarda bizlere nasip oldu. Bilinçli bir yatırımcı olduğumuzu zannetmiyoruz ama böyle bir yatırım Trabzon'a gerekiyordu.

Bölgeden bahseden siyasetçiler, yatırımcılar artık ilk cümle olarak "Turizm" diyor. Bu anlamda turizme yatırım yapan kişiler sizce yeterince devlet desteği görüyor mu?

Bizim bu yatırımımız kamuoyunda destek gördü, alkışlandı. Bu anlamda bizi takip eden buraya benzer yatırımlar da oldu. Keşke bunlar artsa ve Trabzon sahili daha da güzelleşse. Trabzon'a başka bir pencereden bakmak lazım. Trabzon spor şehridir, organizasyon şehridir, kültür şehridir ve turizm şehridir. Bunların hiç birinde baca yoktur. Hepsi birbirinin gelişmesine katkıda bulunur. Bu alanların istihdamı da geniştir. Trabzonspor'un marka olması, üniversitenin olması, doğal güzelliklerinin olması, denizinin olması, tarihin olması Trabzon'un şanslarıdır ve bunları iyi kullanmamız lazım. İnsanlarla doğal güzellikler arasında duvarlar örüldü. Biz bu şansı kullanamadık. Teşvik var. Gerçekte uygulamada bin bir prosedürle karşılaşıyoruz. Kurallı davranmaya çalışıyoruz ama maddi kayıplarımız çok oluyor. Gerekli desteği alamadığımız için istediğimiz seviyeye gelemedik. Çok daha hızlı büyümeyi gerektiriyor bu sektör. İnşallah bundan sonraki süreçte turizm yatırımcıları gerekli desteği görür.

Türkiye genelinde bu yıl turizm konusunda talihsiz bir dönem yaşanıyor. Karadeniz bölgesinde durum ne sizce, Arap turizminde de bir tıkanmanın olduğunu görüyoruz...

Domino etkisi oluştu tabi ki. Bizim ülkemizin bütçesinin büyük oranda turizm gelirleri ile dizayn edildiğini biliyoruz. Bu yıl beklenilen turizm girdisi yapılamadı. Bir çok sebebi var. Güvenlik, siyasi, iklim... Bu en küçük işletmelere kadar yansıdı. Alternatif bir yöntem var. Eğer iyiysen kendi içinde de bu sorunu çözebilirsin. Trabzonlu bir ailenin Akdeniz ve Ege'de yapmak istediği tatili, sadece uçak biletlerinin maliyeti ile burada 10 gün tatil yapılabilir. Bu sorunlar geçici. Gidişat aslında daha kaliteli bir sonuç verecektir. Kimse bu işten kolay kolay vazgeçmesin.

Araplara gelince... Bu yıl herkes büyük bir beklenti ile yatırımlarını ona yönelik yaptı. Biz onlara yönelik yatırım yapmadık. Ama onların gelmemesi bir kaos oluşturdu. O balon ekonomi cımbızı yedi ve patladı. İnsanlar ellerinde kalanları ellerinden çıkarmaya çalışırken piyasayı dejenere ettiler. Arapları fırsatçı bir tavırla karşıladığımızı düşünüyorum. Onları makul karşılamak yerine skandallarla karşıladık ve büyük tepkiler aldık. Bir kaç örneğin olması bile yetti. Giresun, Ordu ve Batum'u tercih ediyorlar artık. Ordu'da havalimanının açılması da etkili oldu.

Araplar, Paşa Tatil Köyü'nü tercih ediyor mu?

Biz her insana açığız. Yalnız plajın yazılı olmayan kültürü var. Plaj kıyafetleri ile oturduğumuz zaman bazı insanların bundan rahatsız olmaması lazım ve o kıyafetlerle oturan insanın da rahatsız olmaması lazım. Biz buna çok önem veriyoruz. Rahatlık ve güvenlik bizim için olmazsa olmaz. Onlar kendileri uygun görmedi. Başka soyutlanmış bir alan istediler. Bu manada da bizim halkımızdan tepki aldık. Tesettür alanı oluşturduk. Tesettür alanı içinde kendi ailelerindeki erkekleri oturamadı. Dolayısıyla erkekleri dışarıda oturunca kendi halkımızdan tepki aldık. Bir ablamız, "Biz Atatürk'ün Türkiye'sinde yaşıyoruz. Uyum sağlayanlar, o yapıyı kabul edenler bizimle gelsinler kardeş kardeşe oturalım" dedi ve bu uygulamadan rahatsızlığını ifade etti. Ben de kendisine hak verdim. Ortadoğu kökenli komşularımızın buraya gelmelerini istiyoruz elbette gündüz gelemiyorlarsa, akşam yemeğine gelebilirler. İran, Azerbaycan, Gürcistan, Yunanistan, İtalya ve Arjantin'den misafirlerimiz geliyor. Onlar Paşa Tatil Köyü'nden oldukça memnunlar.

Trabzon'da deniz kenarında bir restoran olarak da Paşa Tatil Köyü hizmet veriyor. Burada da büyük bir açığı kapatıyor değil mi?

Hem restoran olarak hizmet veriyoruz hem de organizasyon şirketlerinin en gözde mekanlarından birisi olmayı da başardık. Yaratıcılık bizim Trabzon insanında aşırı derecede var. Buradaki her köşe organizasyon şirketlerinin de gözdesi. Burada düğün fotoğraf çekimleri, tanışma yemekleri, düğün fotoğrafları, evlilik teklifleri, sünnetler, kınalar, düğün organizasyonları için gerçekten Trabzon'un en çok tercih edilen yerlerinden birisi Paşa Tatil Köyü. Can kurtaran kulesinde bir masa dizaynı yapıldı. Evlilik teklifi yapıldı. Sosyal medyada da bu anlamda taktir topluyoruz. Bu da bizi çok memnun ediyor.

Şimdi Paşa Tatil Köyü'nde "yok yok" deyince aklıma canlı müzik geldi. Canlı müzik de yapıyor musunuz?

Trabzon'u temsil eden Selçuk Balcı, Apolas Lermi, Volkan Konak gibi sanatçılarımızın müzik tarzlarını seslendiren ve çalan konservatuar öğrencileri ile her akşam burada canlı müzik yapıyoruz. İnanılmaz keyifli oluyor. Kemençe ve gitar ile yöresel müzik yapıyoruz.

Hedeflerimiz neler peki?

5 bin kişilik açık hava konseri yapılabilir. Türkiye'de ses getiren Trabzonlu sanatçılar, ya da Türkiye'nin sevilen sanatçıları getirilebilir. Yabancı sanatçılar da getirilebilir. Trabzon'un bu tür etkinliklere kesinlikle ihtiyacı var.

Son olarak eklemek istediklerimiz neler?

Bizim buradaki pozitif mücadelemizin müthiş zorlukları var. Yılgınlık gerekçesi olarak görmüyoruz. Müthiş bir mücadele ortaya koyuyoruz. Umuyoruz, siyasetçilerimiz ve kamu birimlerimiz olaya farklı bir pencereden bakar da bu güzelliğe sahip bir çok kıyı noktamız düzenlenir ve vatandaşların hizmetine sunulur. Yap -İşlet-Devret modeli ile bu yerler turizme kazandırılması gerekiyor. Gelir getirici, istihdam sağlayıcı hale getirmemiz gerekiyor. Buradaki evler bu işletme olduktan sonra değerine değer kattı. 100 bin tl ise 200 bin tl oldu. Bakımsız başı boş yerler zaten insanlar tarafından kullanılıyor. En doğal ihtiyaçlarını karşılayacakları şekilde hizmet alamıyorsalar ne oluyor çevreyi ve denizi kirletiyorsunuz. İnsanlarımız zaten bilinçsiz. Denize çöp atmak, tükürmek... Bu bizim dünyanın en masum çocuğu olan denize yaptığımız haksızlıktır. O çocuk bize çok faydalı durumdadır. Biz onu dövmemeliyiz. Birilerinin gücü yetmez, herkesin mücadele etmesi lazım. Kıyı şeridinde insanların tercih ettiği yerler devlet eli ile kontrol altına alınması lazım ve makul şekilde işletilmesi lazım. Gelsin benim yerel yönetimim "ben buraya gerekli yatırımı yapacağım, çevresini, güvenliğini, atığını, peyzajını ben yapacağım, sen ihaleye gir kazanırsan benim işletmecim ol" desin. Buna da varım. Bu şekilde doğaya, hayata hizmet etmek istiyorum.

Kaç kişi istihdam ediyorsunuz?

30 kişi istihdam ediyoruz. Ayrıca 2 ablam da burada çalışıyor. İlkokul mezunu idiler ama şimdi liseye gidiyorlar. Hem okuyorlar, hem çalışıyorlar, hem de iş sahibi oldular. İnsanların hayatları nasıl değişiyor değil mi? 2 ablamın da hazırladığı yöresel yemekleri yemek için gelen müşterilerimiz var.  Özellikle sarmamız meşhurdur...

Çok teşekkür ediyorum, turizme katkınız için ve bu güzel işletmeyi Trabzon'a kazandırdığınız için...

Ben de habercuk ailesine teşekkür ediyorum.  

 

Bu haber 10584 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Erdoğan: İbadetini yapana terörist diyemezsiniz
Erdoğan: İbadetini yapana terörist diyemezsiniz
Bodrum'u Karaada kurtardı
Bodrum'u Karaada kurtardı