Trabzon’da İran Filmleri Haftası

Trabzon'da İran Filmleri Haftası

Trabzon Hentbol Sevenler Derneği’nce organize edilen “İran Filmleri Gösterimi” 13-19 Haziran tarihleri arasında Ruhi Türkyılmaz Sanatevi’nde gerçekleştirilecek.

12 Haziran 2016 - 00:13

Etkinliği düzenleyen dernek tarafından yapılan açıklamada; “İran sinemasının çekiciliği, sürükleyiciliği ve duygusal atmosferi bütün dünyayı etkilemektedir. Alanında kendine özgü bir üretim tarzı geliştiren İran sineması ülkemizde de oldukça beğenilmekte ve izlenmektedir. Ayrıca birçok sinemacımızın da bu ekolden etkilendiği bilinmektedir. Bununla birlikte toplumdaki genel ‘İran’ algısının etkisiyle bu sinemaya önyargılı yaklaşan bir kesimin var olduğunu da görmekteyiz. Bu seçki; henüz İran sineması ile tanışmamış olanlar hem de daha fazla eser izlemek isteyen sinemaseverler için güzel bir fırsat. Şimdiden iyi seyirler diliyoruz” denildi.

İran Sineması’na Genel Bir Bakış

İran sineması, 1930’lu yıllardan beri var olan, baskıcı rejimin, sansürün ve hatta sürgün pençesinin ortasında var olmaya çalışan zengin ve çekici bir kültürdür. İran’da sanat olarak sinemanın tarihi, tüm dünyada film sanatının doğduğu günlere; yani 1904 yılında Tahran’daki ilk sinema salonunun açılışına kadar dayanır. O günlerde İran halkı sinema sanatının ilk eserlerine büyük ilgi göstermiştir fakat İran’ın kendi ulusal sinemasını oluşturması için bir çeyrek asır kadar beklemeleri gerekmiştir.

1925 yılında ilk sinema okulunun açılmasıyla birlikte İran sineması hızlı bir şekilde oluşmaya ve gelişmeye başlamıştır. O günden bugüne, sinema İran için uluslararası arenada bir temsilci, bir elçi görevi görmüştür. En nihayetinde İran sineması çekici, alımlı, kaotik, duygusal ve dokunaklı bir sinema haline dönüşmüştür. İtalyan yeni gerçekçilik akımından etkilenen İranlı sinemacılar, birbiri ardına dünya sinema tarihine başucu eserleri bırakmaya başlamıştır.

 

 1977 ile 1979 yılları arasında Humeyni’nin ülkeye dönüşü ile sinema sanatına bakış açısı değişmiş ve ciddi sınırlandırmalar getirilmiştir. Bu süreçte sinemanın kötü amaçlara hizmet ettiği ısrarla vurgulanmıştır. Sinema sanatının siyasal bir araç olarak kullandığını savunulmuş ve sakıncalardan bahsedilerek ülkedeki kötülüğün ve yozlaşmanın sorumlusu olarak gösterilmiştir. Halkın ahlakını bozduğu bahanesi ile sinemacılara ağır sansür uygulanmıştır.  1979 'dan sonra İran Sineması yeni bir sürece girmiştir.

Sinema sanatının siyasal bir araç olarak kullandığını savunulmuş ve sakıncalardan bahsedilerek ülkedeki kötülüğün ve yozlaşmanın sorumlusu olarak gösterilmiştir. Halkın ahlakını bozduğu bahanesi ile sinemacılara ağır sansür uygulanmıştır.

1980-1988 yılları arasında devam eden Irak-İran Savaşı gibi uzun bir savaştan sonra İran, ekonomik olarak iyice zor şartlara sürüklenmiştir. Amerika’nın koyduğu ambargolar da her şeyi iyice zorlaştırmıştır. Bu dönemde sinemaya rejimin sağladığı maddi destek kesilmiş, rejimden sonra yapılan önemli değişikliklerden biri olan yurtdışından alınan teknik malzemelerdeki döviz indirimi kaldırılmıştır. 1992 yılında ise enflasyonun iyice artması film üretimindeki maliyetleri yükseltmiş ve ülkede neredeyse önceki yıllara göre film üretilemez duruma gelmiştir. 1993'te devlet desteği ile sürdürülebilen İran Sineması, bir atağa kalkıp 125 uluslararası şenliğe, 179 filmle katılıyor ve 34 ödül kazanıyor.

 

İran Sineması, 20. Yüzyıl’a gelindiğinde, İslami rejime rağmen adını dünyaya duyurmayı başarmıştır. İran'ın sinema ile tanıştığı 1900'lü yıllardan 2000'li yıllara kadar siyasal ve toplumsal değişimler bağlamında özetlenen İran Sineması; 2000'li yıllarda kimliği oturmuş, tanınan ve ülke sinemaları arasında kendinden bahsettiren fenomen bir yapıya dönüşmüştür. İçerik ve estetik bağlamında olgunlaşma dönemine ulaşan ülke sinemasını bu aşamadan sonra yakın dönemde ürettiği filmler üzerinden irdelemek olasıdır.

 

İran Sineması her zaman öğreticilikten kaçınmış, mahalli konulardan vicdani konulara yönelmiştir. Bunda yönetimin ve sansürün elbette ciddi bir tesiri olmuştur. Sansür, yönetmenleri her zaman başka bir bakış açısına; sembolizme, doğrudan değil dolaylı anlatıma yönlendirip büyük trajik hikâyeler yerine daha çok küçük ve sıradan olayları kameraya almalarında kapı açar.

Kaynak: İran Sineması’nın Gelişimi Ve İran Sinemasında Abbas Kiyarüstemi Üzerine  Bir İnceleme / Hussein Kamal AWLA / Fevzi KASAP

Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Suluhan İş merkezi ikinci katta.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • murat k
    2 ay önce
    Bu Yıl 2.si düzenlenecek mi. Çok istiyorum Geçen yıl Haberim olmamıştı. Ama bu sefer cümbür cemaat Geleceğiz .
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Trabzonspor'da 3 futbolcu Galatasaray maçında yok
Trabzonspor'da 3 futbolcu Galatasaray maçında yok
İstifası istenen Belediye başkanı: Yok öyle bir şey
İstifası istenen Belediye başkanı: Yok öyle bir şey