Saadete Verilen 1 Oy Bile Boşa Gitmeyecek

Saadete Verilen 1 Oy Bile Boşa Gitmeyecek

“Artık seçim barajı yok, oyumuz boşa gider korkusu ortadan kalktı!” diyen Saadet Partisi Trabzon 1. Sıra Milletvekili Adayı Cevat Kurt, Milli Görüşçüleri 24 Haziran’da sandığa giderek Erbakan’ın Saadet Partisi’ne oy vermeye davet etti ve ekledi:

18 Haziran 2018 - 14:36

“Artık seçim barajı yok, oyumuz boşa gider korkusu ortadan kalktı!” diyen Saadet Partisi Trabzon 1. Sıra Milletvekili Adayı Cevat Kurt, Milli Görüşçüleri 24 Haziran’da sandığa giderek Erbakan’ın Saadet Partisi’ne oy vermeye davet etti ve ekledi:

SAADETE VERİLEN 1 OY BİLE BOŞA GİTMEYECEK

Saadet Partisi Trabzon 1. Sıra Milletvekili adayı Cevat Kurt, 24 Haziran’da Trabzon’da elde edecekleri seçim başarısını sadece Trabzon’un değil bütün Türkiye’nin konuşacağını söyledi.

“Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Temel Karamollaoğlu’nun ülke genelinde olduğu gibi biz de Trabzon’da hemşerilerimizin büyük ilgisi ve teveccühüyle karşılaşıyoruz” diyen Kurt, “Türkiye’nin geleceğine yön verecek 24 Haziran seçimlerinde Türkiye’de kutuplaşma, ayrışma istemeyen kardeşlerimiz gönül rahatlığıyla sandığa giderek Cumhurbaşkanı adayımızı ve partimizi desteklesinler?” dedi.

Cevat Kurt, 24 Haziran Pazar günü yapılacak seçimlerle ilgili gazetemize şu açıklamalarda bulundu.

BİZ SEÇİM İŞBİRLİĞİ YAPTIK

SP’nin dahil olduğu ittifakla ilgili bilhassa bir kısım muhafazakar seçmenin eleştirisi ve bunu anlamlandırma sorunu var? Bu konuda neler söylersiniz?

Aslında muhafazakâr seçmenin kafasında oluşan bu algı, iktidarın havuz medya gücüyle oluşturduğu bir algıdır. Bir partinin diğer partinin amblemi altında yaptığı bir ittifak söz konusu değil ki. Türkiye’de seçim barajı devam ettiği ve iktidar da bunu çözmediği için burada bir seçim işbirliği yapılmıştır.

Yani 4 parti bir araya gelmiş ve seçim işbirliği yapmıştır. Bu partilerden herhangi bir tanesinin barajı aşması durumunda, bütün partiler barajı aşmış sayılıyor. Bizim yaptığımız işbirliği de barajı aşmak için yapılmış teknik bir işbirliğidir. Bizim seçmenimiz, Milli Görüşçü ve muhafazakâr seçmen, gönül rahatlığıyla Saadet Partimizin amblemi altına mührü basacaklar ve onu tercih edeceklerdir.

Burada iktidar, yeni sistemde yönetimde istikrarı gözetmiş fakat temsilde adaleti gözetmemiştir. Bir demokrasinin sağlıklı işlemesi için, milletin her ferdinin parlamentoda temsil edilmesi gerekmez mi? Üstelik Milli Görüş siyasetinin temsilcisi Saadet Partisi, ülkenin meselelerine bakışı ve getirdiği çözüm önerileriyle farklı bir partidir. Bu görüşün mutlaka parlamentoda yer alması gerekir.

Haliyle biz iktidara ‘Bu adaletsiz seçim barajını kaldırın’ dedik ama bu noktada adım atılmadı.

Şunu özellikle vurgulamak istiyorum; özellikle iktidar partisi millet ittifakı üzerinden Erbakan Hoca sömürüsüne gidiyor. Biz de o zaman kendilerini haklı olarak şunu soruyoruz:

“Parlamentoda milliyetçi kardeşlerimiz var mı, var. Sosyal demokratlar var mı, var. AK Partililer var mı, var. HDP var mı, var. Kim yok? Erbakan’ın partisi yok. Eğer Erbakan Hocaya böyle bir muhabbetiniz varsa ve bunda samimi iseniz niçin baraj sadece Milli Görüşçüler ve Saadet Partisi için var?  İktidar partisi neden bu barajı kaldırmıyor?”

Erbakan, Saadet Partisinin genel başkanı olarak vefat etmiştir. 16 yıllık AK Parti iktidarında Saadet Partisi tek kuruş hazine yardımı alamazken sadece HDP’ye hazineden 80 milyon TL para yardımı yapılmamış mıdır? Bunu da aziz milletimizin dikkatine sunmak istiyorum.

AK PARTİ BİZE İTTİFAK DEĞİL İLTİHAK ÖNERDİ

Peki Saadet Partisi, AK Parti öncülüğünde kurulan cumhur ittifakında neden yer almadı?

Burada da yine bir algı, yanlış yönlendirme ve bilgilendirme var. Biz bu süreçte tüm siyasi partilerle görüştük. İlk görüşmeyi sayın Genel Başkanımız, sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdi. Daha sonra birkaç kez daha görüştüler. Özellikle bize bu konuda eleştiri getiren muhafazakar seçmenlere seslenmek istiyorum. Mesele anlatıldığı gibi değil, çünkü AK Parti bize ittifak değil, iltihak teklif etmiştir. Yani bize, ‘partinizi kapatın, gelin bize katılın!’ denilmiştir. Bunun dışında hiçbir teklif yapılmamıştır. Bu ne manaya gelir? AK Parti bizimle ittifakı istemedi, Milli Görüşün parlamentoya girmesini istemedi.

Zira iktidar biliyor ki Saadet Partisinin yer alacağı Mecliste, milletin razı olmayacağı adımları atmak kolay değildir. Saadet Partisi buna izin vermez. Bu nedenle buna yanaşmadılar. Biz de parlamentoya girebilmek için seçim işbirliğine gittik.

BİZ AYRIŞTIRAN, KUTUPLAŞTIRAN DEĞİL, MİLLETİN HER FERDİNİ KUCAKLAYAN BİR ANLAYIŞA SAHİBİZ

Genel Başkanınız Temel Karamollaoğlu’nun söylemleri, duruşu ve üslubu çok geniş ve farklı toplumsal kesimlerden ciddi bir karşılık buldu. Trabzon’da da bunu gözlemliyor musunuz?

Elbette gözlemliyoruz. Aslına bakılırsa eski seçimlerde de partimize bir ilgi vardı. Bu da Türkiye’nin meselelerine bakış açımız ve getirdiğimiz köklü ve kalıcı çözümler kadar, bizim siyasete yüklediğimiz anlamla, birlik ve beraberliğe yaptığımız vurguyla alakalıydı.

Bu süreçte yaşanan ise iktidarın ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı siyaset üslubu ve tarzına karşılık, sayın Genel Başkanımızın birleştirici ve kucaklayıcı üslubudur. Haliyle bu siyaset tarzı, her kesimden bize olan ilgiyi artırdı. Aziz milletimiz de hasretle bunu bekliyordu. Siyasetin bu kutuplaştırıcı, ötekileştirici dilinden sağcısından solcusuna, liberalinden milliyetçisine, muhafazakarına kadar çok geniş seçmen bundan ciddi rahatsızlık duymaktadır.

Bilge Gene Başkanımızın tecrübesiyle bu yaklaşım büyük karşılık buldu, inşallah 24 Haziran’da bu ilgi ve alakanın karşılığını sandıkta göreceğiz.

AK PARTİ’NİN MİLLİ GÖRÜŞLE UZAKTAN YAKINDAN İLGİSİ YOKTUR

Muhafazakâr seçmenin kafasında şöyle bir soru var. AK Parti’yi kuran kadro kendisini Milli Görüşçü olarak tanımlıyor. Saadet Partisi de zaten Milli Görüşün temsilcisi. Neden AK Parti’ye muhalefet ediyorsunuz?

Burada seçmen belki kadrolar üzerinden tanımlamaya gidiyor ama işin esası hiç de öyle değil. Mesele siyasi partilerin karolarından, söylemlerinden ziyade uygulamaları ve icraatlarıyla ilgilidir.

Saadet Partisi ile AK Parti arasında ekonomiden dış politikaya, liyakat anlayışından adalete kadar derin farklılık ve ayrılıklar vardır.

AK Parti AB’yi bir medeniyet projesi olarak görüyor, biz öyle gömüyoruz. AK Parti, sadece Türkiye aleyhine değil mazlum milletlerin aleyhine dünyanın dört bir köşesinde terörü besleyen, askerimizi şehit eden silahları terör örgütüne veren ABD’yi dost, müttefik ve stratejik ortak olarak görüyor, biz öyle görmüyoruz. AK Parti İsrail’i de böyle tanımlıyor, biz ‘İsrail bir terör devletidir’ diyoruz.

Saadet Partisi komşularımızla, İslam coğrafyası ve mazlum milletlerle işbirliğini önceliyor, D-8’in güçlendirilmesine önem veriyor, AK Parti böyle bakmıyor.

Ekonomiye gelince AK Parti’nin borca dayalı büyüme politikasına biz üretime ve ihracata dayalı gerçek büyüme politikasıyla karşı çıkıyoruz. Onlar tüketim odaklı yatırımlara önem veriyor, biz üretime ve istihdama önem veriyoruz. Adeta kalp hastasının başına saç ekimi yapıyorlar. Biz ülkemizi kalkındıracak, gelir getirecek, insanımıza iş ve aş verecek üretimi, sanayiyi önceliyoruz. Böyle bir ekonomi politikası uygulanmadan Türkiye mutlu insanların, huzur içinde ve kardeşçe yaşadığı bir ülke olamaz.

Bir başka önemli farkımız da liyakatle ilgilidir. AK Parti yönetimde liyakat ve ehliyete önem verilmiyor ki bu belki de bütün olumsuzlukların ana sebebi budur. Sadece kendi yandaşı olması, destekleyen olması, belli cemaatten olması yeterli görülüyor. Saadet Partisi ise inancımızın da gereği olarak işin liyakatli ve ehliyetli kadrolara verilmesini savunuyor. Bir insan sizin gibi düşünmeyebilir ama o konuda bilgili, donamlı, liyakatli ise o görev o kişin hakkıdır.

Adalet konusu da, en temel ayrıldığımız hususlardan biri. Siz eğer hukuku kendi lehinize çalıştırır, akşamdan gördüğünüz rüyayı sabah kararname haline getirirseniz böyle bir anlayışla Saadet Partisi’nin size destek vermesi mümkün olabilir mi?

Biz meseleye böyle bakıyoruz ve milletimiz de bunu görüyor. Bu bakımdan biz AK Parti’den çok farklı bir partiyiz.

SAADETE VERİLEN 1 OY BİLE BOŞA GİTMEYECEK

Baraj probleminin ortadan kalkması Milli Görüşçü seçmende heyecan uyandırdı mı?

Elbette, Milli Görüşçü seçmen artık iradesini hiçbir endişe duymadan, çekinmeden sandığa yansıtacak inşallah.

24 Haziran’da Trabzon’da Saadet Partimizin aldığı oy oranları, sadece yerel medyada değil ulusal medyada da tartışma konusu olacak ve herkes bunu analiz edecektir.

Hem barajın kalkması hem de tabanın birebir istişare ile ortaya koyduğu 6 adayımızla bu konuda iddialıyız.

Adaylarımız da alanlarında uzman, genç, pırlanta gibi ve Trabzon’a, insanımıza hizmet etmekten başka gizli açık hiçbir niyetleri olmayan isimlerden oluşuyor.

 

YEREL MESELELER

Sayın Kurt, biraz da yerel meseleleri konuşalım.

Trabzon’un en temel meselesi, işsizlik ve buna bağlı oluşan göçtür. İktidar partisi, 16 yıl boyunca Trabzon’da üretime, istihdama yönelik bir tek yatırım bile yapmamıştır.

BELEDİYELER İŞ UMUDU OLDU

Trabzon Büyükşehir ve Ortahisar Belediyelerindeki müracaatların hemen tamamı, iş başvurularından oluşuyor. Bölgemizde iş alanları olmadığı için insanımız belediyeleri umut olarak görüyor. Edindiğimiz bilgilere belediyelere 40 binin üzerinde başvuru var.

Bu gerçek ortada iken İŞKUR rakamları üzerinden yapılan açıklamalarda, Trabzon’daki işsizlik yüzde 4’ün altında açıklanıyor. Bu resmen insanlarla, sokakla dalga geçmektir. Siz istatistiklerle oynayarak rakamları düşük gösterebilirsiniz ama ferasetli Trabzon halkı her şeyi görüyor. Çünkü o işsiz gencimiz, akşam morali bozuk, boynu bükük olarak evine gidiyor. Annesi, babası bunun ıstırabını yaşıyor, hissediyor. Trabzon halkı bu duruma tepkisini 24 Haziran’da ‘Artık Yeter’ diyerek sandıkta verecek.

İktidar partisi hedefi her zamanki gibi 6-0 olarak belirledi. Diğer partiler de çalışmalarını sürdürüyor. Sizce AK Parti 16 yıl boyunca neyi yapamadı, eksik olan ne?

6-0 mı? Seçimin bu gerilen atmosferinde bunu ancak bir espri olarak değerlendiriyorum. 24 Haziran’da sandıklarda Trabzon seçmeni oy vermeyecek mi? AK Partililer sokağın sesini duymuyor mu? Sessiz yığınların tepkisini görmüyor mu? Daha geçen milletvekili adaylarından biri, “4 tane vekil alırız” demedi mi? AK Parti onca imkanı seferber etmesine rağmen tıkanmış vaziyettedir.

Haliyle 6-0 gibi söylemler, abandone olmuş bir boksörün şuursuz söylemlerine benzemektedir. Akıbet bellidir, Trabzon’un ferasetli halkı son sözü 24 Haziran’da sandıkta söyleyecektir.

BELEDİYELER İŞ UMUDU OLDU

Sorunuzun ikinci kısmına gelince, AK Parti’nin hatalı ekonomik politikaların bir yansıması da Trabzon’da görülüyor. Şehrimizde üretime dönük hangi yatırımı yaptılar? 16 yılda Trabzon’da 50 kişinin, 100 kişinin istihdam edildiği, üretime yönelik kaç yatırım yaptılar?

TRABZON’UN EVLADI DOĞDUĞU YERDE DOYSUN İSTİYORUZ

Trabzon 2002’de 450 vekil olan Mecliste 8 vekille temsil edilirken, bugün 600’e çıkan sayıda 6 vekille temsil ediliyor. Neden? Çünkü nüfusumuz azaldı.

Trabzon gibi cennet bir yörede nüfus neden azalır? Çünkü Trabzon’un evladı, doğduğu şehirde doymuyor da ondan. Ve bunun sonucunda iş bulabileceği yerlere göç ediyor.

İktidar popülist siyaseti ekonomide de aynen uyguluyor ve üretim yerine rant ve başka alanlara öncelik veriyor.

Bunca sorun ortada iken iktidar ne yapıyor? Hala yapacağız, edeceğiz diye vaatlerde bulunuyor. 16 yıllık iktidarınızda ne yaptınız ki halktan oy istiyorsunuz. Kıymetli halkımız bütün bunları görüyor ve 24 Haziran’da da gerekli cevabı verecektir.

İktidarın Trabzon halkına vaat ettiklerinden bir kısmını kısaca hatırlayalım:

DEMİRYOLU

Şimdi demiryolundan bahsediliyor. 2009’da aynı şekilde gündemde değil miydi? Ne değişti? 2009’da yapılan fizibilite çalışmalarından 8 sene sonra şimdi proje ihalesi yapılıyor. O bitecek, 2023 vizyonu diyecekler. Ama artık deniz bitmiş, kara görünmüştür.

Trabzon’u demiryoluyla Saadet Partisi buluşturacaktır.

İKİNCİ ÜNİVERSİTE

KTÜ’yü bölerek 2. üniversiteyi kurduk diyorlar. Hani ayrı bir devlet üniversitesi kurulacaktı? Hani bir kaç tane daha özel üniversite kurulacaktı?

Sonra, birinci üniversiteden mezun olanlara iş mi buldunuz ki ikincisini kuruyorsunuz? Oradan mezun olacak gençlerimiz, hangi işlerde istihdam edilecekler? Trabzon’da fabrika yaptınız, yapımına öncülük ettiniz de biz mi görmüyoruz, bilmiyoruz?

ULAŞIM VE GÜNEY ÇEVRE YOLU

Ulaşımda da bazı hamleler var ama köklü çözümler yok. Halkımızın da yakından gördüğü ve yaşadığı gibi 16 yıllık AK Parti iktidarında ulaşımdan imara, ekonomiden kentsel dönüşüme kadar Trabzon mağdur edilmiştir.

Trabzon’un ulaşımdaki ve şehircilikteki problemlerine çözmek için düşünülen ve 1997’den bu yana gündemde olan Güney Çevre Yolu nerede? Her seçim öncesinde AK Partili vekil adaylarının vaatlerine rağmen bu konuda bir adım atılmamış, Trabzon halkı Güney Çevre Yolu ile de kandırılmıştır.

Tanjant ve Kanuni yolları kent içi yollardır. Güney Çevre Yolu ise transit taşımacılığını yönlendirebileceğimiz, kentin gelişimine yönelik en ciddi adımlardan biridir.

Güney Çevre Yolu’nun son yıllardaki gelişmelerin de dikkate alınarak güzergahı yeniden belirlenmeli ve Of'tan Beşikdüzü'ne kadar olan kısmı bir an önce projelendirilmeli, plana işlenmelidir. 

KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

Trabzon’un imar problemlerini çözmek için başlatılan kentsel dönüşüm projelerine ne demeli? 2009’dan beri her yıl “Şu yılda, şu ayda bitecek” diye çarşaf çarşaf gazete haberleri yaptılar, bilbordlara reklamlar verdiler. Aradan 10 yıl geçti, iki vadi dışında biten kentsel dönüşüm projesi var mı?

Trabzon’un doğudan girişi Çömlekçi’nin haline bakar mısınız? Orada deprem mi oldu yoksa savaş mı? Bu görüntü turizm şehri Trabzon’a yakışıyor mu? Ya Pazarkapı’ya ne demeli?

“Neden bitirmiyorsunuz?” diye sorduğumuzda “Ödenek yok” diyorlar. Madem ödenek yok, birini bitirmeden diğerine neden başlıyorsunuz? Kentsel dönüşüm projeleri de AK Parti’nin seçim dönemlerinde vatandaşın oyunu almaya yönelik hamlelerinden başka bir şey değil.

TRABZON TERSANE İLE ALDATILMIŞTIR

Dönemin AK Parti Milletvekili Cevdet Erdöl’ün ‘5 bin kişiye iş sağlayacağız’ diyerek reklamını yaptığı Sürmene Çamburnu’ndaki tersane nerede? Onca para harcanarak yapılan çalışmalar boşa gitmiş, Trabzon halkı tersane ile aldatılmıştır.

LOJİSTİK MERKEZ TRABZON’UN ELİNDEN ALINMADI MI?

Tersane yapılamayan alanda daha sonra Lojistik Merkez yapılacağı açıklandı. Yine onca çalışmaya, iş gezilerine, toplantılara ve hepsinden önemlisi de seçim vaatlerine rağmen sonuç ne oldu? Lojistik merkez de Trabzon’un elinden alınarak Rize İyidere’ye gitti.

Şimdi de bu alan yine binin üzerinde istihdam vaadiyle özel bir şirkete 49 yıllığına kiralanmış fakat 250 dönümlük bu alana bir çivi bile çakılmamıştır.

Bu tahsisin iptali için açılan dava halen sürmektedir.

HAFİF RAYLI SİSTEM

2012 yılında gündeme gelen ve şehir içi trafiği rahatlatacak proje diye sunulan hafif raylı sistem nerede? Hangi adımı attılar?

FINDIK

En önemli tarımsal ürünümüz olan fındığa bakalım. Bizim iktidarımızda satılan bir kilogram fındık, bugün satılan bir kilogram fındıkla değeri aynı mı?

Peki, Saadet Partisi olarak sizin farkınız nedir? Seçmene hangi vaatlerde bulunacaksınız?

Bizim ekonomide temel farkımız üretime dönük bir ekonomi anlayışı olacak. Önceliğimiz de hammaddesi yöremizde üretilen ürünlere dayalı sanayi tesisleri kurmak olacak. Tarımda, hayvancılıkta, madencilikte bunları yapabiliriz. Kaynaklarımızı üretime dönük verimli alanlara yatıracağız, girişimcilerimizi destekleyeceğiz, işgücünü nitelikli hale getireceğiz ve çalışma hayatında barışı sağlayacağız. Trabzon, mutlu insanların yaşadığı, huzurlu bir şehir olacak. Trabzon evladı doğduğu yerde doyacak.

İşsiz kardeşlerimize iş bulacağız, çalıştığı halde geçinemeyen asgari ücretli kardeşlerimize de insanca yaşayabilecekleri bir ücreti vereceğiz inşallah.

Bugün 1990’lı yılları yaşayan, hatırlayan seçmenler iyi biliyorlar ki Milli Görüşün hem genelde hem de yerelde yaptığı hizmetler hala konuşulmaktadır. Halkımız bu başarıları unutmadı. Bizim iktidarımızda aynı anlayışla halkımıza hizmet edeceğiz.

Cevat Bey seçimlere ve seçmene yönelik mesajlarınızı alabilir miyiz?

Bu güne kadar yapılan seçimler de önemliydi fakat 24 Haziran’daki seçimler daha bir önem arz ediyor. Bu seçim sürecinde bütün partilere, bütün aday kardeşlerimize seçim çalışmalarında başarılar diliyorum.

Kardeşlik hukukuna riayet ederek çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Hepimiz bu şehrin, ülkenin evladıyız.

Bu bir seçimdir savaş değildir. Bir hizmet yarışıdır, meseleye böyle bakmalı, halkımızı ayrıştıran değil kucaklayan söylemlerle siyaset yapmalı, adayımıza, partimize oy istemeliyiz.

Kıymetli halkımızdan Saadet Partili siyasetçilere de kulak vermesini, gönülden dinlemesini rica ediyorum. Zira bizim 50 yıldır söylediğimiz hemen her şey gerçekleşti. Bu ülke hepimizin, gidecek başka yerimiz de yok.

Halkımızın ferasetine güveniyoruz, tercihlerine sonsuz saygılıyız, başımızın üzerinde yeri vardır.

Tercihi ne olursa olsun hiçbir kardeşimi asla dışlamayız, ötekileştirmeyiz.

Bu seçimlerin şehrimize, ülkemize, İslam âlemine, insanlığa huzur ve saadet getirmesini temenni ediyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Trabzon’da FETÖ’cülerin evinden servet çıktı
Trabzon’da FETÖ’cülerin evinden servet çıktı
Tabiat parkı yanına çöp depolamaya tepki
Tabiat parkı yanına çöp depolamaya tepki