Partili olmak taraflı olmak anlamına gelmiyor

Partili olmak taraflı olmak anlamına gelmiyor

AK Parti Trabzon Milletvekili Av. Salih Cora, referanduma kısa bir süre kala Kuzey Ekspres Gazetesi yazarı Elif Çavuş'un sorularını yanıtladı. Cora, “Cumhurbaşkanı artık sembolik makam olmaktan çıktı; halk tarafından doğrudan seçilen icracı bir makama dönüşmüştür” dedi.

12 Nisan 2017 - 12:37

AK Parti Trabzon Milletvekili Av. Salih Cora, referanduma kısa bir süre kala Kuzey Ekspres Gazetesi yazarı Elif Çavuş'un sorularını yanıtladı. Cora, “Cumhurbaşkanı artık sembolik makam olmaktan çıktı; halk tarafından doğrudan seçilen icracı bir makama dönüşmüştür” dedi. 

Sayın Cora, 18 Maddelik anayasa değişikliğinde Türkiye aslında neye EVET ya da HAYIR diyecek?

Türkiye 60 yıldır mevcut hükümet sistemini tartışıyor. Geçmişte yönetim sisteminden kaynaklı birçok sorunlar yaşandı. Her on yılda bir kurulmuş saat gibi darbeler, muhtıralar yaşadık, siyasi partilerimiz kapatıldı, sağ-sol diye kardeşi kardeşe vurdurdular, faili meçhuller, Cumhurbaşkanı seçim krizleri, Cumhurbaşkanı -Başbakan kavgaları yaşandı, koalisyonlar nedeniyle oluşan istikrarsızlıklar, krizler, belirsizlikler, çözümsüzlükler, çatışmalar, milletvekili transferleri, bakan pazarlıkları yaşandı. Daha birçok olaylar yaşandı. Bunların temel sebebi zayıf yönetimler çift başlılık ve koalisyon Nedeniyle oluşan belirsizliklerdir. Bu sorunları torunlara bırakmayalım. Diyoruz ki bu miadını doldurmuş ve Türkiye’nin siyasi kültürü ile bir türlü barışık olmayan bu sistemi değiştirelim. Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ile seçilmiş bir Başbakan farklı siyasi kültürde olması ve benzer yetkilere sahip olması hali her zaman krize gebedir. Bunun yerine çift başlılığı ortadan kaldıran Başbakan'ın yetkileri ile cumhurbaşkanının yetkilerini birleştiren, cumhurbaşkanına sorumluluk getiren, koalisyonları ortadan kaldıran, istikrarı hakim kılan bir sistem olsun, etkili ve hızlı karar alan bir mekanizma olsun. Yargı ideolojik olmasın, tarafsız olsun, gençlerin önündeki yasakları kaldıralım, onları siyasete dahil edelim, askeri mahkemeleri kaldıralım yargıda birlik olsun. Yargının meşruiyeti millete dayansın. Yasama da yürütme de doğrudan millet tarafından seçilsin. Herkes gücünü milletten alsın. İşte Türkiye bunun oylamasını yapacak. Ya istikrarlı ve güçlü ülke Türkiye için yeni sistemi ya da sürekli geçmişte yaşananların bozuk plak gibi tekrar edeceği bir Türkiye’nin yönetim modelinin oylanması yapılacak.

 MECLİS DAHA GÜÇLÜ OLACAK

Başkanlık sisteminde parlamentonun yetkilerinin kısıtlanacağı ihtimalini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cumhurbaşkanlığı hükümet modelinde Meclis daha da güçlü olacak. Hükümetin kanun teklif etme yetkisini yasaklıyoruz. Bu yetki sadece milletvekillerine ait olacak. Yine hükümetin olağanüstü hal dışında (ki o da Meclis denetimine tabidir) KHK çıkarma yetkisini kaldırıyoruz. Cumhurbaşkanı kararnamelerine denetim yetkisi veriyoruz. Hükümetin harcama yetkisi olan bütçe Meclis'in onayına tabidir. Meclisin yazılı soru, araştırma ve soruşturma önergeleri ile hükümeti denetleme yetkisi var. Kriz anında meclisinde Cumhurbaşkanı ile birlikte seçim yenileme yetkisi var. Savaş ilanı, para basmak, af gibi yetkiler ve birçok kuruma üst düzey bürokrat atama yetkisi Meclis'in uhdesindedir. Yasa yapan ve bütçe yapan meclis her zaman güçlüdür. Milletvekilleri ayrı sandıktan çıkacağı için daha etkili halka hesap veren milletvekili profili olacak.

BAĞIMSIZ CUMHURBAŞKANI DA ÇIKABİLİR

Partili bir cumhurbaşkanı nasıl tarafsız olabilir?

Partili Başbakan yürütmenin başı olarak tarafsız oluyorsa partili cumhurbaşkanı da tarafsız olacaktır. Cumhurbaşkanı artık sembolik makam olmaktan çıktı; halk tarafından doğrudan seçilen icracı bir makama dönüşmüştür. Halkın huzuruna çıkıp projelerini sunacak; halktan oy isteyecek. Kendisini o makama aday gösteren bir partinin desteğine ihtiyacı var. O desteği sağlayan partiyle ilişiğini kesmemesi en doğal hakkıdır. Önerilen sistemde cumhurbaşkanının ille de partili olması gerekmez, eğer aday çıkarsa ve halk isterse bağımsız, partisiz bir cumhurbaşkanı da seçebilir. Önemli olan bir kişinin bir makama geldiğinde dünya görüşünü bir kenara bırakması  değil onun yaptığı hizmetteki takındığı tutumudur. Biz Hakkari’den vekil çıkaramadık. Ama Hakkari'ye havalimanı yaptık. Demek ki partili olmak taraflı olmak anlamına gelmiyor. Bu örnekler çoğaltılabilir. Ahmet Necdet Sezer’in partisi yoktu ama en taraflı cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti. Biz her zaman milletten yana tarafız.

BİZ BUNA MÜSAADE ETMEYİZ

Türkiye eyalet sistemine doğru mu gidiyor? Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şükrü Karatepe'nin "başkanlık sistemiyle birlikte büyük kentlerin yeniden yapılanacak" diyerek Çin örneği vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Büyükşehir yasasını genişletip Trabzon gibi 20 ili daha Büyükşehir yapacağız. Bunlar kanunla yapılır. Cumhurbaşkanının böyle bir yetkisi yoktur. Şükrü Bey bunu kastetmiş olabilir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde eyalet getirilmesini öngören bir düzenleme yoktur. Kaldı ki eyalet kurmak için ille de hükümet modelini değiştirmeye gerek yoktur. Almanya’da parlamenter sistem var eyalet var. Amerika’da başkanlık var eyalet var. Fransa da yarı başkanlık var, Latin Amerika’da ve Türk Cumhuriyetleri’nde başkanlık var ancak üniter devlet yapısı vardır. Eyalet yoktur. Yani eyalet hükümet modelinin bir unsuru değildir. Biz her yerden tek devlet tek bayrak diyoruz. Buna aykırı bir tutum içerisinde olmadık ve buna da hiç kimse tevessül edemez. Biz buna müsaade etmeyiz. Türkiye'nin gerçeklerine aykırıdır.

 GENÇLERİN ÖNÜNDEKİ BİR YASAĞI KALDIRIYORUZ

18 yaşında milletvekilliği konusuna nasıl bakıyorsunuz? Özellikle erkeklerin askerlik konusu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Avrupa'da seçilme yaşı 18-21 arasıdır. Gençlerin önündeki bir yasağı ortadan kaldırıyoruz. Nasıl muhtar olabiliyorsa Meclis üyesi olabiliyor, belediye başkanı da olabiliyorsa pekâlâ milletvekili adayı da olabilir. Bunun önündeki engel kalksın. Yaş, siyaset için tek başına bir kriter değildir. 18-24 yaş arasında ki bir gencin evlenme, memur olma, askere gitme, seçilme hakkı var ancak 18 yaşına girer girmez hemen evlenmesi, memur olması mümkün olmayabiliyor. Vekillik içinde yaş, tek başına yeterli değildir. Şu anda Meclis'te 25 yaşında vekil maalesef yok. Seçilme yaşı 30’dan 25’e inmese idi ben 29 yaşında milletvekili adayı olamayacaktım. Bu düzenleme 18 yaşını ilgilendirdiği kadar 24 yaşındaki bir genci de ilgilendiriyor. Ona da imkan sunuyor. Askerlik hususuna gelince bu düzenleme sadece 18-25 yaş arasındaki erkekler için değil kadınlar içinde getirilmiş bir düzenlemedir.

 SAYININ ARTMASI GÜÇ ANLAMINA GELMEZ

Milletvekili sayısının 600'e çıkması parlamentonun güçleneceği anlamına geliyor mu? Geliyorsa o zaman bu sayı 1000'e çıkartılıp dünyanın en güçlü parlamentosu oluşturulamaz mı?

Milletvekili sayısının artırılmasının parlamentonun güçlenmesi anlamına gelmez. Bu temsilde adaletle ilgili bir durumdur. Nüfusumuz arttı. Nüfusumuz 57 milyon iken SHP-DYP döneminde Milletvekili sayısı 450’den 550’ye çıkarıldı. Nüfusumuz şimdi 83 milyon oldu. Ayrıca yurtdışındaki 3 milyon seçmene seçme hakkı verildi. Bu sayı bir Büyükşehir yapıyor. Onların da Meclis'te temsil hakkı vardır. Yurtdışındaki seçmen oy verecek ama temsilcisi olmayacak. Bu adalet mi? Oralarda da seçim bölgesi oluşacak. Dolayısı ile  şehirlerdeki vekil sayısı düşüyor, bu sayının düşmemesi için getirilen bir düzenlemedir. 

 LİYAKAT KONUSUNDA DOĞRU KARARLAR VEREMEYEBİLİRSİNİZ

Muhalefetin liyakat konusundaki eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bürokraside liyakat hususu her dönem için yapılan bir eleştiridir. Sonuçta bir makamı makineye değil bir insana teslim ediyorsunuz. Bu kişi çok zeki olabilir ama yetenekli olmayabilir. Çok yetenekli birisi çok iyi yönetici olmayabilir. Bilgili biri iletişimde sorun yaşayabilir. İletişimi iyi olan bilgide zayıf olabilir. Her ikisi de iyi olur ancak tecrübesiz olabilir. Bunlar mümkün. Her zaman doğru kararlar veremeyebilirsiniz. Burada kendilerini de öz eleştiriye davet ediyorum.

TÜRKİYE %58-63 , TRABZON İSE %75-80

16 Nisan'da Trabzon'dan ve Türkiye'den EVET beklentiniz yüzde kaç?

Milletimizin vereceği karara saygı duyuyoruz. Hayır oyu da evet oyu da değerlidir. Önemli olan sandığa gitmek ve tercihte bulunarak demokratik meşruiyete katkı sunmaktır. Bizim milletimizin terazisi hassastır. Seçim çalışmalarında yaptığım gözleme güveniyorum. Türkiye %58-63 , Trabzon ise %75-80 arasıdır.

Bu haber 4543 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • mehmet
    2 ay önce
    bu cocuk cok sakaci .. Partili olmak taraflı olmak anlamına gelmiyor... Dalga gecmeyin insanlar*** .
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İmperial Hastanesi iftarda biraraya geldi
İmperial Hastanesi iftarda biraraya geldi
Yunan yarışmacıdan Sabriye için olay sözler!
Yunan yarışmacıdan Sabriye için olay sözler!